|
Özgün Versiyon: Ön Kapakta belirtilen Kitap Yayınından: Ankara, 1994 Geliştirilmiş Versiyon: İngilizce Eğitim Setimiz Ana Kitabından: 2000-2007 İnternet Versiyonu: İzmir, Temmuz 2007 Doç. Dr. Yalçın İzbul
Dil/Kültür Dizgesi Farklılığından Kaynaklanan Öğrenim Güçlüğünü Aşmaya Yönelik Bir Uygulama Örneği
İNGİLİZCE "IF'Lİ" CÜMLELER KOŞUL KİPİ / THE CONDITIONAL MOOD
BÖLÜM I
TANIM VE SINIFLAMAKoşul kipinde bir cümle, bir ana-cümlecik + bir koşul-cümlecik'ten (if'li cümlecik, conditional clause) oluşur. Koşul cümlecikleri aslında zarf-cümlecik sınıflamasına girer. Ancak yaygın kullanım alanı, taşıdıkları önem, ve biz Türkçe konuşanlar açısından gösterdikleri kavram güçlüğü nedeniyle ayrıcalık tanımamız gerekiyor... Koşul kipini üç ana başlık altında gözden geçireceğiz:
BAŞA DÖNÜŞ
KOŞUL CÜMLELERİNİN YAPISIKitaplarda koşul cümlelerinin yapısını açıklamak amacıyla verilen çoğu formül, konuyu yokuşa sürmek, hatta yanıltıcı olmaktan ileri gitmiyor. Sözgelişi, II Tip tümceleri "past tense + past conditional" şeklinde açıklarsak, öğrenciyi bu yapının present anlam taşıdığına nasıl inandırabiliriz ki... Oysa pratikte yararlı bir formül olarak, uygun iki düzensiz fiil seçerek dildeki bütün kullanımlar için geçerli bir temel örnek oluşturabiliriz. Zaten, öğrenme kolaylığı açısından da, kuralların ezberlenmesi değil, temel kullanım örneklerinin dağarcığa atılması önem taşıyor. Öyleyse, "Formül" şöyle olmalı:
Sırasıyla: I, II, III. Tipler... Yani, Future, Present, Past zamanlar... İşte bu örneği ezberleyerek, dildeki bütün fiillerimizi koşul kipinde hataya düşmeden çekebiliriz. Bu formül bize başka neler söylüyor?
Örnekler:
ÖNEMLİ NOT: Olanak ve olasılık bizim kültürümüzde kesin farklarla ayırt edilemiyor, ama İngilizce'de tümüyle farklı iki kavramdır. Var olan her olasılık aynı zamanda olanaklı = mümkün demektir. (Olanak dışı olsa, olasılık taşıyamaz...) Ama, her olanaklı olan aynı zamanda olasılık taşıyor demek değildir: Uzayda çok sayıda başka canlı türlerinin varlığı yüksek derecede olanaklı, ama benim ahir ömrümde bunlardan birisi ile karşılaşmam olasılığı sıfırdır diyebilirim... Bu nüansları İngilizce'de görebilmek için, çok sayıda tümceye değişik yardımcı fiiller yerleştirerek anlamı nasıl değiştirdiğini sınamanızı öneririm. BAŞA DÖNÜŞ
BİR GÜÇLÜĞÜN AÇIKLANMASI
Türkçede, "Gitsem görürüm" kadar, "Gitmiyorum ki... Gitsem, görürdüm... Ah, be! Şimdi gitseydim görürdüm, görüyor olurdum." şeklindeki cümleler de present (şimdiki veya geniş zaman) anlamı verebiliyor. Dolayısıyla bir çevirmen, "If went - would see" yapısını Türkçe'ye bu şekilde çevirdiğinde, çeviri yanlış fakat Türkçe görüntüsü "hatasız" oluyor... Ayrıca, "went / would" biçimlerini de gören öğrenci, (haber kipinden kazandığı alışkanlıktan dolayı) geçmişten sözedildiği yanılgısına düşüyor... Bu yanlışlığın düzeltilmesi büyük bir önem taşıyor: II. TİP, ASLA VE ASLA GEÇMİŞTEN SÖZ ETMEZ; sözü edilen zaman boyutu, ŞİMDİKİ ZAMAN ve GENİŞ ZAMANDIR... Aşağıdaki açıklayıcı tablo yardımcı olabilir:
Görüldüğü gibi: İngilizcede koşul kipi için özel çekimler yoktur. Bu işlev, haber kipinden ödünç alınan çekimlerle karşılanır. Ancak, sözkonusu çekimler her iki kipte farklı anlamlar kazanıyor. Örneğin, "I go" haber kipinde "Giderim", koşul kipinde ise "Gideceğim" anlamını taşıyor. Aynı şekilde, "I went" haber kipinde "gittim", ama "if I went" koşul kipinde "gitsem, gidersem" (yani şimdi veya genelde) anlamını taşıyor. Benim ünlü bir "kaşıntı" hikayem vardır: Bizim Oğlanın hocası, "cushion" [ku-şın] sözcüğünü "kaşın" diye öğretmekte direniyordu da, "Git söyle, kendisi kaşınsın" diye haber göndermek zorunda kalmıştım!... Burada da artık günah benden gitti. Bu ülkede medya ve yayınevi çevirmenlerinin ıslah olabileceğini hiç sanmıyorum ama, lütfen siz Değerli Okuyucularım kendinizi onların sürdürdükleri bu çok kötü yanlıştan kendinizi koruyunuz...
Unutmayınız:
BAŞA DÖNÜŞ
ÖZEL ÇEKİM ÖRNEĞİBuraya kadar neyi vurguladık? Koşul kipinin kendine özgü çekimleri yoktur; Haber kipinden ödünç alınan kalıplar, yeni bir "tense" düzenlenmesi yüklenerek kullanılır... Akla şu soru geliyor: Acaba ingilizce koşul kipinin kendine özgü hiçbir çekim özelliği yok mudur? Evet, vardır:
Dolayısıyla, Damdaki Kemancı'nın düşlerinde olduğu gibi,
"Were" yerine" "was" kullanacak olursanız, cümleyi "şimdiki zamanda olasılık" boyutundan çıkarıp, haber kipi geçmiş zaman boyutuna taşımış olursunuz. Buradaki nüansı, Türkçe düşündüğümüz sürece hissetmek olanaksızdır, diyebilirim, ama bu sizi yanıltmasın... Diyeceklerdir ki, "were" yerine" "was" kullanımı, günlük konuşmada ve kimi sosyal tabaka ağızlarında standart uygulama durumuna gelmektedir. Bu yüzden kimi dilbilimciler -- İngilizce'de subjunctive yapılar ölüyor mülahazasıyla -- günümüzde "were" yerine "was" yönünde bir dönüşüm olduğu sonucuna varıyorlar. Çok aceleci bir sav... "İyi ve doğru" İngilizce açısından bu kullanım yanlıştır. Hele sınav koşullarında böyle bir yanlışlığa asla düşmeyiniz... Bu konuya aşağıda "Tip 0 ve Tip IV Var mıdır?" başlığı altında yeniden dokunacağım. BAŞA DÖNÜŞ
NEGATIVE / CONTINUOUS DÖNÜŞÜMLERŞimdi temel formülümüze dönerek negative ve continuous cümleer için geçerli tabloları da oluşturalım:
NOT: Cümlenin her iki kanadı, birbirinden bağımsız olarak olumlu, olumsuz, yada "continuous" olabilirler...
BAŞA DÖNÜŞ
ÇEVİRİ ÜSTÜNE BİR NOTTürkçe'de "eğer" ile başlayan cümlecik, yani koşul cümleciği (yine Türkçe'deki bütün zarf-cümlecikler gibi) herzaman cümle başında yer alır. Koşulu önplana çıkarmak, vurgulamak istiyorsak, bunu tonlama ile gerçekleştiririz. İngilizce'de ise, aşağıda göreceğimiz gibi, if'li cümleciğin yeri esnektir ve koşul vurgulanmak istenildiğinde başa alınır. Dikkat edilirse, anadili Türkçe olan bizler İngilizce'ye çeviri yaparken veya özgün cümle kurarken, herzaman "if" ile başlamak eğilimindeyiz. Oysa, yukardaki saptamalara dikkat etmemiz gerekiyor. BAŞA DÖNÜŞ
NOKTALAMA ÖZELLİĞİIf-cümlecik (yani, koşul) vurgulanmak istenirse başa çekilir; ardından virgül konularak ana-cümlecikten ayrılır. Bunun tersine durumda, yani if-cümlecik arkadan geliyorsa, virgül kullanılmaz. Ancak, değişik vurgular elde etmek amacıyla, ana-cümlecik anlama uygun bir yerinden bölünerek araya da yerleştirilebilir, ki bu durumda iki virgül arasına alınması gerekecektir. Bu üçüncü durumda if-cümlecik, konuşmada uygun bir "bunu antirparantez söylüyorum" edası ile desteklenecektir.
|