I  -  G İ R İ Ş

 
 

Yapılan bu çalışmalardan, bedensel ve ruhsal açıdan atipik bireylerde, iyileştirme (sağaltma ya da eğitim) hedeflerinin neler olduğu, nasıl bir yol-yordam izlenebileceği konularında da yararlanabileceği anlaşılmaktadır.

Konuşma dili, insana biyolojik türler arasındaki biricikliğini kazandıran başlıca ayrıcalıklar arasında yer alır. Bu konuda genel bir görüş birliği oluşmuştur. Öyle ki, Homo sapiens'in evrimi "Homo loquens"in evrimiyle özdeş görülmekte; konuşma dilinin insanın evriminde temel gerekirlik, belki de sürükleyici güç olduğu düşünülmektedir.

Yeryüzüne yayılmış toplulukların dilleri incelendiğinde, a) Evrensel geçerliği gözlemlenen; b) Dolayısıyla, bilişsellik ve iletişimde insanın temel yetenek ve becerilerini oluşturduğu varsayılan; c) Öyleyse, konuşma dillerinin -- dizge ve davranış olarak -- bilinen öteki bilişsel/iletişsel dizgelerle karşılaştırılmasında birer ölçüt olarak başvurabileceğimiz nitelikler karmaşığını, "konuşma dilinin evrenceleri" olarak tanımlıyoruz.

Konuşma dili evrencelerinin belirlenmesi gereği başlıca iki nedene dayalıdır: a) Eşzamanlı (yapısal) boyutta, insanın evrendeki özel konumunun açıklığa kavuşturulması amacıyla, bilişsel/iletişsel yeteneklerimizin öteki canlı türleri veya bilgisayar gibi teknoloji örnekleriyle karşılaştırılarak irdelenmesi; b) Ardzamanlı (tarihsel) boyutta, insanın öyküsüne ışık tutacağı umuduyla, türün biyo-kültürel evriminin araştırılması.

Ayrıca, yapılan bu çalışmalardan, bedensel ve ruhsal açıdan atipik bireylerde, iyileştirme (sağaltma ya da eğitim) hedeflerinin neler olduğu, nasıl bir yol-yordam izlenebileceği konularında da yararlanabileceği anlaşılmaktadır.

Konuya ilişkin, C.F. Hockett'in (1958,1960,1963) önerdiği toplam onaltı evrenceden oluşan listeyi başka yerde tartıştık (bknz. İzbul, 1981). Sözkonusu çalışmamızda, evrenceler tartışmasının henüz kapanmış sayılamayacağına değinmiştik. Ayrıca, "tek ölçütlerden kaçınarak, çok-ölçütlü ve bağlaşık evrence dizilerinden hareket etmemiz" gereğini de önemle vurgulamıştık:

Gerek geçmişteki insansı gruplarının dil becerilerini gözden geçirirken gerekse öteki biyolojik türlerdeki iletişim dizgelerini incelerken, karşılaştırma parametrelerimizi -- evrenceler listemizi -- sayıca geniş tutmak ve tartışmayı bu geniş baz üzerinde kabul etmek durumundayız. (bknz. İzbul, 1981 : 78).

Daha önceki çalışmamıza ek olarak, burada, insanbilim (antropoloji) alanında bulgulandığı bildirilen üç ek evrence önerisini irdelemeyi amaçlıyoruz. Antropolog Jane H.Hill (1972), konuşma dilinin ayrıcalıklı özellikleri tartışmasını, insanın evrim serüveni genelinde değerlendirerek, bu yazımızda ele alacağımız şu üç ek evrenceyi önermiştir: 1) Konuşma seslerinin üretimi ile ilgili ses-yolu anatomisi; 2) Yeterli dil kazanımı için üst yaş sınırı; 3) Dildeki yuvalama yada gömüleme(1) olgusu... Bu öneriler, aşağıda ayrıntılarıyla gözden geçirilmektedir. Bunlardan birincisi, insan türünün anatomik evrimini; ikincisi, ontogenik gelişme (bireysel biyolojik gelişme) özelliklerinin toplumsal yaşamın evrimi ile birlikte değerlendirilmesi; üçüncüsü, konuşma dilinin bir bilişsel dizge olarak psiko-lengüistik ve sosyal psikoloji bazında incelenmesini ilgilendiriyor.

----------------------------------------------------

1. "Yuvalama" = nesting; "gömüleme" = embedding.

BAŞA DÖNÜŞ