BREAST SIZE DETERMINES

PERSONALITY !!

Kişiliği, Göğüs İriliği Belirliyor

Material Collected, Adapted and Modified from Several Internet Sources to Serve as Fun Reading Passages for Turkish-Speaking People Studying English



An Italian sex researcher claims he can tell a woman's personality from the size and shape of her breasts.

researcher /ri--çı/ = Araştırmacı... to claim = iddia etmek, öne sürmek, üstlenmek (=benimdir demek)... size /SAYZ/ = büyüklük, irilik (hacim ve/veya alan olarak ebatlar)... shape /ŞEYP/ = biçim, şekil (hacim ve/veya alan olarak)... breast /BREST/ = göğüs, meme...

According to German newspaper Bild sexologist Piero Lorenzoni said: "A woman's breasts denote a woman's character, just like her star sign."

sexologist /sek-S@-lıcist/ = cinsellik bilimci... to denote /di-NOUT/ = belirtmek, işaret etmek, anlamına gelmek... star sign = "Burcunuz nedir?" sorusunda sorduğumuz şey...

He has categorised breast types according to fruits and says men can draw up their own horoscope-type chart that indicates what a woman's chest size says about her.

to draw up (a chart, program, etc) = çizmek, oluşturmak... chart /ÇA:T/ = harita, plan, kroki, çizelge, tablo... to indicate = işaret etmek, göstermek, belirtmek... chest /ÇEST/ = 1. göğüs (yukardaki "göğüs" anlamında değil; gövdenin üst bölümü anlamında); 2. sandık...

The fruity chart starts naturally with the traditional melon. According to Lorenzoni, a woman with large, round breasts like a melon may appear motherly, but is far from it. "She likes eating and wants to be spoiled and admired. But seldom likes sex," he said.

"fruity chart" = "meyveli tablo"... naturally /NÆ-çırıli/ = pek tabii, bittabii... melon /ME-lın/ = kavun... motherly = Burada, "anaç"... Başka yerde, genellikle, "anne gibi davranan; ilgili, koruyucu ve müşfik" veya "tavuk-anne" anlamları ile kullanılır... is far from it = hiç de öyle değildir; öyle olmaktan çok uzaktır... wants to be spoiled /SPOYLD/ = şımartılmak ister... wants to be admired /ıd-MAYRD/ = beğenilmek, takdir edilmek ister... seldom likes sex = seksten nadiren zevk alır...

KISACASI -- AMAN, DOSTLAR, UZAK DURUN !!

For men who want someone a bit more lively they should choose a woman with "lemon" breasts -- pert and prominent. "These women are full of life and can laugh at themselves. They want a balanced life without surprises."

a bit more lively = biraz daha canlı ve hareketli... with "lemon" breasts = "limon" göğüslü... pert /PÖ:T/ = Bu bağlamda, "diri" (ve cesur) kavramı ile çevrilir. (Tersi: "saggy" /SÆG-i/ = sarkık)... Ancak, zor bir sözcüktür: "küstah, hoppa, şımarık, saldırgan, lafını saklamayan" gibi anlamlar taşıyabilir. Örneğin, "a pert remark" sizi kırabilir, kızdırabilir de; ama münasebetsiz bir sözünüze karşılık sizi kıçüstü de oturtabilir... prominent /PR@-minınt/ = belirgin, göze çarpar... laugh at oneself = kendine gülebilmek, kendi halleri ile dalga geçebilmek (kısacası, olgunluk ve entel güç belirtisi olumlu bir niteliktir)... a balanced life = dengeli bir yaşam...

KISACASI -- AMAN, DOSTLAR, UZAK DURUN !!

Pert, oval-shaped breasts are for Lorenzoni like pineapples. "A woman with pineapple breasts is intelligent, often has a career but is still romantic. They are also faithful. Whoever wins their heart will not lose it quickly."

pineapple /PAYN-æpıl/ = ananas... intelligent /in-TE-licınt/ = zeki, kafası çalışır... has a career /kı--ı/ = kariyer sahibi... still = (burada) yine de, buna rağmen... faithful /FEİTS-fıl/ = sadık... Whoever wins ... quickly. = Herkim ki onların kalbini kazanacaktır, kolay kolay kaybetmeyecektir...

KISACASI -- AMAN, DOSTLAR, UZAK DURUN !!

Grapefruit-shaped breasts -- pert and firm -- are also not a good sign for good sex. "This woman may look erotic, but in reality is bashful and homely. She spoils her partner but prefers tenderness over sex."

grapefruit /GREYP-FRU:T/ = "fruit" diye telaffuz edenlerin ağzına biber sürünüz, bi daha greypfrut yiyemesinler... firm /FÖ:M/ = sımsıkı, kendini koyvermemiş... bashful /BÆŞ-fıl/ = utangaç (= shy /ŞAİ/... homely = "evcil", evini seven, hanım hanımcık... to spoil /SPOYL/ = şımartmak... (Dikkat: bir başka anlamı ise = bozmak, berbat etmek. Örnek: "to spoil the fun" = güzelim olayın içine etmek)... tenderness /TEN-dınis/ = ilgili, yumuşak ve koruyucu davranma, incitmeme, müşfik olma... ("to prefer" fiilinin burada "to" yerine "over" alması fazla bir anlam katmıyor. Yani, ister, "-----i ------e tercih eder" demişsiniz, ister, "------mektense -------i tercih eder.")

KISACASI -- AMAN, DOSTLAR, UZAK DURUN !!

Even women with "oranges" are not going to turn up the temperature between the sheets. "While she is self-confident and knows her goals, she has little interest in sex. She likes conversation and partnerships."

turn up the temperature between the sheets = "yatağın hararetini arttırmak"... (NOT: "portakal göğüslü" bizlere pek etkileyici gelmeyebilir; ama unutmayınız ki onlar "Vaşington" ebat anlıyor)... sheets /Şİ:TS/ = yatak çarşafları, kılıfları... self-confident /self-K@N-fidınt/ = özgüvenli, özgüven dolu... to know one's goal(s) /GO:L/ (kalın /L/ ile) = hedef(ler)ini bilmek... has little interest = pekaz ilgi duyuyor... (DİKKAT... "a little" herzaman için "little" dan büyüktür: "We have little bread." = Çok az ekmeğimiz var... "We have a little bread." = Biraz ekmeğimiz var...)

KISACASI -- AMAN, DOSTLAR, UZAK DURUN !!

Small breasted women, with assets that resemble cherries are "funny and very exciting. They are entertaining and intelligent. Make great partners both for everyday life and on holiday and are moderately interested in sex," says the researcher.

small breasted = küçük göğüslü... assets /Æ-sits/ = bir bilançodaki pozitif hane, mevcutlar, varlıklar, özsermaye; (tersi = liabilities /LAY-ı--liti:z/ = borçlar ve yükümlülükler; riskler ve olumsuz olasılıklar)... "assests that resemble cherries" = (mecazi bir ifade) kiraz gibi göğüsler... funny = "kendisine güldüğümüz değil", "bizi güldüren, birlikte güldüğümüz" anlamında... entertaining /EN-tı-TEY-ning/ = yukardaki "funny" ile eşanlamlı, eğlendiren, hoşça vakit geçirten... moderately /M@-dıritli/ = orta derecede, ılımlı ölçüde...

KISACASI -- AMAN, DOSTLAR, UZAK DURUN !!

A woman with pear-shaped breasts "Loves love in all its variations. She can be very religious, but is known to have affairs."

pear /PEE/ = armut... loves love in all its variations = bütün varyasyonları ile aşkı sever... can be very religious /ri--cıs/ = çok dindar alabilir... but is known to have affairs = ilişkilere girdiği de bilinir...

KISACASI -- AMAN, DOSTLAR, UZAK DURUN !!

YADA, BEĞEN -BEĞENDİĞİNİZİ ALIN !!

EĞLEN/ÖĞREN BÖLÜMÜNE DÖNÜŞ

ANASAYFA     TESTLER     OKUMA     KONUŞMA