Araştırma Dizilerinden Örnekler: 02

YAZI YOLUYLA İLETİŞİM DENEMESİ

 
 

Sarah'ın kendi türdeşleri ile anlaşabilmek için, sırtında manyetik bir levha ve elinde bir torba dolusu plastik simge ile ağaçtan ağaca atlamağa pek katlanmayacağı açıktır.

Kaliforniya Üniversitesi'nde Ann ve David Premack tarafından 1966 yılında başlatılan bir başka deneme programında, birlikte çalışılan Sarah isimli şempanze altı yaşında bulunuyordu. Burada yürütülen program, Washoe'ya uygulanandan çok farklı olup, Sarah hayvan psikolojisi laboratuarlarında görülebilecek koşullar altında eğitilmekte ve denetlenmekteydi (bkz. 1970a, 1970b, 1971a, 1971b, 1971c. 1972, 1976).

Bu programda iletişim kanalı olarak "yazı" seçilmişti. Bu yazının simgelerini, plastikten yapılmış, çeşitli biçim, büyüklük ve renklerdeki kalıplar oluşturuyordu. Bunların bütünüyle nedensiz [arbitrary] olmalarına özel dikkat gösterilmişti. Yani, "elma" kavramı elmaya benzemeyen bir şekil, "kırmızı" kavramı kırmızı olmayan bir renk ile simgeleniyordu. Kısacası, kullanılan işaretlerin ikonik bir karakter taşımaması sağlanmış, bu yönden insan diline benzerliğin sağlanması gözetilmişti.

Kullanılan simgelerin alt yüzü çelik bir tabaka ile kaplanmış, bunların manyetik bir levha üzerine dizilerek, simge dizileri elde edilebilmesi olanağı sağlanmıştı. Programın başından itibaren, Sarah'ın simgelerini yukardan aşağı dizmeyi tercih ettiği gözlendi. Farklı yönde bir zorlamaya girişmekten kaçınıldı.

Denemelere Sarah'a önce sevdiği meyveler, günlük cisimler ve çevredeki kimselerin adlarının öğretilmesi ile başlandı. İlk öğretilen kavram ise, yine "vermek" olmuştu. Washoe'da olduğu gibi, doğru olarak adlandırılan, diyelim ki bir meyvenin ödülü, bunun Sarah'a verilmesi oluyordu. Kısa bir süre sonra iki birimli simge dizilişlerine geçildi. Sarah, örneğin bir elmaya hak kazanabilmek için, "Mary / elma" simgelerini ardarda yazmak zorundaydı. Bu diziliş içinde, veren ve verilen için doğru bir sıralamanın esas olduğu kavramı geliştirilerek, ödüllendirilmek için örneğin "Mary / çikolata" diziminin gerektiği, "çikolata / Mary" nin geçerli olmayacağı öğretildi.

Bunu üç ve dört birimli basamaklar izledi: "Mary / vermek / elma" ve "Mary / vermek / elma / Sarah"... Görüntüye dayalı bir iletişim oluğunun, dilin sözdizimi (syntax) geliştirilmesi ve denetimi açısından büyük kolaylık sağladığını burada belirtelim. [Ayrıca araştırmacıların, şempanzelerin İngilizce'nin sözdizimine yatkın olacaklarını peşinen kabul etmiş olmaları üzerinde de durulmağa ve tartışılmağa değer!]

Dört birimli diziler basamağında, ilgi çekici bir gelişme gözlemlendi. Tümcedeki anlama göre, verilecek ödülün alıcısı kendisi olmayacaksa, Sarah tümceyi kurmağa yanaşmıyordu... Bu zekice direnişi yenmek için, araştırmacılar Sarah'ı tümcede sözü edilenden daha üstün tuttuğu bir ödül sözü vererek yüreklendirmek zorunda kaldılar. Örneğin, "Sarah / vermek / elma / Mary" tümcesinin ödülü Sarah'ın çikolata alması oluyordu.

Dr. Premack, Sarah'ın becerilerini bir sınıflamaya tabi tutmak amacıyla, insandaki dil yeteneğinin temel özellikleri konusunda aşağıdaki sıralamayı yapmıştır: Sözcükler, tümcelerler, soru tümcesi, koşul tümcesi, dilin yine dili konu edinen bir üstdil düzeyinde kullanımı (metalanguage), ve renk, biçim, büyüklük gibi kavramların anlatımı. Premack, bu liste ile, insandaki dil davranışlarının tüketici bir sınıflamasını gerçekleştirmiş olduğu iddiasında değildi. Ancak liste incelendiğinde, üzerinde durulan noktaların Hockett'in (1958:574) verdiği yedi temel özelliği karşılamak amacına dönük olduğu dikkatten kaçmayacaktır.(5) 

Şimdi, Sarah'ın becerilerinden kimi örnekler verelim. Premack'ın belirttiği teknikler (1971a, 1972) kullanılarak, Sarah'dan aşağıdaki anlatım türlerini "işitmek" mümkün olmuştur:

01) "elma / benzer / elma" ve "elma / farklı / elma"

02) "ELMA / soru birimi / MUZ / benzer / farklı" [=Elma, muzdan farklı mıdır?]

03) Bir soruya evet veya hayır ile cevap vermek

04) Dizgenin üstdil düzeyinde kullanımı: "kalıp X / adıdır / ELMA" veya "kalıp X / adıdır / elma"

05) Renk nitelemeleri {kırmızı, sarı, vb.); şekil nitelemeleri {yuvarlak, dörtgen, vb.); büyüklük nitelemeleri {büyük, küçük, vb.)'ın kazanılması

06) iki yalın tümce ile kurulan bileşik tümce: "Sarah / koymak / elma / kova / Sarah / koymak / muz / tabak"

07) "Olmak" fiilinin (ingilizce'de özne ve fiili birleştiren "to be" yardımcı fiili) kullanılması: "elma / ? / meyve" tümcesinden yola çıkarak "elma / olmak / meyve"

08) Çokluk kavramının kazanılması: "kırmızı / sarı / olmak / çokluk simgesi / meyve"

09) Mantık silsilesi anlamına gelen karmaşık anlatımlar kullanılması: "Sarah / almak / elma / o halde / Mary / vermek / çikolata / Sarah"

1972'de Dr. Premack, Sarah'ın toplam 130 simgeyi anlama ve kullanma becerisini kazanmış olduğunu bildiriyordu. Premack'ın sınıflamasına göre, bunlar arasında adlar, sıfatlar, adıllar (zamirler), euylemler (fiiller), belirteçler (zarflar), ilgeçler (edatlar -- "üzerinde, önünde" gibi), bağlaçlar ("o halde" gibi), ve çokluk niteleyicileri {"hepsi, hiçbirisi, pekçoğu" gibi) çeşitli türlerden sözcük karşılıkları bulunuyordu.

Gardnerler'ın Washoe için elde hazır bulunan bir iletişim oluğunu seçmelerine karşılık (Gardnerler'ın ana hedeflerinden birisi şempanze ve insan yavruları arasında bir karşılaştırmaya baz oluşturacak verilerin toplanmasıydı), Dr. Premack yapay bir yazı ortamı geliştirmeyi seçmişti. Bu tercih, Sarah denemesini daha başından itibaren belli başlı iki konuda eleştiriye açık kılmıştır: (1) Sarah'ın becerileri, şempanzelerin bildiğimiz anlamda dil yeteneğine sahip bulunduklarını göstermeyebilir; aksine, bu türün alet yapıcı, alet kullanıcı ve problem çözücü olduğu yolundaki şöhretinin yeni bir örneğini teşkil ediyor olabilir; (2) Dil kullanımı sosyal bir davranıştır; Sarah'ın kendi türdeşleri ile anlaşabilmek için, sırtında manyetik bir levha ve elinde bir torba dolusu plastik simge ile ağaçtan ağaca atlamağa pek katlanmayacağı açıktır.

Ancak, asıl alanı psikoloji olan Dr. Premack bu eleştirilere karşı yeterli yanıtlar verilebileceği görüşündedir (bkz. bilhassa 1976). Sarah denemesine ilişkin çeşitli yorumları ve Premack'ın savunmasını, yazımızın ilerleyen bölümlerinde yeniden ele alacağız.

----------------------------------------------------

5. Hockett'in amacı, dilin niteliğini araştırmak ve konuşma dilinin insan türüne bildiğimiz evrendeki özel yerini kazandıran özelliklerini belirlemek idi (1958: 569). Bir dil antropoloğu olan yazarın, insandaki dil yeteneğinde diğer canlı türlerinde bulunmayan özellikler gördüğü, insandaki bilişsel / iletişsel yetenek ve davranışlarının diğer canlı türlerinden temelde farklı kimliğe sahip olduğu tezini benimsediği bilinir. Hockett bu amaçla, dil (konuşma dili) yeteneğini belirleyen özellikleri, türler arası karşılaştırma olanağı sağlayabilecek bir liste saptamayı gerekli görmüştü. Bu liste, yedi temel özellikten oluşuyor ve beş ayrı türdeki haberleşme davranışları ele alınarak, türler arası bir karşılaştırmaya gidiliyordu (1958: 574). Kullandıkları dizgeler birbirinden büyük farklarla ayrıldığı için, karşılaştırma amacıyla dikkatle seçilen bu beş tür şunlardır: bal arıları, dikenli balık (gasterosteus aculeatus). ringa martısı (larus argentatus), gibonlar, ve insan. Örnek seçilen özel davranışlar ise şunlardı: bir nektar kaynağı bulguladığında, kovana dönerek bunun yön ve mesafesini diğer arılara karmaşık bir "dans" gösterisi ile ileten bal arısındaki dil davranışları; dikenli balıkta, döllenme öncesi dişi-erkek anlaşma davranışları; martılarda, yavruların beslenme isteğini ana-babaya iletme davranışları; gibonlarda, sese dayalı haberleşme davranışları; insandaki konuşma dili... Hockett'in konuşma dili için önerdiği temel özellikler listesi ise şöyledir: ikili örüntüleme (duality of patterning), üretkenlik (productivity), nedensizlik (arbitrariness), karşılıklı kullanım (interchangeability), özelleme (specialization), başkalama (displacement), ve kültürel geçişlilik (cultural transmission). NOT: Bu "evrenceler" ile ayrıntılı açıklamalar için, yine sitemizdeki "Dilin Evrenceleri" başlıklı çalışmamıza bknz.)

BAŞA DÖNÜŞ