TÜRKLER İÇİN İNGİLİZCE

GÜNCEL, PRATİK

haber

dünyadan haber WORLD NEWS yurt haberleri DOMESTIC NEWS

DÜNYADAN VE YURTTAN HABERLER

Pratik ve Güncel İngilizce Çalışmak İsteyenler İçin

Doç. Dr. Yalçın İzbul

haberler

News -- 014

 

haber HABER haberler

İngilizce yardımcı kaynak olarak yurttan ve dünyadan haberler; haber, haberler, Türkçe haberler, ingilizce haberler, aktüalite, dünyadan haberler; açıklamalı yurt ve dünya haberleri; yurt haberleri, yurttan haber, yurttan haberler, haberci, haberciler, haber bülteni, ingilizce yardımcı kaynak

haber HABERhaberler

 

haber

All passages are subject to modification in keeping with this E-zine's TESL (teaching of English as a second language) policies or general humouristic approach. Factual or scientific validity is not guaranteed... Yayınlanan bütün pasajlarda E-Dergimizin İngilizce öğretim anlayışı veya genel mizahi yaklaşımı çerçevesinde değişiklik yapılabilir. Olayların aslına uygunluk veya bilimsel geçerlik teminatı verilmemektedir...

haberler

January 8th, 2009

 

Press Scan, February 18th, 2009

News Headlines... Basından Başlıklar...

the Good Guys...

Caribbean Pirates...

And, the Bad Guys...

Somalian Pirates...

---------------------------------

  TCG Giresun frigate left Aksaz port in the Aegean town of Marmaris to join the international naval force to fight against pirates in the Gulf of Aden and off the coast of Somalia. The frigate carries two helicopters, an underwater assault team and an underwater task team. Relatives of Turkish soldiers aboard the frigate attended a farewell ceremony in Marmaris. The frigate embarked on an assignment to protect commercial vessels against piracy in the Gulf of Aden, one week after Turkish parliament approved the deployment of Turkish naval forces as part of an international joint task force. The Turkish frigate is expected to arrive at its destination within 4-5 days. It will officially begin its task as of Feb. 25.

frigate  /FRİG-ıt/= fırkateyn... "to join" = "katılmak üzere; katılmak amacıyla" -- cümle içinde bir mastarın üstlenebileceği işlevlerden birisi de amaç belirtmek olabilir... off the coast of = kıyısı açıklarında... underwater assault team = sualtı taarruz timi... underwater task team = sualtı görev timi... aboard = gemide, teknede ("ayağı karaya değil güvertenin tahtasına basıyor" kavramından... "the soldiers aboard the frigate" = "fırkateyndeki askerler")... to embark on = bir projeye, göreve veya serüvene başlamak... (Ayrıca, "to embark": gemiye binmek; "to disembark": gemiden inmek)... assignment /ı-SAYN-mınt/ = (verilen) görev... commercial vessels = ticari tekneler... pirate /PAY-rıt/= korsan... piracy /PAY-rısi/= korsanlık... DİKKAT: "video piracy", " a pirated video" /PAY-rıtid/...  deployment = konuşlandırma... naval forces = "donanma birlikleri"; bizdeki, "KK, Dz.K, Hv.K. için: the army, the navy, the air forces... joint task force = ortak (müşterek) görev kuvveti... destination = gidilecek yer, yolculuğun son varış noktası veya bölgesi...

  Turkish Confederation of Employers' Unions (TISK) executives said that Turkey ranked third in its rate of unemployment in the world, behind South Africa and Spain. TISK authorities said that there was a need to take urgent measures in regard to the unemployment problem in Turkey.

confedation of employers' unions = işveren sendikaları konfederasyonu... executive /ig-ZEK-yutiv/ = yönetici (diğer anlamları için sözlüğe bknz.)... to rank first, second, third, etc = X'inci sırada yer almak... urgent measures = acil önlemler... in regard to = ilişkin olarak... unemployment problem = işsizlik sorunu... [İşverenler ne diye dert ediyor bilmem; zil takıp oynamaları gerekmez mi?]

  An earthquake measuring 5.0 on the Richter scale jolted the western province of Kütahya on Tuesday, causing minor damage. The epicenter of the tremour was the town of Simav, the İstanbul-based Kandilli observatory said on its website. A woman died after suffering a heart attack during the earthquake.

"measuring 5.0 on the Richter scale" = ifade tarzını not ediniz... to jolt = apansız ve oldukça şiddetle sarsma... to suffer a heart attack = kalb krizi geçirmek...

  Popular comedy actor Gazanfer Ozcan passed away at the age of 78. He had been receiving treatment for cardiac failure and pneumonia in the intensive care unit at the American Hospital in Istanbul. No information was given as to when the funeral would be held.

to pass away = "vefat etmek"... (Bir "euphemism"dir; yani "Nah yaşıyor!" un incitmeden ifadesidir... cardiac failure /FEY-lyı/ = kalb yetmezliği veya sektesi... pneumonia /nyu-MOU-niyı/ = zatürriye... DİKKAT: Sözcüğün okunuşuna dikkat ediniz. "Pnömoni" okuyuşu Türkgliş'tir... intensive care unit = yoğun bakım ünitesi...

  Upon a tip-off, gendarmerie forces seized 120 kilograms of explosives hidden in packages on a construction site near the Mediterranean town of Sorgun. Gendarmerie forces found plastic explosives, electronic fuses, and 30 kilograms of hashish in a two-meter-wide and two-meter-deep hole.

tip-off = tiyö, ihbar... to seize /Sİ:Z/ = yakalamak, zaptetmek, el koymak... explosives = patlayıcı maddeler... fuse /FYU:Z/ = (burada) fünye... DİKKAT: "iki metre genişliğinde, iki metre derinliğinde" kavramının ifade şeklini not ediniz... ["Hashish" -- Breh! Demek ki adamlar bombaları sallamadan önce esrar (marihuana) âlemi yapıyorlar! Uçurmağa giderken kendi uçmak!]

  One U.S. dollar rose above 1.689 Turkish lira (TL) on Tuesday. The dollar-euro parity dropped to 1.26, and this was said to be main cause which led the dolar to gain in value against TL.

the dollar-euro parity /-rıti/ = dolar-öro "paritesi"...

  Industrialists and citizens tightened their belts in electricity consumption. Electricity consumption that indicates economic revival was down by 10 percent in January 2009 over January 2008. In addition to the economic growth, budget deficit and unemployment figures, electricity consumption also indicated that Turkland could not escape the effects of the global economic crisis. Turkland's electricity consumption was the lowest in January 2009 for the first time since the economic crisis in 2001.

tight /TAYT/ = sıkı (tersi: loose /LU:S/ gevşek)... to tighten = sıkılamak (tersi: to loosen /LU:S(ı)N/ gevşetmek)... to tighten one's belt = kemerini sıkmak...  electricity consumption = elektrik tüketimi... was down (by X percent) = geriledi, azaldı (kullanılan ilgece dikkat)(tersi: "up by X percent"... budget deficit /BA-citde--sit= bütçe açığı... was the lowest = en düşük seviyede idi...

 

Doç. Dr. Yalçın İzbul

Browse our free Internet publications:
Ücretsiz İnternet yayınlarımıza bir göz atınız, derim...

http://www.ingilizce-ders.com

--------------------------------------------------------

Süper İngilizce Eğitim Setimiz -- Bilgi için tıklayınız:

http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/mesaj.htm

 

haber

February 21st, 2009

 

Press Scan, February 21st, 2009

News Headlines... Basından Başlıklar...

  When they tried to get reactions from the business world on the record-breaking alleged tax evasion fine imposed on the Doğan Media Group, writes the business daily Referans, they encountered a "wall of silence." It was reported that only six businesspeople agreed to offer comment; and then, only on condition of anonymity. The daily used the title "The Republic of Fear" for their coverage.

record-breaking = rekor düzeyde; rekor kıran... alleged /ı-LECD/ = iddia olunan, var olduğu öne sürülen... to impose on = dayatarak yüklemek; dayatma gücünü kullanarak bir yükümlülük yüklemek ve yerine getirmesini talep etmek; "empoze" etmek, "vâz" etmek... fine = para cezası... to encounter = karşılaşmak, yüzyüze gelmek (= meet, run into)... to offer comment = yorumda bulunmak, yorum yapmayı kabul etmek... and then = ve de; o durumda dahi... on condition of anonymity = adının açıklanmaması koşuluyla... "the daily" = (burada) "sözü edilen gazete" ["daily" = günlük gazete; "the" tanımlığı bunu yukardan beri sözünü edegeldiğimiz gazeteye bağlıyor)... coverage = gazetede yayınlanan haber veya öykü; veya bunun yayınlanması, veya ele alınış tarzı (neyi veya nasıl "kapsadıkları" kavramından)...

Vocabulary Note: Yukarda geçen alleged /ı-LECD/ sözcüğünün kökü to allege /ı-LEC/ fiilidir. Önemli bir kavramdır. "Suçlamak" kavramı verir; fakat kanıt yoktur, yalnızca kanaat dile getiren bir iddia niteliğindedir. Aynı kökten, allegation /Æ-lı-GEY-şın/ = suçlama, iddia... allegedly /ı-LEC-ıdli/ = "iddia edildiğine göre", bir iddia olarak...

Grammar Note: İlk cümlede, iki virgül arasında "diye yazıyor/yazmış günlük iş-yaşamı gazetesi Referans" ifadesiyle, sizlere şu tür ifadeleri örnekledim: "We must meet tonight," added his father, "to discuss this matter further." Bu, tipik bir "reported speech" örneğidir. Burada, aktarılan sözün tırnak dışına çıkarılarak "indirect speech" yapılışını örnekledim.

  A senior figure with the main opposition party has stepped down after corruption allegations. Mehmet Sevigen resigned from his executive post in the party following allegations in the press that he acted as an intermediary in a land sale deal. The issue had recently led to a great deal of intra-party controversy.

a senior figure-Sİ:-niı--gı/ = önde gelen bir kişi; tanınmış ve/ya yetkili çevrelerden bir "sima"... main opposition party = ana muhalefet partisi... to step down = görevini bırakmak ("mevkiinden inmek" kavramından)... allegation = suçlama isnadı veya söylemi... intermediary = aracı... a land sale deal /ı-LÆND-SEYL-DİIL/ = bir arazi satışı işi/anlaşması... issue = konu, mesele (başka anlamları için sözlüğe bknz.)... intra-party controversy /K@N-trıvısi/ (varyasyonları vardır) = parti içi tartışmalar...

 

Fransa’nın prestijli kitabevi Buchet-Chastel tarafından yayınlanan Une Pianiste Turque En France: İdil Biret (2006) başlıklı kitabın, Almanca çevirisi, Eine Türkische Pianistin in Frankreich: İdil Biret, Stacatto-Verlag yayınevi tarafından yayınlanmıştır. Üner Birkan’ın Türkçe’ye çevirdiği bu kitap Dünya Sahnelerinde bir Türk Piyanisti: İdil Biret adıyla Can Yayınları tarafından yayınlanmıştır.

Une Pianiste Turque En France: İdil Biret was first published by the prestigious French publisher Buchet-Chastel in 2006. The German version, Eine Türkische Pianistin in Frankreich: İdil Biret, was published by Scattaco-Verlag in 2008. The book has been translated into Turkish by Üner Birkan with the title Dünya Sahnelerinde bir Türk Piyanisti: Idil Biret and published by Can Yayınları.

  The internationally-renowned Turkish pianist İdil Biret gave a benefit recital in New York's TimesCenter on the occasion of 50th anniversary of Turkish Women's League of America. All the proceeds of the recital will go to Atatürk School in New York City.

internationally-renowned = uluslararası üne sahip, uluslararası şöhrette... benefit /BEN-ifit/ = (burada, sıfat) yardım/hayır işi için; karşılıksız yapılan... on the occasion of = "münasebetiyle"... all the proceeds of the recital = resitalden sağlanan/sağlanacak bütün gelirler...

  Sources on both sides of their tense border reported that the Israeli shelled southern Lebanon on Saturday after a rocket fell into their territory in the ongoing tit-for-tat exchange of fire across the border. It was reported that a woman was slightly injured by flying glass in her home when the rocket landed near the town of Maalot near the border.

tense = gergin... to shell = topçu ateşine tutmak... ongoing = sürmekte olan, devam etmekte olan... tit-for-tat /TİT--TÆT/ = "Yaaa sen bana bunu yapar mısın, işte ben de sana bunu yaparım" vaziyeti... exchange of fire = karşılıklı ateş ("ateş mübadelesi" kavramından)... "flying glass" ve "the rocket landed" = idiyomatik (yani, anadil konuşanlar gibi) yabancı dil konuşmak/yazmak için bu tür ifadeleri kalıp halinde kaydedip öğreniniz...

  Hillary Clinton has called for a deeper US-China partnership, on her first overseas tour as US secretary of state. Co-operation between the US and China on global issues such as the economy and climate change was "imperative", said Mrs Clinton in Beijing. She said that these would take precedence over points of friction between the two governments, such as human rights and Tibet.

"a deeper partnership" Deep /Dİ:P/ = derin... Deeper /Dİ:-pı/ = daha derin... overseas = yurtdışı ("denizaşırı" kavramı, İngilizce'nin anavatanı Britanya'da tabiatıyla "yurtdışı" anlamı taşıyordu)... global issues /GLOU-bıl/ = küresel sorunlar... such as = örneğin... climate change = iklim değişikliği... imperative = yapılması gerekli, önemli ve acil; zorunlu; (yani, "imparatorun ağzından çıkma emir gibi")... take precedence (over sth) = öncelikli olmak... friction = sürtüşme, anlaşmazlık... human rights = insan hakları...

Yorum: Bizdeki ortaklığın "derinliğini" ölçü alırsak, vah bundan böyle benim sokaktaki / tarladaki çekik-gözlü Çinli'me! ...

Is the lost city of Atlantis still lost?

  The Lost City of Atlantis is still lost, despite hopes that "Google Earth" had located the fabled city on the floor of the Atlantic Ocean. Several people noted what seemed to be a grid of streets and the outlines of a big city on the sea floor about 960km off the African coast. Google, however, has declared that any such pattern of ordered lines represent only a reflection of sonar data coming from the vessels sailing in the area.

"The Lost City of Atlantis is still lost." = "Kayıp Atlantis şehri halâ kayıp"... to locate /lou-KEYT/ = yerini bulgulamak... fabled /FEY-bıld/ = efsanevi... (Ezop'un "fabl" lerinden çağrıştırınız)... floor = (deniz, okyanus) tabanı... what seemed to be = gibi görünen birşey... grid of streets = birbiriyle kesişen sokaklar ağı/şebekesi; ("grid" kavramı dikey ve yatay kesişen "ızgara" şeklinde bir ilişki örüntüsü ifade eder; örneğin, harita taksimatı gibi)... off the coast = kıyısı açığında... pattern = örüntü; düzenli ilişkiler modeli... ordered lines = düzenli çizgiler... reflection = (burada) yansıma... the vessels sailing in that area = o bölgede seyretmekte olan tekneler...

  [from the Hürriyet Online] Despite the doubters' presumptions that a collapse will come soon, Turkcell Super League's surprise package Sivasspor continues its parade on top. Bülent Uygun and his boys are proud that they are representing Anatolian success along with second-place Trabzonspor, and believe that they can end the İstanbul teams' domination. Before each weekend, the big teams in the Turkcell Super League wonder if Sivasspor’s amazing streak will come to an end. So far, their hopes continue to be let down.

doubters /DAU-tız/ = şüphe edenler/etmekte olanlar... presumption /pri-ZAMP-şın/ = varsayım, haddini bilmez veya küstahça veya kendini beğenmiş bir varsayım... collapse /kı-LÆPS/ = çöküş, yere yığılma... "continues its parade on top" /pı-REYD/ = zirvedeki gösteri yürüyüşünü sürdürüyor... to end = son vermek (burada geçişli fiil: bir şeye son vermek)... streak = "bir defada ardarda dizilen" kavramı verir; burada kastedilen: "hayret ve hayranlık verici başarı dizisi"... so far = şimdiye değin, bugüne kadar, vardığımız noktaya değin... ("hopes" için) to be let down = umutları boşa çıkarılmak, hayal kırıklığına uğratılmak...

 

----------------------------------------------------------------------

Süper İngilizce Eğitim Setimiz -- Bilgi için tıklayınız:

http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/mesaj.htm

----------------------------------------------------------------------

haber

March 24th, 2009

 

Büyük Aşkım Sylvia Plath


Kolay mıydı, Sylvia Plath olmak?
Kolay mıydı, Ted Hughes ile evlenmiş olmak,
ona iki çocuk vermiş olmak, onunla şiirde de yarışmak?
Kolay mıydı Ted Hughes'un Assia Wevill ile olan ilişkisine katlanmak?

Peki, Ted Hughes olmak kolay mıydı?
Şair, ünlü ve yakışıklı; kapana sıkışmış bencil bir yeleli aslan...
Peki, Assie Wevill olmak kolay mıydı?

Ve,

Kolay mıymış, Nicholas Hughes olmak?
(Ted ve Sylvia'nın oğlu olmak...)
47 yaşında, inziva köşesinde, hiç evlenmemiş, belki de
hayatı boyunca sevmeye korkmuş...
Dün gazetelerde intihar haberini üzüntüyle okudum.

-------------------------------------------------

Slyvia Plath 1963'de, 31 yaşında intihar etmiştir.
Bence, geçtiğimiz yüzyılın şaireleri arasında başa yarışır.
Robert Lowell, W. D. Snodgrass, Anne Sexton'un yanısıra
Amerikan "günah çıkartıcı" şiir akımının önde gelen figürlerindendir.

Ted Hughes ise (1930-1998), ünlü İngiliz şair...
1984'ten ölümüne değin resmî "Şair-i Âzam" (Poet Laureate)...

Assie Wevill deseniz, Alman doğumlu, başlıbaşına bir başka trajedi;
o da kendi hayatına son vermiş; dört yaşındaki kızını da yanına alıp,
ebedî sükûna öyle uçmuştur...
Dilerseniz, trajik bir hayat öyküsü için TIKLAYINIZ.

-------------------------------------------------

Aşağıya, Plath'ın "Lady Lazarus" adlı inanılmaz şiirini alıyorum.

Kendisini, İncil'de Hz. İsa tarafından ölümden geri getirildiği söylenen
Lazarus ile karşılaştırıyor... Kedilerin dokuz canlı olmasına gönderim yapıyor...
Daha önce kendisi de üç intihar girişiminde ölümden geri getirilmişti.

Şiir, bencil erkek egosuna yöneltilmiş bir öc anıtıdır.

Plath'ın kendi sesinden dinlemek için tıklayınız:
(Sayfanın altında "Lady Lazarus read by sylvia plath" linki)

TIKLAYINIZ

-------------------------------------------------

Lady Lazarus

I have done it again.
One year in every ten
I manage it----

A sort of walking miracle, my skin
Bright as a Nazi lampshade,
My right foot

A paperweight,
My face a featureless, fine
Jew linen.

Peel off the napkin
0 my enemy.
Do I terrify?----

The nose, the eye pits, the full set of teeth?
The sour breath
Will vanish in a day.

Soon, soon the flesh
The grave cave ate will be
At home on me

And I a smiling woman.
I am only thirty.
And like the cat I have nine times to die.

This is Number Three.
What a trash
To annihilate each decade.

What a million filaments.
The peanut-crunching crowd
Shoves in to see

Them unwrap me hand and foot
The big strip tease.
Gentlemen, ladies

These are my hands
My knees.
I may be skin and bone,

Nevertheless, I am the same, identical woman.
The first time it happened I was ten.
It was an accident.

The second time I meant
To last it out and not come back at all.
I rocked shut

As a seashell.
They had to call and call
And pick the worms off me like sticky pearls.

Dying
Is an art, like everything else,
I do it exceptionally well.

I do it so it feels like hell.
I do it so it feels real.
I guess you could say I've a call.

It's easy enough to do it in a cell.
It's easy enough to do it and stay put.
It's the theatrical

Comeback in broad day
To the same place, the same face, the same brute
Amused shout:

'A miracle!'
That knocks me out.
There is a charge

For the eyeing of my scars, there is a charge
For the hearing of my heart----
It really goes.

And there is a charge, a very large charge
For a word or a touch
Or a bit of blood

Or a piece of my hair or my clothes.
So, so, Herr Doktor.
So, Herr Enemy.

I am your opus,
I am your valuable,
The pure gold baby

That melts to a shriek.
I turn and burn.
Do not think I underestimate your great concern.

Ash, ash ---
You poke and stir.
Flesh, bone, there is nothing there----

A cake of soap,
A wedding ring,
A gold filling.

Herr God, Herr Lucifer
Beware
Beware.

Out of the ash
I rise with my red hair
And I eat men like air.

Sylvia Plath

 

----------------------------------------------------------------------

Doç. Dr. Yalçın İzbul

Browse our free Internet publications:
Ücretsiz İnternet yayınlarımıza bir göz atınız, derim...

http://www.ingilizce-ders.com

--------------------------------------------------------

Süper İngilizce Eğitim Setimiz -- Bilgi için tıklayınız:

http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/mesaj.htm

haberler

haber-013     haber-endeks     haber-015

Dostlarınızın e-mail adresini göndererek Grubumuza üye kaydettirebilirsiniz. Sizden bir armağan olduğu kendilerine iletilecektir. susannah@ingilizce-ders.com

haber HABER haberler

İngilizce yardımcı kaynak olarak yurttan ve dünyadan haberler; haber, haberler, Türkçe haberler, ingilizce haberler, aktüalite, dünyadan haberler; açıklamalı yurt ve dünya haberleri; yurt haberleri, yurttan haber, yurttan haberler, haberci, haberciler, haber bülteni, ingilizce yardımcı kaynak

haber HABERhaberler

 

 Site Anasayfa       İzbul's Almanack       Bilmece/Bulmaca       Çeşitli testler       Başka Kaynaklardan

  E-Kitap          Eğlence-Okuma       Dergi Ekleri         Eski Sayılar         Fıkralar         Gramer Testleri

  Karikatür      Dersler      Okuma Parçaları      Testler      Sınıflandırılmış Testler      Gözlem ve Notlar

 İnternet Kaynakları        Çocuk Siteleri         Alıntı Testler         Özdeyişler        Sitemizden Seçmeler

  Seviye Tespit        Komik Kelimeler       Konuşma Dili       Yardımcı Başvuru       Yeni Dizi

 Sözcük Testleri       Püf Noktaları       Komik Haberler       Atasözleri       Ekler ve Kökler