The star striker will not be on the plane with the rest of
the English squad when it flies into İstanbul late Thursday.
star striker
= yıldız hücum oyuncusu ("to strike" = vurmak, çarpmak, fiilinden)...
will not be on the
plane
= uçakta olmayacak...
with the rest (of)
= diğerleri (takımın geri kalanları) ile birlikte...
the English squad
= İngiliz ekibi,
takımı...
late Thursday
= Perşembe geç saatlerde...
NOT:
squad
: Okunuşu = / skud /... Yani /a/
ile /o/ arası sesliğimizle... UK İngilizcesinde /o/ ya daha yakın; USA ingilizcesinde
/a/ ya daha yakın... O yüzden kimisinden "hotdog", kimisinden
"hatdag" işitiyor, ikilemde kalıyor zavallı kulaklarımız!
Bu arada, "police squad, army squad, rescue squad (kurtarma ekibi)"
...etc, sık duyulan terimlerdir.
İKİNCİ NOT:
Biliyorsunuz,
ben İstanbul yazarken ısrarla "İ" harfini kullanıyorum. Doğru mu yanlış mı
yapıyorum, yada herkese de önermeli miyim, bilmiyorum. (Türkçe ortografiyi
desteklemeyen programlarda garip karakterlere yol açtığı için.) Ama,
elimde değil. Bu da benim takıntım işte...
England will go into its vital Euro 2004 qualifying match against Turkland
on Saturday without star striker Michael Owen, after he failed to recover
from injury.
will go into
= Burada "çıkacak, başlayacak" anlamında (heryerde bu anlamı
vermeyecektir. Olağan anlamı "içeri girmek, içine girmek")...
vital
/ vay - tıl / = hayati, yaşamsal önem taşıyan...
qualifying match
= eleme karşılaşması (iki dilde farklı iki kavram kullanıldığına dikkat
ediniz)...
after he failed to
recover from injury
= sakatlıktan kurtulamadığı için...
NOT:
fail + mastar
=
olumsuzluk belirten bir yapı: Dergimizde çeşitli kereler önemle
hatırlattığımız bir yapıdır. Burada "fail" fiilinin kendi anlamını
düşünmeyeceksiniz. O, burada sadece bir işlev sözcüğüdür...
Owen
picked up a shin injury playing for his club side, Liverpool, last weekend
in a match against Arsenal.
shin
/ şin / = baldırın ön kısmı, yani "incik" dediğimiz kısım...
"to pick up an
injury"
şeklindeki bir (bize göre) "tuhaf" deyimler karşısındaki tavrımız, sadece
"Aaaa, demek ki bunu böyle ifade ediyorlar" diyerek, deyimi kaydetmek ve
öğrenmek olmalıdır...
side
= "ekip, takım" anlamında...
the home side
= evsahibi takım...
the visiting side
= misafir (konuk) takım...
“Michael Owen will not be travelling to Turkland with the team,” Adrian
Bevington, spokesman for the English Football Association announced on
Thursday. “After receiving treatment from our medical staff -- who have
been in consultation with the medical team at Liverpool -- over the past
three days, it was felt that, despite Michael making excellent progress,
he would not be fit for Saturday’s game.”
team
/ ti:m / = Alınız size bir adet daha "ekip, takım"... Bu arada,
Yeni Türkçe'mizdeki "tim" sözcüğünün nereden geidğini sanıyordunuz ki...
spokesman
= sözcü...
English Football
Association
= Bizdeki "Futbol Federasyonu" nun onlardaki karşılığı...
have been in
consultation with
= konsülte edegeldiler...
medical team
= tıbbi ekip...
to make excellent
progress
= fevkalade iyi ilerleme kaydetmek...
to be fit
= sağlıklı ve formunda olmak. Onun için "fitness center" lara doluşuyoruz
(doluşuyor muyuz?)...
However, better news for England came from captain David Beckham, who
declared himself fit to make the journey to Istanbul after suffering from
a leg injury in a game for his Spanish side Real Madrid on the weekend.
to suffer an injury
= kaydetmenizin yararlı olacağı bir başka deyim... Hadi, bir tane de ben
ekleyeyim: "to sustain an injury"...