|
|

LATİNCE & YUNANCA
SÖZCÜK ÖĞELERİ

Sistem Nasıl Çalışıyor
Bu sayfada yalnızca Latince ve Eski
Yunanca'dan İngilizce'ye geçmiş kök ve eklerin işleyişine örnekler sunacağım. Bir
sonraki sayfada ise, eski Cermen ve Romans dilleri de dahil olmak üzere,
İngilizce'de rastladığımız kök ve eklerin daha ayrıntılı bir dökümünü
bulacaksınız.
Bu kök ve eklerin anlamını bilmek,
öğrenme kolaylığı sağladığı gibi, tanımadığımız sözcüklerle karşılaştığımızda
bunların anlamını üç aşağı beş yukarı çıkarsama olanağı da verir.
Önce, Latince'den gelen kök, önek ve
sonekler ile başlayacağız.
Latince, bildiğiniz gibi, Roma
İmparatorluğu'nun diliydi ve bu haliyle imparatorluğun egemenlik alanları içinde
yaygınlık kazanmıştı. Zamanla değişik bölgelerde konuşulan Latince farklı diller
niteliği kazandı. İtalyanca, Fransızca, İspanyolca ve Portekizce, Latince "ana"
dilden inmiş "kardeş" dillerdir.
Kuzey Fransa'daki Normandiya Dükalığı
hükümdarı William 1066 yılında İngiltere'yi fethedince, o zamanın Fransızcası
birkaç yüzyıl boyunca ülkenin resmi dili kimliğini kazandı. Zaman içinde yerli
Anglo-Sakson diyelekleri ile etkileşerek, bugün tanıdığımız İngilizce'nin önemli
bir öğesini oluşturmuştur. İngilizce sözcüklerinin yaklaşık %60'ının o dönemde
Fransızca'dan geldiği, bunların büyük bölümünün ise Latince kökenli olduğu
hesaplanıyor.
Bununla birlikte, 6. yüzyıldan
başlayarak İngiltere'ye Hristiyanlığı getiren keşiş ve papazlar kanalıyla da
pekçok sözcük Latince'den doğrudan geçmiştir.
|

Latince'den Kök, Önek ve
Sonekler
|
|
Latince Kök |
Temel Anlamı |
Örnek Sözcükler |
|
-dict- |
to say |
contradict, dictate, diction, edict, predict |
|
-duc- |
to lead, bring, take |
deduce, produce, reduce |
|
-gress- |
to walk |
digress, progress, transgress |
|
-ject- |
to throw |
eject, inject, interject, project, reject,
subject |
|
-pel- |
to drive |
compel, dispel, impel, repel |
|
-pend- |
to hang |
append, depend, impend, pendant, pendulum |
|
-port- |
to carry |
comport, deport, export, import, report,
support |
|
-scrib-
-script- |
to write |
describe, description, prescribe,
prescription, subscribe, subscription, transcribe, transcription |
|
-tract- |
to pull, drag,
draw |
attract, contract, detract, extract,
protract, retract, traction |
|
-vert- |
to turn |
convert, divert, invert, revert |
|
 |
|
Latince Önek |
Temel Anlamı |
Örnek Sözcükler |
|
co- |
together |
coauthor, coedit, coheir |
|
de- |
away, off;
generally indicates reversal or removal in English |
deactivate, debone, defrost, decompress,
deplane |
|
dis- |
not, not any |
disbelief, discomfort, discredit, disrepair,
disrespect |
|
inter- |
between, among |
international, interfaith, intertwine,
intercellular, interject |
|
non- |
not |
nonessential, nonmetallic, nonresident,
nonviolence, nonskid, nonstop |
|
post- |
after |
postdate, postwar, postnasal, postnatal |
|
pre- |
before |
preconceive, preexist, premeditate,
predispose, prepossess, prepay |
|
re- |
again; back, backward |
rearrange, rebuild, recall, remake, rerun,
rewrite |
|
sub- |
under |
submarine, subsoil, subway, subhuman,
substandard |
|
trans- |
across, beyond, through |
transatlantic, transpolar |
|
 |
|
Latince Sonek |
Temel İşlevi & Anlamı |
Örnek Sözcükler |
|
-able
-ible |
“capable of" veya
"worthy of” anlamında sıfat yapar |
likable, flexible |
|
-ation |
fiilden ad yapar |
create, creation; civilize, civilization |
|
-fy
-ify |
“to make or cause
to become” anlamında fiil yapar |
purify, acidify, humidify |
|
-ment |
fiilden ad yapar |
entertain, entertainment; amaze, amazement |
|
-ty
-ity |
sıfattan ad yapar |
subtlety, certainty, cruelty, frailty,
loyalty, royalty; eccentricity, electricity, peculiarity, similarity,
technicality |
|

Yunanca'dan Kök, Önek ve
Sonekler
|
|
Yunanaca Kök |
Temel Anlamı |
Örnek Sözcükler |
|
-anthrop- |
human |
misanthrope, philanthropy, anthropomorphic |
|
-chron- |
time |
anachronism, chronic, chronicle,
synchronize, chronometer |
|
-dem- |
people |
democracy, demography, demagogue, endemic,
pandemic |
|
-morph- |
form |
amorphous, metamorphic, morphology |
|
-path- |
feeling, suffering |
empathy, sympathy, apathy, apathetic,
psychopathic |
|
-pedo-
-ped- |
child, children |
pediatrician, pedagogue |
|
-philo-
-phil- |
having a strong affinity or love for |
philanthropy, philharmonic, philosophy |
|
-phon- |
sound |
polyphonic, cacophony, phonetics |
|
 |
|
Yunanca Önek |
Temel Anlamı |
Örnek Sözcükler |
|
a-
an- |
without |
achromatic, amoral, atypical, anaerobic |
|
anti-
ant- |
opposite; opposing |
anticrime, antipollution, antacid |
|
auto- |
self, same |
autobiography, automatic, autopilot |
|
bio-
bi- |
life, living organism; biology, biological |
biology, biophysics, biotechnology, biopsy |
|
geo- |
Earth; geography |
geography, geomagnetism, geophysics,
geopolitics |
|
hyper- |
excessive, excessively |
hyperactive, hypercritical, hypersensitive |
|
micro- |
small |
microcosm, micronucleus, microscope |
|
mono- |
one, single, alone |
monochrome, monosyllable, monoxide |
|
neo- |
new, recent |
neonatal, neophyte, neoconservatism,
neofascism, neodymium |
|
pan- |
all |
panorama, panchromatic, pandemic, pantheism |
|
thermo-
therm- |
heat |
thermal, thermometer, thermostat |
|
 |
|
Yunanca Sonek |
Temel İşlevi & Anlamı |
Örnek Sözcükler |
|
-ism |
“the act, state,
or theory of” anlamında ad yapar |
criticism, optimism, capitalism |
|
-ist |
ad yapar |
conformist, copyist, cyclist |
|
-ize |
ad veya sıfattan
fiil yapar |
formalize, jeopardize, legalize, modernize,
emphasize, hospitalize, industrialize, computerize |
|
-gram |
something written or drawn, a record |
cardiogram, telegram |
|
-graph |
something written or drawn; an instrument
for writing, drawing, or recording |
monograph; phonograph, seismograph |
|
-logue
-log |
speech, discourse; to speak |
monologue, dialogue, travelogue |
|
-logy |
discourse, expression; science, theory,
study |
phraseology, biology, dermatology |
|
-meter
-metry |
measuring device; measure |
geometry, kilometer, parameter, perimeter |
|
-oid |
“like,
resembling” veya “shape, form” anlamında sıfat veya ad yapar |
humanoid, spheroid, trapezoid |
|
-phile |
one that loves or has a strong affinity for;
loving |
audiophile, Francophile |
|
-phobe
-phobia |
one that fears a specified thing; an intense
fear of a specified thing |
agoraphobe, agoraphobia, xenophobe,
xenophobia |
|
-phone |
sound; device that receives or emits sound;
speaker of a language |
homophone, geophone, telephone, Francophone |
|
 |
|
|