|
|
TÜRK ÖĞRENCİLERİN YAYGIN İNGİLİZCE YANLIŞLARI -- 01 İNGİLİZCE TELAFFUZ YANLIŞLARI
Doç. Dr. Yalçın İzbul
BU BÖLÜMÜN KONULARI
"YUMOŞ" ÜNSÜZLER SORUNU
İngilizce'de sözcük sonuna denk gelen yumuşak ve sert ünsüzler arasındaki söyleniş farkı, bizler için çoğu zaman sorun yaratıyor. Türkçe'de sözcüklerimizi yumuşak ünsüzlerle bitirmeyiz; bunların "sert" kardeşlerini tercih ederiz. Yani, "harab, yalab şalab" demeyiz; "harap, yalap şalap" deriz... Bu durum, bizlerin İngilizce telaffuzunda büyük sorunlara yol açıyor: Çünkü İngilizce'de, eğer sözcük /b/, /d/, /g/ gibi yumuşak seslerle bitiyorsa, telaffuzu da öyle olur. Bunların yerine, /p/, /t/ veya /k/ sesi yanlış olur. Kısacası, bend, bent, send, sent, snag, snack gibi sözcüklerde /BEND/-/ BENT/... /SEND/-/SENT/... /SNÆG/-/SNÆK/ telaffuz farkına özen göstermek esastır. Çünkü bu farklar, anlamı değiştirecek nitelikte ve güçtedir.
veya,
diyecek olursanız, bu yaptığınız, "abdal" ı "aptal" okumakla eşdeğer bir büyük gaf olur. Kaldı ki, "İbn-i" lerin durumunu düşünün artık...
İNSANI REZİL EDEBİLECEK BİR BAŞKA BÜYÜK YANLIŞ !!
Yine, siz siz olunuz, yabancılarla konuşurken "can't" sözcüğünü doğru telaffuz etmeğe dikkat ediniz: Ya, İngilizler gibi doğru dürüst uzatarak, /ka:nt/ deyiniz, yada Amerikalılar gibi yayarak /kænt/ !! "Cannot" /kæ-not/ şeklini tercih etmek bir başka çözümdür.
Aşağıdaki sahneyi gözünüzde canlandırınız: Adamcağız kibarca, "Can I help you?" diyor. Siz de cevap veriyorsunuz: "You -- c*nt!" = Seni gidi *mcık !!... Ooooppss !! İNGİLİZCE TELAFFUZ YANLIŞLARI Doç. Dr. Yalçın İzbul BAĞIŞLANAMAZ TELAFFUZ YANLIŞLARI
Lütfen, hece vurgularına özel dikkat !!
En komiği de bu zaten: Tomb Raider !! /tom-RAY-dır/ ... PEH!!
yani....... "Mezar Talancısı" Bknz. to raid = (fiil) = akın/baskın yaparak talan/yağma yapmak. Reklama girecek ama, "Raid" marka insektisit sıkıldığında cümle âlem haşaratın köşe bucak kaçışıp nalları diktiğini TV'de görmediniz mi ki? İNGİLİZCE TELAFFUZ YANLIŞLARI Doç. Dr. Yalçın İzbul VE TANRI AŞKINA !!
01. would / could / should Çevrenizde halâ "WULD, KULD, ŞULD" diyenler varsa, LÜTFEN AĞIZLARINA BİBER SÜRÜNÜZ!! doğrusu : /WUD/ - /KUD/ - /ŞUD/ 02. "Carriage, marriage..." gibi sözcükleri, "keriyic, meriyic..." şeklinde yanlış söylemeyiniz.
03. Birileri, garip bir ısrarcılıkla, "cushion" sözcüğünü "ka-şın" şeklinde söylemekte direniyor, açıp bir sözlüğe bakmak zahmetine bile girmiyorlarsa, bırakın kaşınmaya devam etsinler !!
04. Kimileri de "mature" sözcüğünü, yaya yaya, "MEY-çır" şeklinde söylemenin doğru olduğu yanılgısından dönmemekte kararlıdır.
Bilsem gerekir: Victor Mature adlı ünlü aktör, tip olarak, (Allah'ın kendisine bir lütfu sonucu) bendenize çok benzediği için, çocukluğumda filim ara verince kalkıp sinemada şöyle bir tur atardım... 05. DİKKAT... DİKKAT... nature: /NEY-çı/ ------ natural: /NÆ-çırıl/ (æ: /a/ ve /e/ arası ses) nation: /NEY-şın/ ------ national: /NÆ-şınıl/ (æ: /a/ ve /e/ arası ses)
06. DİKKAT... DİKKAT... "Receipt" (= alındı, makbuz) sözcüğünde /p/ sesi yer almaz: ri-Sİ:T... İkinci hece vurgulu ve uzun. Yani, "deceit" (= hile, desise) di-Sİ:T ile uyaklı söylenecektir. ("Deceipt" değil.)
İSTİSNA: Practise ve practice her ikisi de gerek ad gerek fiil olarak kullanılabilir. Birincisi Brit, ikincisi ABD tercihidir. /PRÆK-tis/ okunuşu hepsi için geçerlidir.
08. iron = 1. Demir; 2. Ütü... Okunuşu: A-yın DÜM-tek Lütfen "ayran" gibi okuyanlara itibar etmeyiniz!!
09. DİKKAT... DİKKAT... "law" /lo:/ sözcüğünü "love" /lav/ şeklinde telaffuz etmeyiniz: Unuttunuz mu? -- Kanuni Sultan Süleyman sergisinin Londra açılışında, bir devlet büyüğümüzün eşi, "Soleiman the Law-Maker" diyecekken, "Soleiman the Love-Maker" deyivermişti de, bu konulara pek meraklı olan rahmetli Prenses Diana da, onca protokole rağmen, tatlım tatlım gülümsemekten kendini alamamıştı... Yabancı dil becerilerinden yana, devlet büyüklerimizin eşlerinin de kendilerinden geri kalmadığı esasen bilinir... NOT: Kanuni Sultan Süleyman, İngilizce'de "Soleiman the Magnificent" şeklinde anılır. ("Soleiman" yazılışınin değişkeleri vardır.)
10. DİKKAT... DİKKAT... capable, incapable... Bu sözcükleri "ka-PAB-le, inka-PAB-le" şeklinde okuyan veya okutanları Fizan'a sürün; ülkemizde İngilizce eğitimine büyük iyilik yapmış olursunuz.
11. "Business" sözcüğünün okunuşu, hiç tartışmasız, /BİZ-nis/ şeklindedir. İki hece ve DÜM-tek düzeninde... "Bi-zi-nis" şeklinde üç hece okuyanların diline biber sürünüz; sevaba girersiniz... Aynı şekilde, "businessman" /BİZ-nismın/.
12. Diğer Bazı Sözcükler... climb /KLAYM/ = ("b" okunmaz; /klaymb/ yanlıştır.) comb /KOUM/ = tarak, taramak... ("b" okunmaz; /komb/ yanlıştır.) coach /KOUÇ/ = 1. basketbol "koç" u gibi... 2. atlı kapalı araba; vagon... couch /KAUÇ/ = kanape, divan, sedir... The coach was sitting on the couch. courage /KA-ric/ = cesaret... courageous /kı-REY-cıs/ = cesur... deaf /DEF/ = sağır... (/Dİ:F/ yanlıştır) debt /DET/ = borç... (/DEBT/ yanlıştır) dinosaur /DAY-nı-SO:/ = dinozor... (Türkçe'de "dinazor" yanlıştır) examine /ig-ZÆ-min/ = (/igze-MAYN/ yanlıştır) fasten /FA:-s(ı)n/ = ("t" okunmaz) hasten /HEYS-ın/ = ("t" okunmaz) horizon /hı-RAY-zın/ = (/HO-rizin/ yanlıştır) major -- yanlış: ma-YÖR... Bu yanlışlık, Türkçe tıp terimlerindeki "mayör" den bir armağan... doğrusu: /MEY-cı/ minor /MAY-nı/ measles /Mİ:-zılz/ = kızamık... (/MİZ-les/ yanlıştır) mess /MES/ = karışıklık, düzensizlik... mass /MÆS/ = kitle... modal /MOU-dl/ = yardımcı fiil... model /M@-dl/ = model... noble, nobility okunuşları: /NOU-bıl/ -- /nı-Bİ-liti/ the Nobel Prize /dzı-nou-BEL-PRAYZ/ [Unutmayınız: Kalın majiskül: esas vurgu; sade majiskül: ikincil vurgu] peasant /PE-zınt/ = köylü... impotent /İM-pıtınt/ (/im-POU-tınt/ yanlıştır) opening iki veya üç hece okunabilir: /OUP-niN/ -- /OU-pıniN/ subtle /SA-tl/ = ("b" okunmaz) thorough = (sıfat) tam, titiz, baştanbaşa... Okunuşu: /TsA-ra /... "Through" /Tsru:/ ile karıştırmayınız... "I made a thorough study of the book throughout that afternoon." = Bütün o gün öğleden sonra, kitabı iyice, tam anlamıyla, titiz bir şekilde inceledim. variable /VE:-riıbıl/ (/vı-RAI-bıl/ yanlıştır) wind = rüzgar: /WİND/ (to) wind = /WAYND/ (fiil) çevirmek, dolambaç yapmak, kurmak (saat vb): -- past & pp biçimleri: wound /WAUND/ wound 1. yara: /WUND/ wolf = kurt /WULF/ ; çoğulu wolves = kurt /WULVZ/ İNGİLİZCE TELAFFUZ YANLIŞLARI Doç. Dr. Yalçın İzbul
to bear -- bore -- born / borne
/BEE/ -- /BO:/ -- /BO:N/
Unutmayınız: Gösterdiğim telaffuzlar İngiliz "BBC" aksanındadır. Diğer ağız ve aksanlarda /r/ sesi farklı boğumlama (= artikülasyon) özellikleri veya belrginlik dereceleri ile işitilecektir. bear, bore, borne = Bu fiilin anlamı: taşımak (ve bu genel kavramdan oluşturulan çeşitli nüanslar: ağırlığını çekmek, tahammül etmek, vb): It is a monorail system which bears the weight on a central rail... Oh, I can't bear that fellow! (O adama tahammül edemiyorum)... Atlas bore the weight of the world on his shoulders... The minister has borne that burden and responsibility admirably... bear, bore, born = (past participle okunuşu aynı, fakat yazılışı farklı) çocuk doğurmak, dünyaya getirmek... İşte o nedenle, "doğdum, doğmuşum" un karşılığı "I was born..." = Yani, İngilizce'de, "dünyaya getirildim, doğmuş oldum" şeklinde ifade ediliyor...
to censor = sansürlemek, sansür uygulamak: Okunuşu: /SEN-sı/. ABD: /SEN(t)-sır/. Ayrıca "ad" olarak censor = sansürcü, sansür yapan kişi, veya sansür yetkilisi; "the Board of Censors" = Sansür (= sansür yetkilileri) Kurulu"... Yine ad sınıfında, "sansür olayı/eylemi" için = censorship: "the Board of Censorship" veya "Censorship Board" = Sansür Kurulu... Bu fiili aşağıdaki ile karıştırmayınız. to censure = kınamak (bayağı şiddetle), tekdir etmek, Okunuş farkına dikkat: /SEN-şı/ (ABD: /SEN(t)-şır/... "A censure motion was defeated in the Parliament." = Gensoru önergesi reddedildi...
13. Çok yaygın bir yanlışla, "mother" ve "brother" uzun /a:/ ile okunuyor ("father" daki gibi). Çok yanlıştır. Bu ikisini kısa /a/ ile söylemeğe özen gösteriniz:
14. "Use", isim olarak /YUS/ okunur; fiil olduğunda /YU:Z/ okunur. 15. "Often" sözcüğü için, gerek /@-fın/ gerekse de /@F-tın/ standart sayılmak gerekir. Ancak birinci okunuş şekli çok daha yaygındır. 16. "Either, neither" sözcükleri için, gerek /AY-dzı/--/NAY-dzı/ gerekse de /İ:-dzı/--/Nİ:-dzı/ okunuşları standart sayılmak gerekir. 17. "Candidate" için, /KÆN-didit/ yaygındır. -- Fakat /KÆN-di-DEYT/ veya /KÆ-nıdit/ versiyonları da standart sayılmak gerekir.
18. DİKKAT... DİKKAT... "Say" fiilinin, "says", ve "said" biçimlerinin okunuşu:
İNGİLİZCE TELAFFUZ YANLIŞLARI Doç. Dr. Yalçın İzbul
19. DİKKAT... DİKKAT... "Definite article - THE" bile nasıl okunur, doğru dürüst bilmiyoruz! Oysa, o derece kolay ki. Üç cümlecik yeterli:
Ek Notlar: Demek ki,
Bu kurallara İngilizce'nin yayıldığı bütün coğrafyalarda harfiyyen uyulduğu sanılmasın. Yöre ve ağız farkları, hatta kişisel alışkanlıklar bile etkili olabilir. Ama, kuralı budur.
"-- ate" Sonekinin Okunuşu
fiillerde /eyt/ diğerlerinde /it/ Bu telaffuz özelliğini ne derece vurgulasam azdır. Örnekler:
Bir örnek daha:
İşte bir örnek daha:
"KARE-kter" yazıp okumak, hadi diyelim ki, vatandaşın kibarlık özleminden kaynaklanıyor. "KARE-ografi" yazıp okumak ise düpedüaz cahillik göstergesidir. Tevessül edenler, ACİLEN FALAKAYA YATIRILA !!
Lütfen Sorularınızı Esirgemeyiniz: Yalçın İzbul: İngilizce-Ders.Com
|
|
Sözcük telaffuzunda Türk öğrencilerin yaptığı yaygın hata ve yanlışlar... |