Doç. Dr. Yalçın İzbul

PRACTICAL ENGLISH FOR TURKS

Free Bilingual E-Zine Supplements

June 25, 2003

Supplement # 024

 
 

 

 THOUGHTS FOR TODAY

 -- 1 --

 

He who conquers others is strong; he who conquers himself is mighty. -- Lao-Tzu

Başkalarını fetheden güçlüdür; ama, kendini fethedebilen güçlüden de güçlüdür...   to conquer = fethetmek... the conquest of İstanbul... Mehmet the Conqueror...  to conquer oneself = "kendini fethetmek" = özdisiplin uygulayabilmek, nefsinin üstesinden gelebilmek...

If you’ve ever gone on a diet to lose some weight, or made a New Year’s resolution to give up smoking, then you know how hard it is to conquer yourself.

to go on a diet = rejime başlamak, rejim yapmak... to lose weight = kilo vermek... New Year's resolution = Yeni Yıl için alınan yapacağım / yapmayacağım kararı... then you know how hard it is + mastar (infinitive) = O takdirde ...... yapmanın ne kadar zor olduğunu bilirsiniz...

VOCABULARY  :   resolution = 1. Karar, kararlılık (yani, "decision" a göre çok daha kuvvetli); 2. Karar sureti (a resolution in the United Nations or the Parliament)...

GRAMMAR  :   if you have ever... = Eğer bugüne değin hiç... vb. Geçen sayıda ele aldığım bu konuyu burada yeniden birkaç kez örnekliyorum.

After the first week or so, your enthusiasm begins to wane.

after the first week or so = ilk bir iki haftadan sonra... enthusiasm = heves, şevk, heyecan, isteklilik... to wane = giderek azalmak (yada yerine göre, erimek, solmak, tükenmek gibi şairane çeviriler kullanılabilir)...

However, if you've managed to get through the appalling first few weeks; that is, if you have lost some of that hideous pouch, or you find that you can resist the preposterous urge to go out butt-collecting after shops' closing hours, then you begin to feel the tremendous thrill of conquering yourself.

appalling = ürkünç, berbat, şok eden... that is (DİKKAT: herzaman iki virgül arasında kullanılacak) = yani... hideous = iğrenç, korkunç... pouch = aslında "kese" anlamına gelen bu sözcük burada "göbek, gucaman göbecik" anlamında kullanıldı... preposterous = hertürlü mantığa aykırı derecede abzürd ve saçma... urge = içten gelen dürtü... butt-collecting = izmarit toplama (DİKKAT: İngilizce'de böyle bir kavram yok: Türkçe'den çeviri yapıyorum -- Eh, İngiliz dili zaten bööle bööle zenginleşiyoo)... thrill = içte duyulan heyecan, insanın yüreğindeki sevinç ve doyum veren coşkulu titreyiş...

The proudest accomplishments are the ones achieved through discipline and self-control.

accomplishment = başarı ile sonuçlandırma... are the ones = "olanlarıdır"; biliyorsunuz burada sözcüğü tekrarlamamak için "accomplishments" yerine kullanıldı. Eğer yerine geçtiği sözcük tekil olsaydı, "is the one" diyecektik)... through = yoluyla, vasıtasıyla... DİKKAT: "proud, proudest" burada "gururlu, mağrur" anlamlarında değil, metinden de anlaşılacağı gibi, "gurur verici" anlamında...

 

 EVEEET, HADİ BAKALIM :  Şimdi açıyorsunuz aşağıda verdiğim adresi ve bu parçada yararlı bulup öğrenmek istediğiniz sözcüklerin okunuşunu dinliyorsunuz. Özellikle hece vurgularını not etmeyi unutmayınız.

http://www.m-w.com

 

 -- 2 --

 READING EXERCISE FOR ADVANCED LEARNERS

 NOTE: Please pay special attention to the several occurences of the verb "to run" in its various senses.

You must visualize, think, reflect, and review before embarking on any venture...

I can imagine Süreyya Ayhan running the whole event in her mind before she actually goes out on the track to perform -- that is the only way, to my mind, to concentrate and become fixed on winning the gold medal.

We all must use our imagination in the same way. Whether it’s preparing for a major examination or a much simpler task of organizing a fishing trip, we must visualize the whole thing and run it like a motion picture through our mind's eye a few times over.

This is the way to focus on the whole event and not to miss out any important details that otherwise might give you a headache if neglected.

 Make up (form) a few sentences for each of the following expressions:

to embark on a venture... run the whole event in one's mind... to my mind... to become fixed on (upon)... to visualize the whole thing... through the mind's eye... a few times over (=bir kaç kez tekrarlayarak)... to miss out (some) important details... that otherwise might + present tense (tabii "future" anlam için)...

 

 

         

ANASAYFA      TESTLER      OKUMA      EĞLENCE

__________________________________________________________________________