HABER

İngilizce yardımcı
kaynak olarak yurttan ve dünyadan haberler; haber, haberler, Türkçe
haberler, ingilizce haberler, aktüalite, dünyadan haberler;
açıklamalı yurt ve dünya haberleri; yurt haberleri, yurttan haber,
yurttan haberler, haberci, haberciler, haber bülteni, ingilizce
yardımcı kaynak
HABER
|
|

All passages
are subject to modification in keeping with this E-zine's
TESL (teaching of English as a second language) policies or
general humouristic approach. Factual or scientific validity
is not guaranteed...
Yayınlanan bütün
pasajlarda E-Dergimizin İngilizce öğretim anlayışı veya
genel mizahi yaklaşımı çerçevesinde değişiklik yapılabilir.
Olayların aslına uygunluk veya bilimsel geçerlik teminatı
verilmemektedir...

August
16th, 2007
| |
|
Chavez Seeks Support from Russia Trip
Chavez Rusya Gezisi ile Destek Arayışında
Venezuela's close relations with Russia are an
example of President Hugo Chavez's quest to
minimise Washington's influence in the world,
especially in Latin America. While at home Mr
Chavez has concentrated on building a socialist
republic, when it comes to international
relations his main objective has been to push
for a multi-polar world.
Washington sees Mr Chavez as the main source of
instability in Latin America, a role previously
associated with Fidel Castro's Cuba. But Mr
Chavez knows that if he is to stand up to the
United States in the international arena he
needs friends. |
|
|
to seek
(sought - sought) = aramak, özlemle aramak, çok istemek... (hide
and seek = saklambaç oyunu...
AHMET: "Let's play hide'n seek." HASAN: "Okay, but who's
going to be it (=ebe)? MEHMET: "Okay, I'll count, you
hide.")...
quest =
arayış; arayış yolculuğu... "when
it comes to international relations" = iş/konu/mesele
uluslararası ilişkilere gelince...
objective =
hedef, amaç... to
push for = ısrarla olmasını sağlamağa çalışmak...
multi-polar /MAL-ti-POU-lı/
= çok kutuplu...
instability = istikrarsızlık...
----------------------------------------------------------------------
Did you know that you can find on our Website the most
detailed English-Turkish list on the Internet (with
pronunciation notes) of "Countries, Nationalities, and
Languages" ? İnternet'te mevcut ve olabilecek
İngilizce-Türkçe en ayrıntılı ve telaffuzlu "Ülkeler,
Milletler, Diller" çizelgesini Websitemizde bulabileceğinizi
biliyor muydunuz?
http://www.ingilizce-ders.com/ingilizce-ders/almanak/milletler-diller.htm
----------------------------------------------------------------------
| |
|
Nothing
Unusual about the Level of Rainfall
Yağış Düzeyinde Olağandışı Bir Durum Yok
[Eeee? Niye akmıyor mahallede sular?!]
According to data covering the period 1970-2007,
no region in Turkland shows signs of
desertification, stated Adnan Ünal, head of
Turkland's General Directorate of Meteorology.
“One cannot argue that Turkland will turn into a
desert and agricultural activities will grind to
a halt by taking only two months' statistics
into consideration. These statements are neither
scientific nor coherent,” argued Ünal.
Commenting on recent media reports warning that
“Turkland will become Africa,” he denied that he
or his colleagues corroborated these claims. |
|
|
to cover the period
of = süresini kapsamak ("üzerini kaplamak, örtmek"
kavramından)...
desertification = çölleşme...
general directorate
= genel müdürlük...
to grind to a halt = giderek azalarak (gacırdıya
gıcırdıya) sonunda durmak...
to take into
consideration = dikkate almak, hesaba katmak... "by
taking only two months' statistics into consideration"
= "yalnızca iki aylık istatistikleri dikkate alarak"...
coherent /kı-HİI-rınt/
= içtutarlılığı olan, kendi içinde uyumlu bir bütünlük
içinde, abuk-subuk ve uyumsuz parçacıklar halinde değil...
to corroborate
= aynı fikirde olmak; o görüşü desteklemek... [Bu kavramı,
to collaborate
= "birlikte çalışmak, işbirliği içinde çalışmak, aynı işe
katkıda bulunmak" kavramı ile karıştırmayınız]...
YORUM... “Turkland will become Africa...” -- Those
who think so are being overly optimistic. The fact is
Turkland is already in a far worse state than many places
that the word "Africa" conjures up. "Türkiye Afrika
olacak..."
Böyle düşünenler aşırı iyimser davranmış olurlar... Gerçek
odur ki, Türkiye daha şimdiden "Afrika" sözcüğünün
zihinlerde uyandırdığı ülkelerin çoğundan daha kötü bir
durumda...
----------------------------------------------------------------------
Doç. Dr. Yalçın İzbul
Browse our free Internet publications: Ücretsiz İnternet yayınlarımıza bir göz atınız, derim...
http://www.ingilizce-ders.com
--------------------------------------------------------
Süper İngilizce Eğitim Setimiz -- Bilgi için tıklayınız:
http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/mesaj.htm

August
17th, 2007
| |
|
PNGeans
Apologize for their Cannibal Forefathers
Papua Yeni Gine'liler Yamyam Ataları için Özür
Diledi/Diliyor
[Unutmayınız: Manşetlerde "taze geçmiş" olaylar
için (burada, özür dilemek)
Present Tense kullanılabilir]
The descendants of cannibals in Papua New
Guinea, who killed and ate four Fijian
missionaries in 1878, have recently apologized
for their forefathers' actions. The missionaries
were part of a group of Methodist ministers and
teachers who arrived in PNG in 1875 to spread
Christianity.
The head of the mission, English pastor George
Brown, avenged the killings by taking part in an
expedition that resulted in the deaths of a
number of tribespeople and the torching of
several villages. |
|
|
cannibal /KÆ-nibıl/
= yamyam...
cannibalism /KÆ-nibılizm/ = yamyam...
(Telaffuz Notu: Biliyorsunuz, yurdum insanı hertürlü "izm"i
yaya yaya /i:-zim/ şeklinde söylemeyi âdet edinmiştir.
İngilizce'de bunu yapmayınız; kısaca /izm/ şeklinde sözcüğe
ekleyiniz...
descendants
/di-SEN-dınts/ = soyundan gelenler, "ahfâd"...
forefathers =
atalar, cedler...
Methodist = Metodist mezhebine mensup...
minister =
papaz (Her mezhebin "papaz" karşılığı farklı sözcükler
kullanabildiğini not ediniz)...
to spread
(spread - spread) = yaymak...
pastor /PÆS-tı/
= köy/mahalle papazı...
[Louis Pasteur'un soyadı Fransızca'da "papaz" anlamına
geliyor; fakat bu isim babalığı dışında, "pasteur/pastor"lar
ve "pastörize süt" veya "pastörizasyon" arasında kaçınılmaz
bir ilişki olduğu söylenemez.]...
to avenge /ı-VENC/
= öcünü almak...
expedition = belli bir amaçla yapılan organize
seyahat; ki bu fütuhat veya cezalandırmaya yönelik askeri
bir harekat da olabilir...
a number of =
"bir dizi" -- duruma göre üç-beş, veya yedi-sekiz, yada
hatta otuz-otuzbeş...
tribe =
kabile...
tribespeople = "tribesman/tribesmen"
daha yaygın kullanımlardır...
torch =
meş'ale... to torch = ateşe verip cayır cayır yakmak...
[Kavramın kökeninin bulmak için, 19'uncu yüzyıldan bir köy
yakma olayını gözünüzde canlandırınız.]
several =
birkaç/birçok: üç-beş, yedi-sekiz...
| |
|
Turkish
Central Bank Leaves Rates Steady
T.C. Merkez Bankası Faiz Oranlarını Değiştirmedi
Turkland's Central Bank left its benchmark
interest rate untouched for the 13th consecutive
month, as expected. However the bank noted that
it would be keeping a watchful eye on
international liquidity developments, reported
Reuters.
Following the monthly meeting of its Monetary
Policy Committee, the Ankara-based bank said it
had decided to leave the overnight borrowing
rate at 17.50 percent and the lending rate at
22.50 percent. The MPC took the stance that
developments in international liquidity and
credit markets did not currently look as though
they would impact Turkland's inflation rate
negatively.
“The bank is likely to stay put until at least
October,” said İnan Demir, an economist at
Finansbank in Istanbul, "which will give it time
to assess the impact of drought, global
liquidity and the new government's fiscal
policy.''
The bank said a “measured reduction of interest
rates may begin in the fourth quarter,”
reiterating previous forecasts. |
|
|
steady /STED-i/
= kararlı ve istikrarlı, kendi yönünde oynamalar
göstermeksizin sabit karakterde ilerleyen...
to leave untouched
= değiştirmemek ("ellenMEmiş bırakmak" kavramından...
benchmark interest
rate = gösterge faiz oranı...
interest = 1.
ilgi, alaka; 2. çıkar, menfaat; 3. faiz...
consecutive
/kın-SE-kıtiv/ = ardışık, ardarda gelen...
as expected =
beklenildiği gibi...
to note = (burada) belirtmek...
to keep a watchful
eye on = dikkatle izlemek/gözlemek...
monetary policy
committee = para politikası kurulu...
Ankara-based
= merkezi Ankara'da bulunan...
to take a stance
= tavır almak, o tavrı benimsemek...
to impact negatively
= olumsuz etkilemek...
to stay put =
kıpırdamadan durmak, hareket etmemek ["nasıl koyduysam öyle
kal" kavramından)...
to be likely + mastar (the infinitive) = olması
muhtemeldir; muhtemelen öyle olacak...
at least until
October = en azından Ekim ayına kadar...
to assess =
değerlendirmek (yani, artılarını eksilerini saptamak)...
impact = etki
("vurup/çarpıp bıraktığı iz" kavramından)...
drought
/DRAUT/ = kuraklık...
fiscal policy
= mali politika... a
measured reduction = "ölçülü" bir indirim...
the fourth quarter
= dördüncü çeyrek...
to reiterate = tekrarlayarak doğrulamak, pekiştirmek
ve fikrinin değişmediğini belirtmek...
----------------------------------------------------------------------
YORUM: Pöh!! Dört yıldır indirmeğe cesaret
edemedimiz faiz oranlarını şimdi girdiğimiz türbülans
döneminde indirmek!!... Ama, müsterih olalım; Kemal Derviş
dönemi mecburi önlemlerini 2003'ten sonra da kararlılıkla
sürdüregelen muhteşem ekonomi yönetimimiz sayesinde, şimdi
Avro-Atlantik, Asya-Pasifik, Avustro-Antarktik batar...
Batar da -- BİZ DİMDİK AYAKTA DURURUZ -- SAP GİBİ.
----------------------------------------------------------------------
Doç. Dr. Yalçın İzbul
Browse our free Internet publications: Ücretsiz İnternet yayınlarımıza bir göz atınız, derim...
http://www.ingilizce-ders.com
--------------------------------------------------------
Süper İngilizce Eğitim Setimiz -- Bilgi için tıklayınız:
http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/mesaj.htm


Dostlarınızın e-mail adresini göndererek Grubumuza üye
kaydettirebilirsiniz. Sizden bir armağan olduğu kendilerine
iletilecektir.
susannah@ingilizce-ders.com
|
|
HABER

İngilizce yardımcı
kaynak olarak yurttan ve dünyadan haberler; haber, haberler, Türkçe
haberler, ingilizce haberler, aktüalite, dünyadan haberler;
açıklamalı yurt ve dünya haberleri; yurt haberleri, yurttan haber,
yurttan haberler, haberci, haberciler, haber bülteni, ingilizce
yardımcı kaynak
HABER
|