ANASAYFAYA DÖNÜŞ

 SORUNLU SESLİKLER

 FONETİK ALFABE

 HECE VURGUSU

 

 

 

Bazı Kavram ve Terim Açıklamaları

 

 

 

SOLUK ve SES  !!

 

Doç. Dr.  Yalçın İzbul

http://www.ingilizce-ders.com

"A, E, İ, O," vb simgeleri ile yazıda temsil edilen sesbirimlerine (seslik, fonem) eskiden "sesli", "B, C, D, F," vb simgeleri ile temsil edilenlere ise "sessiz" adı verilirken, bugün bu terimlerin "ünlü - ünsüz" şeklinde değiştirilmiş olmasının nedenini düşünmüş müydünüz?

Acaba, "B, C, D, F," vb simgeleri ile temsil edilenler gerçekten "sessiz" olsaydı, bunları işitebilir miydik? Doğaldır ki, hayır.

Başka bir deyişle,
"ünlü" veya "ünsüz", hepsinde "ses" vardır... Ses kirişleri titreştirilsin veya titreştirilmesin, konuşulsun veya fısıldansın, konuşma yolunda boğumlama (= artikülasyon) yapılsın veya yapılmasın, ister üflensin ister "hohlansın", "ses" hep vardır. Ama, Türkçe'de bu sözcükle karşıladığımız olgular demeti İngilizce'de ise iki farklı sınıfta değerlendirilir: İngilizce'deki "sound" (= ses) ve "voice" (= insan sesi) ayrımını ne yazık ki Türkçe'miz gözetmiyor. Her ikisi de "ses" olarak sınıflıyoruz.

Dar anlamda "insan sesini" oluşturan, ses kirişlerinin (eskiden bunlara ses telleri denirdi) titreştirilmesidir. Titreştirirseniz, "insan sesi" (= voice) elde edersiniz. Titreştirmiyorsanız, elde ettiğiniz şey "soluk sesi" (= breath) dir.

Larinkste, ses kirişlerinin hemen üstünde yer alan yalancı ses kirişlerini titreştirirseniz, bu defa da çeşitli
fısıltı (= whisper) türlerini elde edersiniz.

O halde, ilk belirleyeceğimiz terimler,
"ünlü - ünsüz" (İngilizce'de vowel / consonant) sınıflamasını ilgilendirir. Bunların hepsinde "ses" vardır. "Sessis ses" olmaz ve olamaz.

Ardından yaptığımız "titreşimli - titreşimsiz" (voiced / voiceless veya breathed) sınıflaması ise bu sesin ses kirişlerinden elde edilen ses mi, yoksa doğrudan soluk sesi mi olduğunu belirler.

"Titreşimli" kavramı için diğer terim önerileri, "ötümlü", "titremli"; ve "titreşimsiz" karşılığında ise "ötümsüz", "titremsiz" şeklindedir. Akla yatkın önerilerdir. Yeter ki, Türk dilbilimindeki bu terim kargaşası bir an önce bitsin...

Örnekler:

 

Ünlü / Ünsüz:

  /a/, /e/, /i/, /o/ ------ /b/, /c/, /d/, /f/
 Titreşimli / Titreşimsiz:   /b/, /d/, /v/, /z/ ------ /p/, /t/, /f/, /s/
 

İşte bu noktada, "ünlü" - "ünsüz" tanımlarını artık açıklamakta yarar var. Aslında bu terimler de bir yanıltmacayı içlerinde taşıyor; çünkü, nasıl ki gerçek anlamda "sessiz ses" olamazsa, doğaldır ki "ünsüz ün" de olamaz... Aslında sözkonusu olan, "ün" varlığı veya yokluğu değil, varolma düzeyidir. Yani, asıl kastedilen, "bol ünlü" ve buna karşı "az ünlü" olma durumlarıdır.

Ünlü (yani, bol ünlü) sesbirimleri üretilirken, konuşma yolunun hiçbir bölümünde kayda değer bir daraltma ve engelleme sözkonusu olmaksızın, ciğerlerden gönderilen sürekli bir hava akımı sözkonusudur. Ayrıca tümü titreşimli seslerdir; yani, ses kirişleri titreşmektedir. (Ancak, bildiğiniz gibi, bu sonuncu durum, ayırıcı bir özellik değildir)

Diğer sesbirimleri ise, "ünsüz" (daha doğrusu "az ünlü") konuşma seslerini oluşturur.

Ünlüler ve ünsüzler arasındaki ayrım, akustik ölçümlerle kanıtlanabilir. Ünlüler daha "zengin ve gür" seslerdir; daha uzaklara gönderilebilme özellikleri vardır. Bunun için, uzaktaki kimselere, "hEEEy!" yada "mdAAAAT!!" diye bağırıyoruz da, "dıdıdıdı", "sıssss" yada "zızzzz" gibi seslerle ulaşmağa çalışmıyoruz.

 

 ANASAYFAYA DÖNÜŞ

 

 

 ANASAYFAYA DÖNÜŞ

 SORUNLU SESLİKLER

 FONETİK ALFABE

 HECE VURGUSU