HABER

İngilizce yardımcı
kaynak olarak yurttan ve dünyadan haberler; haber, haberler, Türkçe
haberler, ingilizce haberler, aktüalite, dünyadan haberler;
açıklamalı yurt ve dünya haberleri; yurt haberleri, yurttan haber,
yurttan haberler, haberci, haberciler, haber bülteni, ingilizce
yardımcı kaynak
HABER
|
|

All passages
are subject to modification in keeping with this E-zine's
TESL (teaching of English as a second language) policies or
general humouristic approach. Factual or scientific validity
is not guaranteed...
Yayınlanan bütün
pasajlarda E-Dergimizin İngilizce öğretim anlayışı veya
genel mizahi yaklaşımı çerçevesinde değişiklik yapılabilir.
Olayların aslına uygunluk veya bilimsel geçerlik teminatı
verilmemektedir...

August
1st, 2007
| |
|
Gene for
Left-Handedness Found
Solaklık Geni Bulundu...
[Manşet kısaltması: "has been found" -------->
"found"]
Scientists have discovered the first gene which
appears to increase the odds of being
left-handed. The Oxford University-led team
believe carrying the gene may also slightly
raise the risk of developing psychotic mental
illness such as schizophrenia. |
|
|
gene
/Cİ:N/ = gen...
genie /Cİ:-ni:/ = cin (içki değil, cin-peri
tayfasından. -- Çoğulu:
genies veya
genii)...
"the first gene" = Demek ki aynı işlevi taşıyan başka genler
daha bulacaklarını da düşünüyorlar...
"appears to
increase" = arttırır gibi olduğu / arttırmakta
olduğu görülüyor / düşünülüyor -- herhalde/galiba
arttırıyor... the
odds of = şansını / olasılığını... ["sıradışı ve
küçük ihtimal" kavramından]...
left-handed,
left-handedness
X right-handed,
right-handedness...
handedness = el tercihi gösterme (insan türüne özgü, evrimde
çok önemli bir özellik)...
ambidexterous /
ambidextrous/ÆM-bi-DEKS-trıs/ = her iki elini de aynı
ustalık / beceriklilikle kullanabilen; isim hali:
ambidexterity /ÆM-bideks-TE-riti/...
believe carrying =
"believe that carrying .........etc" şeklinde yorumlayınız:
"believe" fiilinin nesnesi olarak "that" bağlacı ile kurulan
bir isim-cümlecik başlıyor...
slightly /SLAYT-li/ = az
miktarda, küçük derecede...
to raise (raised - raised)
= arttırmak... [X to rise (rose - risen) = artmak]...
illness = Başında "article -- a/an" olmamasına rağmen tekil
kullanım burada doğrudur. Çoğul kullanım da aynı derecede
doğru olurdu. Bunu nedenleri burada açıklayamayacağım ölçüde
çapraşık bir konu... Sadece yanlış olmadığına dikkatinizi
çekmek istedim.
Çalışma önerisi: Şu sözcüklerin anlamını sözlükten bulunuz:
dexterity, ambivalent, ambiguous... Ayrıca sözlükte "-ambi"
öneki ile başlayan işinize yarayabilecek başka sözcükler de
belirleyiniz ve bu öneki bilgi dağarcığınıza mal ediniz.
| |
|
India
Eyes Tree Planting Record
Hindistan Gözünü Ağaç Dikme Rekoruna Dikti...
Gözü Rekorda...
[Bakıyor... Süzüyor... "to eye" şeklindeki fiil
kullanımına dikkat ediniz. İngilizce'nin en
beğendiğim ifade olanaklarından birisidir;
punduna getirip hertürlü ismi fiil olarak da
kullanabilirsiniz -- Alışılmamış kullanımlarla
çok şiirsel anlatımlar elde edilebiliyor. "To
eye" ise olağan bir ifadedir.]
The Indian state of Uttar Pradesh is attempting
to set a world record by planting 10 million
trees in a single day on Tuesday. Officials say
the plantings are designed to raise awareness of
the need to protect the environment. In all,
10,266,736 saplings will be planted at 9,320
sites across Uttar Pradesh's 70 districts.
In 2006, nearly a million trees were planted in
a three-day event.
The record stands at 852,587 trees, planted in
6,284 locations in Tamil Nadu state in 2006. |
|
|
tree planting = ağaç dikme...
to set a record = rekor
kırmak, rekor tesis etmek...
to raise awareness = bilinci
arttırmak... in all = toplam...
| |
|
A Tight
Schedule Awaits Parliament
Meclis'i Yoğun bir Program Bekliyor
[tight /TAYT/ = sıkı; gevşek veya bol olmayan...
Tersi "loose" /LU:S/ = gevşek... Fiiller: to
tighten X to loosen = sıkılamak X gevşetmek...
Peki, bu sözcük Türkçe'ye girmiş midir? Pek
tabii... Örneğin bendeniz, tayt giyen ile mini
etek giyen cins-i lâtifler arasında bînamaz...]
Turkland enters a new phase from now until the
end of September, when a new president, a new
speaker of Parliament, a new government and new
ministers will be elected.
The Supreme Election Board (YSK) convened
yesterday and discussed the latest appeals filed
regarding the results. The head of the YSK,
Muammer Aydın organized a press conference to
announce the results and the number of seats
political parties received. |
|
|
schedule /ŞE-cuıl/ = program, zamanlama takvimi /
çizelgesi... (the) Speaker (of the Parliament) = Meclis
Başkanı... minister /Mİ-nistı/ = bakan...
to convene
/kın-Vİ:N/ = toplanmak, toplantı yapmak amacıyla bir araya
gelmek... appeal /ı-PİIL/ = (burada) başvuru (üst
mahkemeye, vs)...
regarding = konusunda, ilişkin olarak...
| |
|
Velox on
Air in Çeşme
Velox Çeşme'de Faaliyete Geçti
İzmir's well-known nightclub Velox opened its
doors in June in Çeşme's Aya Yorgi cove for the
summer season. Çeşme -- a favorite spot for
İzmir's high society to hang out -- boasts an
indigenous population of 20,000, which swells
closer to 300,000 during the summer months. |
|
|
cove /KOUV/ = koy... spot = (burada) mahal, yer... to hang
out = "takılmak", bir yerin müdavimi olmak... to boast (of)
/BOUST/ = böbürlenmek, aşırı övünmek... (burada: "sahip
olmak"... indigenous /in-Dİ-cinıs/ = yerlisi, endojen... to
swell = şişmek... Çeşme -- ...... -- = tire ile ayrılan bu
tür ifadeleri parantez içinde verilen birer açıklama olarak
değerlendiriniz...
----------------------------------------------------------------------
Doç. Dr. Yalçın İzbul
Browse our free Internet publications: Ücretsiz İnternet yayınlarımıza bir göz atınız, derim...
http://www.ingilizce-ders.com
--------------------------------------------------------
Süper İngilizce Eğitim Setimiz -- Bilgi için tıklayınız:
http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/mesaj.htm

August
2nd, 2007
| |
|
Canary
Islands on Fire
Kanarya Adaları Alevler İçinde
Five days of forest fires on the Canary Islands
have caused widespread damage and forced
thousands of people to leave their homes. So
far, up to twelve thousand people have had to
leave their homes and take refuge in the town of
Mogan.
Some of the fires have now been brought under
control, but those earlier evacuated from their
homes now come back only to find their homes
burnt down to cinders. |
|
|
forest fire =
orman yangını...
widespread damage = yaygın / geniş boyutlu hasar /
zarar ziyan... to
force smb to do sth = bir kimseyi birşey yapmağa
mecbur bırakmak, zorla yaptırtmak...
so far = şu
ana değin, bugüne değin...
up to a thousand
= bine varan, neredeyse bin, bin kadar çok...
"have had to leave"
= "have to" = zorunda olmak, zorunda kalmak yerdımcı
fiilinin present perfect kullanımı... "Evlerinden ayrılmak
zorunda kaldılar / kalmış bulunuyorlar...
to take refuge (in)
/REF-yu:c/ = sığınmak; medet umarak oraya gitmek... [refugee
/REF-yu:ci/ = mülteci, kaçıp sığınan...
to bring under
control = "kontrol altına almak"... Buradaki tense :
present perfect passive...
those evacuated
= those people who had been evacuated; those people who were
evacuated [kısaltılmış sıfat-cümlecik; bu tür participle
kullanımlarını mutlaka öğrenmeniz gerekiyor]...
cinders /SİN-dırz/
= sönmüş korlar, yanma sonunda oluşan cüruf...
to be burnt down to
cinders = yanıp kül olmak, tamamen yanıp yerle bir
olmak...
only + mastar (infinitive) şeklinde çoğu zaman
bağlamdan çıkarsamak zorunda olduğunuz yapı... Bu ilginç
kullanım için Eğitim Seti'mizde verdiğim açıklamayı
aşağıya aynen alıyorum:
20
He survived the
plane crash only to die in a car accident.
Uçak
kazasından kurtuldu ama bir araba kazasında öldü.
21
He returned to the
place (only) to learn that it had been sold to another firm.
Oraya
döndü, ama başka bir şirkete satılmış olduğunu öğrendi.
ÇOK ÖNEMLİ NOT: "Only + mastar" ile kurulan bu
yapıya dikkatinizi çekmek isterim. (Daha da kötüsü,
"only" bazen düşürülebilir, kullanılmayabilir de)...
Hernekadar mastarlar amaç belirtmek için
kullanılıyorlarsa da, burada "araba kazasında ölmek
için" çevirisinin geçerli olmayacağı açıktır. Bu yapıyı
tümcenin gelişinden anlamak zorundasınız ve Türkçe'ye
çevirisi genelde "......, ama ...." şeklinde yapılır.
İşte başka örnekler:
Many would-be
investors go into business with great expectations only
to watch helplessly as their capital becomes smaller and
smaller.
Pekçok sözde (would-be = "olacaktı ama olamadı")
yatırımcı büyük umutlarla iş hayatına atılırlar, ama
sermayelerinin küçülüşünü umutsuzlukla seyretmekten
başka birşey yapamazlar...
I hate running
to the station to catch a train only to find out that it
has been taken off service.
Tireni yakalayacağım diye istasyona koştur, sonra da
hizmetten kaldırıldığını öğren: Tam nefretlik bir
durum!...
NOT: Ne var ki, aşağıdaki "if only" yapısını
bununla karıştırmayınız:
It is well worth
visiting these secluded islands if only to watch the
magnificent sunsets.
Bu
ücra adaları ziyaret etmek, sırf şahane
günbatımlarını seyir için bile olsa değer...
Çalışma
önerisi: Google'da çift tırnak içinde "only to find"
anahtar sözcüğü ile araştırma yapınız; karşınıza çıkacak
binlerce cümleden seçerek anlamı irdeleyiniz.
| |
|
Energy
Crisis at Turkland's Doorstep
Enerji Krizi Türkiye'nin Kapısına dayandı
["doorstep"= kapının eşiği]
Officials say the spread of power cuts
throughout the country is imminent given that
the current energy production fails to meet
overall public consumption. They warn power cuts
will have catastrophic impacts on the country’s
fragile economy. |
|
|
officials =
yetkililer... [Fakat,
"official"
sözcüğünün ayrıca bir sıfat olarak "resmî" anlamında
kullanılabildiğini de unutmayınız... Bir
"office"
(=mevki) sahibi iseniz, tabii ki siz bir "yetkili"
olursunuz; arzularınız da tabii ki "resmîyet" kazanır,
yaaaa!... power cut
= elektrik kesintisi...
imminent /İ-minınt/
= kısa bir süre sonra gerçekleşmesi beklenen; kısa bir süre
içinde vuku bulması kaçınılmaz... ...
overall =
toplam... impact
/İM-PÆKT/ = "etki" (vurup/çarpıp izini bırakmak
kavramından)...
fragile = kırılgan, pek narin... Brit okunuş: /FRÆ-cayl/
; ABD, /FRÆ-cıl/
given that
= "......... olduğu gerçeği karşısında"; "elimizdeki durum
böyle-böyle olduğuna göre"; "........ olması durumunda"...
Bu yapıyı da burada ayaküstü açıklamak pek mümkün değil.
Lütfen kalıp halinde not ediniz, ve görünce tanımağa
çalışınız. Üstüne üstlük, varyasyonları en az kendisi kadar
dehşetengiz olabilir veya olmayabilir. İşte size birkaç
örnek:
Given the
fact that none of the participants understood English,
you should have brought along an interpreter to do
simultaneous translation for them.
She should
be able to do it, given the chance.
Three coins
are tossed. Given that one of the 3 coins turns up head,
what is the probability of getting all 3 heads?
Find the
equation of a line given that you know two points it
passes through.
----------------------------------------------------------------------
Doç. Dr. Yalçın İzbul
Browse our free Internet publications: Ücretsiz İnternet yayınlarımıza bir göz atınız, derim...
http://www.ingilizce-ders.com
--------------------------------------------------------
Süper İngilizce Eğitim Setimiz -- Bilgi için tıklayınız:
http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/mesaj.htm


Dostlarınızın
e-mail adresini göndererek Grubumuza üye
kaydettirebilirsiniz. Sizden bir armağan olduğu kendilerine
iletilecektir.
susannah@ingilizce-ders.com
|
|
HABER

İngilizce yardımcı
kaynak olarak yurttan ve dünyadan haberler; haber, haberler, Türkçe
haberler, ingilizce haberler, aktüalite, dünyadan haberler;
açıklamalı yurt ve dünya haberleri; yurt haberleri, yurttan haber,
yurttan haberler, haberci, haberciler, haber bülteni, ingilizce
yardımcı kaynak
HABER
|