|
BÖLÜM - 6 SIFAT-CÜMLECİK RELATIVE CLAUSES / ADJECTIVE CLAUSES
BU BÖLÜMÜN KONULARI
KISA AÇIKLAMABiliyorsunuz: Sıfatlar adları niteler... Aynı işlevi, bir araya gelerek sıfat işlevi kazanan birkaç sözcük (= sıfat-öbeği) veya bütün bir sıfat-cümlecik de üstlenebilir. Peki, "sıfat-cümlecik" için nasıl bir tanım verebiliriz? = İçinde çekilmiş bir fiil bulunan ve cümle içinde "sıfat" işlevi taşıyan (yani bir isim veya isim-eşdeğerini niteleyen) yan-cümlecik türü... İşte sizlere pratikte çok yararlı bir saptama: Gerek Türkçe'de gerek İngilizce'de sıfatlar niteledikleri isimlerden önce gelir. Bu kuralın İngilizce'de pek az istisnası vardır: "secretary general" gibi. Sıfat-cümleciklere gelince, Türkçede niteledikleri ismin yine önüne gelirler. Ama İngilizcede durum bunun tersinedir ve sıfat-cümlecik nitelediği adı izler. Üstelik, yine pratikte çok işimize yarayacak bir belirlemeyle, çoğu zaman HEMEN ARDINDAN İZLER. Örneklere bakalım:
|
|
|
||||||
|
|
BAŞA DÖNÜŞ
who, whom, whose, which, that Ayrıca: when, where, why Birinci grupta sergilediğimiz "relative pronoun" lardan dolayı bu türden cümleciklere RELATIVE CLAUSES adı verenler olduğu gibi, ADJECTIVE / ADJECTIVAL CLAUSES başlıklarına da sık rastlanır. Tabiatıyla, bunlara "bağlayıcı adıllar" (=zamir) adı verilmesinin de nedeni, cümleciği cümledeki diğer bir öğeye bağlıyor olmalarından kaynaklanıyor... * * * * * BAĞLAÇLARIN KULLANIM İŞLEVİNE GÖRE ŞEMATİK DÖKÜMÜ |
|
|
|
Not: Yukardaki sıralama, yazı dili ve ağdalı konuşmadan günlük konuşma yönüne doğrudur. Klasik kalıplardan günümüz kullanımlarına doğrudur, da diyebilirsiniz. Ağdalı deyişler, "The man whom we saw was our long-lost friend Hüsamettin"... şeklinde iken, bugünkü tercihimiz "The man we saw was our long-lost friend Hüsamettin" şeklinde olacaktır. Tablodaki "-----" işareti, bağlacın tümüyle kaldırılabileceği anlamına geliyor. Bu konuları ilerleyen paragraflarda ayrıntılarıyla irdeleyeceğiz.
ÖRNEK CÜMLELER
vb... vb... vb...
GENEL TEST
01 It was a fat woman. She stepped on my sore toe. 02 The poets are all Turkish. Güneş is quoting from them. 03 He has three sons, and they all work in the same office. 04 My friend used to be very fond of boxing, and that accounts for his crooked nose. [ki bu da onun çarpık burnunun nedenini açıklıyor...] 05 The great fire of Üsküdar destroyed a large part of the neighbourhood. It broke out in 1929. (iki olasılık)
vb... vb... vb...
YANITLAR: 1 It was a fat woman who stepped on my sore toe. ("The woman who stepped on my sore toe was a fat woman" tümcesinden dönüşümle)... 2 The poets Güneş is quoting from are all Turkish. (ağdalı: from whom Güneş is quoting)... 3 He has three sons, all of whom work in the same office... 4 My friend used to be very fond of boxing, which accounts for his crooked nose... (ki bu da çarpık burnunun nedenini açıklıyor.) 5 The great fire of Üsküdar, which broke in 1929, destroyed a large part of the neighbourhood... The great fire of Üsküdar, which destroyed a large part of the neighbourhood, broke out in 1929...
vb... vb... vb...
Lütfen Sorularınızı Esirgemeyiniz: YALÇIN İZBUL -- İNGİLİZCE-DERS.COM
|
|