|
Hacettepe Üniversitesi eski öğr. üyesi |
PRACTICAL
ENGLISH FOR TURKS
A Free Bilingual Electronic 'Zine |
Issued
Every Wednesday
October 09, 02 - 0046 |
|
|
|
|
|
|
|
|
ÖZEL DERS -- BANT KAYITLARI ...GİBİ
BİR
KİTAP
|
|
KİTAPTAN BİR PASAJ: "THE TENSES - 02"
THE SIMPLE PRESENT TENSE1) Geçmiş/şimdiki/gelecek zaman (=past/present/future) üçlüsü genelinde, yani beş aşağı beş yukarı türkçedeki GENİŞ ZAMAN'da geçerlik taşıyan, süren, yinelenen olay, durum ve eylemler:
2) Bilimsel belirlemeler:
3) Atasözlerinin büyük bölümü:
4) Kitaplardan, duyuru metinlerinden, yakın zamanda alınmış mektuplardan söz ederken. (Oysa, aşağıdaki örneklerde Türkçede "present continuous" tense kullanıldığına dikkat ediniz) :
5) Tarihten söz ederken:
6) Gazete başlıklarında "past tense" yerine kullanılır:
7) Tiyatro eserlerine, diyaloglar arasında verilen sahneleme önerilerinde:
8) Günlük dilde, özellikle de bizim "mahalle geyiği" diye adlandıracağımız konuşma ortamında olaylar dostlara anlatılır, dedikodu yapılır, dertleşilirken:
9) Örneğin gezi programları gibi, gelece günlere dönük planlanmış eylemler:
|
10) Ve, doğal olarak, "eşyanın tabiatı" türünden belirtmelerde de hep bu tense kullanılacaktır. Yani, eylem, olay yada durumun içinde bulunduğumuz an itibariyle varlığı/yokluğu değil, genel anlamda var, doğal ve olanaklı olup olmadığını dile getiriyoruz:
* * * * *
İngilizce gramerde yer alan bir dizi fiil (bazıları yalnızca belli anlamlarında olmak üzere) continuous tense'lerde kullanılamaz. Dolayısıyle bu fiiller, süreklilik anlattıkları bir konumda dahi, simple tense ile ifade edilecektir. Önce bunları sıralayalım, sonra da örnekler verelim (Bu fiilleri mutlaka öğrenmelisiniz -- listeyi ezberlemenizde yarar var:
İşte, bu grup fiilin taşıdığı özelliği nekadar vurgulasak azdır. Gördüğünüz üzere, İngilizcede en sık kullanılan fiiller arasında yer alıyorlar. Daha da önemlisi, bunlarla kurulan tümceleri, Türkçede "continuous" eşdeğeri ile karşılıyoruz. Dolayısıyla da hata riskimiz çok yüksek. Örneğin, aşağıdaki Türkçe tümcelerin İngilizce karşılığına bakarsak, konuyu daha iyi kavrarız:
Bu fiillerden bir bölümünün değişik anlamla continuous tenselerde kullanılabileceğine tekrar dikkatinizi çekerim:
Kimi zaman da, vurgu amacı ile, tümcenin yine continuous tense oluşturulduğuna tanık oluruz:
* * * * *
|
|
NAUGHTY CARTOON OF THE WEEK !!
|
TO WIN THE LOTTERY...
lottery / lo-tıri/ = piyango... racist /rey-şist/ = ırkçı.. (race= 1. yarış; 2. ırk)... flavour /fley-vı/ = lezzet, çeşni, koku, rayiha... "to them" = Bu yapıyı kullanmasam da fazla birşey değişmezdi: bir tür pekiştirici anlatım... örneklemek için kullandım: Tekili "to it" ve 3. şahıs kullanımı dışında bir örnek düşünemiyorum... innocuous /i-no-kıyıs/ = zararsız (harmless)... just for this once = sadece bu seferlik, yalnız bu kez...
A Jewish guy called Jacob finds himself in
dire trouble. His business has gone bust and he's in serious financial
trouble. He's so desperate that he decides to ask God for help. He goes
into the synagogue and begins to pray:
dire
=
1.
ürkütücü, tehlikeli; 2. sıkıntılı, zor... (gelmiş geçmiş en iyi müzik gruplarından "DIRE
STRAITS" den çağrıştırınız)... STRAIT = boğaz, deniz
geçidi... Bu sözcüğü, "doğru, büklümsüz" anlamına gelen STRAIGHT ile
karıştırmayınız. Ancak ikisinin de okuşu aynı...
to go bust
=
İflas etmek...
desperate /
des-pırit/=
1.
çaresiz; 2. çaresizlikten herşeyi yapacak hale gelmiş... Meksikalı
haydutlara boşuna DESPERADOS denmiyor!...
synagogue /si-nıgoug/
=
sinAgog (sinOgog
değil)...
to pray
=
dua
etmek...
why have you forsaken me?
=
Hz.
İsa'nın son sözlerine gönderim: "Neden beni terkettin? Neden kötü
kaderimle yüzyüze bıraktın?"
to starve
=
açlık çekmek, kıtlık
çekmek...
this one time
=
bu seferliğine...
get / put
my life back in order =
hayatımı yeniden düzene sokmak... "JACOB, MEET ME HALF WAY ON THIS ONE, BUY A DAMN TICKET !!" blinding = "gözleri kör eden"... heavens = (burada) gökler, sema... to be confronted by = yüzyüze gelmek, karşı karşıya kalmak... MEET ME HALF WAY = Benimle yarıyolda buluş... on this one = bu seferlik, bu defa ("bu olayda" kavramından)... |
|
READING FOR FUN
|