Bu Sayfanın Künyesi: Doç. Dr. Yalçın İzbul, http://www.ingilizce-ders.com  Practical English for Turkish Speaking ESL/EFL Students, KOMİK SÖZLER: Yabancı komik sözler. İngilizce öğrencileri için yardımcı metin olarak halk dili, halk ağzından güzel sözler, ingilizce türkçe çevirisi ile grafiti (graffiti) 04 -- İngilizce öğrencileri için yeni bir anlayış ve yeni yaklaşım ile oluşturulan yardımcı metinler, Copyright: Doç. Dr. Yalçın İzbul. Telif hakları saklıdır.

 

.İLERİ EĞİTİM SETİMİZ.

 TIKLAYINIZ

ingilizce eğitim seti

pratik ingilizce

TÜRKLER İÇİN PRATİK İNGİLİZCE

Practical English For Turks: YAHOO Uluslararası ESL Grup

pratik ingilizce

Kuruluşu: Kasım, 2001

  TIKLAYINIZ 

.ÖZEL KPDS  SETİMİZ.

 TIKLAYINIZ

KPDS eğitim seti

 
 
 

 

 

anonim komik sözler

İngilizce Halk Dili, Halk Ağzından

ANONİM KOMİK SÖZLER

anonim komik sözler

Material Collected, Modified or Adapted from Several Internet Sources

to Serve as Fun Reading Passages forTurkish-Speaking People

Studying English

tuvalet edebiyatı

 

komik sözler 01

 

OYLAMA SONUCU EN

KOMİK  SEÇİLENLER

 

komik sözler anti

komik söz  The road to success is usually under construction.

Başarıya giden yol genellikle inşaat halindedir.

komik söz  Accept that some days you're the pigeon and some days you're the statue.

Şunu kabullenmek zorundayız ki kimi günler güvercinizdir, kimi günler (kafasına pislenen) heykel.

komik söz  I feel like I'm diagonally parked in a parallel universe.

Paralel bir evrende çapraz parkedilmiş hissediyorum kendimi.

komik söz  For Sale: Parachute. Only used once, never opened, small stain.

Satılık Paraşüt: Yalnız bir kez kullanılmıştır, hiç açılmamıştır, biraz lekesi var.

komik söz  I wonder how much deeper the ocean would be without sponges.

I wonder = acaba, diye merak ediyorum... without sponges = süngerler olmasa...

komik söz  A fine is a tax for doing wrong. A tax is a fine for doing well.

fine = para cezası... tax = vergi...

komik söz  An optimist is someone who falls off the Empire State Building, and after 50 floors says, "So far so good!"

"So far so good!" = "Eh, şu ana değin iyi gitti."

komik söz  Always borrow money from a pessimist. He won't expect it back.

Borç almak için karamsar kimseleri seçiniz. Paranın iade edileceği beklentisi içinde olmayacaklardır.

komik söz  Children: You spend the first 2 years of their life teaching them to walk and talk. Then you spend the next 16 years telling them to sit down and shut-up.

Çocuk dediğiniz nedir ki? İlk iki yılı konuşmayı, yürütmeyi öğretmekle geçirirsiniz; izleyen 16 yılı ise susup otumalarını söylemekle.

komik söz  Women who seek to be equal to men lack ambition.

Erkeklerle eşit düzeyde olmayı amaçlayan bir kadının hayatta yükselme azmi yok demektir.

komik söz  A balanced diet is a cookie in each hand.

Dengeli beslenme her iki elinde de aynı büyüklükte birer pasta tutmakla olur. [cookie = kurabiye]

komik söz  I'm not overweight, I'm undertall.

Normal kilomun üstünde değilim; yalnızca normal boyumun altındayım.

komik söz  I get my exercise running to the refrigerator.

Buzdolabına koşuşturarak spor yapıyorum.

komik söz  Light travels faster than sound. This is why some people appear bright until you hear them speak.

Işık sesten daha hızlı yol alır. İşte o nedenle bazıları gözünüze parlak görünür -- konuşmalarını işitinceye değin.

komik söz  If electricity comes from electrons, does morality come from morons?

morality = ahlâk... moron = geri zekâlı...

komik söz  I’m lost. I’ve gone to look for myself. If I should return before I get back, please ask me to wait.

Kayboldum. Kendimi aramağa gidiyorum. Eğer ben dönmeden dönecek olursam, ben dönünceye kadar beklememi söyle.

komik söz  Did you know 5 out of 4 of high school students don’t know their fractions?

Lise öğrencilerinin dörtte beşinin kesir konusunu bilmediklerini biliyor muydunuz?

komik söz  Money talks but all it ever says to me is good bye.

Evet, para konuşur; fakat bana söylediği tek şey "Allaha ısmarladık".

 

anonim ve komik sözler

  GOOD REASONS NOT TO EXERCISE  

anonim ve komik sözler anti

Spor Yapmamak İçin Nedenler

anonim komik  It is well documented that for every minute that you exercise, you add one minute to your life. This enables you at 85 years old to spend an additional 5 months in a nursing home at $5000 per month. [Özetle, sporla geçen her dakika ömrünüze 1 dakika daha ekler; bu size 85 yaşında fazladan 5 ay kazandırır, huzurevi için 5 ay daha para ödersiniz.]

anonim komik  My grandmother started walking five miles a day when she was 60. Now she's 97 years old and we don't know where the hell she is.

anonim komik  I joined a health club last year, spent about 400 bucks. Haven't lost a pound. Apparently you have to show up. [Geçtiğimiz yıl bir sağlık kulübüne üye oldum ve yaklaşık 400 dolar harcadım, ama bir gram bile veremedim. Anlaşıldığına göre, seanslara katılmanız (kulübe gitmeniz) gerekiyormuş...]

anonim komik  I have to exercise early in the morning before my brain figures out what I'm doing. [figure out = anlamak, çıkarsamak, vaziyeti çakmak...]

anonim komik  I like long walks, especially when they are taken by people who annoy me. [Uzun yürüyüşleri severim; özellikle de canımı sıkan insanlar yürüyüp uzaklara gidince...]

anonim komik  I have flabby thighs, but fortunately my stomach covers them.
[Neyse ki göbeğim, bacaklarımdaki sarkık etleri örtüyor... Sözlüğe bakarsanız, "thigh" karşılığında "uyluk" ve "but" karşılıklarının verildiğini göreceksiniz. Bu kavramla, gerek İngilizlerin, gerekse bizim ne kastettiğimiz biraz muğlak olduğu için, buradaki çevirimi tercih ettim]

anonim komik  The advantage of exercising every day is that you die healthier.

And last but not least:

I don't exercise because it makes the ice jump right out of my glass.

[Yani, "Çünkü yürürken içki bardağımdaki buzlar fırlayıp düşüyor" demek istiyor...]

*  *  *  *  *  *

 

komik fikirler

 

PARLAK FİKİRLER / BRIGHT IDEAS

 

komik fikirler anti

Here Are Some Ideas To Really Surprise And Annoy People:

(1) Show people your driver's license and ask them whether they've seen this man around...

(2) Try on flea collars at the pet store while occasionally pausing to scratch yourself thorougly.

Evcil hayvan mağazasındaki pire yakalıklarını kendi üstünüzde deneyip, arada bir durarak güzelce kaşının... (thoroughly /Øa-rıli/ = tamamen, boydan boya, baştan başa -- DİKKAT: "through" /Øru:/ ile karıştırmayınız.)

(3) Forget the punch line to a long joke, but assure the listener it was a "real killer". punch line = fıkranın en can alıcı yeri... "killer" = Burada, "gülmekten yerlere yatıracak ölçüde komik" anlamında...

(4) Follow a few paces behind someone, spraying everything they touch with air freshener. a few paces = birkaç adım... to spray = aerosol püskürtmek... air freshener = oda kokusu... DİKKAT: Günümüzdeki "seksist dil kullanmama" akımı uyarınca, "someone" için "them" adılının (zamir) kullanıldığına dikkat ediniz. Bir başka seçenek "him or her" demeniz olurdu.)

(5) Take a hand puppet to dinner with you. When the check comes argue with the puppet loud enough so that everyone can hear you about who will pay the bill. Throw him down and say "Okay! You pay!" then leave. hand puppet /pa-pit/ = el kuklası... loud enough = yeterince yüksek sesle... pay the bill = hesabı ödemek...

(6) Reply to everything other people say with "That's what YOU think!" That's what you think. = O senin fikrin; sen öyle zannet...

(7) Invent long and involved nonsense words to use in conversations, and see if people play along to avoid looking ignorant. involved = (burada) karmaşık... nonsense = saçma, saçmalık...

(8) Stand on a red-light crossing, pointing a hair drier at the traffic; turn around to people and announce "I stopped them!"  pointing a hair dryer... etc. = Saç kurutucusunu [durmakta olan] trafiğe [üfletiyormuş gibi] tutarak, çevredeki insanlara dönünüz ve "Onları ben durdurdum" deyiniz... [Daha önce, Manisa otobüsünde yer ayırtmayı da unutmayınız...)

*  *  *  *  *  *

 

KOMIK SOZLER

 

ALL THE THINGS MY MOTHER TAUGHT ME !!

 

KOMIK SOZLER anti

Heaven Is Under Mothers' Feet -- Turkish Proverb

KOMIK  My mother taught me RELIGION:

"You better pray that will come out of the carpet."

Dua et leke bırakmasın. Yoksaaa!...

KOMIK  My mother taught me LOGIC:

"Because I said so, that's why."

KOMIK  My mother taught me FORESIGHT:

"Make sure you wear clean underwear, in case you're in an accident."

foresight = ileriyi görme, öngörüşlülük, önceden hazırlık, önsezi...

KOMIK  My mother taught me THE ART OF IRONY:

"Keep laughing and you'll be sobbing in a minute."

Annem bana kinaye sanatını öğretmiştir: "Gülmeğe devam et; biraz sonra içini çeke çeke ağlamakta olacaksın."

KOMIK  My mother taught me about the science of OSMOSIS:

"Shut your mouth and eat your supper!"

Annem bana bilimsel ozmos olayını öğretmiştir: "Ağzını kapat da yemeğini ye!" AÇIKLAMA: "Shut your mouth" deyiminin karşılığı Türkçe'de aslında "Çeneni kapa!" şeklindedir...

KOMIK  My mother taught me how to be a CONTORTIONIST:

"Look at the dirt on the back of your neck!"

contortionist = vücudunu türlü şekillere sokabilen "kemiksiz" adam/kadın... "Şu ensenin kirine bak!"

KOMIK  My mother taught me about RESOLUTION:

"You'll sit there 'til all that spinach is finished."

resolution = kararlılık...

KOMIK  My mother taught me about WEATHER EFFECTS:

"It looks as if a tornado swept through your room."

KOMIK  My mom taught me TO APPRECIATE A JOB WELL DONE:

"If you're going to kill each other, do it outside - I just finished cleaning!"

(Kardeşimle güreşirken, döğüşürken...)

KOMIK  My mother taught me about ENVY:

"There are millions of less fortunate children in this world who don't have wonderful parents like you do!"

envy = gıpta... [jealousy = kıskançlık, kıskanma ile çoğu zaman örtüşmediğine dikkat ediniz]

KOMIK  My mother taught me about BEHAVIOR MODIFICATION:

"Stop acting like your father!"

Roses Grow Where Your Mother Hits You !! -- Turkish Proverb

*  *  *  *  *  *

 

güldürücü?

 

SOME SORDID HISTORY

 

güldürücü? anti

Next time you are washing your hands, and complain because the water temperature isn't just how you like it, think about how things used to be... Here are some facts about the 1500s:

Most people got married in June, because they took their yearly bath in May and still smelled pretty good by June. However, as time passed they were starting to smell, so brides carried a bouquet of flowers to hide the body odour.

bouquet = okunuşu: /bu-KEİ/... (ancak /BU-kei/ de standart sayılabilir)... body odour = ünlü "Bee-Ouu": söylemesi ayıp, "vücut kokusu"!!...

Baths consisted of a big tub filled with hot water. The man of the house had the privilege of the nice clean water; followed by his sons, and other men living under the same roof. Then came the women and finally the children. Last of all were the babies. By then the water was so dirty you could actually lose someone in it; hence the saying, "Don't throw the baby out with the bath water."

tub /TAB/ = küvet... privilege /PRİ-vilic/ = ayrıcalık, imtiyaz... hence /HENS/ = (burada) dolayısıyla... (ayrıca: bundan böyle)...

Houses had thatched roofs -- thick straw, piled high -- with no wood underneath. It was the only place for animals to get warm, so all the dogs, cats and their small animals (mice, bugs) lived in the roof. When it rained it became slippery and sometimes the animals would slip and fall off the roof, thus came the saying, "It's raining cats and dogs."

thatch /ØÆÇ/ = saz ve samandan çatı örtüsü... piled high = (burada) üstüste yığılmış... bugs = bit-pire-kene-güve-karafatma türü böcekler (olumsuz nüans)... became slippery = kayganlaşıyordu... to slip = kaymak (kaygan yerde)...

There was nothing to stop things from falling into the house either. This posed a real problem in the bedroom where bugs and other droppings could really mess up your nice clean bed. Hence, a bed with big posts and a sheet hung over the top afforded some protection. That's how canopy beds came into existence.

to pose a problem = sorun oluşturmak... canopy bed /-nıpi/ = tenteli yatak...

Sonuçta, yurdum insanı temizlik anlayışı ile dünyaya örnek olacak çaptadır... da, bir de şu yerlere tükürmek huyundan vazgeçebilse!!...

*  *  *  *  *  *

 

KOMIK SOZLER

 

INCREDIBLE ANAGRAMS !!

 

KOMIK SOZLER anti

anagram: a new word or phrase made by altering the order of the letters in another...

George Bush = He Bugs Gore

Gore'un kafasını karıştırıyor, düşüncelerini rahatsız ediyor, merak ve endişe uyandırıyor: Kısacası Gore için bir sorun...

Dormitory = Dirty Room

dormitory = yatakhane, bazen de "yurt" anlamında...

Evangelist = Evil's Agent

evangelist = İncil'i öğretip dini duyguları kuvvetlendirmek amacından hareket eden gezici vaiz... anlamın genişlemesiyle = bu yaklaşımı benimseyen dini akımlar... evil's agent = kötülüğün (Şeytan'ın) ajanı... "ajan" burada aracısı, hizmetkarı, temsilcisi, anlamındadır

Desperation = A Rope Ends It

desperation = çaresizlik, ümitsizlik... Kendini asar, kurtulursun...

The Morse Code = Here Come Dots

Mors alfabesi... İşte geliyor noktalar...

Slot Machines = Cash Lost in 'Em

slot machine = para atılıp birşey alınan makineler... 'em = them...

Animosity = Is No Amity

animosity = düşmanlık... amity =  dostluk, arkadaşlık...

Mother-in-law = Woman Hitler

Wow!! Aman kayınvalideniz duymasın...

A Decimal Point = I'm a Dot in Place

dot in place = yerli yerine oturmuş bir nokta...

The Earthquakes = That Queer Shake

that queer shake = şu garip sarsıntı...

Eleven plus two = Twelve plus one

onbir artı iki eşittir oniki artı bir !!

*  *  *  *  *  *

Sözler Anasayfaya Dönüş

duvar yazıları   eğlence okuma

ANASAYFA      TESTLER      OKUMA      EĞLENCE

 

 

 

 

.İLERİ EĞİTİM SETİMİZ.

 TIKLAYINIZ

ingilizce eğitim seti

pratik ingilizce

TÜRKLER İÇİN PRATİK İNGİLİZCE

Practical English For Turks: YAHOO Uluslararası ESL Grup

pratik ingilizce

Kuruluşu: Kasım, 2001

  TIKLAYINIZ 

.ÖZEL KPDS  SETİMİZ.

 TIKLAYINIZ

KPDS eğitim seti

 

Bu Sayfanın Künyesi: Doç. Dr. Yalçın İzbul, http://www.ingilizce-ders.com  Practical English for Turkish Speaking ESL/EFL Students, KOMİK SÖZLER: Yabancı komik sözler. İngilizce öğrencileri için yardımcı metin olarak halk dili, halk ağzından güzel sözler, ingilizce türkçe çevirisi ile grafiti (graffiti) 04 -- İngilizce öğrencileri için yeni bir anlayış ve yeni yaklaşım ile oluşturulan yardımcı metinler, Copyright: Doç. Dr. Yalçın İzbul. Telif hakları saklıdır.