Doç. Dr. Yalçın İzbul

PRACTICAL ENGLISH FOR TURKS

Free Bilingual E-Zine --  Supplement # 104

 WEBSITE HERE

August 7, 2004

 

 EĞİTİM

 MESAJ

 

 News Headlines

Georgian President Saakashvili Vows Peaceful Solution With Russia: President Mikhail Saakashvili of Georgia warned the Bush administration on Thursday that Russia was trying to assert greater control over his country, a former republic in the old Soviet Union. Despite rising tensions, however, he said he would seek to resolve differences with Moscow peacefully. The New York Times (www.nytimes.com)

Georgia, Georgian /co:-cı/ /co:-cın/ (Dergimiz sisteminde /ı/ ile gösterdiğim bu sesliğin (fonem), IPA'de "ters e", internet fonetiğinde ise genellikle "@" ile gösterilen schwa sesi olduğunu umarım hatırlıyorsunuz) = Gürcistan (veya, daha seyrek, Gürcüstan), Gürcü... to vow /vau/ = yemin etmek, kuvvetle söz vermek... peaceful solution = barışçıl çözüm... Bush administration = Bush yönetimi (hükûmeti)... to assert = iddia, beyan ve ısrar etmek; karşı taraf istese de istemese de talebi doğrultusunda gücünü ileri sürmek veya ortaya koymak... DİKKAT: Bu tür ancak "dolambaçlı" laf kalabalığı ile izah edilebilen kavramlar için en iyisi deyim ve deyişler ezberlemektir: assert control; assert a claim (= hak iddiasında bulunmak); assert oneself (ağırlığını koymak - genelde beğeni toplamayan bir tavırdır); assert one's good faith (iyi niyetini veya itimadını dile getirmek); assert one's rights, innocence, ownership, etc... former = önceden, önceki, eski... despite rising tensions = artan gerilimlere rağmen... to seek - sought - sought = aramak, özlemle aramak, istemek... to resolve differences peacefully = anlaşmazlıkları (veya, görüş farklılıklarını) barışçıl yoldan çözmek...

Man Accused of Murdering Masseur: A 27-year-old man has been charged with the murder of a gay Thai masseur who was found strangled and stabbed at his west London flat, Scotland Yard has said... Bangkok-born Niphan Trikhana, known locally as Nikki, was found dead in his basement bedsit in Chelsea by his landlord on July 23... A post-mortem examination showed he died of strangulation... Mr Trikhana had only moved into the flat on July 13, having previously lived and entertained clients in Notting Hill. The Manchester Guardian (www.guardian.co.uk)

masseur /mı-sö:/ veya /ma-sö:/ = masör... Ciddi bir gazetede Nikki'nin mesleğini başka nasıl tanımlayacaklardı ki?... Kısacası, bu bir euphemism... Bu sözcüğün şaka yollu bir açıklaması için bu bölümün sonuna bknz... (For some tongue-in-the-cheek exposition of this term, see the bottom of this section.)

to be charged with = ile suçlanmak, ile mahkemeye verilmek... Thai = Taylandlı (Thailand)... DİKKAT: Bu sözcüğün "th" ile yazılmasına rağmen /Ø/ ile değil ("thank" veya "thin" de olduğu gibi değil), fakat bildiğimiz /t/ ile okunduğuna dikkat ediniz... to strangle = boğazını sıkarak (elle, veya ip, vs ile) öldürmek... to stab (/b/ ile telaffuz ediniz) = bıçaklamak... to strangulate = boğazını sıkarak öldürmek... Eeee, yukardakinden farkı ne dersiniz, kimse üstünde hiç denemedim ama (çok istedimse de) pek bir fark yok; zaten ikisi de Latince aynı sözcükten geliyor... Ancak, örneğin tıpta, bir fıtığın barsakta yol açacağı "kan akımı kesilmesi" gibi bir kavram için "strangulation" (constriction) sözcüğü kullanılacaktır...

known locally as Nikki = çevrede Nikki adıyla tanınan... bedsit = tek odalı kalacak yer; kendine ait mutfak ve tualeti olabilir (ama genelde olmaz -- dı, diyeyim; çünkü benim sözünü ettiğim dönem 30-40 yıl öncesi; zaten o zamanlar "bedsitter" denilirdi)... To entertain one's clients = müşterilerini "ağırlamak"... Bir başka "euphemism" (see below"... only moved... = "only" sözcüğünü burada "daha yeni, daha 13 Temmuz'da" kavramıyla çevireceksiniz...

BİRAZ DA REKLAM: "... had only moved..., having previously lived..." gibi bir tümceyi çözmekte güçlük çekiyorsanız, lütfen tezelden yanda ve aşağıda tanıtımı yapılan EĞİTİM SETİMİZİ değerlendiriniz...

 Top National News

Investors Mildly Hopeful on Turkland's EU Chances Poll:  (ANKARA - Reuters) Turkland is likely to win only a conditional date to start European Union entry talks when EU leaders meet to decide its fate in December, according to a survey of financial institutions published on Wednesday.

The Web-based survey, conducted by London-based HSBC Bank on August 2, also found that many investors remain unconvinced that Turkland will have become a full EU member by 2015.

"Our assessment of the overall survey results is that there is no evidence of EU-related euphoria among investors and that the market's view is probably best characterised as guarded optimism," HSBC said.

The Turkish Daily News (www.turkishdailynews.com)

mildly hopeful = az-biraz, hafif ve marjinal derecede umutlu... poll = kamuoyu araştırması... DİKKAT: "the polls" çoğul hali ise, "kamuoyu araştırmaları" çoğul anlamına olduğu kadar, "seçim, seçimler" (the elections) anlamına da kullanılıyor olabilir...  to be likely + the infinitive (mastar) = muhtemel olmak, olasılığı taşımak... conditional = şartlı, koşullu... entry talks = katılım (giriş) görüşmeleri... decide one's fate = kaderine (ne olacağına) karar vermek... a survey of financial institutions = mali kurumlar görüş araştırması (taraması)... web-based = internet bazlı, internette yapılan... remain unconvinced = "ikna olmamış olmakta devam ediyorlar"... overall = toplam, genel... euphoria / yu-fo-ria / = coşku, zafer sarhoşluğu... guarded optimism = temkinli iyimserlik...

[All passages are somewhat modified in keeping with this Ezine's TESL -- teaching of English as a second language -- policies.]

EUPHEMISM... /yu-fımizm/... Yani, incitici veya küfür sayılabilecek bir sözcük yerine incitmeyecek veya "kibar" bir sözcük kullanmak. Örneğin ölen kimse için "died" yerine "passed away... was laid to rest, went to heaven... gibi: "ebediyete intikal etti"...

İşte, "died" yerine bazı slang (argo) euphemisms: He/she Gone to a better world... gone to meet his/her maker... has bit the big one... bought the farm... croaked... given up the ghost... kicked the bucket... gone west... gone south... shuffled off this mortal coil... He/she is six feet under... pushing up daisies... taking a dirt nap... maggot feast ... worm food... metabolically challenged... flushed from the planet earth...

Yani, nalları dikti... tahtalı köye gitti... vs.

 Tabiatıyla, bir "funeral director" için de şahane bir deyiş var: GRIEF THERAPIST !!

 CD

 TANITIM

 
 

 

New Series: 03

 Excerpts From Great Film Scripts

excerpts = passages

kısa alıntılar, parçalar

film script = filmin diyalogları... (sahnelerin kısaca tanımlanması ile birlikte)... Yalnızca diyaloglar, daha çok "transcript" sözcüğü ile ifade ediliyor. Türkçe'de "film script" için sanıyorum bazılarımız "senaryo" sözcüğünü kullanıyoruz... Bence yanlış... (Tabiatıyla, İngilizce'de ayrıca "scenario" sözcüğü de var.)

 YOU'VE GOT MAIL

Mesajınız Var

"Someone you pass on the street may already be the love of your life."

Directed by Nora Ephron
Miklós László (play)
Nora Ephron (screenplay)
Genre: Comedy / Romance

Cast

Tom Hanks .... Joe Fox aka NY152
Meg Ryan .... Kathleen Kelly aka Shopgirl
Greg Kinnear .... Frank Navasky
Parker Posey .... Patricia Eden

aka = nâm-ı diğer

SYNOPSIS (= PLOT OUTLINE): Kathleen Kelly, owner of a little and famous bookstore for children's books, has an affair. Being together with Frank Navasky, a well-known journalist, she betrays him by e-mailing secretly and anonymously with a (also betraying) man whom she met in a chat room. Suddenly, her business gets endangered by the opening of Fox Books discount store just "around the corner". She meets Joe Fox, son of the owner, and soon gets annoyed by his arrogant way of managing business matters. Although getting advice by her anonymous mail-pal, she has to close down her store. But Joe Fox's life suddenly gets out of control when he learns that his anonymous mail-pal is nobody other than Kathleen Kelly.

has an affair with = ilişkisi vardır... to betray = ihanet etmek (dostluğa, davaya vs ihanet için de kullanılabilir -- Ayrıca, "ele vermek" anlamı da olabilir. "Eşe ihanet" için "to be unfaithful" daha uygun... "Vatana ihanet" için "(high) treason" /tri:-zın/ daha uygun... discount store = ucuzcu, "iskontocu" dükkan... arrogant = kibirli, kendini beğenmiş... to manage = çekip çevirmek... mail-pal = e-posta arkadaşı...  nobody other than kathleen = Kathleen'den başkası değil, Kathleen'in ta kendisi...



INT. KATHLEEN'S BEDROOM - DAY

And looks out the front window as Frank walks out onto the street and turns toward Broadway. He's gone. Good.

She sits down at her computer. An expression of anticipation and guilty pleasure as she clicks the mouse.

anticipation = beklenti... to click the mouse = fareyi tıklamak... "He's gone. Good. ... anticipation ... guilty pleasure" = Bu sözcük tercihlerinden, Kathleen'in internetteki "chat arkadaşını" şu sıralardaki sevgilisi Frank'a binkat tercih ettiğini anlıyoruz...

INT. COMPUTER SCREEN - DAY

As we see the logo for America-On-Line come up and Kathleen's code name: Shopgirl. She logs on and the computer makes all its little modem noises as the computer dials the access number and connects and we hear the machine:

to log on = üyelik parolasını yazarak siteye girmek...

COMPUTER

Welcome.

And we see Kathleen, listening for the words she's waiting to hear: işitmek istediği sözler için kulak kesiliyor...

COMPUTER (cont'd)

You've got mail.

Mesajınız var.

And Kathleen smiles as her mail page comes up:

INT. COMPUTER SCREEN - DAY

We see a list of letters:
[.............]
Then she selects the "Read Mail" key for "NY 152 Brinkley". And the letter comes up:
To: Shopgirl
From: NY152
Re: Brinkley

Kathleen starts to read the letter aloud:

to read aloud = yüksek sesle okumak...

KATHLEEN

Brinkley is my dog. He loves the streets
of New York as much as I do --

And now we hear Kathleen's voice replaced by the voice of NY152, a man named JOE FOX --

to replace = yerine geçmek, yerini almak (Edilgen yapıya dikkat.)

JOE (V.O.)     [=voice of]

-- although he likes to eat bits of pizza
and off the sidewalk, and I prefer
to buy them... [...]

(continued)
INT. JOE'S APARTMENT - DAY

A dog is sitting on a large green pillow on the floor. This is BRINKLEY. The pillow has "Brinkley" embroidered on it. Brinkley's master, JOE FOX, a great-looking guy, full of charm and irony, comes into the kitchen and pours himself some orange juice. He's half-dressed.

embroidered = nakışla işlenmiş... full of charm = çok sevimli, kanınızın hemen ısınabileceği...

JOE (cont'd)

-- but he chose to stay with me so that
he could spend 18 hours a day sleeping on
a large green pillow the size of an inner
tube. Don't you love New York in the
fall? It makes me want to buy school
supplies. I would send you a bouquet of
newly-sharpened pencils if I knew your
name and address. On the other hand,
this not knowing has its charms.

inner tube = araba iç lastiği... school supplies = okul sarf malzemeleri, öğrencilerin kullanacağı kırtasiye malzemesi...

Adını ve adresini bilsem, sana sana ucu yeni açılmış kalemlerden bir buket göndermek isterdim. Ama öte yandan, adını adresini bilmiyor olmanın da kendine göre hoş tarafları var...

VOICE

Darling --

JOE

Mmmmmhmmm --

Joe's girlfriend PATRICIA EDEN, in Armani head to toe, comes into the kitchen and turns on the $2000 espresso machine, which starts grinding beans. She's carrying the morning papers.

in Armani head to toe = tepeden tırnağa Armani mağazalarından giyinmiş... to grind beans = kahve çekirdeği öğütülmesi kastediliyor...

I'm late.
(indicating the newspaper)
Random House fired Dick Atkins. Good
riddance. Murray Chilton died. Which
makes one less person I'm not speaking
to --

to fire = işten çıkarmak, işten atmak... Good riddance! = "İsabet olmuş; iyi ki başlarından atmışlar!"... Which makes... etc = Ki bu da kendisi ile küs olduğum bir kişi eksildi anlamına geliyor...

(she drains a cup of espresso
as a second starts to come out
of the machine)
DİKKAT: "drain" fiili burada "kafaya dikip sonuna kadar içti" anlamında kullanılıyor... "drenaj" midede sonuçlanıyor...

Vince got a great review. He'll be
insufferable. Tonight, PEN dinner --

Vince hakkında çok övücü bir eleştiri yazmışlar. Çekilmez olacaktır... [Kendini beğenmişlik ve kibir kastediliyor.]

JOE

Am I going?

PATRICIA

You promised.

JOE

Can't I just give them money? That's the
cause? Free Albanian writers? I'm for
that.

Sadece parayı versem yetmez mi? Mesele (dava) buydu sanırım: Arnavut yazarları özgür kılın, öyle değil mi? Tamamen bundan yanayım...

Patricia drains another cup of espresso, looks at him. [Ne biçim bir bakış olduğunu, Joe'nun aşağıdaki tepkisinden anlayabiliriz.]

JOE

All right, I'll go. You're late.

PATRICIA

I know I know I know.

She tears out of the kitchen and the door slams behind her. Hold on Joe, listening as he hears the elevator door open and close on the landing outside.

Mutfaktan fırlar; kapıyı arkasından çarparak çıkar... landing = merdiven sahanlığı...

INT. JOE'S DEN - DAY

As he comes in and sits down at his laptop computer and logs on.

JOE & THE COMPUTER (TOGETHER)

Welcome... You've got mail.

And as he starts to read his letter, we hear:

KATHLEEN (V.O.)

I like to start my notes to you as if
we're already in the middle of a
conversation. I pretend that we're
the oldest and dearest friends --
as opposed to what we actually are,
people who don't know each other's names
and met in a Chat Room where we both
claimed we'd never been before.

Sana olan mesajlarıma sanki sürüp giden bir konuşmanın göbeğindeymişiz gibi başlamayı seviyorum. Çok eski, çok sevgili dostlarmışız gibi davranıyorum. Oysa gerçek ne kadar farklı... Daha önce hiç girmediğimizi söylediğimiz bir çet odasında tanışmış, birbirinin adını bile bilmeyen iki yabancıdan başka birşey değiliz biz ikimiz...

Emin olunuz, Değerli Üyeler, çeviri yaparken arasıra metinden kopup uçmak çok iyi geliyor bünyeye...

 

 
 
 
 

 

"Bir İşe Türk Gibi Başla; İngiliz Gibi Bitir !!"

 

Start Off Like A Turk; Finish It Off Like An Englishman !!

 

"ESSENTIAL  ENGLISH  FOR  TURKS"

İLERİ İNGİLİZCE ÖĞRENİM SETİ - 10 KİTAP

   BİLGİ 

 

 
 
 

DERGİMİZİ BEĞENİYORSANIZ, LÜTFEN DOSTLARINIZA DA TAVSİYE EDİNİZ, İLETİNİZ, GÖNDERİNİZ; TEŞEKKÜRLER, SAYIN ÜYELER...

         

ANASAYFA      TESTLER      OKUMA      EĞLENCE