TÜRKLER İÇİN İNGİLİZCE

GÜNCEL, PRATİK

haber

dünyadan haber WORLD NEWS yurt haberleri DOMESTIC NEWS

DÜNYADAN VE YURTTAN HABERLER

Pratik ve Güncel İngilizce Çalışmak İsteyenler İçin

Doç. Dr. Yalçın İzbul

haberler

News -- 010

 

haber HABER haberler

İngilizce yardımcı kaynak olarak yurttan ve dünyadan haberler; haber, haberler, Türkçe haberler, ingilizce haberler, aktüalite, dünyadan haberler; açıklamalı yurt ve dünya haberleri; yurt haberleri, yurttan haber, yurttan haberler, haberci, haberciler, haber bülteni, ingilizce yardımcı kaynak

haber HABERhaberler

 

haber

All passages are subject to modification in keeping with this E-zine's TESL (teaching of English as a second language) policies or general humouristic approach. Factual or scientific validity is not guaranteed... Yayınlanan bütün pasajlarda E-Dergimizin İngilizce öğretim anlayışı veya genel mizahi yaklaşımı çerçevesinde değişiklik yapılabilir. Olayların aslına uygunluk veya bilimsel geçerlik teminatı verilmemektedir...

haberler

November 9th, 2007

 

An Eager Lady

Bir Heveskâr Lady

Değerli Okurlarımız,

Bugün sizlere çok yararlı bulacağınız bir çeviri çalışması sunuyorum. Çeviri bana ait değil. Yazının aslı Hürriyet Gazetesi yazarı sayın Cüneyt Ülsever tarafından kaleme alınmıştır. Turkish Daily News gazetesinde yayınlanan çevirisinin kendisi tarafından yapılıp yapılmadığını bilmiyorum.

Tavır ve fikirlerinden genelde hoşlanmadığım Turkish Daily News gazetesinin İngilizce standardını ise hilafsız beğendiğimi ifade etmek isterim. Sayın Ülsever'in ise görüşlerini genelde paylaşmamakla birlikte, çıkışlarındaki yürekliliği beğenirim.

Yalçın İzbul

http://www.ingilizce-ders.com

NOT:
Kaynakları aşağıda belirtiyorum. Her üç yazının da noktasına virgülüne el sürülmemiştir.

An Eager Lady
http://www.turkishdailynews.com.tr/editorial.php?ed=cuneyt_ulsever 
Tuesday, November 6, 2007


Bir Heveskâr Lady
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=7630019&yazarid=3
6 Kasım 2007

As you read through this column you will already know the outcome of the Bush-Erdoğan meeting at the White House; however, while I was writing my article, the meeting hadn't yet taken place.

SİZ bu satırları okurken Başbakan ile Bush arasında yapılan toplantının neticelerini biliyor olacaksınız ama ben bu satırları yazarken toplantı henüz başlamamıştı.

Therefore, I will not talk about this critical issue. Instead, I will dwell upon the presidential budget again for its being a touchstone for me.

Onun için bugün bu çok önemli konu üzerinde yazmayacağım. Ancak, benim gözümde çok önemli bir mihenk taşı olduğu için Cumhurbaşkanlığı bütçesi üzerinde bir kez daha durmak istiyorum.

I am the second columnist shedding a light on the subject after Yalçın Doğan. I gave the following figures in my article titled “Two first ladies” published on Oct. 21, 2007.

Konuya Yalçın Doğan'dan sonra eğilen ikinci yazar oldum. 21 Ekim 2007 günü yayınladığım "İki First Lady" başlıklı yazımda şu rakamlara yer vermiştim.

In the new presidential budget, a total of YTL 30.7 million is earmarked for repair and new furniture at Çankaya presidential palace, YTL 19.8 million of which for repair and YTL 11.9 million for new furniture. That is approximately $25 million!

"Yeni bütçede Çankaya Köşkü'nün onarımı ve yeni mobilya satın alımı için, toplam 30.7 milyon YTL ayrılıyor. 19.8 milyon tadilat, 11.9 milyon YTL de yeni mobilya için. Eski lira üzerinden, toplam 30.7 trilyon lira. Takriben 25 milyon dolar!

The overall budget of the presidential residence increased 64 percent, compared to the 2007-Sezer period.

Köşk'ün toplam bütçesi bir yıl öncesine göre (2007-Sezer dönemi) % 64 artıyor!"

Newspapers wrote that in the 2008 budget, the president's salary jumped from YTL 15.250 to YTL 21.000, a 38 percent increase (see: Hürriyet daily's Nov. 5, 2007 edition).

Ayrıca gazetelere göre Cumhurbaşkanı'nın maaşı 2008 bütçesinde 15.250 YTL'den 21.100 YTL'ye (% 38) yükseltilmiş. (Hürriyet, 5.11.2007)

I find so strange for a pious president, supposed to avoid “worldly” ties, increasing the presidential budget by 64 percent, low-income tax payers' money, as soon as he ascends to Çankaya.

Daha ayağının tozu ile Köşk'e ayak basmadan "garip gurebanın" parası ile bütçeyi % 64 artırmak ve bunu dini hassasiyeti yüksek, dolayısıyla maddi dünya ile irtibatı düşük (olması gereken) bir insanın yapması bana çok ama çok garip geliyor.

Following criticisms, a few columnists backed this budget and then the presidential secretary-general had to issue a statement.

Eleştirilerin ardından Köşk'ün bütçesini önce birkaç yağdanlık yazar korumaya aldı, sonra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri açıklama yapmak zorunda kaldı.

People supporting the new budget defended the residence has not been repaired for the last 12 years for once and that the building is in bad shape, so a complete remodeling is needed.

Bütçeye tevil getirenler Köşk'ün 12 yıldır hiçbir tamirat görmediğini, dökülmekte olduğunu ve dolayısıyla büyük tadilat gerektiğini çeşitli örneklerle belirttiler.

Forgive me but all these seemed to me odd.

Kusura bakılmasın ama bu açıklamaları ben daha da fazla yadırgadım.

First of all:For repairs YTL 19.8 million is allocated from the total YTL 30.7 million. For upholstery and new furniture, the figure is YTL 11.9 (about $9.75)! Meaning 39 percent of the new budget will be spent on new furniture!

İlk önce farkında olalım ki: Tadilat ile ilgili bütçe, toplamı 30.7 milyon YTL olan bütçenin 19.8 milyon YTL'si. 11.9 milyon YTL (9.75 milyon dolar) ise tefrişat-yeni mobilya alımı için ayrılmış! Anında % 64 artan bütçenin % 39'u Köşk'e yeni eşya alınması için kullanılacak!

A few questions on my mindI am still struggling with the following questions in my mind.

Benim aklımda şu sorular hálá takılı duruyor:

1) Why didn't officials care for earmarking “2+2 percent” from the budget to increase salaries of low-income tax payers who have lived between the pincers of the International Monetary Fund (IMF) for the last 12 years and who are equally worn out?

1) IMF kıskacında devamlı düşük maaş ile yaşayan ve 12 yıldır en az Köşk kadar aşınan ve dökülen "garip gureba"ya bütçede neden sadece % 2+2 verilerek tadilat yapılmadı?

2) In the first year, is it necessary to spend tons of money worth buying at least five historic Bosporus mansions? Can't spending be spread into years?

2) Boğaziçi'nde en az 5 adet tarihi yalı alabilecek miktarda bir paranın ilk yılda harcanması şart mı idi? Harcamalar yıllara yayılamaz mıydı?

3) By which of the Kuranic verses those who do not cutting off worldly ties are warned?

3) Dünya malına kapılanları Kuran hangi ayetler ile uyarır?

4) Who will be the designer, if remodeling needed? How will historic texture of the premise will be protected?

4) Köşk'e yeni dekorasyon yapılacaksa tasarımını kim yapacak? Tarihi binanın dokusu nasıl korunacak?

5) Several columnists say the “second lady,” Emine Erdoğan, finds the First Lady Hayrünnisa Gül “a bit more eager.” Mrs. Gül as she was the “third lady” spent a great lump sum of money for the Foreign Ministry complex. Could officials explain how much spent during Abdullah Gül's reign in Foreign Ministry to the ministry building and how much the budget of Foreign Ministry increased this year, compared to last?

5) Bazı yazarlara göre "second (2.) lady" Emine Erdoğan, önceleri "third (3.) lady" iken şimdi "first (1.) lady" olan Hayrünissa Gül'ü "fazla heveskár" buluyormuş. "First lady", "third lady" iken de Dışişleri Konutu için oldukça yüksek meblağlar harcamış. Abdullah Gül Dışişleri Bakanı olduğunda Dışişleri Konutu'na ne kadar para harcandığını, bütçenin bir yıl öncesine göre hangi oranda artırıldığını yetkililer açıklayabilirler mi?

6) Does the president really enjoy the lyrics of a song by veteran singer Müslüm Gürses adapted for a bank's advertisement that goes like “I need the most expensive TV set and home theatre!” A president who overlooked Parliament to exercise “referendum” right, though was not entitled, and who signed the constitutional amendment about his position at a wink?

6) Kendisiyle ilgili Anayasa değişikliğini bir lahzada imzalayan ve bu uğurda TBMM'nin sahip olmadığı bir hakkı (referandum) kullanmasına göz yuman Cumhurbaşkanı, Müslüm Gürses Baba'nın bir banka reklamı için uydurduğu "En pahalısından TV'ye, en gösterişlisinden ev sinemasına ihtiyacım var!" şarkısını çok mu seviyor?

Long live my country where 47 percent (votes won) is upgraded to 64 percent (budget increase)!

% 47'nin (oy oranı) anında % 64'e (bütçe artış oranı) terfi ettiği ülkem bin yaşasın!

May God bless the presidential budget of 2008, for every Muslim and low-incomer living in Turkey!

Müslüman ve dahi "garip gureba" Türk halkına 2008 Köşk bütçesinin hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum!

Cüneyt Ülsever
http://www.turkishdailynews.com.tr/editorial.php?ed=cuneyt_ulsever 
Tuesday, November 6, 2007

 

Doç. Dr. Yalçın İzbul

Browse our free Internet publications:
Ücretsiz İnternet yayınlarımıza bir göz atınız, derim...

http://www.ingilizce-ders.com

--------------------------------------------------------

Süper İngilizce Eğitim Setimiz -- Bilgi için tıklayınız:

http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/mesaj.htm

 

haber

November 19th, 2007

 

 

   

Unhappy Marriage: Should You Stay or Leave?

Mutsuz Evlilikler: Gitmek mi Zor, Kalmak mı Zor?
O sabahı sen bana sor...

By Nancy Wasson
www.lovelifeinfo.com

NOT: Verdiğim başlık çevirisinde otobiyografik niyet veya içerik sözkonusu değildir. Yalnızca, ilgi çekici ve "yürek parçalayıcı" olması için öylesi çevirdim. Romantik bir imge ile başlıyorum... Ama biliniz ki, sizleri haftanın ilk sabahında hüzünlere boğmayacağım.. Aksine, ilerleyen paragraflarda çok eğleneceğiz... Yalçın İzbul

There’s no one simple answer to the question that I’m often asked, “Should I stay in my marriage, even though I’m unhappy, or should I leave?” It’s impossible to give a “one size fits all” response because every marriage is different.

"one size fits all" response = "herkese uyan tek boy" cevap... Konfeksiyondan mecaz.

But there are some general guidelines that you can consider if you’re in this situation. Use these thirteen tips to reflect on your marriage, your energy level, your commitment, and the degree of your dissatisfaction.

tip = tiyö, ipucu, pratik öğüt... to reflect on (upon) = üzerine düşünmek, kafasında evirip çevirmek, tefekküre veya kendinle hesaplaşmaya dalmak... [ reflection = 1. kafasında evirip çevirme, sistemli/derin düşünme; 2. yansıma, yansıtma]... commitment = kendini vermişlik / adamışlık / söz vermişlik / sorumluluk üstlenmişlik / kararlılık...

1. Don’t give up prematurely. You have invested time, energy, money, hopes and dreams in your marriage. The only way many people can initiate divorce without feeling unduly guilty is to know that they have tried everything they possibly could to make the marriage better. It just makes good sense to focus on how you can improve the relationship you’re in now.

to initiate = başlatmak... unduly /an-CYU-li/ = gereksiz yere, gereksiz ölçüde, olmadık ölçüde... makes good sense = mantıklıdır, makuldür...

2. Consider your children and how a divorce could impact them. Divorce is never easy. Preschool children and kids who are still in school will be affected in ways grown children are not, such as possible changes in schools if a parent moves, a parent possibly having to work two jobs to make it financially, the loss of daily contact with both parents, etc.

to impact = etkilemek, etki bırakmak (genellikle olumsuz nüansta -- "vurup izini bırakmak" kavramından)... preschool children = okulöncesi çağdaki çocuklar... to be affected = etkilenmek... to move = başka yere taşınmak...

3. If your spouse has an addiction or is abusive, utilize all resources and support groups that offer help. For example, If your spouse is an alcoholic, join Al-Anon, which provides support for family members, and get your teenage children involved in Alateen so they can get the support they need to deal with the home situation. Of course, a top priority is keeping your children safe, so do not keep them in any situation that is dangerous for them.

spouse /SPAUZ/ = eş (kadın erkek farkı gözetmeksizin)... to have an addiction = alkol, uyuşturucu bağımlılığı olmak... to be abusive = dayakçı veya hakaretle aşağılayıcı... to utilize = kullanmak, yararlanmak... support group = destek grubu (resmi / özel dernekler, vb)... to offer help = yardım sunmak... Al-Anon= "alcoholics anonymous"... Alateen = alkolik ebeveynlerin çocuklarına yardım kuruluşu... to deal with = başa çıkabilmek... top priority = en önemli öncelik...

[İşte bu noktada, yazara katılmadığımı söyleyerek, bu ağır havayı biraz dağıtalım, derim: Alkolik bir eş konusunda en akılcı yol meydeş olup birlikte içmektir!]

4. Focus on how you can change yourself to be a better partner instead of how you want to “fix” your spouse. When you work on improving yourself and changing non-productive habits and approaches, then your spouse will have to relate to you differently. You may have gotten in a habitual mode of pushing each other’s buttons in the same way and always eliciting the same response. But if you change your normal response, then the interaction between the two of you will change.

Yani, diyor ki, "Yav, kardeşim, habire eşini değiştiririp düzeltmeğe odaklanacağına bir de kendini iredeleyip değerlendirsene! Kendi olumsuz huylarını ve yaklaşımlarını değiştirip düzeltirsen, bir de bakmışsın eşin sana farklı gözle bakıp, farklı davranıyor. Olasıdır ki, habire birbirinizin yanlış tuşlarına basıp, aynı istenmedik tepkileri üzerinize çekegeldiniz. Herzamanki tepkilerinizi değiştirirseniz, göreceksiniz ki ilişkiniz de değişecektir."

5. Have on-going support from a counselor who knows your issues and what you are going through. This will give you the help and encouragement you need to keep trying new things and experimenting with new approaches.

on-going = sürekli, devam eden... counselor = (evlilik) danışman(ı)... what you are going through = yaşadıklarınız, çektikleriniz... encouragement = teşvik, yüreklendirme...

6. Encourage your spouse to consider marriage counseling. If finances are a problem, call your local Chamber of Commerce or the mayor’s office and ask which agencies in your community offer sliding scale fees based on income. Also, some churches offer counseling services, and some ministers provide counseling. Don’t automatically assume that you can’t afford counseling.

Yani, diyor ki, "Evlilik danışmanlığı hizmetlerinde maddi yardım konusunda yerel ticaret odası, belediye başkanlığı yada valiliğe telefon edip, gelirinize göre değişken tarifeli hizmet veren kuruluşları öğreniniz. Ayrıca kiliseler ve papazlar da danışmanlık hizmeti veriyorlar. Otomatikman, hizmet alamayacağınız düşüncesine kapılmayınız."

NOT: Sözü edilen kurum ve kuruluşlara bizdeki eşdeğerlerine başvurursak alacağımız cevap belli olduğundan bu paragrafın bizim açımızdan yararlanabilirlik değeri sıfırdır.

7. Examine whether or not you are depending too much on your spouse to meet your needs or “make you happy.” No one else can make you happy; it’s an inside job. And no one person can meet all the needs of another. That’s why you need friends, hobbies, and outside activities. Expand your world and see if this takes some of the pressure off of your marriage.

Özetle: Dünyanızı genişletiniz... Eviniz dışında dostluklar, hobşler ve çeşitli etkinlikler geliştiriniz...

NOT: Sakın ha! Hikayenizin devamını gazetelerin "üçüncü sayfa"sından okumağa devam edeceğimiz kesindir...


8. Keep a gratitude journal each day, listing all of the things you are thankful for in your life. Each day, try to find five or six new things to list that you haven’t written down before. During the day, notice what happens that’s a blessing: the friendly sales clerk who efficiently handles your refund with a smile, the parking space that suddenly opens up just when you need it, or an unexpected compliment from a co-worker.

Özetle: Dünyayı daha olumlu gözlerle görmeğe çalışınız; hergün karşılaştığınız olumlu olayları özel bir "başımdan geçen teşekkür edilesi olaylar" güncenize yazınız.

NOT: Güncenizin, hele ki bizde, ilelebet boş kalacağına emin olabilirsiniz.


9. Make a list of your spouse’s positive qualities and contributions to your marriage, including things he or she has done that you appreciate. Read over this list every morning and every evening, anchoring these good points in your mind. At some point, share your list with your spouse.

Eşinizin olumlu niteliklerini ve evliliğinize olan katkılarının bir listesini yapınız. Bu listeyi her sabah ve her akşam okuyunuz. Bırakınız düşünceniz, eşinizin bu olumlu niteliklerinde demir atsın, tutunsun. Arada bir, listenizi eşinize de okuyunuz.

NOT: Sabah sabah bizi neşelenip güldürdüğü için yazar Nancy Hn'ma yürekten teşekkürlerimizle...


10. Make a consistent effort to be positive and encouraging. Sandwich any criticism or request for a change in behavior between two compliments. For example, “You’re always so responsible about mowing the yard each weekend. Could you also sweep the grass clippings off the sidewalk? Thanks for all you do to help keep the yard looking so good.”

make a consistent effort = istikrarlı bir çaba gösteriniz... "sandwich" ile başlayan cümle = Eşinize yönelteceğiniz herhangi bir eleştiri veya davranış değişimi talebini iki kompliman arasına sandöviç yapınız...

--------------------------------------------------------------------------------------------

Breh... Breh...

Bu noktada, daha fazla dayanamayıp, yazar Nancy Wasson'u internette araştırdım ve bir fotoğrafını buldum. Sunu-yorum...



Halâ evden kaçmamışsa, kocasına,
ve bilumum akraba, dost ve mahalle halkına
sabır dilerim.

--------------------------------------------------------------------------------------------

11. Work on keeping your heart open in love to your spouse. It’s easy to close down emotionally when you’re angry or hurt. Visualize beams of love or golden light radiating out from your heart to your spouse’s heart. You can dislike the behavior but still love the person. When you send the energy of judgment and criticism to another, the response will be very different than when you send the energy of unconditional love.

Aşk ışınları ve altın ışıkların kalbinizden yayılıp eşinizin kalbine ulaştığını gözünüzde canlandırınız... Davranışlarından hoşlanmadığınız bir kimseyi yine de seviyor olabilirsiniz... [= Psikiatrik malzeme]

12. Try writing your thoughts, feelings, and requests in a letter to your spouse. There are many spouses who have responded positively to a letter who have been notorious for tuning out the spouse’s verbal pleas for years. It’s a different medium of communication, and it often commands more attention.

Düşüncelerinizi, duygularınızı ve ricalarınızı eşinize bir mektupla yazınız. Yıllardır eşlerinin sözel yakarışlarına kulaklarını tıkamış nice kimse bir mektuba ise olumlu tepki vermişlerdir.

13. When you have given your marriage your best efforts for at least a year and nothing has changed, then ask yourself the famous Ann Landers question, “Are you better off with him (or her) or without him?” Life is too short to stay stuck in a miserable marriage for years if you are the only one who wants your relationship to be different. Even at this point, though, sometimes the shock of having a spouse initiate a legal separation makes the other partner finally realize the seriousness of the situation and agree to work on the marriage.

to stay stuck = sıkışıp kalmış durumda olmak...

----------------------------------------------------------------------

Nancy J. Wasson, Ph.D., is co-author of Keep Your Marriage: What to Do When Your Spouse Says "I don't love you anymore!" This is available at http://www.keepyourmarriage.com/  where you can also sign up for the free weekly Keep Your Marriage Internet Magazine to get ideas and support for improving your marriage.
Article Source: http://ezinearticles.com/?expert=Nancy_Wasson 

----------------------------------------------------------------------

NOT: Son cümle büyük bir gerçeğe parmak basıyor. Gerçekten de, özellikle daha düne kadar havalardan havalara giren erkekler, boşanma davası açılıp da işin ciddi olduğunu görünce yalvar yakar birer melek kesilir, gözyaşları içinde ne ayrılık şarkıları söyler, nice sözler verirler...

GİZLİ NOT: Yukardaki notuma hemen itiraz edecek erkek okuyucularım için gizli not: Şışşştt... Kandırmak için, mahsuscuktan öyle söylüyorum...

   

 

----------------------------------------------------------------------

Süper İngilizce Eğitim Setimiz -- Bilgi için tıklayınız:

http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/mesaj.htm

----------------------------------------------------------------------

haber

October 3rd, 2007

 

Howard's Power Slips as Fewer Find a Way to Advance in Australia

"Howard" = John Howard, the present Australian Prime Minister and the leader of the Liberal Party of Australia... [Bu satırları yazdığımdan birkaç hafta sonra seçimleri kaybederek, iktidardan düştü... Bizim siyasetçilerin de kulağına küpe olsun: Haklarında bir iki yazı yazıveririm, haaaa...] power = güc, iktidar... to slip = kaymak (ve tabiidir ki düşmek -- iktidar ellerinin arasından kayıp gidiyor)... fewer = daha az (kişi, yurttaş, vb)... to advance = (Burada) hayatta ilerlemek, koşulları iyiye gitmek...

Working-class people are turning away from the Liberal party as interest rates and cost of living hit home.

Barbara McMahon in Penrith
Wednesday November 21, 2007
The Manchester Guardian

working class people = "işçi sınıfı".... to turn away from = yüz çevirmek... interest rates = faiz oranları, faiz hadleri... cost of living = geçinme giderleri, geçim endeksi, hayat pahalılığı... to "hit home" = başına gelmek, kafaya dank etmek, zülfü yare dokunmak...

Lying on the western fringes of Sydney, Penrith, a key battlegound in Saturday's election, is the epitome of blue-collar Australian suburbia. It is a town of large houses, well-kept gardens with giant barbecues and cars in every driveway; some of the houses are already extravagantly decorated with Christmas lights and Santas on sleighs.

fringe = kenar, saçak, yakın çevre, uç bölge... epitome /e--tımi/ = bir şeyin bütün özelliklerini üzerinde toplayan örnek; olabilecek en iyi örnek... blue-collar = "mavi yakalılar"; bedenen çalışanlar... well-kept = bakımlı... driveway = evden sokağa kadar olan geçiş yolu... extravagant /ik'STRA-vıgınt/ = müsrif, savurgan... extravagantly /ik'STRA-vıgıntli/ = abartılarak, bol keseden, hovardaca... Santas on sleighs = kayağına binmiş Noel Baba figürleri...

This used to be one of Labour's traditional heartlands until the prime minister John Howard and his rightwing Liberal-National Coalition party came along 11 years ago. He persuaded ordinary working men and women living in modest circumstances, those who would never own stocks and shares or investment property, that they too could join in his great Australian dream of prosperity for all.

"Labour" = Avustralya İşçi Partisi kastediliyor... heartland = merkezi bölge, bölgenin taa kalbi... rightwing veya right-wing = "sağ kanat", sağcı, muhafazakâr... living in modest circumstances = (=who were living in modest circumstances) kısaltılmış sıfat-cümlecik: mütevazi koşullarda yaşayan... those = "ordinary working men and women" sözcük öbeğini tekrarlamamak için onun yerine... stocks and shares = menkul değerler... investment property = yatırım amaçlı mülk... "that they too ...etc" = "persuaded" fiiline bağlanıyor: "ikna etti ki onlar da...... vb"...

prosperity for all /pr@s-PE-riti/ = herkes için refah...
[Görüyorsunuz, traş heryerde aynı traş; yalnızca berberler değişiyor...]

For many years they did well under "Little Johnnie". With the economy growing strongly, inflation at moderate levels and with low unemployment, blue-collar man and woman bought bigger houses, better cars, plasma TV screens and even the occasional boat.

and even the occasional boat = hatta arada tekne alanlar bile oldu...

Now they are feeling the pain. While middle- to upper-class Australians are at least able to service their mortgages and other personal debt, the spending power of working-class Australians has plummeted. Rising interest rates -- six successive increases since the last election in 2004 -- as well as the cost of living are hitting hard.

middle- = kendisinden sonra gelen tireli "upper-" ile birlikte "class" sözcüğüne bağlanıyor: orta-sınıf dahil üst-sınıfa kadar... at least = en azından, hiç olmazsa... to service = (burada) ödemek... mortgage /MO:-gic/ = "morgıç",
yani "ipotek"in vazelinlisi... debt /DET/ = borç. OKUNUŞA DİKKAT: /b/ ile okuyanların ağzına biber sürünüz, bir daha yapmasınlar... to plummet /PLA-mit/ = hızla ve dikine inişe geçmek, kurşun gibi düşmek...

successive = Bu sözcüğe dikkat ediniz; birkaç kez daha yazmıştım: to succeed = 1. başarmak, başarılı olmak; 2. ardından gelmek (zaman boyutunda)... ÖRNEKLER: Mehmet the Seventh succeeded to the throne after Mehmet the Sixth, his father, abdicated. (to abdicate /ÆB-di-KEYT/ = tahttan çekilmek)... Successive storms have weakened the bridge. (=ardarda gelen fırtınalar)... predecessor X successor = selef X halef. (Bu iki sözcüğü birbirine karıştıyorsanız, "halife" den çağrıştırınız. Karıştırılmasının en büyük nedeni, sanırım, Türkçe'deki deyimin "halef selef olmak" şeklinde olması.]

Is Penrith going to fall to Labour? That question is being asked with increasing urgency -- and Howard may not like the answer many are coming up with. Only a 2.9% swing is needed to take it away from the Liberals.

fall to Labour = İşçi partisine geçmek... "may not like the answer many are ........etc" = may not like the answer that many are coming up with. = "answer" sözcüğünü niteleyen bir sıfat cümlecik: "Pekçok kimsenin ortaya koymakta oldukları cevap"... swing = salınım; burada seçmenin %2.9 oranında diğer yöne kaymasının yeterli olacağı dile getiriliyor...

 

----------------------------------------------------------------------

Doç. Dr. Yalçın İzbul

Browse our free Internet publications:
Ücretsiz İnternet yayınlarımıza bir göz atınız, derim...

http://www.ingilizce-ders.com

--------------------------------------------------------

Süper İngilizce Eğitim Setimiz -- Bilgi için tıklayınız:

http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/mesaj.htm

haberler

haber-009     haber-endeks     haber-011

Dostlarınızın e-mail adresini göndererek Grubumuza üye kaydettirebilirsiniz. Sizden bir armağan olduğu kendilerine iletilecektir. susannah@ingilizce-ders.com

haber HABER haberler

İngilizce yardımcı kaynak olarak yurttan ve dünyadan haberler; haber, haberler, Türkçe haberler, ingilizce haberler, aktüalite, dünyadan haberler; açıklamalı yurt ve dünya haberleri; yurt haberleri, yurttan haber, yurttan haberler, haberci, haberciler, haber bülteni, ingilizce yardımcı kaynak

haber HABERhaberler

 

 Site Anasayfa       İzbul's Almanack       Bilmece/Bulmaca       Çeşitli testler       Başka Kaynaklardan

  E-Kitap          Eğlence-Okuma       Dergi Ekleri         Eski Sayılar         Fıkralar         Gramer Testleri

  Karikatür      Dersler      Okuma Parçaları      Testler      Sınıflandırılmış Testler      Gözlem ve Notlar

 İnternet Kaynakları        Çocuk Siteleri         Alıntı Testler         Özdeyişler        Sitemizden Seçmeler

  Seviye Tespit        Komik Kelimeler       Konuşma Dili       Yardımcı Başvuru       Yeni Dizi

 Sözcük Testleri       Püf Noktaları       Komik Haberler       Atasözleri       Ekler ve Kökler