II  -  GİRİŞ VE ÖNTARTIŞMA (2)

 
 

Dilin evriminde beklenmedik bir sıçrama ile değil, yavaş bir evrim ile günümüzdeki görünüme ulaşılmış olduğu söylenebilir. Homo sapiens'in dil ve yetenek becerilerinden yana bugünkü seçkin ve biriciklik taşıyan durumu, dilin evriminde ara basamakları oluşturmuş atatürlerinin tükenmiş olmalan ve bunlann günümüz primattan arasında artık temsil edilmeyişlerinden ileri geliyor.

Lieberman ve araştırma ekibinin Neandertal konuşma üretimine ilişkin görüşleri, La Chapelle aux Saints'de bulunmuş, Klasik Neandertal tipindeki ünlü fosil kafatasını örnek seçerek kurguladıktan "konuşma aygıtı" modeline dayandırılmıştır. (1971a, 1972a).(2)

Kurgulama eyleminin genel ilkeleri ve uygulanan işlemler şöyle özetlenebilir: 1) Dil kemiğinin ve bu yolla gırtlağın konum saptaması; 2) Dil ve boğazın kurgulanması; 3) Gırtlak, boğaz ve ağız boşluklarının belirlenmesi; 4) Gırtlaküstü hava geçitleri, ya da "ses yolu"nun tümüyle gözden geçirilmesi. Daha sonra, modeldeki "konuşma aygıtı"nın üretebileceği konuşma seslerinin bilgisayar çözgülemesi yoluyla belirlenmesine geçilmiştir.

Bu çalışmalar sonucunda ortaya konulan kimi önemli bulgular şunlardır: Neandertal insanının /a/, /i/, /u/, ve /ɔ/ [/a/ ile /o/ arası ünlü -- Y:İ:] ünlülerini veya /g/ ve /k/ ünsüzlerini boğumlayabilmesi mümkün görülmemiştir. Buna karşılık, üretebileceği sesler arasında /I/, /e/, /U/, ve /æ/ gibi ünlülerle, /b/, /d/, /s/, /z/, /v/, ve /f/ gibi bazı dudak ve diş ünsüzleri yer almaktadır. Neandertal insansılarının yukarda andığımız belirli sesleri üretme olanağından yoksun oluşlannın başlıca nedeni, bu seslerin üretilmesinin tıpkı günümüz insanında olduğu gibi dilin arka kısmının ani ve aşırı değişikliklere uğratılabileceği kıvrak bir boğaz bölgesinin varlığına bağlı olmasıdır, öte yandan Neandertal konuşma aygıtı, günümüz insanındaki konuşma becerisinin önemli bir özelliği olan ağız ve geniz sesleri arasındaki farkı sağlayacak yapıdan da yoksun bulunuyordu (Lieberman, 1972: 91-2).

Lieberman ve arkadaşlarının ulaştığı genel kanı şöyledir:

Neandertal adam, günümüz insanının yeteneği içindeki toplam konuşma seslerinin üretimi için gerekli anatomik önkoşullardan yoksundu. Konuşmanın algılanması ile ilgili kimi sinirsel algılayıcılara da sahip bulunmadığı düşünülebilir. Kısacası, konuşma dili için günümüz insanı ölçüsünde yeterli biyolojik donanımdan yoksundu. Bununla birlikte, fonetik yetenek açısından, Neandertal'lerin günümüzün Homo sapiens dışındaki öteki primat türlerinden ilerde olduklan, nörolojik gelişimlerinin de buna koşut bir evrim göstermiş olacağı kesindir. Ellerindeki olanaklarla bağımlı olarak, Neandertal'lerin konuşma yönünde belli bir beceri düzeyi gerçekleştirmiş olacaklan düşünülebilir. Neandertal kültürünün genel görünümü de, sınırlı bir fonetik yeteneği ve belirli düzeyde bir konuşma dilinin varlığını desteklemektedir. Demek oluyor ki, Neandertal dönemi, konuşma dilinin evriminde bir ara basamak oluşturmuştur. Bu ise, dilin evriminde beklenmedik bir sıçrama ile değil, yavaş bir evrim ile günümüzdeki görünüme ulaşılmış olduğuna yeterli kanıt sayılabilir. Homo sapiens'in dil ve yetenek becerilerinden yana bugünkü seçkin ve biriciklik taşıyan durumu, dilin evriminde ara basamakları oluşturmuş atatürlerinin tükenmiş olmalan ve bunlann günümüz primattan arasında artık temsil edilmeyişlerinden ileri geliyor (Lieberman, 1972: 97-8).

Evrimde Neandertal'lerin ne olduğu sorusuna gelince, Lieberman ve arkadaşlarının bu konudaki görüşü, Klasik Neandertal tipinin, Erektüs / Genel Neandertal evresinden başlayarak modern insan yönündeki evrim çizgisinden ayrılmış, farklı bir yönde özelleşmiş, sonunda tükenmiş bir insansı türü (Homo neanderthalensis) olduğu yolundadır (1972: 92). Buna göre Neandertal insansı türünün yeryüzünden silinişinin ana nedenini, değişen ekolojik dengeler içinde rekabet durumuna girdiği Homo sapiens'e oranla, "dil açısından -- ve dolayısıyla, zihin yetenekleri açısından -- eksiklikleri" (1972: 98)'nde aramak gerekir.

Lieberman ve araştırma ekibi, Neandertal adamının ekolojik evreni ve dil olanakları arasındaki temel çelişkiyi -- Neandertal'lerin dramını, ya da trajedisini -- şöyle özetliyor:

Homo sapiens'in -- konuşma becerisine ulaşan çizgideki değişmeler sonucunda -- soluk alıp verme, lokmaları çiğneme ve yutma gibi işlevler açısından daha önceki insansı türlerine göre yeterlik yitimine uğramış olduğu görülür. Bugün için türleri tükenmiş olan bu insansı türlerinden birisi de Klasik Neandertal tipidir. Eski insansı türleri, günümüz insanının eklemli [articulate] konuşma becerisine sahip değillerdi. Oysa bu beceri bir yana bırakıldığında, yaşamın bitkisel işlevleri açısından çevreye daha iyi uyarlanmış oldukları söylenebilir (Lieberman, 1972:1-2).

----------------------------------------------------

2. Lieberman ve arkadaşları gerekli ölçüleri tek örnek üzerinde bulgulamış, bu kısıtlı yaklaşımdan ötürü ağır eleştiriye uğramışlardır. Bkz: Carlisle ve Siegel, 1974; Faik, 1975, 1980.

BAŞA DÖNÜŞ