Doç. Dr. Yalçın İzbul

PRACTICAL ENGLISH FOR TURKS

YAHOO Uluslararası İngilizce Öğretim Grupları DÜNYA BİRİNCİSİ !!

February 17th, 2004

Supplement # 082

 
 

 

İNGİLİZCE TELAFFUZ HATALARI

TÜRKLERİN YAPTIĞI YAYGIN YANLIŞLAR

İKİNCİ BÖLÜM

NOT: Değerli Üyelerimizin getireceği öneri ve yapacağı katkılar yabana gitmeyecek, herkesin istifadesine sunulacaktır...

Herzamanki selam, saygı ve sevgilerimle... izbul

 

AND... FOR GOD'S SAKE !!

VE... TANRI AŞKINA !!

(Continued from Issue # 080)

 01.  would / could / should

Çevrenizde halâ "wuld, kuld, şuld" diyenler varsa, AĞIZLARINA BİBER SÜRÜN!!

 doğrusu :

  WUD -  KUD -  ŞUD 

 02.  "Carriage, marriage..." gibi sözcükleri, "keriyic, meriyic..." şeklinde yanlış söylemeyiniz.

Doğrusu: /kæ-ric/, /mæ-ric/

Yoksa, siz dersiniz: "The Strait of Dardanelles..." Adamlar anlar: "Burnt was the orifice of my ass..."

[ÖZEL NOT: Değerli Muhafazakâr İnsan M.Ş. Dostuma: Ben de sizin gibi bastonyutmuş bir site düzenleyip "umumî ahlâka mugayir laflardan imtina etseydim", efendim, bendeniz de şimdilerde zât-ı âlîniz gibi günde üç-beş yolunu şaşırmış mü'riid ile iktifa ediyor olur idimdi...]

 03.  Garip bir ısrarcılıkla, Türk milleti "cushion" sözcüğünü "ka-şın" şeklinde söylemekte direniyor. Doğrusu: /ku-şın/...

Eğer birileri, "Ben bilirim, benden sorulur," tavırları içindeyse, söyleyiniz, kendi kendilerine kaşınmaya devam edebilirler !!

 04.  Kimileri de "mature" sözcüğünü, yaya yaya, "MEY-çır" şeklinde söylemenin doğru olduğu yanılgısından dönmemekte kararlı...

Doğrusu: mı-ÇUI -- yani, tek-düm düzeninde

Bilsem gerekir: Victor Mature adlı ünlü aktör, tip olarak, (Allah'ın kendisine bir lütfu sonucu) bendenize çok benzediği için, çocukluğumda filim ara verince kalkıp sinemada şöyle bir tur atardım...

 05.  DİKKAT...  DİKKAT...

nature: / NEY-çı / ------ natural: / -çırıl / (æ: /a/ ve /e/ arası ses)

nation: / NEY-şın / ------ national: / -şınıl / (æ: /a/ ve /e/ arası ses)

 

 06.  DİKKAT...  DİKKAT...

"Receipt" sözcüğünde /p/ sesi yer almaz: ri-Sİ:T...

İkinci hece vurgulu ve uzun.

Yani, "deceit" di-Sİ:T ile uyaklı söylenecektir.

 

   07.  DİKKAT...

advice, device, practice = ad durumu;

advise, devise, practise = fiil durumu.

"c"ler /s/ şeklinde... "s"ler ise /z/ şeklinde okunur...

   

İSTİSNA: /præk-tis/ okunuşu gerek ad gerekse fiil durumu için aynıdır...

 

 08.  iron = 1. Demir; 2. Ütü... Okunuşu:

 A-yın   düm-tek

Lütfen "ayran" gibi okuyanlara itibar etmeyiniz!!

 

 09.  DİKKAT...  DİKKAT...

"law" /lo:/ sözcüğünü "love" /lav/ şeklinde telaffuz etmeyiniz:

Unuttunuz mu? -- Kanuni Sultan Süleyman sergisinin Londra açılışında, bir devlet büyüğümüzün eşi, "Soleiman the Law-Maker" diyecekken, "Soleiman the Love-Maker" deyivermişti de, bu konulara pek meraklı olan rahmetli Prenses Diana da, onca protokole rağmen, tatlım tatlım gülümsemekten kendini alamamıştı...

Devlet büyüklerimizin eşlerinin de yabancı dil becerilerinden yana kendilerinden geri kalmadığı hep bilinir... Meclis katoloğunda, "İngilizce biliyor" ibaresinden sonra, "So does his wife," yada duruma göre "So do his wives" diye eklemeleri hakşinaslık olmaz mı?

NOT: Kanuni Sultan Süleyman, İngilizce'de "Soleiman the Magnificent" şeklinde anılır.

 

 10.   DİKKAT...  DİKKAT...

 capable, incapable...

Bu sözcükleri "ka-PAB-le, inka-PAB-le" şeklinde okutanları, ister "assassinate", ister "castrate", ister "cimcumcise" edin. İngilizce eğitimi fazla birşey kaybetmemiş olacaktır...

Doğrusu:  KEY-pıbl  --  İN-keypıbl ...

Yani: "DÜM-teke" ve "DÜM-teketek" düzeninde...

 

 11.  "Business" sözcüğünün okunuşu:  BİZ-nis. İki hece ve DÜM-tek düzeninde... "Bi-zi-nis" şeklinde üç hece okuyanları vurunuz; sevaba girersiniz...

 12.  Diğer Bazı Sözcükler...

thorough = (sıfat) tam, titiz, baştanbaşa... Okunuşu: /Øa-ra /...

"Through" /Øru:/ ile karıştırmayınız... "I made a thorough study of the book throughout that afternoon." = Bütün o gün öğleden sonra, kitabı iyice, tam anlamıyla, titiz bir şekilde inceledim.

major -- yanlış: ma-yör... doğru:  MEY-cı  Bu yanlışlık da, Türkçe tıp terimlerindeki "mayör" den bir armağan...

mess / mes / = karışıklık, düzensizlik...

mass / mæs / = kitle...

deaf / def / = sağır... /di:f/ yanlış...

fasten / fa:-sın / = /t/ okunmaz...

hasten / hey-sın / = /t/ okunmaz...

subtle  / sa-tıl / = /b/ okunmaz...

noble, nobility  okunuşları:  / nou-bıl / --  / nı-bi-liti /...

peasant / pez-ınt / = köylü...

opening  iki veya üç hece okunabilir:  / oup-niN / -- / ou-pıniN /

wound  1. yara:  / wund /

             2. "to wind" fiilinin p & pp biçimleri: / waund /

 

"to bear"...   / bee / , / bo: / , /bo:n /

 

Dikkat: Bu telaffuzlar GB telaffuzlarıdır. US telaffuzlarında /r/ sesi çeşitli belirginlik düzeylerinde işitilecektir.

bear, bore, borne = Bu fiilin anlamı: taşımak (ve bu genel kavramdan oluşturulan çeşitli nüanslar: ağırlığını çekmek, tahammül etmek, vb): A monorail system which bears the weight on a central rail... Atlas bore the weight of the world on his shoulders... Oh, I can't bear that fellow! (O adama tahammül edemiyorum)...

bear, bore, born = (Okunuşları aynı) çocuk doğurmak (Tabii ki, yine çocuğu taşımak kavramından)... İşte o nedenle, "doğdum, doğmuşum" un karşılığı "I was born..." = Yani, İngilizce'de edilgen kullanımla, "doğuruldum, doğurulmuşum" şeklinde ifade ediliyor...

 

to censor = sansürlemek, sansür uygulamak: Okunuşu: / SEN-sı /. Ayrıca "ad" olarak: "the Board of Censors" = Sansürcüler Kurulu; "the Board of Censorship" veya "Censorship Board" = Sansür Kurulu...

Bu fiili aşağıdaki ile karıştırmayınız.

to censure = kınamak (bayağı şiddetle), tekdir etmek,  Okunuşu: / SEN-şı /... "A censure motion was defeated in the Parliament." = Kınama önergesi reddedildi...

 

 13.  "Often" sözcüğü için, gerek / -fın / gerekse de / f-tın / standart sayılmak gerekir. Ancak birinci okunuş şekli son derece daha yaygındır.

 14.  "either, neither" sözcükleri için, gerek / ay-ðı /-/ nay-ðı /  gerekse de / i:-ðı /-/ ni:-ðı /   okunuşları standart sayılmak gerekir.

 15.    DİKKAT...  DİKKAT...

"Say" fiilinin, "says", ve "said" biçimlerinin okunuşu:

Kesinlikle yanlış: ***seyz, ***seyd...

Kesinlikle doğru:  SEZ  ve  SED

ai sey... yu sey... hi, şi, it sez...

ai, yu, hi, şi, it, wi, you, ðey sed...

 

"-- ate" Sonekinin Okunuşu

 fiillerde /eyt/            sıfatlarda /it/

Bu telaffuz kuralının önemini ne derece vurgulasam azdır. Örnekler:

"to deliberate" fiil okunuşu:  di-li-bi-REYT

"deliberate" sıfat okunuşu:    di-li-birit

  İşte bir örnek daha:

  "to separate" fiil okunuşu:    se-pı-REYT

  "separate" sıfat okunuşu:     se-pırit

Bu arada, "separate" sözcüğünü "seperate" şeklinde yazanları... AFFETMEYİP VURUNUZ !!...

Daha da önemlisi, Türkçe'ye girmiş olan KARAKTER sözcüğünü ***karekter şeklinde... ve,

KOREOGRAFİ sözcüğünü ***kareografi şeklinde yazıp söyleyenleri de -- sevabınıza --  ACİLEN İTLAF EDİNİZ

*  *  *  *  *


To be continued... Devam edecek...
 

 

 
 
 

 
 

Ortalıktaki bıdı bıdı "kaynaklarla" zamanınızı daha fazla çarçur etmeyiniz; İşin aslını astarını öğrenmeden bir yere varamazsınız !!

 

 RAKİPSİZ !!

"ESSENTIA ENGLISFOTURKS"

İLERİ İNGİLİZCE ÖĞRENİM SETİ - 10 KİTAP

ARTIK CD'de DE !!

  BİLGİ 

 

 
 
 

Ücretsiz İnternet Yayınlarımız

YahooGroups'da 1 Numara

Ücretsiz İngilizce Dergi

Google'da 1 Numara

 Practical English

 For Turks

Ücretsiz Süper Web-Site

 MİZAH-HİCİV:   Bir Kadınyiyenin Öğleden Sonrası

Uluslararası Listelerde Türkiye'yi Temsilen 1 Numara

 ANTROPOLOJİ & DİLBİLİM

 İnsanın Evrimi - Kültür - Dil

 BİLİMSEL YAYINLAR

FAMOUS QUOTATIONS

İNANILMAZ KAYNAK

 CLICK !!  

KİŞİSEL SAYFALAR

 
 
 

 

         

ANASAYFA      TESTLER      OKUMA      EĞLENCE