You sit or stand there, well – FROZEN! What to say? He or she is
sure to notice you staring any second now... Quick! Say something
striking...
Orada öylesine
donmuş duruyor yada oturuyorsunuz... Ne söylemeli? Gözlerinizi ona
dikmiş olduğunuzu az sonra farkedecektir. Çabuk olun, çarpıcı
birşeyler söyleyin...
Is it hot in here, or is it just you?
Çok
mu sıcak burası; yoksa sizden mi kaynaklanıyor?
I lost my phone
number, can I borrow yours? Telefon
numaramı kaybettim. Sizinkini ödünç alabilir miyim?
I'm new in town; could I have directions to your house?
Bu
kente yeni geldim, yabancıyım; evinizin yolunu tarif edebilir
misiniz?
Could
you please step away from the bar?
You're
melting all the ice.
Biraz uzaklaşabilir misiniz, lütfen.
Bütün buzu eritiyorsunuz.
[Go up to the girl of your dreams, give her a single rose and say,]
"I
just wanted to show this rose what true beauty is." Rüyalarınızın
kadınına yaklaşın, ona tek bir gül verirken şunları söyleyin:
"Sadece bu güle gerçek güzelliğin ne olduğunu göstermek
istemiştim..."
If I were God, all of
my angels would look like you! Tanrı
olsam, bütün meleklerim sana benzerdi...
If I could rearrange the alphabet, I would put 'u' and 'i' closer
together. Alfabeyi
yeni baştan düzenleyebilsem, seni ve beni birbirimize daha yakın
koyardım...
Can I have a picture? ......So I can show Santa EXACTLY what I want
for Christmas. Bir
fotoğrafınızı lütfeder misiniz?
Noel
Baba'ya Tam olarak ne istediğimi gösterebilmem için...
I'd like to be
reincarnated as one of your tears, because then I'd be born in your
eyes, live on your face, and die on your lips. Gözyaşlarınızdan
birisi olarak dünyaya gelmek isterdim. Çünkü o zaman, gözlerinizde
doğar, yanaklarınızda yaşar, dudaklarınızda ölürdüm...
Are you wearing lipstick?
Well, l mind if a taste it? Ruj
sürdünüz mü dudaklarınıza? Şey, bi tadına bakmamın sakıncası var mı
acaba?
Should I call out to you in the morning or just nudge you?
Acaba
sabahleyin size seslenmem mi gerekecek, yoksa dirseğimle bi
dürtüklesem yeterli oluır mu?
I lost my teddy bear, can I sleep with you instead?
Ayıcığımı
kaybettim; sizinle uyuyabilir miyim? [Bu tabiatıyla, daha çok,
hanımların beylere söyleyebileceği bir söz. Ayrıca unutmayınız,
to sleep together veya to sleep with someone "aşk yapmak"
anlamına gelen idiom'lardır]