Doç. Dr. Yalçın İzbul

PRACTICAL ENGLISH FOR TURKS

Free Bilingual E-Zine Supplements

August 25th, 2003

Supplement # 042

 

CHUNKS OF WISDOM, OR

DROPLETS OF BANALITY ?

 

 
 

 

 MARRIAGE QUOTATIONS

 

 Ask A Man !!

Marriage is the triumph of imagination over intelligence. Second marriage is the triumph of hope over experience. -- Oscar Wilde

triumph /tra-yımf/ = zafer, galebe... Evlilik, hayal aleminin zekâya; ikinci evlilik ise umudun deneyime galebesidir. (Aslında, "imagination" için "hayal gücü" de önerilebilir. Diliniz dönüyorsa "imgeleniminizin" de diyebilirsiniz...)

Marriage is not a word; it is a sentence. -- King Vidor

 sentence = 1. cümle; 2. mahkeme kararı, mahkumiyet... Geçmişin ünlü film rejisörlerinden Vidor'dan süper bir sözcük oyunu...

Marriage is the only war where you sleep with the enemy. -- Gary Busey

İşte size ilginç bir zaman boyutunda anlam kayması örneği: "sleep with" 1960'lı ve 70'li yıllarda anlam değiştirmiş; giderek "aşk yapmak" anlamını kazanmıştır. Sinema aktörü olan Gary Busey, tahminen 1940'lı yıllarda doğmuş olsa gerek; sanırım deyimi ikinci anlamda kullanmıştır; günümüz kuşağı da herhalükârda öyle anlayacaktır...

Getting married for sex is like buying a 747 for the free peanuts. -- Jeff Foxworthy

"for" sözcüğünü burada "uğruna" şeklinde çeviriniz...

There's only one way to have a happy marriage and as soon as I learn what it is I'll get married again. -- Clint Eastwood

Tabiatıyla ağırlık "marry again" kavramı üzerinde... Bence Sayın Eastwood, bu ince zekâ ve espirisiyle, California Valiliği için Sayın Schwarzenegger'den çok daha uygun olurdu...

*  *  *

 Ask A Woman !!

Someone once asked me why women don't gamble as much as men do and I gave the commonsensical reply that we don't have as much money. That was a true but incomplete answer. In fact, women's total instinct for gambling is satisfied by marriage. -- Gloria Steinem

nonsence /nn-sıns/ = (noun) saçmalık... nonsensical /nn-sen-sikıl/ = (adj.) saçma... commonsense /ka-mınsens/ = (noun) sağduyu... commonsensical /kamın-sen-sikıl/ = (adj.) sağduyulu... "That was a true but incomplete answer. = Bu, doğru ama eksik bir cevaptı... Son tümce: Aslında bir kadının kumara yönelik tüm içgüdüleri evlilik ile tatmin oluyor...

The middle years of marriage are the most crucial. In the early years, spouses want each other and in late years, they need each other. -- Rebecca Tilly

crucial /kru-şıl/ = en önemli, yaşamsal önemi olan, aksilik veya kriz çıkmasına en yatkın... spouse /spauz/ = eş...  Evliliğin ilk yıllarında eşler birbirini arzuluyor; son yıllarında ise birbirlerine ihtiyaçları var... En tehlikeli dönem, arada geçen yıllar... (Türkçe'de "güzel" anlatım için tümcelerin sırasını değiştirdim. -- Becerebilmiş miyim? )

They say love is blind...and marriage is an institution. Well, I'm not ready for an institution for the blind just yet.

Mae West, 1893-1980

Diyorlar ki, aşk körmüş... Evlilik de bir kurummuş... Walla abicim, körler cemiyetine üye olmağa şimdilik hiç niyetim yok...

(Serbest, fakat Mae Hn'ın sinemada yansıttığı kişiliği biliyorsanız, doğru çeviri...)

If you want to sacrifice the admiration of many men for the criticism of one, go ahead, get married. -- Katherine Hepburn

to sacrifice /sæk-rifays/ = feda etmek, kurban etmek... Pekçok erkeğin beğenisini bir erkeğin eleştirilerine feda etmek istiyorsan, tamam, devam et bu yolda ve evlen...

I think men who have a pierced ear are better prepared for marriage. They've experienced pain and bought jewelry. -- Rita Rudner

Bence, evliliğe en iyi hazırlanmış olan erkekler, kulağını deldirmiş olanlar: Hem acısını tatmışlar, hem de mücevher satın almışlar...

*  *  *

 Ask Anybody !!

Marriage is something which is called a feast -- unfortunately, sometimes the appetizer is better than the main course...

feast /fi:st/ = ziyafet... appetizer /æ-pitayzır/ = "iştah açıcı", hors de'ouvre... main course /meynko:s/ = ana yemek...

Marriage is a book in which the first chapter is written in poetry and the rest of the pages is prose...

Öyle bir kitap ki, ilk bölüm şiir olarak yazılmış; gerisi düzyazı... poet = şair... poem = şiir... poetry = nazım... prose /prouz/ = düzyazı, nesir...

Marriage is a condition where no wife gets what she expected, and no husband expected what he was getting...

Kadınlar ummuş olduklarını bulamıyor; erkekler ise şimdi bulduklarını hiç ummamışlardı...

*  *  *  *  *

  LAST, BUT NOT LEAST  

 Marriages are made in heaven. Well, so are thunder, lightning, tornados and hail.

 "Heaven" sözcüğü gerek "gök, sema, göksema" gerekse "Cennet" kavramlarını birlikte ifade ettiği için, bu hoş sözü Türkçe'ye çeviremedim. Belki sizler denemek istersiniz...

Aslında çeviriye ne hacet?? Evli olanlarımız bunu zaten fiilen yaşıyoruz!!

 
 
 
 

 

 Dergimizi beğeniyorsanız, lütfen dostlarınıza da gönderiniz. İngilizce eğitimi veren Yahoo Grupları arasında DÜNYA BİRİNCİLİĞİNİ yakalamamıza çok az kaldı...

   
 
 

 

 

         

ANASAYFA      TESTLER      OKUMA      EĞLENCE