|
 |
Say
wonderful things to me; I think you're wonderful, too;
Say
wonderful things to me; Especially, "I love you"
WORDS OF LOVE
SEVDA SÖZLERİ
|
 |
| |
And, in the
end, the love you take
is equal to
the love you make.
Paul McCartney...

Netice
olarak... Nihai tahlilde... Total çözgülemede... Son çözümlemede...
Sonsal gerçekte... İlahi yargıda... Ebedi adalette...
Ulaşabileceğiniz sevgi, yaratabileceğiniz sevgiye
denktir... Nitekim, hipotenüsün üstündeki kedinin karesi de, iki dik
kenar üstündeki kediler karesinin toplamına eşittir...

|
|
|
| |
| |
|
Seni seviyorum. |
|
Deli gibi aşığım sana. |
|
Seni hep seveceğim.
Seni sonsuza değin seveceğim.
|
|
Bütün kalbim ve ruhumla seni sonsuza kadar seveceğim. |
|
Her zaman kalbimdesin. |
|
Canım... Ruhum... |
|
Bana sensiz her şey bomboş geliyor. |
|
Sen yanımda yoksan herşey bana bomboş geliyor. |
|
Ben sensiz bir hiçim.
|
|
Sen benim herşeyimsin. |
|
|
|
I love you. |
|
I'm madly in love with
you. |
|
I will love you forever.
I will love you forever and ever.
I will love you forever and a day. |
|
I'll love you forever
-- with all (of) my heart and soul. |
|
You are always in my heart. |
|
My heart... My soul... |
|
I feel so empty inside without you. |
|
I feel so empty inside without you by my side. |
|
I am nothing without you.You are my everything. |
|
You mean everything
to me. |
|
|
|
|
|
| |
| |
|
Sen benimsin. |
|
Sensiz yaşayamam. |
|
Keşke benim olsan. |
|
Ah, şu an birlikte olabilseydik! |
|
Keşke şu an burada olsaydın. |
|
Benimle evlenir misin? |
|
Susma, konuş benimle, lütfen. |
|
Kulağıma tatlı sözler fısılda. |
|
Biliyorsun
erkek arkadaşımla / kız arkadaşımla
ayrılıyoruz. |
|
Biliyorsun
karımla / kocamla
ayrılıyoruz. |
|
|
|
You belong to me. |
|
I can't live without you. |
|
I wish you were mine. |
|
If only we were together
(now). |
|
I wish you were here. |
|
Will you marry me? |
|
Please talk to me. |
|
Whisper sweet things into my ear. |
|
You know that my
boyfriend /
girlfriend
and I are breaking up. |
|
You know that my
wife / husband
and I are breaking up. |
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
Sana sırılsıklam aşığım.
|
|
Seni hiç unutmayacağım. |
|
Seni herzaman hatırlayacağım. |
|
Hadi öpüşüp barışalım. |
|
Bir tanemsin... Tek
sevgilimsin. |
|
Yegane sevdiğim sensin. |
|
Asla beni bırakma. |
|
Her geçen gün seni daha çok seviyorum. |
|
Her geçen gün seni daha çok özlüyorum. |
|
Sana ihtiyacım var. |
|
|
|
I am head over heels in
love with you. |
|
I'll never forget you. |
|
I will always remember you. |
|
Let's kiss and make up. |
|
You're my only one. |
|
You are my one and
only sweetheart. |
|
Don't ever leave me. |
|
I love you more and more with each passing day. |
|
I miss you more and more with each passing day. |
|
I need you. |
|
|
|
|
|
| |
| |
|
Beni çok incittin. |
|
Kalbim senin. |
|
Herzaman kalbimdesin. |
|
Ölünceye kadar seninim. |
|
Öp beni! |
|
Sana tapıyorum. |
|
İlk ve son aşkımsın. |
|
Rüyalarımdaki meleksin. |
|
(Koruyucu)
Meleğimsin. |
|
Çok tatlısın. Çok şekersin. |
|
|
|
You hurt me so much. |
|
My heart is yours.
My heart belongs to you. |
|
You're always in my heart. |
|
I'm yours till I die.
I'm yours till the day I die. |
|
Kiss me! |
|
I adore you.
/ I worship you. |
|
You are my first and last love. |
|
You are the angel of my
dreams. |
|
You're my (guardian)
angel. |
|
You're so sweet. |
|
|
|
|
|
| |
| |
|
Sana dokunmak istiyorum,
ama o kadar uzaklardasın ki. (mektup / telefon) |
|
Seni bilemeyeceğin kadar çok seviyorum.
Bilemezsin seni nekadar çok seviyorum. |
|
Herzaman aklımdasın |
|
Herzaman seni düşünüyorum. |
|
Seni öpmek istiyorum. |
|
Seni çok özlüyorum. |
|
Seni şimdiden özledim. |
|
Seni bütün kalbimle seviyorum. |
|
Al beni. Ben
seninim. |
|
Bana aşkını söyle.
Beni sevdiğini söyle. |
|
|
|
I want to (wanna) touch
you but you're so far (away). (... but you're not there.) |
|
You don't know how much I love you. |
|
You're always on my
mind. |
|
I think of you all the time. |
|
I want to kiss you. |
|
I miss you very much. |
|
I miss you already. |
|
I love you with all my heart. |
|
Take me. I am yours. |
|
Say you love me.
|
|
|
|
|
|
|
|
|

İki tanecik de
başından defetme sözü vereyim... ki yelken açabilsin gönlünüz yepyeni
sevdalara:
Amaaan, çık git be hayatımdan, tamam mı!...
Oh, just get out of my life, will you!
Offf, defol git be, tamam mı!...
Oh, just get lost, will you.

Ama daha devam edeceğiz, tabii...
Diyeceksiniz: Zor olmuyor mu bu heybet-i muazzama koleksiyonu toparlamak?!
Gönlümüz çiçek toplar, yüreğimiz bal bağlarken,
ağzımız dilimiz pas mı bağlıyordu ki, yarım yüzyıldır?!
Daha 1961 yılı başında, 15
kadar stratejik cümle ezberlemiştim: Bulgarca, Sırpça, Almanca, Fransızca ve
İngilizce... Tiren, bu dillerin konuşulduğu ülkelerden geçecekti, İngiltere
yolunda...

|
|
|
| |
| |
|
Özlediğim o dudakları
öpüyormuş gibi yapıyorum. |
|
Gözlerimi senden alamıyorum. |
|
Sensiz kayboluyorum, yok oluyorum.
|
|
Sen inanılmazsın, harikasın. |
|
Umarım rüyalarım gerçekleşir. |
|
Biliyorum, bendeki bu aşk hiç ölmeyecek. |
|
Öyle mutluyum ki içimden (hep) ağlamak geliyor. |
|
Hayatımda hiç bu
derece mutlu olmamıştım; böylesi mutluluk yaşamamıştım. |
|
Bu mutluluğu yaşıyor olmama inanamıyorum. |
|
Bugüne değin yaşadığım tek gerçek aşkım sensin. |
|
|
|
I pretend I am kissing the
lips I am missing. |
|
I can't take my eyes off
you. |
|
I'm lost without
you.
|
|
You're just too good
to be true. |
|
I just hope my
dreams will come true. |
|
I know this love is
mine will never die. |
|
I am so happy that I
want to cry (all the time). |
|
I have never been so
happy before. I have never known such happiness. |
|
I can’t believe it’s
happening to me. |
|
You’re the only true
love that I’ve ever had. |
|
|
|
|
|
| |
| |
|
Yaslanacak bir omuz
ararsan, umarım benimki olur. |
|
Seni seviyorum ve herzaman seni düşünüyorum. |
|
Söyle, hep benim olacaksın, di mi? |
|
Beni birgün terkedersen ne yaparım bilemem. |
|
Daha büyük bir mutsuzluk düşünemiyorum. |
|
Beni hep sev; rüyalarım gerçek olsun. |
|
Hep aklımdasın, hep seni düşünüyorum. |
|
Tek sevdiğim sensin. |
|
Hep seni düşünüyorum. |
|
Bir gün bana döneceğin umuduyla yaşıyorum. |
|
|
|
If you need a shoulder to
lean on, I hope it will be mine. |
|
I love you and I’m
always thinking of you. |
|
Say that you'll
always be mine.
|
|
I don't know what
I'd
(would) do if you should ever leave me. |
|
I can’t conceive of
any more misery.
/Mİ-zıri/ veya /MİZ-rı/ |
|
Love me forever and
make all my dreams come true. |
|
I just can't seem to
get you off my mind. |
|
You're the (only) one I
love. |
|
I think of you all
the time. |
|
I'm just hoping
you'll come back to me someday. |
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
Sadece umuyorum ki bütün
bunlar birgün değişecek ve sen benim olacaksın. |
|
Sadece umuyorum ki bütün
bunlar birgün unutulacak ve sen benim olacaksın. |
|
Ah, çok zalimceydi bu! |
|
Ah, çok zalimsin. Beni
(kalbimi) paramparça ediyorsun. |
|
Hadi, öpüşüp barışalım. |
|
Sana bir sır söyleyeyim
mi? |
|
Dur kulağına fısıldayayım. |
|
Hiç bilmiyorsun seni
gerçekten nekadar çok sevdiğimi. |
|
Sakın bir daha terkedip
bırakma beni. Terkedip gitme. |
|
Her sabah uyandığımda içim
yanıyor, kalbim acı dolu. |
|
|
|
I'm just hoping someday
things will change and you'll be mine.
|
|
I'm just hoping someday
all these will be forgotten and you'll be mine. |
|
Oh, that was cruel! |
|
Oh, you're so cruel.
You're tearing me (my heart) apart. |
|
Let's kiss and make up. |
|
Do you want to know a
secret? |
|
Let me whisper (it) in
your ear. |
|
You never know how much I
really love you. |
|
Don't ever leave me again.
Don't ever go away. |
|
I wake up every morning
with my heart full of pain. |
|
|
|
|
|
| |
| |
|
Kalbim seni istiyor. |
|
Yeryüzünde senin için
yapamayacağım birşey yok. |
|
Seni o kadar çok istiyorum
ki. |
|
Söyle bana sonsuza değin
benim olduğunu. |
|
Kalbim hala aşkınla
kanıyor.
|
|
Sensiz bir gün bile daha
yaşayamam ki! |
|
Sensiz olamam/yaşayamam. |
|
Hiç böyle bir aşk
yaşamadım ben. |
|
Hep senin (=sadık)
olacağım. |
|
Hayatıma girdin, onu
aşkınla doldurdun. |
|
|
|
My heart is crying out for
you. |
|
There's nothing on earth I
wouldn't do for you. |
|
I want you so. |
|
Tell me that your mine
till the end of time. |
|
My heart still aches for
you.
(to ache =
ağrımak, sızlamak) |
|
How can I live through
another day without you? |
|
I can't be/live without
you. |
|
I never knew a love like
this before. |
|
I'll always be true. |
|
You came into my life and
filled it with your love. |
|
|
|
|
|
| |
| |
|
Sensiz yitiktim ben,
eksiktim.
|
|
Birlikte yaşadığımız bunca
şeyden sonra asla beni terketme sakın. |
|
Sakın değişme,
hiçbirşey değiştirmesin seni. |
|
Hep şimdi olduğun gibi
tatlı kal |
|
Ben seninim de bana. |
|
Benimki gibi bir aşkı asla
bulamazsın/bulamayacaksın. |
|
Kalbimin derinliklerinde
biliyorum; sen de beni seviyorsun. |
|
Seni olduğun gibi, bütün
hallerinle seviyorum. |
|
Sen yanımda oldukça
hiçbirşey korkutamaz beni. |
|
Biliyorum, bu aşkım asla
ölmeyecek. |
|
|
|
I was lost and incomplete
without you. |
|
Don't ever leave me after
all the things we've been through. |
|
Don't let a thing
change you. Don’t let the world change you. |
|
Stay as sweet as you are. |
|
Tell me that you're mine. |
|
You'll never find a love
like mine.
|
|
Deep in my heart, I know
that you love me, too.
|
|
I love you just the way
you are.
|
|
I fear nothing as long as
I have you near me. |
|
I know this love of mine
will never die. |
|
|
|
|
|
|
|
|

İşte böyledir dostlar...
Âşıksanız, ne de anlam doludur sizler için
bütün bu deli zırvası sözler... Şarkılar
onca güzeldir, ayrılırken de onca anlamlı...
Herneyse,
bir-iki de başından defetme sözü vereyim... ki yelken açabilsin
gönlünüz yepyeni ufuklara...
... yepyeni
sevdalara:
Now, look! You go your
way, and I'll go mine...
Haydi
bakalım; tak sepeti koluna, herkes kendi yoluna!
Good-by, you waste of skin!!...
Güle güle!
Seni lüzumsuz, beyinsiz yaratık!!.
Adios, asshole!!...
Güle güle!
*ıçımın kenarı!!
Belki birgün devam etmek üzere yeniden...
Sevdalar bitmekle -- tükenmez ki...

EĞLENCELİ-OKUMA
SAYFASINA DÖNÜŞ
|
|
|
|