V - TOPLU DEĞERLENDİRME

 
 

İnsanın evriminde, başlangıçta dik duruşun oynadığı yönlendirici rolü, son dönemde ise konuşma dilinin üstlenmiş olduğuna kesin gözüyle bakabiliriz.

Konuşma dilinin evrimi ve önemli evrencelerine ilişkin olarak Jane H.Hill tarafından önerilen hipotez, konuşmanın akustik özelliklerini dik duruşun evrimiyle bağlaşık karmaşık bir ses-yolu gelişimine dayandırmakla, konuşma davranışlarının olası başlangıç dönemlerine işaret eden önemli bir belirleme getirmektedir. Primatların çağrı [call] ve gösterim [display] dizgelerinden konuşmaya dayalı bir iletişim dizgesine geçişin tarihine ışık tutmak için, konuşma yolunun evrimi gerçekçi bir ölçüt kabul edilebilir. Ancak fosillerde konuşma yolu anatomisine ilişkin verilerin yetersizliği dikkate alındığında, dik duruşa ilişkin bulguların, verilerin çeşitlendirilmesi açısından büyük önem taşıyabileceği görülmektedir. Elimizde, yeni fosil verileriyle desteklenmesi yada çürütülmesi olanak kazanıncaya değin geçerliğini koruyacak güçte bir varsayım bulunduğunu söyleyebiliriz.

Bu varsayım, öte yandan, şempanze ve üst primatların, laboratuar koşullarında konuşma-dışı ortamlarda varlığı gösterilen bilişsel yetenek ve iletişsel becerilerine karşın, niçin konuşamadıkları sorusuna da bir yanıt öneriyor. Ancak buradaki nöro-psikolojik bulguların, ekolojik ve toplumsal çevre koşullarını da içeren çok-yönlü bir yaklaşımla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

"Yabancı aksan", "yuvalama" ve "gömüleme" gibi olgulara yer verilerek, konuşma diline insansıların sosyo-kültürel evrimindeki işlevi açısından daha zengin bir bakış olanağı sağlanıyor. Gerçekten de, dil becerilerinin, temelde nöroloji ve anatomi eksenindeki bir yeteneğe işaret etmekle birlikte, sonuçta bir topluluk ve bir kültür davranışı olduğunun gözden kaçırılmaması gerekiyor.

BAŞA DÖNÜŞ