TÜRKLER İÇİN İNGİLİZCE

GÜNCEL, PRATİK

haber

dünyadan haber WORLD NEWS yurt haberleri DOMESTIC NEWS

DÜNYADAN VE YURTTAN HABERLER

Pratik ve Güncel İngilizce Çalışmak İsteyenler İçin

Doç. Dr. Yalçın İzbul

haberler

News -- 007

 

haber HABER haberler

İngilizce yardımcı kaynak olarak yurttan ve dünyadan haberler; haber, haberler, Türkçe haberler, ingilizce haberler, aktüalite, dünyadan haberler; açıklamalı yurt ve dünya haberleri; yurt haberleri, yurttan haber, yurttan haberler, haberci, haberciler, haber bülteni, ingilizce yardımcı kaynak

haber HABERhaberler

 

haber

All passages are subject to modification in keeping with this E-zine's TESL (teaching of English as a second language) policies or general humouristic approach. Factual or scientific validity is not guaranteed... Yayınlanan bütün pasajlarda E-Dergimizin İngilizce öğretim anlayışı veya genel mizahi yaklaşımı çerçevesinde değişiklik yapılabilir. Olayların aslına uygunluk veya bilimsel geçerlik teminatı verilmemektedir...

haberler

September 6th, 2007

Obituary: Luciano Pavarotti
obituary /ı--çıri/ veya ı--çuıri/ = ölüm ilanı ve kısa biyografi

 

Opera Legend Pavarotti Dies at 71

Operanın Efsanesi Pavarotti 71 Yaşında Öldü


One of the greatest figures of the opera world, Luciano Pavarotti, who was diagnosed with pancreatic cancer last year, died at his home in the northern city of Modena, at the age of 71. He had been admitted to hospital there with a fever on 8 August. He was released two weeks later following diagnostic tests.

 

to diagnose /DA-yıg-NOUZ/ = tanı (teşhis) koymak... fever /Fİ:-vı/ = ateş (yükselmiş vücut ısısı), humma... to release = Normalde "taburcu etmek" karşılığı "to discharge" sözcüğüdür. Burada "salıverilmek" kavramıyla biraz da "Git evinde huzur içinde öl" kavramı yankılanıyor...

Pavarotti was born in Modena, Italy, on 12 October, 1935, the first and only child of a baker. As a boy, he was more interested in football than music and earned his first local fame as a member of the town's soccer team.

 

baker = fırıncı... local fame = yerel şöhret... soccer /S@-kı/ = futbol...

He first sang in the town chorus with his father, an opera lover and gifted amateur tenor.

 

gifted = doğuştan yetenekli, "Tanrı/Doğa vergisi" yeteneği olan; ("armağanlandırılmış" kavramı)...

His professional debut came on 29 April, 1961, in one of the great tenor roles, Rodolfo in Puccini's La Boheme, at the opera house in Reggio Emilia.

 

debut /DEY-byu/ veya /dey-BYU/ (Yani, gerek M-tek gerekse tek-DÜM düzeninde işitilebiliyor) = topluluk içine/önüne ilk çıkış...

After Italian success came engagements in Amsterdam, Vienna, Zurich and London. In 1965, he made his US debut in a Miami production of Donizetti's Lucia di Lammermoor. It was again in the United States in 1972 that Pavarotti produced one of his legendary performances. In La Fille du Regiment at New York's Metropolitan Opera, he sang nine effortless high Cs and received a frenzied standing ovation.

 

engagements = "angajmanlar"... legendary /LE-cındıri/ = efsanevi... effortless = kolayca/rahatlıkla, fazla bir çaba göstermeğe gerek kalmaksızın... high C = ince Do... frenzied standing ovation = ayakta çılgınca alkış...

His recordings became best sellers, covering a wide range of the opera repertoire as well as anthologies of Neapolitan and other Italian songs. to cover = kapsamak... repertoire Okunuşu /RE-pıtua:/ DÜM-tekete:...



But Pavarotti's fame broadened dramatically when he took part in one of the most remarkable classical concerts of recent times during the 1990 World Cup - as one of the Three Tenors. With Jose Carreras and Placido Domingo, Pavarotti was broadcast around the world singing a selection of famous arias and popular songs. The broadcast was a major ratings hit and the subsequent record became one of the biggest-selling classical discs of all times.

 

to broaden = genişlemek veya genişletmek... remarkable = dikkate değer ("üzerinde söz söylemeğe değer" kavramından... broadcast / to broadcast = isim ve fiil aynı (telaffuzları da) Fiilin üç hali de aynı: broadcast - broadcast - broadcast... subsequent = ardından gelen...

His 1992 concert in London's Hyde Park, in the presence of Charles and Diana, the Prince and Princess of Wales, was the first classical concert in the history of the park and drew some 150,000 people.

In June 1993, more than 500,000 fans gathered to enjoy his performance in New York's Central Park. That September, he sang in the shadow of the Eiffel Tower in Paris to a further 300,000 fans.

 

to gather = toplanmak, biaraya gelmek...

In March 2004, he gave his final performance in an opera in Puccini's Tosca in New York, where he received a 11-minute standing ovation.

 

standing ovation = ayakta alkış...

Later that year, he announced he would begin a 40-city farewell tour in 2005 before "taking his leave". Health problems, however, dogged Pavarotti's farewell tour and many of the scheduled concerts were cancelled or postponed as he battled back problems, laryngitis and a throat infection.

 

to dog = (olumsuzluklar için kullanılır) peşini bırakmamak... scheduled /ŞE-cuıld/ = programlanmış... "as he battled back problems, laryngitis and a throat infection" = sırt ağrıları, larenjit ve bir gırtlak enfeksiyonu ile savaşırken / savaştığı için...

Earlier this week it was announced that he would not sing again for the rest of the year.

--------------------------------------------------------

May his soul rest in peace.

Yalçın İzbul

 

Doç. Dr. Yalçın İzbul

Browse our free Internet publications:
Ücretsiz İnternet yayınlarımıza bir göz atınız, derim...

http://www.ingilizce-ders.com

--------------------------------------------------------

Süper İngilizce Eğitim Setimiz -- Bilgi için tıklayınız:

http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/mesaj.htm

 

haber

September 12th, 2007

 

 

   

"The Grand Sex Day" in the Ulyanovsk Region, Russia!!

Rusya'nın Ulyanovsk Bölgesinde Büyük Seks Günü!!

A "family contact day" has been declared as part of the efforts to fight the demographic crisis. Nüfus krizi ile mücadele çabaları çerçevesinde bir "aile temas günü" ilan edilmiş bulunmaktadır.

The governor of Ulyanovsk region in Russia is offering prizes to couples who have babies in exactly nine months from today -- on Russia's National Day on 12 June. The governor wants couples to take the day off work to have sex. If their baby is born on the National Day, they will receive cars, TVs or other prizes.

governor /GA-vını/ (DÜM-teke) = "vâli"... region /Rİ:-cın/ = bölge... regional /Rİ:-cınıl/ = bölgesel... prize /PRAYZ/ = ödül... price /PRAYS/ = fiat, fiyat... couple /KAP-ıl/ = çift
[genelde "evli çift" anlaşılırsa da, "birlikte yaşama" durumu için veya tamamen cinsellik dışı konularda da kullanılabilir.] [Fakat, örneğin teniste filan "çift erkekler", "çift bayanlar" için: "men's doubles", "women's doubles"]... "exactly nine months from today" = bugünden başlayarak tam dokuz ay sonra... National Day /-şınıl-DEY/ = Milli Bayram. [Genellikle, ülkenin kurtuluşu, devletin kuruluşu gibi günler.] [Aşağıdaki telaffuz notuma bknz.]... to take the day off = bir günlük izin kullanmak...

The population has sharply declined since the Soviet Union collapsed, and this is the third year that Ulyanovsk, in central Russia, is offering prizes for babies born on 12 June. The initiative seems to be paying off, as the region's birth rate has risen by 4.5% over the past year.

to decline = 1. azalmak
[buradaki gibi]; 2. reddetmek [Örnek: I declined their offer.]... to collapse = olduğu yere yığılmak, yıkılmak, çökmek, göçmek... to offer a prize = ödül vaad etmek. [Lütfen aşağıdaki Türkçe imla/yazım notuma bknz.]... initiative = girişim... "seems to be paying off" = beklenilen yararı sağlamakta (olduğu) görülüyor... birth rate = doğum oranı, doğumların sıklığı...

Demographers estimate that Russia could lose 40 million people - almost a third of its current population - by the middle of the century. A combination of falling birth rates, emigration and an ailing healthcare system has led to the decline.

to estimate = belli verilere dayanarak tahminde bulunmak, "kestirmek"... emigration = dışa-göç... immigration = içe-göç... ailing /EY-ling/ = artık işlevlerini yerine getiremeyen, düşkün, eski gücünü kaybetmekte olan, hastalıklı, bozulmakta olan... ailment /EYL-mınt/ = hastalık, illet, düşkünlük...

President Vladimir Putin has introduced a scheme to encourage more children. Women who have a second or third child are eligible to receive $9,000, which can be used to pay for education or home purchases.

"has introduced" = getirdi, başlattı... scheem /SKİ:M/ = plan, desise... to encourage /in-KA-ric/ (tek-DÜM-tek) = teşvik etmek, cesaretlendirmek, yüreklendirmek... eligible /E-licibl/ (DÜM-teketek) = uygun, layık
("seçilmeye değer" kavramından)... purchase /PÖ:-çıs/ = satınalma, mübayaa...

 

İzbul's Comments:

Aman, dikkat... Besbelli, komşularımız atağa kalkıyor... Aman, bizler de gayretten geri durmayalım. Gün bu gündür. Hamiyet, şecaat, azim günüdür. Alt tarafı, sofraya bir tabak daha...

----------------------------------------------------------------------

Telaffuz Notu:

Nature, natural : /NEY-çı/
fakat /-çırıl/

Nation, national : /NEY-şın/
fakat /-şınıl/

Kısacası, ikinci sözcükler /ei/ ile değil /a/ ile /e/ arası (ve kısa) bir ses olan /æ/ ile söylenecek.

international : /inti--şınıl/

*  *  *  *  *

Türkçe İmlâ/Yazım Notu: Bazen de "vâdetmek" şeklinde yazarım. Neden "reddetmek" sözcüğünü bitişik fakat "vaad etmek" sözcüklerini ayrı yazmışım şeklinde sorular yöneltmemenizi rica ederim. Vurdumduymazlık sonucu veya klavye hatası olabileceğini düşünmeyiniz; "kafasına göre takılıyor," deyip geçiniz. İnternet'te dil polislerinin birlikte mutlu oldukları yeterince site var...

----------------------------------------------------------------------

Süper İngilizce Eğitim Setimiz -- Bilgi için tıklayınız:

http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/mesaj.htm

----------------------------------------------------------------------

haber

September 13th, 2007

 

Peru Blood Banks Face HIV Crisis
Peru Kan Bankaları HIV Krizi ile Karşı Karşıya

Dozens of blood banks in Peru have been closed after at least four people were infected with the HIV virus through contaminated transfusions. The government said all 240 of the country's facilities would be thoroughly screened, amid what is being described as a national emergency.

"have been closed" = kapatılmış bulunmaktadır
(= ve halen de kapalıdır) (present perfect passive)... at least = 1. en azından; 2. hiç olmazsa... Örnekler: "Don’t you love me, at least just a little?" -- "Tell her that you love her at least once a week."... to be infected with = kendisine/kendilerine bulaşmış olmak, "kapmış" olmak, "enfekte" olmuş olmak / "enfekte" durumda olmak... through = yoluyla, aracılığıyla... contaminated transfusions = "kontamine" (zararlı mikroorganizmalar veya kimyasallar vs taşıyan) kan nakilleri... facilities /fı--li-Tİ:Z/ (tek-DÜM-tek-DÜ:M)= tesisler, kuruluşlar... [Telaffuz Notu: KAPİTAL KALIN yazılış = Birincil (kuvvetli) vurgu... KAPİTAL NORMAL yazılış = İkincil vurgu... Minüskül yazılış = vurgusuz]... = thoroughly = tam olarak, titizlikle, boydan boya, baştan başa. [Bir önceki cümlede geçen "through" sözcüğüne göre yazılış farkına önemle dikkat ediniz]... to screen = taramak [saç taraması değil; bir alan araştırması; bilfiil elden geçirme ve kontrol olarak "taramak"]... amid / amidst = 1. ortasında, tam aralarda bir yerde; 2. (burada olduğu gibi) "bir yandan diğer olaylar devam ederken"...

Officials insisted Peru's blood banks met international standards and urged people to continue giving blood. "We do not want people to panic, what we have to do is be more careful, strengthen our care of patients," said Health Minister Carlos Vallejos.

to insist = ısrar etmek, ısrarla savunmak, fikrinde direnmek... to meet the standards = standartları karşılamak, standartlara uygun olmak... to urge /Ö:C/ = acildir/önemlidir çağrısında bulunmak; önemle önermek veya tavsiye etmek...
[Telaffuz notu: Verdiğim telaffuzlar "BBC" İngilizce'sidir. Özellikle Amerikan şivelerinde /r/ sesi belirgin şekilde işitilecektir]... "what we have to do" = "yapmak zorunda olduğumuz şey / yapmamız gereken şey"... to strengthen = "to make stronger"; kuvvetlendirmek, daha güçlü kılmak... [Aşağıda, gramer notuna bknz.]

The crisis became apparent after 44-year-old Judith Rivera contacted the media earlier this week to say she had been infected with HIV during a routine operation. Mrs Rivera, a mother of four, said she was taking legal action to claim compensation.

"the crisis became apparent" = kriz gözle görülür elle tutulur (âşikar) hale geldi... "apparent" okunuşu /ı'-rınt/... "contacted the media" = medya ile temasa geçti... "to say" = "söylemek için"
-- Cümle içinde bu şekilde rastladığınız mastar kullanımları çoğu zaman burada olduğu gibi "amaç belirten" ifadelerdir. "I just called to say 'I love you,'." = "Sadece, seni sevdiğimi söylemek aramak için aradım"... to take legal action = yargıya müracaat etmek, mahkemeye vermek... to claim compensation = tazminat talebinde bulunmak...

"What is done is done, as they say, and a life has no price tag," she said during the news conference.

"'What is done is done,' as they say." = "'Olan oldu bir kere,' hani derler ya."... "has no price tag" = üzerinde fiat etiketi yok -- değeri ölçülebilir mi?...

 

GRAMER NOTU: "What I want to do now is to go home and relax a little." (Şimdi yapmak istediğim şey eve gidip biraz dinlenmek.) Klasik gramerde beklentimiz burada tam mastar ("to" ile) kullanılması olmasına karşın, günümüz İngilizce'sinde yalın mastar ("to" 'suz) çok daha yaygındır. Özellikle öğretmen arkadaşların dikkatine sunuyorum: Unutmayalım ki çocuklarımız İngilizce'lerini büyük ölçüde artık İnternet'ten öğreniyorlar. [Konuşurken, yalın mastar tercih ederseniz, "is" den sonra çok kısa bir "es" vermenizi tavsiye ederim.]

----------------------------------------------------------------------

Doç. Dr. Yalçın İzbul

Browse our free Internet publications:
Ücretsiz İnternet yayınlarımıza bir göz atınız, derim...

http://www.ingilizce-ders.com

--------------------------------------------------------

Süper İngilizce Eğitim Setimiz -- Bilgi için tıklayınız:

http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/mesaj.htm

haberler

haber-006     haber-endeks     haber-008

Dostlarınızın e-mail adresini göndererek Grubumuza üye kaydettirebilirsiniz. Sizden bir armağan olduğu kendilerine iletilecektir. susannah@ingilizce-ders.com

haber HABER haberler

İngilizce yardımcı kaynak olarak yurttan ve dünyadan haberler; haber, haberler, Türkçe haberler, ingilizce haberler, aktüalite, dünyadan haberler; açıklamalı yurt ve dünya haberleri; yurt haberleri, yurttan haber, yurttan haberler, haberci, haberciler, haber bülteni, ingilizce yardımcı kaynak

haber HABERhaberler

 

 Site Anasayfa       İzbul's Almanack       Bilmece/Bulmaca       Çeşitli testler       Başka Kaynaklardan

  E-Kitap          Eğlence-Okuma       Dergi Ekleri         Eski Sayılar         Fıkralar         Gramer Testleri

  Karikatür      Dersler      Okuma Parçaları      Testler      Sınıflandırılmış Testler      Gözlem ve Notlar

 İnternet Kaynakları        Çocuk Siteleri         Alıntı Testler         Özdeyişler        Sitemizden Seçmeler

  Seviye Tespit        Komik Kelimeler       Konuşma Dili       Yardımcı Başvuru       Yeni Dizi

 Sözcük Testleri       Püf Noktaları       Komik Haberler       Atasözleri       Ekler ve Kökler