HABER

İngilizce yardımcı
kaynak olarak yurttan ve dünyadan haberler; haber, haberler, Türkçe
haberler, ingilizce haberler, aktüalite, dünyadan haberler;
açıklamalı yurt ve dünya haberleri; yurt haberleri, yurttan haber,
yurttan haberler, haberci, haberciler, haber bülteni, ingilizce
yardımcı kaynak
HABER
|
|

All passages
are subject to modification in keeping with this E-zine's
TESL (teaching of English as a second language) policies or
general humouristic approach. Factual or scientific validity
is not guaranteed...
Yayınlanan bütün
pasajlarda E-Dergimizin İngilizce öğretim anlayışı veya
genel mizahi yaklaşımı çerçevesinde değişiklik yapılabilir.
Olayların aslına uygunluk veya bilimsel geçerlik teminatı
verilmemektedir...

August
3rd, 2007
| |
|
A Bridge
over the Mississippi River Collapses
Misisipi Nehri Üzerinde Bir Köprü Çöktü
[Unutmayınız: "Taze" olaylar için Present Tense
kullanılması manşetlere özgüdür]
US emergency teams are searching for bodies a
day after a bridge over the Mississippi river
collapsed, killing a number of people. At least
four people are confirmed dead with up to 30
missing. US officials are not linking the
collapse to terrorism.
Minnesota Governor Tim Pawlenty ordered an
immediate inspection of all bridges in the state
with similar designs. He said the bridge was
last inspected in 2006 and no significant
structural problems were found.
Mr Pawlenty said the collapse was a "catastrophe
of historic proportions". |
|
|
emergency teams
/i-MÖ:-cınsi-Tİ:MZ/ = acil durum ekipleri...
body /BA-di/
= (burada) ceset...
to collapse /kı-LÆPS/ = çökmek, olduğu yere
yığılmak...
"killing" = burada, "and it/this killed" cümlesinden
kısaltma yapısı...
Kimse kusura
bakmasın: Participle'lar ile yapılan
kısaltılmış cümle formlarını şıppadanaktan
tanıyacak ve kullanabilecek düzeye gelmedikçe İngilizce'de
bir yerlere ulaşamazsınız... Ve bu yapıları en iyi şol
bencileyin çırpınan hocanızın Eğitim Seti'nden
öğrenebilirsiniz...
a number of
(people, things, etc) =
bir dizi; üç-beş
veya yedi-sekiz (insan, şey, vs)...
at least = en
azından, hiç olmazsa, asgarisi...
"are confirmed dead"
= "ölmüş oldukları doğrulandı/doğrulanıyor"...
to link =
bağlantılandırmak, ilişikilendirmek...
missing =
kayıp...
[ÖRNEK: the casualties /KÆ-juılti:z/ (zayiat) = the
dead + the wounded + the missing (ölüler, yaralılar ve
kayıplar)]...
governor =
"vali"... "ordered
an immediate inspection ......etc" = "eyaletteki
benzer dizaynda bütün köprülerin acilen denetlenmeğe
başlanmasını emretti"...
"no significant
structural problems were found" = "hiçbir önemli
(=kayda değer) yapısal sorun bulunmamıştı"...
"catastrophe of
historic proportions" = tarihsel boyutlarda bir
felaket, tarihe geçecek bir felaket...
| |
|
Practical Tips for "Thirsty" Ankara Residents
"Susamış" Ankara Halkı için Pratik Öğütler
["tip" = ipucu, tavsiye, "tiyö"... "resident" =
bir yerde daimi oturan, "mukim"]
The long-dreaded water cuts started in the
capital. The city is divided into two zones,
with each zone receiving water at intervals of
48 hours.
Drinking water should be kept in glass
containers instead of plastic ones and protected
against exposure to the sun. Water tanks should
be cleaned and chlorinated, say experts
The Greater Ankara Municipality plans to bring
water from the Kızılırmak river in five months. |
|
|
long-dreaded
/DRE-did/ = beklentisiyle uzun zamandır korkulan... [dread
/DRED/ = aşırı korku...
dreadful =
dehşetengiz, pek kötü, pek korkunç...]
"with each zone
receiving... etc" = "with" bağlacını
"olmak üzere / olacak şekilde"
şeklinde çeviririz: "herbiri 48 saat aralıklarla su almak
üzere, alıyor şekilde...
interval /İN-tıvıl/
= zaman aralığı, araya giren zaman, verilen zaman arası...
drinking water
= içme suyu...
container = kab, mahfaza...
exposure to the sun
/iks-POU-jı/ = güneşe maruz kalma...
the Greater Ankara
Municipality = Ankara Büyükşehir Belediyesi...
"The greater Ankara Municipality" veya "Ankara Greater
Municipality" veya "the Greater Municipality of Ankara" gibi
deyimlemeler, biz Türklerin bir icadı ve İngiliz diline bir
katkımız gibi görünüyor. Kaynağını veya nedenini
açıklayamayacağım. Ama itiraf etmeliyim ki, bu defa cuk
oturtmuşuz... "The greater London Authority" veya "the
greater London area" gibi kullanımlar olağandır. Fakat,
***"London/Washington Greater Municipality" veya ***"the
Greater Municipality of London/Washington" hiç işitilmez.
"The greater London Municipality" deyimlemesine ise bir
çuval pirinçte ancak bir-iki kere rastlanabilir.
----------------------------------------------------------------------
Doç. Dr. Yalçın İzbul
Browse our free Internet publications: Ücretsiz İnternet yayınlarımıza bir göz atınız, derim...
http://www.ingilizce-ders.com
--------------------------------------------------------
Süper İngilizce Eğitim Setimiz -- Bilgi için tıklayınız:
http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/mesaj.htm

August
6th, 2007
| |
|
European
Heatwaves "Have Doubled"
Avrupa'daki Sıcak Dalgaları İki Katına Çıkmış
Bulunmaktadır
[Süresi mi? Sayısı mı? Bunu ancak pasajdan
anlayabileceğiz.]
The duration of heatwaves in Western Europe has
doubled since 1880, a study has shown. The
authors of the research also discovered that the
frequency of extremely hot days has nearly
tripled in the past century.
The heatwave experienced by Europe in 2003 had
major adverse socio-economic and environmental
effects. Thousands of elderly people died.
Forests were devastated by fire, water
ecosystems were strained, and the total mass of
Alpine glaciers shrank by 10%.
The authors say we can expect extreme weather
events like this to occur more frequently in
future. |
|
|
duration =
süre... heatwave
= "sıcak dalgası"...
to double = iki katına çıkmak veya çıkarmak...
to triple =
üç katına çıkmak veya çıkarmak...
to quadruple
= dört katına çıkmak veya çıkarmak...
Bir de şu açıdan bakalım: twins = ikizler... triplets =
üçüzler... quadruplets = dördüzler... quintuplets =
beşizler... sixtuplets = altızlar... Peki, "yedizler" için
bir sözcük yok mu? Va--a--ar... Tavşan!!
adverse effect
= olumsuz etki, ters etki, "aksi tesir"... "elderly
people" = "old people" demek epice soğuk ve zalimce
kaçtığı için, onun yerine kullanılan daha yumuşak bir
deyimleme... to
devastate /DE-vıs-TEYT/ = mahfetmek, çok büyük
tahribata uğratmak...
to strain =
gücünü zorlamak, büyük baskı altında tutarak zorlanmasına
neden olmak... [yukarda edilgen çatıda kullanılıyor]...
glacier /GLÆ-siı/
= buzul... to shrink
= büzüşerek, kendi içine doğru çekilerek küçülmek... "shrunken
head" = Maori kafatası avcılarının, "büzüştürüp"
(kemiklerini çıkararak) boyunlarına astıkları düşman
kafatasları... "headshrinker"
= psikiatrist!!
| |
|
No
Water, No Rafting
Su Yoksa, Rafting de Yok
["No Woman, No Cry" (popüler şarkı) "Hayatınızda
bir kadın yoksa, gözyaşı(nız) da yok demektir...
"Long time, no see" = Uzun zamandır seninle
görüşemedik... Bu tip popüler günlük dil
deyişlerinde gramer filan arayıp kendinizi
üzmeyiniz.]
Officials say the spread of power cuts
throughout the country is imminent given that
the current energy production fails to meet
overall public consumption. They warn power cuts
will have catastrophic impacts on the country’s
fragile economy. |
|
|
to identify with
= kendisini onunla tanımlamak ve özdeşleştirmek...
to affect =
[fiil] etkilemek...
effect = [isim] Türkçe'ye genellikle "etki"
kavramıyla çeviri verir. Aslında, "cause and effect"
= "sebep ve sonuç" tanımlamasında gördüğümüz
anlamı taşır...
drought /DRAUT/ = kuraklık...
insufficient
= yetersiz...
rainfall = (yağmur şeklinde) yağış... [Her türlü
"yağışı" kapsayan sözcük: precipitation]...
dam /DÆM/
= baraj... to reduce
by half = yarıya indirmek... ["by a half" veya "by
one-half"; bunlar da işitilebilir]...
at the sight of
= görünce, manzarası karşısında [buradaki "manzara" "güzel
manzara" anlamındaki "manzara değil, tabiatıyla]...
riverbed =
nehir yatağı...
Köyceğiz district administrative office = Köyceğiz
Kaymakamlığı...
representative = temsilci... ***"irrigation
unions" = "Sulama Birlikleri" -- İngilizce'de tuhaf
bir kavram oluşturan bu deyimlemenin, bizim kuruluşlar ve
basınımız tarafından İngilizce'ye bir armağan olduğu
anlaşılıyor!!...
[Bildiğim bir konu değil, ama şu tür deyimlemeler geçerli
olabilir: (federation/confederation of) irrigation
associations/agencies/bodies...etc -- USA veya Brit.
sistemini bilenler bize yazıp aydınlatırlarsa sevinirim.]
Herşey iyi güzel de, şu "rafting" sözcüğüne
bir karşılık bulamaz mıydık? Aslında, "raft" =
"sal" (=basit taşıt aracı) demek olduğuna
göre, "sallama" çok iyi bir karşılık olurdu,
ama bizim çok ciddi dil polisleri tarafından kabule şayan
görülmez diye korkuyorum...
Bir de, "dam authorities" yazmakta ne derece
zorlandığımı bilemezsiniz... Elim hep şunu yazmağa kayıyor:
DAMNED AUTHORITIES!!
----------------------------------------------------------------------
Doç. Dr. Yalçın İzbul
Browse our free Internet publications: Ücretsiz İnternet yayınlarımıza bir göz atınız, derim...
http://www.ingilizce-ders.com
--------------------------------------------------------
Süper İngilizce Eğitim Setimiz -- Bilgi için tıklayınız:
http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/mesaj.htm


Dostlarınızın e-mail adresini göndererek Grubumuza üye
kaydettirebilirsiniz. Sizden bir armağan olduğu kendilerine
iletilecektir.
susannah@ingilizce-ders.com
|
|
HABER

İngilizce yardımcı
kaynak olarak yurttan ve dünyadan haberler; haber, haberler, Türkçe
haberler, ingilizce haberler, aktüalite, dünyadan haberler;
açıklamalı yurt ve dünya haberleri; yurt haberleri, yurttan haber,
yurttan haberler, haberci, haberciler, haber bülteni, ingilizce
yardımcı kaynak
HABER
|