I  -  G İ R İ Ş

 

 

Giriş; Kültür Tanımı... Kültür İnsanın Evrensel Özelliğidir... Kültür Toplumsaldır...

Sosyal/kültürel antropolojinin ilk elli yılı sonunda, A.L. Kroeber ve C. Cluckhohn adlı iki ünlü Amerikalı insanbilimci yayınladıkları bir kitapta kültür kavramının yüzatmışdört farklı tanımını derlemişlerdi. (Culture: A Critical Review of Concepts and Definitions; Kültür: Kavram ve Tanımlara Eleştirisel Toplu Bakış, 1952.) Bozkurt Güvenç, bir sözcük yada kavrama bu denli çok ve çeşitli anlam yüklenince, onun tanınmaz yada tanımlanamaz duruma gelmiş olmasını doğal karşılamak gerekir, diyor (bknz. İnsan ve Kültür, ilgili bölümler).

Sözcük, Latince colere "ekin ekmek, yetiştirmek" fiilinin cultus "ekilen, ekilmiş" türevinden geliyor. Ne var ki, çağlar boyunca, değişik ülkelerde, farklı akım ve yaklaşımlarla yüklenen nüanslar bu denli bir anlam zenginliği -- yada karmaşasına -- yol açmıştır.

Yüzatmışbeşinci öneride bulunmak gibi bir amaç gütmüyorsam da, vereceğim tanım ve açıklamalarda, numaralanmış anahtar sözcükler kullanarak, antropoloji literatüründeki "kültür" kavramı ve "kültürel süreçler" ile ilgili görüşler üstüne bir yorum sunmak istiyorum.

 

"KÜLTÜR" TANIMI

 

Kültür,

01 belli bir

02 topluluğun,

03 kişiden kişiye veya toplumsal iletişim, etkileşim yoluyla

04 sürdürdüğü ve

05 bireylere kazandırdığı

06 maddi ve/veya zihinsel

 

07 yaşam tarzı ve

08 dünya görüşü

09 bileşiği, bütünleşmesi olup,

10 varlık nedeni ve sonucu ise

11 çevreye uyarlanma,

12 giderek çevreyi kendi kuramsal  amaçları doğrultusunda değiştirme

13 olgusu ve sürecidir.

 

 1. Kültür İnsanın Evrensel Özelliğidir:

Kültür, insanın evrensel özelliğidir; ama onu tanımak, tanımlamak için alan çalışmasına çıktığımızda KÜLTÜR ile değil, çeşitli boyut ve düzeylerde birbirinden farklı KÜLTÜRLER ile karşılaşırız. Kültürler hem birbirlerine benziyor, hem de birbirlerinden farklı... Kültür toplulukları kimliklerini -- tanım gereği ve gerçekte -- öteki kültür topluluklarından farklı olmakla kazanıyorlar. Yeryüzünde çok sayıda kültür, alt-kültür, kültür yöresi, kültür çevresi, vb yanyana, içice, belki de dişdişe etkileşme durumunda. Yada birbirinden türlü nedenlerle ve türlü derecelerde yalıtılmış olarak varlığını sürdürüyor. Yalıtılmışlık, kitle iletişimi ve yoğun coğrafyasal hareketlilik çağında giderek azalan bir eğilim.

Kültür temaslarından ileri gelen sarmaşma eğilimlerini, öte yandan tarih, çevre (ekoloji), ve yaratıdan kaynaklanan değişme ve ayrımlaşma dinamiği dengeliyor. Sonuçta, yarının dünya kültür haritasının bugünkü haritadan farklı olacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Ama sarmaşma ve ayrımlaşma dengesi süreklidir ve dünya kültür haritası benekli görünümünü herzaman için koruyacaktır.

Demek ki, oluşturmağa çalıştığımız kültür kavramı, bir soyutlama olmağa başından mahkumdur. Onu ancak alanda karşılaşacağımız farklı kültür örüntülerini karşılaştırarak yorumlamak durumundayız. Alan çalışmaları, dolayısıyla, evrensel/göreli yorum çelişkisinin aslında kültürün gerçek yüzü olduğunu gösteriyor. Kültürler arası benzerlik ve farklılıklar, evrenselci ve göreci yorumları birlikte doğruluyor.(1)

 

 2. Kültür Toplumsaldır:

Kültür, toplumsaldır. Bireyin değil, topluluğun düşünce, inanç ve davranış örüntülerini, deneyim ve birikimini içerdiği varsayılır. Bireyleri gözleyerek, dinleyerek elde ettiğimiz verilerin, toplumun bütününde yaygınlık taşıdığını kabul etmemiz istenmektedir. (Dolayısıyla, ne kadar çok "denek"le çalışırsak, o derece daha sağlıklı sonuçlar elde ederiz.)

Demek ki, "kültür" kavramı bir soyutlamadır. Topluluğun, yüceltilmiş, idealize edilmiş, yada (bir karşı-kültür öfkesiyle) eleştirilen, değiştirilmesi önerilen genel değerler ve davranışlar dizgesini dile getiriyor.

Ne var ki, "toplum" yada "topluluk" tanımı, türlü açılardan ve türlü düzeylerde yapılabilir. Kısaca "toplumsal nitelik" tanımı ile yetinecek olursak, yakın aile çevresinden "tüm insanlık" çerçevesi (yada ülküsüne) değin içice kültür çemberleri, ortak ve bütünleştirici bir yaklaşımla tanımlandığı için, somut gerçeklerden çok, soyut bir ortalamayı, bir genellemeyi anlatır.

Bireylerde yada irili ufaklı öbeklerde, belli bir kültür için varsayılan ölçütler dışına taşan yada bunlara aykırı düşen bilişsel/davranışsal örneklere herzaman için rastlanabilecektir. Bunlar, insan yaşamındaki sonsuz çeşitliliğin olağan örneklemi olarak görülebilir.

Farklı bağlılıklar, farklı çıkar ve özlemler güden gruplar, kültürel yelpazede farklı konumlarda yerlerini alacaktır. Kültürün önerdiği değer ve davranışlara gör "sapkın" yada rastlantısal sayılacak farklılıklar, yaygınlık kazanma ve süreklilik eğilimleri ölçüsünde birer değişme göstergesi olarak da düşünülebilir.

-----------------------------------------------------------

(1) Gerçekten de, kültür ve kültürel süreçleri anlayabilmek için bir önkoşul var: "uyumlu yapı" ve "değişme" şeklinde, çelişki gibi görünen bir "olgu ve oluşum" bütünlüğünü aynı denklemde, tek potada çözebilecek bir bakış açısı...

BAŞA DÖNÜŞ