News
Headlines
Scientists Prepare To Turn
Fiction Into Fact With First Full-Face Transplant:
US scientists are preparing to
perform the world's first full-face transplant. The 24-hour operation
involves lifting an entire face from a dead donor - including nose
cartilage, nerves and muscles - and transferring them to someone hideously
disfigured by burns or other injuries.
The Manchester
Guardian (www.guardian.co.uk)
fiction =
"kurgu" yazı, hayalgücü ürünü, "edebiyat" türüne giren; roman, öykü türü
yazılar... (Ne yazık ki, dilimizde bu çok kullanışlı kavram için bir
karşılık oluşturulamadı. Sonuçta "bilim-kurgu" gibi bir dil faciası ile
kalakaldık. Hiç olmazsa -- 70'lerde kavgasını verip kaybettiğim gibi,
"kurgubilim" olmalıydı -- "kurgulanmış" anlamında)...
to perform =
uygulamak, tatbik etmek... to
involve =
Burada "içermek" fiili ile çevirebilirsiniz... En geniş çerçevede "işin içine
dahil etmek" kavramını taşıyor: "an accident involving two lorries" = iki
kamyonun karıştığı, bulaştığı bir kaza... "It will involve a lot of hard
work." = Çok çalışmayı gerektirecektir...
donor /DOU-nı/
(veya /DOU-no/ =
to donate, bağışlamak fiilinden. Türkçe tıp terimi olan /do-NÖR/ şeklinde
okumayınız... cartilage
/KA:-tilic/ veya
/KA:T-lic/ =
kıkırdak... hideous /Hİ-diıs=
1) iğrenç derecede çok çirkin; 2) iğrenç, aşşağılık (eylem, vb)...
disfigured =
şeklini, asıl görünüşünü veya yapısını kaybetmiş; şekli şemali (=figürü)
bozulmaya uğramış...
Families (Were) Given Wrong
Bodies: The Spanish defence minister, José Bono, has admitted that the
families of 62 Spanish soldiers killed in an air crash in Turkland a year
ago while on their way home from Afghanistan were probably given the wrong
bodies to bury. ..."There may be coffins with the remains of more than one
person in them, or families may have been given the wrong body," he told a
parliamentary committee before flying to Turkland for memorial services.
...The revelation, to be confirmed by DNA tests, seems likely to lead to
exhumations and reburials.
The Manchester
Guardian (www.guardian.co.uk)
defence minister
= savunma bakanı... air crash
= uçak kazası, yere çakılma...
while on their way home from Afghanistan
=
Afganistan'dan ülkelerine dönerken... ("mecazi
anlamda olmamak" kavramını içeriyor)...
coffin =
tabut... body =
(burada) ceset...
memorial service
= anma töreni... revelation =
açıklama, ifşaat, "vahiy" (Tanrı'dan gelen gösterme, açıklama)...
to reveal
/ri-Vİ-yıl/ =
ifşa etmek, açığa vurmak... seems
likely to lead to = "--e yol açması muhtemel görülüyor...
exhumation =
mezarın açılarak cesedin çıkarılması...
burial
DİKKAT
okunuşu /BE-riıl/= gömme... "to
bury" /BE-ri/ = gömmek, fiilinden...
DİKKAT
= to be confirmed
= teyid edilecek, doğrulanacak olan... Bu bir edilgen mastardır (passive
infinitive) ve buradaki yapıyı "This is to be confirmed by DNA tests" asıl
tümcesinden (yani, gelecek zaman belirten "to be + mastar" yapısından) bir
kısaltma olarak değerlendiriniz.
ÖRNEKLER: "The ship is to arrive tomorrow" = Gemi yarın
gelecek... "This is to be confirmed by DNA tests" = DNA testleri ile
doğrulanacak... AÇIKLAMALAR:
İlk örnekte "to be + to arrive" yapısı var. İkincisinde ise, "to be + to be
confirmed" yapısı geçerli...

Top National News
"Secularism Rift" In Iraq
Debate: A parliamentary declaration condemning developments in Iraq and
Israel was rejected by the ruling Justice and Development Party (AK Party)
due to its deputies' uneasiness over reference to a "secular Iraq," the
opposition Republican People's Party (CHP) said on Wednesday.
The Turkish Daily News (www.turkishdailynews.com)
rift
= anlaşmazlık, uzlaşamama, ayrılık...
debate =
(parlamentoda) "görüşme, müzakere"...
to condemn =
kınamak, tel'in etmek, vicdanen mahkum etmek...
ruling =
iktidardaki (yalnızca "attributive" olarak, yani sıfat + ad yapısında
kullanılabilir)...
deputy
/DEP-yuti/ =
(parlamentoda) milletvekili... Başka yerde: "baştaki kişinin yardımcısı,
vekili, ikinci adam" anlamı taşır...
uneasiness
= rahatsızlık, sıkıntı... secular
/SEK-yulı/ = laik...
(Tabii, parlemento üyelerimizin çoğu öteden beri bu sözcüğü "lâa-yık" diye
telaffuz eder!!
Yani, sadece şimdikiler değil;
şimdikileri sonunda başımıza getiren öncekiler de...) The tree, being axed
down, says dejectedly / resignedly, "The handle is of my own kind." = Ağaca
balta vurmuşlar; "Neyleyim, sapı bendendir," demiş... TURKISH PROVERB.

[All passages slightly modified in
keeping with this Ezine's TESL -- teaching of English as a second language --
policies.]