BÖLÜM - 4

YARDIMCI FİİLLER

THE AUXILIARY VERBS

BU BÖLÜMÜN KONULARI

Kısa Giriş /  Anlam Açısından / Yapısal Açıdan / Olabilir... Olmuş Olabilir... Kuruluş Özelliği / Could, Would, Should, Might /  Olanak ve Olasılık /  Çeşitli Örnekler Present Kalıplar / Past: Geçmiş Zaman /  Past: Geçmiş Zamanda Süreklilik /  Future: Gelecek Zaman  /  Must: Mantıksal Çıkarsama Didn't Need To Do / Needn't Have Done Used To / Be Used To Have You?  /  Do You Have?  Shall I?... Shall We?... Will You?...  /  Exercise - 01  /  Exercise - 02  /  Exercise - 03  /  Translate into English - 01  /  Translate into English - 02  /  Exercise - 05

 

 

EĞİTİM SETİ'mizin, İngilizce'nin temel yapısı ve ana gramerini ele alan Essential English for Turkish Speakers başlıklı kitabından kısa bir bölüm burada örnekleniyor.

EĞİTİM SETİ'mizde İngilizce'de değişik konu, yaklaşım ve becerileri ele alan böyle 9 KİTAP DAHA yer almaktadır.

 

 

KISA GİRİŞ

"Yardımcı fiiller" adı verilen gramer sınıfı, olay / durum / eylemi bildiren asıl fiile, "tense", "mood" ve "manner" (zaman, kip ve tarz) oluşumunda destek veren fiillerden oluşur. Bunlara ilişkin yapı ve kuralları içerir:

They have been singing at least for an hour. (Bir gerçeği bildiriyoruz)

May you always be this happy!... (Bir dilekte bulunuyoruz: Hep bu derece mutlu olasın!)

İlk tümcede, "have" ve "been", "to sing" fiilinin "the Present Perfect Continuous Tense" çekimini sağlıyor. İkinci örnekte, "may" yardımcı fiili "to be" fiilinin "the Subjunctive Mood" kullanımına olanak sağlıyor: "Dilerim hep bu kadar mutlu olasın!"...

"Asıl" fiil için "principal verb"; "yardımcı" fiil için de "auxiliary verb" terimleri yaygındır, ki bu ikincisi de zaten "yardımcı" anlamı taşımaktadır.

Yardımcı fiiller için İngilizce gramerde kullanılan bir başka terim de "modals" sözcüğüdür. Tıpkı "modality" sözcüğü gibi Latince "modus" sözcüğünden geliyor ve Latince'deki çeşitli anlamlarından birisi de "manner" (tarz) anlamı taşıyor. Nitekim, yardımcı filler, eylemlerin düz anlamlarına değişik bir yorum boyutu, değişik bir "hava", değişik yaklaşım nüansları katıyorlar.

Yardımcı fiiller konusu, İngilizce öğretiminde üzerinde en çok durulan, en korkulan ve en sevimsiz, dolayısıyla da en az öğrenilen bir konu olmak durumuna getirilmiştir. Müfredatı doldurmak, ders saatlerini uzatmak için okulda / kursta / dershanede konuyu ayrıntılara boğmanın net kazancı budur.

Pratikten çok, pirinç taneleri üzerine anlamını bilmediğimiz dualar yazmağa yönelen öğrenim alışkanlıklarımızla, çok çalışıp hiçbir şey öğrenmemek için biçilmiş bir kaftan... İzleyen maddelerde, sorunları ve çözümlerini pratik açıdan özetlemeğe çalışacağım.

BAŞA DÖNÜŞ

 

ANLAM AÇISINDAN

Yardımcı fiiller, birlikte oldukları fiile belli anlam ve nüans renkleri kazandırırlar. Yapılması gereken çalışma da, herbir yardımcı fiil için bu anlam ve nüans renklerinin neler olduğunun öğrenilmesi, örneklenmesi,  ve uygulama becerisinin kazandırılması olmalıdır.

Ne var ki, yüzyılların birikimi idiomatik kullanımlar ve gramercilerin bunları yapay kalıplara oturtma gayretkeşlikleri yüzünden, yardımcı fillerin anlamca sınıflanması konusu içinden çıkılmaz bir karmaşa kazanmıştır.

İlerleyen bölümlerde, yardımcı fiillerin getirdikleri bellibaşlı nüanslar için ayrıntıda boğulmayan bir döküm vermeğe çalışacağım.

BAŞA DÖNÜŞ

 

YAPISAL AÇIDAN

 1  Yardımcı fiillerin ardından, asıl fiilerin yalın mastar hali kullanılır. (Yani, mastarın başındaki "to" düşer...):

You must leave today. ["to leave" yerine]

She should start all over again. ["to start"]

It could be done better. ["to be done" edilgen mastar yerine]

Bunun üç istisnası vardır: ought to, have to, used to...

You ought to leave today.

She has to start all over again.

It used to be done better.

NOT: Aslında, "ought, have, used" yardımcı fiillerini öğretim kolaylığı bakımından bu şekilde adlandırıyoruz: Diğerlerinden farklı olarak, tam mastar aldıklarını bu şekilde vurguluyoruz.

Özel bir durum olarak, need ve dare fiillerinin de, do/did veya will/would ile çekime girmedikleri sürece, yalın mastar alacaklarına dikkat ediniz:

You needn't say anything... You needn't have said anything... (Fakat, You don't/didn't/won't need to say anything.)

How dare you insult me!... I dared not wake him... (Fakat, I didn't/wouldn't dare (to) wake him.)

BAŞA DÖNÜŞ

 

"PRESENT" VE "PERFECT" KALIPLAR

 1  Olabilir...  Olmuş Olabilir...

Yardımcı fiillerin çekimi, zamana bakış açısı olarak, iki farklı boyutta gerçekleşir. Şöyle de söyleyebiliriz: Yardımcı fiilerin iki biçimi vardır:

 a  present biçimler (kalıplar)

 b  perfect biçimler (kalıplar)

 

vb... vb... vb...

 

EXERCISE - 5

TRANSLATE INTO ENGLISH

01 --  Kardeşim asla bir kavgadan kaçmazdı.

a. would     b. didn't use to

My brother ............... never back away from a fight.

  

02 --  Bütün bu durumun oluşmasına daha başından asla izin verilmemeliydi.

a. would     b. should

The whole thing ............... never have been allowed to happen in the first place.

  

03 --  Hükumetin o yaklaşımı benimsemesi çok yazık!

a. should     b. might

It's most unfortunate that the Government .............. adopt that approach.

  

04 --  Herhangi bir sorun ortaya çıkacak olursa, beni hemen haberdar etmekte tereddüt etmeyiniz. [Koşul kipi devrik cümle tiplerinden]

a. should     b. would

............... any problems arise, just don't hesitate to let me know immediately.

  

05 --   Bu iki olayın birbirini bu derece ardarda izlemiş olmaları çok can sıkıcı bir rastlantıydı.

a. should     b. might

What an unpleasant coincidence it was that these two events ............... have followed one another so closely.

  

 

vb... vb... vb...

 

EXERCISE - 6

Please do not click the answer button before you have thoroughly studied the question and deliberated on your own choice !!

01 --  I'm not really sure where the cat is, but I think she ............... in the kitchen.

a. might play     b. might be playing     c. might have played

  

02 --  If I had left early like everyone else did, I ............... sitting here now listening to all this rubbish.

a. may not be     b. wouldn't be     c. was not able to be

  

03 --  If I'd gone down to Bodrum like all my friends did, I, too, ............... scuba diving lessons.

a. could have taken     b. had better taken     c. had taken

  

04 --  Meltem had agreed to meet us here at the entrance, but she ............... here when we arrived.

a. should have been     b. wouldn't be     c. wasn't

  

05 --  It ............... that silly friend of yours who called and didn't leave a proper message on the answering machine...

a. should have been     b. could easily be     c. was recorded

  

 

vb... vb... vb...

 

BAŞA DÖNÜŞ

Lütfen Sorularınızı Esirgemeyiniz:

YALÇIN İZBUL -- İNGİLİZCE-DERS.COM

     

EĞİTİM SETİ TANITIMI

CD SETİ TANITIMI

GENEL TANITIM

SATINALMA BİLGİLERİ