|
BÖLÜM - 8 KOŞUL KİPİ THE CONDITIONAL MOOD / IF'Lİ CÜMLECİKLER
BU BÖLÜMÜN KONULARIBir Hayat Dersi / Tanım Ve Sınıflama / Koşul Cümlelerinin Yapısı / Bir Güçlüğün Açıklanması / Özel Çekim Örneği / Negative / Continuous Dönüşümler / Çeviri Üstüne Bir Not / Noktalama Özelliği / Farklı Yardımcı Fiil Kullanımları / Tip II Ve Tip III Birlikte / If-Cümlecikte Yardımcı Fiil / "Tip-0" Ve "Tip-4" Var mıdır? / If-Cümlecikte "Any" Ve "Some" / Devrik Cümle Tipleri / Koşul Kipinde Kullanılan Öteki Kimi Bağlaçlar / General Exercise / Yanıtlar, Çevirileri Ve Açıklamalar
Çok gençtim... Dil ve edebiyat öğrenimi için gelmiştim... Bu kuzey ülkesinin insanları -- ilk zamanlar bunun ayırdında değildim -- olaylara çoğulcu bir görelilik ile bakıyor, ne gibi durumlarda nelerin olabileceğini irdeliyor -- ve "if'li" cümlelerle konuşuyorlardı... Nasıl ayırdına varabilirdim ki?... İçinde yetişmiş olduğum dil-kültür sisteminde iyi eğitilmiş her yurttaşım gibi şöyle düşünüyordum:
Bu kuzey ülkesi insanlarıyla dünyaya aynı gözlerle bakmadığımız besbelliydi. Aramızda bir iletişim kopukluğu vardı. Ama nedenine parmak basamıyor, çözüm bulamıyordum. Bu kısıtlı dünya görüşünden silkinip uyanmam uzun yıllarımı aldı. Göreli bir dünya görüşünün ilk kıvılcımları yalazlanırken, ömrümün orta yıllarını bulmuştum bile. İçinde yaşadığımız ortaçağ kültür ortamının bütün olumsuzluklarına rağmen ömrünü doğruları aramaya hasreden Bozkurt Güvenç hoca ile Hacettepe antropoloji çatısı altında yaptığımız konuşmaların bu uyanışta büyük payı vardır. Aslına bakılacak olursa, Türkçe'de kullandığımız "eğer..." cümlelerinin çoğunlukla koşul ve olasılık değil, bir tehdit içerdikleri bile söylenebilir: "Şimdi yanına gelirsem... Ben de seni babana, öğretmene, herkese söylemezsem..." Kısaca söylemek gerekirse, İngiliz dil/kültür dizgesinde "The Conditional Mood" yani "Koşul Kipi" düşünce ve anlatım kalıpları, çoğulcu düşüncenin varsayım geliştirme basamağındaki dilsel boyutu oluşturur. Bu yönüyle irdelendiklerinde uluslararası bilim tarihi -- ve iç/dış siyasetteki -- başarı farklılığımız açısından ilginç ipuçları vereceği düşünülebilir. İzleyen sayfalarda, konunun Türk öğrencilerine nasıl sunulabileceği üstüne bir uygulama örneği veriyorum.
İşte, Kararsız Kâzım ve Pragmatist Çözümcü Yalçın arasında geçen bir konuşma:
SORU: Geçmişteki bir durumdan mı söz ediyoruz? Yoksa, şimdiki yada "geniş" zamandaki bir durumdan mı? Birçoğunuzun bunu, "Eğer gitseydin, gitmiş olsaydın, onu görürdün, görebilirdin." şeklinde yorumlayacağınızı -- deneyimden -- biliyorum. İşte sorun da zaten burada; konunun yanlış öğretiliyor olmasında... Çünkü doğru yorum: "Git be kardeşim, gitsene... Eğer gitsen, gidersen -- görürsün. Git ve olayı çöz." Tam çevirisini yaparsak:
Bir küçük örnek daha...
BAŞA DÖNÜŞ
TANIM VE SINIFLAMAKoşul kipinde bir cümle, bir ana-cümlecik + bir koşul-cümlecik'ten (if'li cümlecik, conditional clause) oluşur. Koşul cümlecikleri aslında zarf-cümlecik sınıflamasına girer. Ancak yaygın kullanım alanı, taşıdıkları önem, ve biz Türkçe konuşanlar açısından gösterdikleri kavram güçlüğü nedeniyle ayrıcalık tanımamız gerekiyor... Koşul kipini üç ana başlık altında gözden geçireceğiz:
BAŞA DÖNÜŞ
KOŞUL CÜMLELERİNİN YAPISIKitaplarda koşul cümlelerinin yapısını açıklamak amacıyla verilen çoğu formül, konuyu yokuşa sürmek, hatta yanıltıcı olmaktan ileri gitmiyor. Sözgelişi, II Tip tümceleri "past tense + past conditional" şeklinde açıklarsak, öğrenciyi bu yapının present anlam taşıdığına nasıl inandırabiliriz ki... Oysa pratikte yararlı bir formül olarak, uygun iki düzensiz fiil seçerek dildeki bütün kullanımlar için geçerli bir temel örnek oluşturabiliriz. Zaten, öğrenme kolaylığı açısından da, kuralların ezberlenmesi değil, temel kullanım örneklerinin dağarcığa atılması önem taşıyor. Öyleyse, "Formül" şöyle olmalı:
Sırasıyla: I, II, III. Tipler... Yani, Future, Present, Past zamanlar... İşte bu örneği ezberleyerek, dildeki bütün fiillerimizi koşul kipinde hataya düşmeden çekebiliriz. Bu formül bize başka neler söylüyor?
Örnekler:
ÖNEMLİ NOT: Olanak ve olasılık bizim kültürümüzde kesin farklarla ayırt edilemiyor, ama İngilizce'de tümüyle farklı iki kavramdır. Var olan her olasılık aynı zamanda olanaklı = mümkün demektir. (Olanak dışı olsa, olasılık taşıyamaz...) Ama, her olanaklı olan aynı zamanda olasılık taşıyor demek değildir: Uzayda çok sayıda başka canlı türlerinin varlığı yüksek derecede olanaklı, ama benim ahir ömrümde bunlardan birisi ile karşılaşmam olasılığı sıfırdır diyebilirim... Bu nüansları İngilizce'de görebilmek için, çok sayıda tümceye değişik yardımcı fiiller yerleştirerek anlamı nasıl değiştirdiğini sınamanızı öneririm. BAŞA DÖNÜŞ
BİR GÜÇLÜĞÜN AÇIKLANMASI
Türkçede, gerek "Gitsem, görürdüm" gerekse "Şimdi gitseydim, görürdüm" şeklindeki cümleler present anlam verebiliyor. Dolayısıyla bir çevirmen, "If went - would see" yapısını Türkçe'ye bu şekilde çevirdiğinde teknik anlamda hataya düşmüş olmuyor... Ayrıca, "went - would" biçimlerini de gören öğrenci, (haber kipinden kazandığı alışkanlıktan dolayı) geçmişten sözedildiği yanılgısına düşüyor... Bu yanlışlığın düzeltilmesi büyük bir önem taşıyor: II. TİP, ASLA VE ASLA GEÇMİŞTEN SÖZ ETMEZ; sözü edilen zaman boyutu, ŞİMDİKİ ZAMAN ve GENİŞ ZAMANDIR... Aşağıdaki açıklayıcı tablo yardımcı olabilir:
vb... vb... vb...
TEST YOURSELF !!
Choose The Correct Answer [Açıklamalı Yanıtlar Testin Sonunda] 1) I think it's extremely unlikely, but if we do come across ............... wild animals, we must be prepared to kill them.
2) It probably ............... if you'd been more careful.
3) If he had taken my advice, he ............... a rich man by now.
4) If he had taken my advice, he ............... a rich man now.
vb... vb... vb...
YANITLAR, ÇEVİRİLERİ VE AÇIKLAMALAR
1) I think it's extremely unlikely, but if we do come across any wild animals, we must be prepared to kill them... Olur da herhangi bir vahşi hayvan... Tümceden olasılığın düşük olduğu anlaşılıyor. Bkn. If-cümlecikte some ve any. 2) It probably would never have happened if you'd been more careful... Daha dikkatli olsaydın, muhtemelen böyle bir şey hiç olmayacaktı... Olay geçmişte kalmış = Tip III. 3) If he had taken my advice, he would have been a rich man by now... "By now," yani, şimdiye değin = Geçmişten söz ediyoruz, o halde TİP III. 4) If he had taken my advice, he would be a rich man now... "Now" = şimdiki zamanda bir olasılıktan söz ediyoruz, o halde Tip II... Bknz. Tip II ve III birlikte kullanımı.
vb... vb... vb...
Lütfen Sorularınızı Esirgemeyiniz: YALÇIN İZBUL -- İNGİLİZCE-DERS.COM |
|