Doç. Dr. Yalçın İzbul

PRACTICAL ENGLISH FOR TURKS

Free Bilingual E-Zine --  Supplement # 093

 WEBSITE HERE

May 14, 2004

 

 EĞİTİM

 MESAJ

 

 News Headlines

 

Two More U.S. Soldiers Face Court-Martial: The military has announced that it will court-martial two more American soldiers, including a man accused of taking part in standing a wired-up prisoner on a box and threatening him with electrocution -- a scene displayed in one of the photos that broke open the abuse scandal. ...Their families back home defended them, saying the allegations are inconsistent with the men they know. The Manchester Guardian (www.guardian.co.uk)

 

court-martial (veya, tiresiz) = divan-ı harb; ("military courts", yani askeri mahkemelerin daha ciddi suçlamaları ele alan türü... çoğulu: courts-martial)... to stand = Burada geçişli (transitive) fiil olarak kullanıldığına dikkat ediniz... wired up = elektrik tellerine bağlanmış... to break open = açığa vurmak, meydana çıkarmak... allegation = iddia, suçlama... inconsistent = tutarlı değil, uyumsuz, çelişkili, birbirini tutmuyor... inconsistent with the men... etc. = tanıdıkları kişinin karakterine uymuyor; onlar böyle kişiler değildir...

 

Globe Grows Darker as Sunshine Diminishes 10% to 37%: In the second half of the 20th century, the world became, quite literally, a darker place. ...Defying easy explanation, hundreds of instruments around the world recorded a drop in sunshine reaching the surface of the Earth, as much as 10 percent from the late 1950's to the early 90's, or 2 percent to 3 percent a decade. In some regions like Asia, the United States and Europe, the drop was even steeper. In Hong Kong, sunlight decreased 37 percent. ...No one is predicting that it may soon be night all day, and some scientists theorize that the skies have brightened in the last decade as the suspected cause of global dimming, air pollution, clears up in many parts of the world. The New York Times (www.nytimes.com)

 

globe = yerküre... to diminish = azalmak... 10% to 37 % = %10 ilâ %37 arasında... literally = gerçek anlamda, kelimenin tam anlamıyla, kelimesi kelimesine... ("mecazi anlamda olmamak" kavramını içeriyor)... to defy = meydan okumak, boyun eğmemek... defying easy explanation = kolay kolay açıklanamayacak şekilde... a drop in sunshine reaching the surface of the Earth = yeryüzüne ulaşan güneş ışığında bir azalma... steep = dik, sarp (burada grafik eğrisinin keskin düşüşü kastediliyor)... to predict = (belli verilere dayanarak) tahminde bulunmak; geleceğe dönük bir kestirme yapmak... dimming = ışığın azalması, zayıflaması...

 

DİKKAT = 1950's, 90's... Alternatif  (ve bence tercih edilmesi gereken) yazılım: 1950s, 90s...

 

DİKKAT = "3 percent a decade": "in" ilgecine gerek olmadığı not ediniz: "twice a day", "three times a week", "once a year" gibi...

 

DİKKAT = "Air pollution" iki virgül arasında, çünkü kendisinden önceki "the suspected cause of global dimming" ibaresine bir açıklama getiriyor, adını koyuyor (gramerde "appositives" başlığı altında incelenen konu)... Bu konuyu aşağıdaki adreste derlitoplu ve örnekleriyle inceleyebilirsiniz:

 

http://owl.english.purdue.edu/handouts/grammar/g_appos.html

 

 

 Top National News

 

Babacan: State Banks Cut Consumer Loans:  Turkish state-run banks have cut consumer lending amid concerns the loans may be fuelling a ballooning current account deficit, Economy Minister Ali Babacan said on Wednesday.  ...Turkland's current account deficit swelled to more than $2 billion in February, well above expectations, unnerving markets amid worries about emerging markets in general. ...Babacan told private NTV news channel the government was closely watching consumer lending, but insisted its role in increasing the current account deficit has not posed any risks. The Turkish Daily News (www.turkishdailynews.com)

 

consumer loans = tüketici kredileri... state-run banks = devlet bankaları ("devletin işlettiği" kavramından)... to fuel = ateşlemek, beslemek ("yakıtını teşkil etmek" kavramından)... amid (amidst) = arasında, ortasında (ancak, DİKKAT: burada "--den dolayı" anlamı verdiğini not ediniz)... concern = Dikkat: Bizde çoğunlukla "ilgi" kavramı ile anlaşılan bu sözcüğün, aynı derecede "endişe" kavramı ilettiğini de not ediniz. Daha doğrusu "ilgi ve endişe" kavramları aynı sözcükte bileşiyor... ballooning = şişme...  current account deficit = cari hesap açığı... to swell = şişmek... well above expectations = beklentilerin çok üstünde... to unnerve = sinirlerini bozmak, moralini bozmak, asabileştirmek... emerging markets = gelişmekte olan piyasalar (Brezilya, Rusya, Türkiye, vb)...  to pose a risk (danger, threat, etc) = risk (tehlike, tehdit, vb) oluşturmak, teşkil etmek...

 

 

[All passages slightly modified in keeping with this Ezine's TESL -- teaching of English as a second language -- policies.]

 CD

 TANITIM

 
 
 

 

 

Onsuz geçen yıllarınıza üzüleceksiniz !!

 

 

"ESSENTIAL  ENGLISH  FOR  TURKS"

İLERİ İNGİLİZCE ÖĞRENİM SETİ - 10 KİTAP

   BİLGİ 

 

 
 
 
 

 

 THE DARWIN AWARDS !!

The Darwin Awards are awarded every year to the person(s) who died in the stupidest way, thereby removing themselves from the gene pool...

award /ı-wo:d/= ödül... to award = ödül vermek, ödül olarak vermek... thereby = bu şekilde, bu yoldan... gene /ci:n/= gen... to remove oneself from the gene pool = Yani, insanlığın ortak gen havuzundan çıkmak = ölmek...

Some Of This Year's Nominees Were:

to nominate = aday göstermek... nominee /n-mi-ni:/= aday, aday gösterilen kişi...

Nominee No. 1: (San Jose Mercury News) An unidentified man, using a shotgun like a club to break a former girlfriend's windshield, accidentally shot himself to death when the gun discharged, blowing a hole in his gut.

unidentified = kimliği belirlenememiş veya açıklanmayan... shotgun = omuzdan ve yakın mesafeden ateş etmeğe uygun, yivsiz, genellikle saçma kullanılan tüfek türü. (Bu özellikleri ile, "rifle" sözcüğü ile tanımlanan tüfeklerden ayrılır)... Ateşli silahlar ve balistik konularına giriş olarak, geniş bir görüntü kataloğu da olan şu linki deneyebilirseniz:  http://faculty.ncwc.edu/toconnor/425/425lect06.htm... club = kalın ve küt sopa... windshield = (oto) öncam... to discharge = (ateşli silahlar için) ateş almak, "patlamak"... gut = karın ("abdomen") bölge kastediliyor...

Nominee No. 2: (Kalamazoo Gazette) James Burns, 34, (a mechanic) of Alamo, MI, was killed in March as he was trying to repair what police describe as a "farm-type truck." Burns got a friend to drive the truck on a highway while Burns hung underneath so that he could ascertain the source of a troubling noise. Burns' clothes caught on something, however, and the other man found Burns "wrapped in the drive shaft! ."

 mechanic = oto tamircisi... to ascertain = TO FIND OUT, (araştırıp) niteliğini saptamak, öğrenmek (Asla, "emin olmak" vb gibi anlamlarla kullanmayınız -- anadili İngilizce olup da bu "hataya" düşenler genelde eğitimsiz, "ayak takımı" olarak değerlendirilir)... wrapped in the drive shaft = şaftın çevresinde (ambalaj malzemesi gibi!) sarılı durumda...

Nominee No. 3: (Hickory Daily Record) Ken Charles Barger, 47, accidentally shot himself to death in December in Newton, NC. Awakening to the sound of a ringing telephone beside his bed, he reached for the phone but grabbed instead a Smith & Wesson 38 Special, which discharged when he drew it to his ear.

to reach for sth = (birşeye) uzanmak... to grab = yakalamak, kavramak, sımsıkı tutmak, ele geçirmek, el koymak... which discharged = ki ateş aldı, (silah) patladı... to draw ... to = fiili,n buradaki kullanımını not ediniz: kulağına götürünce, yakın getirince...

Nominee No. 4: (UPI, Toronto) Police said a lawyer demonstrating the safety of windows in a downtown Toronto skyscraper crashed through a pane with his shoulder and plunged 24 floors to his death. A police spokesman said Garry Hoy, 39, fell into the courtyard of the Toronto Dominion Bank Tower early Friday evening as he was explaining the strength of the building's windows to visiting law students. ...His friends and associates stated that he had conducted demonstrations of window strength many times previously and that he was "one of the best and brightest" men they ever knew !!

downtown = şehir merkezi, şehir merkezinde... pane = pencere camı, cam takılı bölüm... to plunge = "(aşağı doğru dalarak) atlamak" kavramı taşıyan bu sözcüğün burada "düşmek" anlamı verdiğine dikkat ediniz ... law students = hukuk öğrencileri... bright = zeki, parlak...

Nominee No. 5: (Bloomberg News Service) A terrible diet and a room with no ventilation are being blamed for the death of a man who was killed by his own gas emissions. There was no mark on his body, and an autopsy showed large amounts of methane gas in his system. His diet had consisted primarily of beans and cabbage (and a couple of other things). It was just the right combination of foods. It appears that the man died in his sleep from breathing the poisonous cloud that was hanging over his bed. Had he been outside or had his windows been opened, it wouldn't have been fatal. But the man was shut up in his nearly-airtight bedroom. According to the article, "He was a big man with a huge capacity for creating "this deadly gas." Three of the rescuers got sick, and one was hospitalized.

with no ventilation = havalandırması olmayan... to blame = suçlamak, kabahati ondan bilmek... by his own gas emissions = kendi "yellenme" ürünleri ile... his diet ... etc = başlıca yiyecekleri olarak, fasülye ve lahana ile besleniyormuş... Had he been = If he had been ("If'li" tümce devrik tiplerinden)... nearly airtight = neredeyse hava geçirmez... rescuers = kurtarıcılar...

Bu âdem kardeşimiz havasız kalmış bir odada kendi çıkardığı gazlardan boğulup terk-i dünya eylemiş... Ya, durup dururken ortalığı batırıp, kendi ettiğinin içinde debelenmeğe talip olanlara ne demeli?!

 

 
 
 
 

DERGİMİZİ BEĞENİYORSANIZ, LÜTFEN DOSTLARINIZA DA TAVSİYE EDİNİZ, İLETİNİZ, GÖNDERİNİZ; TEŞEKKÜRLER, SAYIN ÜYELER...

         

ANASAYFA      TESTLER      OKUMA      EĞLENCE