BÖLÜM - 2

THE TENSES (01)

İNGİLİZCE'DE ZAMANLAR

BU BÖLÜMÜN KONULARI

Tense'lerin Önemi  / Nasıl Bir Yaklaşım Sunuyoruz ?  /  İng. Tense'ler Tablomuz  / Tense'lerin Adları  /  Tense'lere İlişkin Altın Kurallar: "Perfect" Kavramı ve Sorunu  /  İngilizcede "Zamanın Belli Olması" Ne demektir?  / Perfect Tense'ler İçin Deneyim Alanımız  /  "Simple" ve "Continuous" Kardeşler  /  Past Simple / Present Perfect Simple  /  Exercise -- 01  /  Present Perfect: "Simple" ve "Continuous" Kardeşler  /  Exercise -- 02  /  Cankurtaran İki Altın Kural Daha  /  "Tense Sequence"

 

 

EĞİTİM SETİ'mizin, İngilizce'nin temel yapısı ve ana gramerini ele alan Essential English for Turkish Speakers başlıklı kitabından kısa bir bölüm burada örnekleniyor.

EĞİTİM SETİ'mizde İngilizce'de değişik konu, yaklaşım ve becerileri ele alan böyle 9 KİTAP DAHA yer almaktadır.

 

 

TENSE'LERİN ÖNEMİ

"Tense" adı verilen gramer kategorisi, tümcede sözü edilen eylem, olay, durum veya oluşumun zaman boyutundaki konumunu belirtir: Geçmiş - Şimdiki - Gelecek... ["Eylem, olay, durum, oluşum" kavramları için bir şemsiye gramer terimi olarak bundan böyle çoğu yerde "eylem" sözcüğü ile yetineceğiz.]

"The English Tenses": İngilizce'nin Haber Kipi'nde [The Indicative Mood] on iki (12) "tense" yer almaktadır.

Zaman boyutunda aldığımız bu kerteriz, ana-cümlecikte sözü edilen eylemin, bizim içinde bulunduğumuz gerçek zaman açısından konumunu belirtir. Başka bir deyişle, ana-cümlecik için yapılacak tense seçiminde referans noktası şimdiki zamandır. Yan-cümleciklerde sözü edilen eylemler ise kendi konumları için ana-cümleciği referans alır:

She told me that she had seen the man the day before.

Bana dedi ki  adamı bir gün önce görmüş / görmüşmüş...  (Ana-cümlecikte sözü edilen "söyleme, anlatma" eylemi, bize göre geçmiş zaman boyutunda... Yan-cümlecikte sözü edilen "görme" eylemi ise "söyleme, anlatma" eyleminin daha öncesinde.)

By the time we can get there tomorrow, she will have left for Bodrum.

Biz yarın daha oraya ulaşamadan (bize göre gelecekte), kendisi Bodrum'a gitmek üzere oradan ayrılmış olacaktır (gelecekteki o noktanın geçmişinde)... (Yani, bize göre yine gelecekte olacak olması dikkate alınmıyor: Çünkü yan-cümleciklerde önemli olan, ana-cümleciğe göre zaman ilişkileridir.)

[Yukardaki yan-cümleciklerin, "She had seen the man the day before." / "She will have left for Bodrum." şeklinde, bir ana-cümleciğe bağlı olmaksızın, kendileri bir yalın cümle (simple sentence) olmaları halinde, referans noktası bir cümlede veya söz bölüğünde belirtilmiş olacaktır. Dolayısıyla birşey değişmeyecektir:

I talked to her the other day. She had seen the man the day before. Geçen gün kendisiyle konuştum. Adamı bir gün öncesinde görmüş. (= Konuştuğum günün bir gün öncesinde.)

We can't get to Göcek before noon.  She will have left for Bodrum (by then). Göcek'e öğleden önce ulaşamayız. Bodrum'a gitmek üzere yola çıkmış olacaktır.

Yeryüzündeki dil-kültür sistemlerinin büyük bölümü için, fiilerin zaman açısından çekilmesi (= eylem/olay/durum/oluşum için zaman boyutunda konum belirlenmesi) temel düşünüş tarzıdır. Zaman bilinci önplandadır. "Nezaman" sorusuna odaklanmış bizler için, "tense" leri olmayan bir dil, yani "geçmiş, şimdiki, gelecek" sınıflaması bulunmayan bir varoluş boyutu tasarlamak olanak dışı... Varoluşa farklı yaklaşım örnekleri bugün için yalnızca birkaç ücra Kızılderili dilinde görülebiliyor. ..

Yabancı dil öğrenirken, ivedi ve öncelikli bilgi alanı o dilin "zamanları" dır. Bu bilgiden yoksun olan kişi meramını yarım yamalak, bölük pörçük anlatsa da, yeterli iletişim düzeyi sağlayamaz:

"Var ben (dün) eve gitmek... Var ben (şimdi) acıkmak... Var ben (yarın) Jane'i görmeğe gitmek..." Tarzan, zamanları bilmediği, fiilleri çekemediği için böyle konuşuyor.

Tümcenin indirgenebileceği en az iki öğe, çekilmiş bir fiil ve onun öznesidir (verb, subject). Fiil, eylem/olay/durum/oluşumu iletir. Özne ise, eylemi kimin gerçekleştirdiğini, yada kimin bu durumda olduğunu söyler.

Nesne (object), eylemden kimin/neyin etkilendiğini, "kabağın kimin başına patladığını" anlatır. Cümlenin (varsa) diğer öğeleri de, bu olaya ilişkin verilmek istenen ayrıntıları ekler: Özne yada nesneyi niteleyen sıfatlar, eylemleri niteleyen zarflar (belirteçler)... Veya, yine sıfat ve zarf işlevli ilave kalıplar, sözcük öbekleri, yan-cümlecikler... Cümleyi oluşturan öğeler bunlardır.

Kısacası, "Ali gelmek... Güneş acıkmak..." türünden yarım yamalak iletişim çabalarına, "Ali geldi/geliyor/gelecek... Güneş acıkmıştı/acıkmış/ acıkacaktır..." niteliğinde bir iletişim yeterliği kazandırmak için "tense" lere gereksinim duyuyoruz. Tense'ler bizim için en temel bilgi alanıdır.

Aslında, farklı dil-kültür dizgelerine sahip kişilerin aralarında iletişim kurabilmelerine (eğer kurabiliyorlarsa) "mucize" gözüyle bakmak gerekir... Çünkü, "tense" ler dahil, birbirine tam paralel iki dil bulmak olanaksız... Örneğin, Kızılderili Hopi dilini öğreniyor olsaydık, "tense" diye bir sorunumuz olmayacaktı: Çünkü Hopi dil-kültür dizgesi dünyaya, bizim anladığımız "geçmiş - şimdiki - gelecek" zaman çerçevesi dışında bakıyor. Ama bu saptama, besbellidir ki, İngilizce öğrenmek peşinde olan bizler için, derdimize çare değil...

Sonuç? Herbir dil, kendine özgü, diğerlerinden çeşitli açılardan/ölçeklerde farklı bir dil-kültür dizgesi niteliğindedir. İngilizce "tense" ler ve Türkçe'deki "zaman" ların özdeş olabileceğini sanmak boşunadır. Kimi yerlerde yüksek ölçüde benzerlik hatta eşdeğerlik, kimi yerlerde ise tam bir benzemezlik / farklılığın geçerli olduğunu göreceğiz.

BAŞA DÖNÜŞ

 

NASIL BİR YAKLAŞIM SUNUYORUZ ?

"Tense" ler okullarda, kurslarda, dershanelerde öğretilen temel bilgi odaklarındandır. Gözlemlerime göre, tense'lerin yapısal özelliklerinin öğretilmesinde fazla bir sorun yok. Fiil çekimleri, ne de olsa, ezber geleneğimize uygun düşen bir bilgi ve beceri alanı.

Ama, tense'lerin düşünce ve deneyim alanlarımızı kendi aralarında nasıl bölüştükleri konusunda aynı başarı sağlanamıyor.  Herbirisinin nerelerde kullanması gerektiği bilgisi yeterince açıklığa kavuşmuyor, kafalarda pekçok soru takılıp kalıyor. Bunun nedenleri,

1. İletişim bağlamı ve bunun dile yansımasının önplana alınmaması (o dil-kültür dizgesinin kendine özgü özellikleri; hayatın hangi yüzüne nasıl baktıkları; kısacası, hangi bakış açısında hangi "tense"lerin -- yada tüm öteki dilsel öğelerin -- kullanılacağı bilgisinin yetersiz kalması)...

2. Tense'lerin değişik "ünite" ler halinde, birbirinden kopuk biçimde verilmesidir.

Biz bu noktada karşılaştırmalı bir yaklaşımı benimsiyoruz. Vereceğimiz genel tabloda, tense'lerin kendi aralarında yaşam ve deneyim alanımızı nasıl bölüştüklerine ilişkin şematik bilgi sunulacak, ardından herbirinin kullanıldığı yerler yine karşılaştırmalı biçimde ele alınacaktır. Egzersizlerde de karşılaştırma olanağı sağlanması ön planda tutulmuştur.

BAŞA DÖNÜŞ

 

İNG. TENSE'LER TABLOMUZ

Önce MOOD (= iletişimin olaya bakışı, yaklaşımı, amacı, tarzı, tonu = kip) kavramından kısaca söz edelim. Türkçe kip örnekleri verelim: Haber kipi, koşul kipi, dilek kipi, emir kipi...

İngilizce'de de bunların beş aşağı beş yukarı karşılığı, the indicative mood, the conditionals, the subjunctive mood, the imperative mood... Bu anlatım ortamlarında, tıpkı türkçe'deki gibi, farklı kurallar geçerlidir, fiiller de farklı çekilirler. (DİKKAT: Çekim aynı olsa bile, ilettiği anlam farklıdır.) (NOT: "Çekim" fiilin kendisi veya yardımcı fiilin çekilmesi şeklinde olabilir.)

Bu Bölümde ele alacağımız Haber kipi, gerçek durumlardan söz eder. (Hernekadar insanlar çoğu kez yanılıyor yada yalan söylüyor olsalar da...)

İngilizce'de koşul ve dilek kiplerinin özelliklerinden ayrı birer bölümde söz edeceğiz. Emir kipine ise, yeri geldikçe kısaca değineceğiz.

 

HABER KİPİ

    İngilizce haber kipinde 12 TENSE bulunmaktadır. Tablomuzda bunlar üçlü bir sınıflama ile şematik hale getirilmiştir:

A) Yaşam deneyim alanımız, geçmiş / şimdiki zaman / gelecek ( yani, past / present / future ) bölüklerine ayrılmıştır. Her bölükte 4'er tense yer alır. Yani, İng. haber kipinde 4 adet past tense, 4 adet present tense, 4 adet future tense vardır.

 

vb... vb... vb...

 

 

EXERCISE -- 01

Choose the correct tense for the verb in parantheses:

The Present Perfect Simple Tense

or The Simple Past Tense?

 01  I suppose you (hear) the latest news: The Prime Minister (have) a secret meeting with his Bulgarian counterpart last week.

 

 02  I (be born) in İstanbul, but (spend) most of my childhood in Ankara.

 03  Look! My socks (already wear out) at the heel.

 04  No, we (not meet) before. She does not know me.

 05  No, we (not come) face to face at the meeting. She wouldn't recognize me now. = Hayır, toplantıda yüzyüze gelmedik; beni şimdi tanımaz, tanımayacaktır.

 06  In the past, fewer people (live) around these parts. But in recent years, there (be) an influx of newcomers from the metropolis. DİKKAT: "be" fiili ile ilişkilendireceğiniz sözcüğün tekil / çoğul oluşuna dikkat ediniz.

 07  She (clean) the house. It is as clean as it (never be) in the past now.

 

vb... vb... vb...

AÇIKLAMALAR:

 01  "Sanıyorum işitmişsindir" = şu ana değin... Ne zaman, saat kaçta işitmiş olduğunu bilemem ama... Toplantının ise zamanı belli = last week. O halde, past tense...  02  Çocukluk dönemini artık (umarım!) geride bırakmış olduğuma göre!..  03  Çoraplar şu an aşınmış durumda. Ama tabii, bu bir aşınagelme... Yoksa, "dün saat üç sularında aşındı," gibi garip bir kavram sözkonusu değil...  04  Bugüne değin tanışmadık...  05  (Geçen günkü o) toplantıda beni görmedi...  06  Daha az insan yaşardı / yaşıyordu. Ne zaman? Geçmişte. Ama o durum mazide kaldı. Bugün itibariyle bir sürü insan gelip yerleşmiş bulunuyor buralara...  07  Ev şu anda da tertemiz olduğuna göre, "temizlemiş bulunuyor" kavramını kullanıyoruz. İkinci kısımdaki tense tercihi ise, "bugüne değin hiç olmadığı kadar" kavramından dolayı...

BAŞA DÖNÜŞ

 

vb... vb... vb...

Bir sonraki Bölümde dikkat odağımız, Haber Kipini oluşturan 12 Tense'in kullanım alanlarının karşılaştırılması olacaktır.

BAŞA DÖNÜŞ

Lütfen Sorularınızı Esirgemeyiniz:

YALÇIN İZBUL -- İNGİLİZCE-DERS.COM

     

EĞİTİM SETİ TANITIMI

CD SETİ TANITIMI

GENEL TANITIM

SATINALMA BİLGİLERİ