|
|
|

IV - KONUŞMA
DİLİNİN "YUVALAMA" ve/veya "GÖMÜLEME" ÖZELLİĞİ

| |
İnsanın
çevreye ilişkin bilgi kazanımı, önemli ölçüde, simgesel bir dil sistemi
aracılığıyla gerçekleştirilen "kültürleme" sürecine dayalıdır. |
Konuşma dilinin "yuvalama" ve/veya "gömüleme" özelliğinden ötürü, bütün dillerde gerçek
dünyaya ilişkin algılama
ve mantık bağlantılarının çeşitli derecelerde çarpıtılmakta olduğu
gösterilebilir. Gerçekler
dünyasına ilişkin zaman, mekân bağlantıları ve özne-yüklem ilişkileri her
dilde farklı görünümlere
bürünebilmektedir. Burada değindiğimiz, dilbilimdeki alışılmış
deyimiyle, "aynı" derin yapı'nın farklı dillerde farklı yüzel
yapı'larda anlatımını bulmasıdır. Ancak, insanın kendi gerçeklerini yine kendisi yarattığı -- yada
"gerçek"lerin insanın
kendi ürünü, hatta belki de kurgusu olduğu -- yolundaki belirlemeler, ne
antropolojinin ne de öteki sosyal bilimlerin de yabancısı olmadığı
kavramlardır.(11)
Ne var ki, dilin doğal mantık açısından bu tutarsızlığı, sembolik bir
sistem oluşunun doğrudan sonucudur. Hill (1972, 314), gerek öteki
primatlarda, gerekse primatlar dışında kalan bütün biyolojik türlerde,
çevreye ilişkin bilgi kazanımının çoğunlukla(12)
doğrudan deneyim yoluyla olduğuna dikkati çekiyor. Dolayısıyla, öteki
biyolojik türler için,
gerçekler dünyasının kendi iç mantığını büyük ölçüde koruduğu
düşünülebilir. Oysa insanın
çevreye ilişkin bilgi kazanımı, önemli ölçüde, simgesel bir dil sistemi
aracılığıyla gerçekleştirilmekte olan, kültürleme sürecine
dayalıdır.(13)
----------------------------------------------------
NOT: "Yuvalama"
= nesting; "gömüleme" = embedding karşılığı
kullanılmıştır. Bu konu, kanımca, dilbilim alanındaki en çetrefil ve
tartışmalı konulardan birisi durumundadır.
11. Kısacası, burada Chomsky psiko-lengüistiğini doğrulamış sayılamayız.
Kanımca,
farklı yüzel yapılar da, temelden farklı dünya görüşleri sonucunu
doğurarak,
genetik
birlikten gelen derin yapı'nın kapsamı ne olursa olsun,
pratikte
göreci tezi (izafiyetçi bakış açısını)
doğrulamaktadır.
12.
Yetişkinlik öncesi dönemdeki oyun davranışlarından ötürü, özellikle
memeliler
sınıfı türler için belirli ölçülerde sosyal öğrenmeden
söz-edilebileceğinden, burada çoğunlukla belirlemesini yeğliyorum. Oyun davranışlarının, bireyleri
gerçek
yaşama hazırlayan bir sosyal öğrenme (kültürlenme) örneği olarak
değerlendirilmesi gerekir.
13. Kültür ve kültürel süreçler konusunda, bknz. Güvenç, 1979: Bölüm 5;
İzbul,
1983 a. Hill'in buradaki evrence önerisi, Hockett'in geliştirdiği
yalancıklama
(prevarication) ilkesiyle birlikte gözden geçirilebilir. Bknz.
İzbul,
1981:93—4.
BAŞA
DÖNÜŞ


|
|
|