V - SONUÇ

 
 

İnsanın evriminde, başlangıçta dik duruşun oynadığı yönlendirici rolü, son dönemde ise konuşma dilinin üstlenmiş olduğuna kesin gözüyle bakabiliriz.

Son Musteryen döneminde, Avrupa ve çevre bölgelerde, "Klasik Neandertal" adı verilen tipin son derece homojen, yaygın ve tek olduğunu görüyoruz. İri fiziki yapısıyla, avcılığa dayalı uzmanlaşmış bir yaşam tarzına uyarlanmış olan bu nüfus, en az elli bin yıl sürecek istikrarlı bir dönem geçirmiştir. Oysa daha sonraları, en çok beş bin yıl gibi, biyolojik evrim açısından çok kısa sayılabilecek bir süre içinde, tüm Neandertal nüfuslan yerlerini modern insan tipinin bildiğimiz özelliklerini gösteren Kromanyon'lara bırakarak evrim sahnesinden silinmişlerdir.

İlk olasılık, Musteryen başlarından başlayarak Genel Neandertal'lerden -- yada, daha doğru bir belirlemeyle, "ilk Musteryen dönemi insansılarından" -- bağımsız bir çizgide doğrudan inerek evrilmiş, Akdeniz havzası, Orta Doğu ve belki de Asya'da yoğunlaşmış, üstün kültür yetenekleri olan yeni nüfuslann göç ve/veya istila yoluyla yayılmalanyla, Avrupa'da Neandertal egemenliğinin -- ve topyekûn varlığının -- sona ermesidir.

Homo cinsinin (genus) bu yeni tipini belirleyen ana özelliklerin, yaşam tarzında daha genelci bir strateji, karmaşık sosyal örüntüler ve hızla gelişen bir âlet kültürü olduğu görülüyor. Sonunda Homo sapiens'i oluşturan bu sosyal/kültürel evrim çizgisinin, konuşma dili'nde anlatımını bulan, gelişmiş bilişsel/iletişsel yetenek ve becerileriyle bağlaşık olduğundan şüphe edilemez.

Değişen ekolojik dengelere, aşın uzmanlaşmış biyo-kültürel yapısıyla uyarlanma olanağını bulamayan, konuşma yeteneğinin ise ilkel bir düzeyin ötesine geçmediğini savunduğumuz Neandertal insansıları, aynı çevreyi paylaşmak durumunda kaldıktan daha ince ve narin yapılı, fakat çok yönlü bir yaşam tarzına uyarlanmış Kromanyon nüfuslan karşısında kısa zamanda çözülmüş, dağılmışlardır. İnsanın evriminde, başlangıçta dik duruşun oynadığı yönlendirici rolü, son dönemde ise konuşma dilinin üstlenmiş olduğuna kesin gözüyle bakabiliriz.

BAŞA DÖNÜŞ