Doç. Dr. Yalçın İzbul

PRACTICAL ENGLISH FOR TURKS

A Free Bilingual E-Zine

January 22, 2003

# 0061

 

 

 

 

 Top Breaking News Headlines  Britain to Send In Quarter of Its Army: With 4,000 Royal Marines already committed to a Gulf deployment, the total size of the British contribution, including Royal Navy and RAF personnel, is more than 32,000... (The London Times)

 

(Royal Marines = Kraliyet deniz piyadeleri... already committed to ... deployment = şimdiden konuşlandırılmış... commitment = Genel anlam çerçevesi olarak "taahhüt, kendini bağlama" anlamı taşıyorsa da, bu geleceğe dönük olduğu kadar, başlatılmış, girişilmiş de olabilir... Gulf = Körfez... RAF = Royal Air Force... (DİKKAT: "Britain" sözcüğünün doğru okunuşu: /bri-tın/ hatta /bri-tn/ -- yani düm-tek düzeninde... "bıri" veya "teyn" gibi garip heceler önerenleri dövün... Internet'te telaffuzları sesli olarak gösteren sözlükler var. Bunlardan yararlanınız.)

 

Macedonia calls on EU take over Nato role: Macedonia has formally invited the European Union to replace the small Nato-led mission policing the unstable Balkan country. It paves the way for the Europeans to take on their first military operation, possibly as soon as March... (The New York Times)

 

(to call on = çağrıda bulunmak (Unutmayınız: Gazete başlıklarında "present" tense, "past" tense anlamı verir)... to take over = devralmak... formally = resmen... to replace = onun yerine geçmek veya başka bir şeyle değiştirmek... to pave the way for = yolunu hazırlamak ("yolunu döşemek" kavramından)... to take on = üstlenmek...) (DİKKAT: "Macedonia" sözcüğünün doğru okunuşu: /mısı-dou-niyı/ Buradaki /ı/ işareti ile, Türkçe'deki /ı/ sesinin değil, "schwa" okunuşunun kastedildiğine dikkat ediniz ve lütfen derginin sonundaki fonetik işaretler bölümünü gözden geçiriniz..)

 Top National News  Sezer: Turkland Can Offer Only Limited Help in Iraq War: Turkland can offer only a limited contribution to the United States in a possible war on Iraq, and it would be difficult to get parliamentary approval for military cooperation in the absence of a second U.N. resolution authorizing the use of force against its southeastern neighbor, a spokesman for the president said Friday... (The Turkish Daily News)

 

(offer = Burada "teklif etmek" değil, "sunmak, vermek" anlamında... approval = onay (to approve, fiilinden)... in the abscence of = yokluğunda... resolution = 1. kararlılık; 2. (buradaki gibi) karar sureti... authorizing /o:-ØorayziN/ = yetki veren... spokesman = sözcü... )

 

Two Dailies Named "Tercüman" On Newsstands: A first was experienced in the Turkish press yesterday. Two different newspapers under a single name were sold on newsstands... (The Turkish Daily News)

 

 (daily = günlük gazete... newsstand = gazete bayii ("gazete tezgahı" kavramından dolayı "on" alıyor)... a first was experienced = bir ilk yaşandı...)

 

 

 

 

 

You can’t have everything. Where would you put it?

--Mark Twain

Mark of true genius as a humorist must be the ability to say something both very funny and completely true...

Nothing lifts the spirit like knowing the true worth of the blessings you already have -- and focusing on only a few truly achievable goals, if you must.

 

 

mark of true genius = gerçek dehanın işareti, belirleyicisi... as a humorist = bir mizahçı olarak... lift the spirit = ruhu hafifletmek, mutluluk vermek: "ruhu yukarı kaldırmak" kavramından; ayrıca burada kastedilen "ruh", insanın kendi ruh hali, morali, maneviyatı... blessings = nimet, ilahi lütuf... achiveable goal = başarılabilir hedef...

Lütfen not alınız: Pun = the usually humorous use of a word in such a way as to suggest two or more of its meanings or the meaning of another word similar in sound... (sözcük oyunu)

Mark Twain'in ünlü sözü için verdiğim açıklamadaki sözcük oyununu bulabilecek misiniz?

 

 

 

 
 
From "AESOP'S FABLES"
Here Is A Hilariously Funny Little Story From Our Newest Publication, "Aesop's Fables"

 The Milk-Woman and Her Pail

A farmer's daughter was carrying her pail of milk from the field to the farmhouse, when she began daydreaming: "When  this milk is sold, we can buy at least three hundred eggs. The eggs, allowing for all mishaps, will produce two hundred and fifty chickens. The chickens will become ready for the market when poultry will fetch the highest price, so that by the end of the year my share of the money will be quite enough to buy myself a new gown. In this dress I will go to the Christmas parties, where all the young fellows will propose to me, but I will toss my head and refuse every one of them." At this moment she tossed her head in unison with her thoughts and all her pretty dreams ended abruptly as the milk pail became upside down...

Grammar and Vocabulary Study:

pail = kova... to daydream = hayaller kurmak, hayallere dalıp gitmek... mishap = aksilik, talihsizlik... allowing for all mishaps = her türlü aksiliği gözönüne alarak... poultry = kümes hayvanları... to fetch the highest prices = en yüksek getiriyi getirmek, fiatlar tepe noktasında olmak... gown = elbise, giysi... fellows = adamlar (farklı anlamları için sözlüğe bknz)... to propose = Lütfen aşağıdaki nota bknz... to toss one's head = başını mağrur bir eda ile şöyle bir atmak, küçümseyerek başını silkmek... in unison with = uyum içinde, aynı anda ve ayak uydurarak... abruptly = beklenmedik, aniden ve sert bir şekilde... to become upside down = başaşağı gelmek, ters dönmek...

DİKKAT: To propose = 1. teklif etmek; 2. evlenme teklif etmek... Burada ikincisi: "He proposed to her, and she accepted."

Answer These Questions:

1. Do you find this tale funny? What makes it funny?

2. Explain the proverb, "Don't count your chickens before they're hatched".

3. What sort of satisfaction, do you think, this foolish young girl hopes to derive from refusing "all the young fellows"? (to derive satisfaction, pleasure, etc from = tatmin, mutluluk, vb almak...)

 
 
 

 Doğru Kaynak Bizden; Kısa Süreli Ciddi Çalışma Sizden

 PRACTICA ENGLISFOTURKS

 Başarının Sırları !!

    BİLGİ   

   
 
 

 

 CARTOON OF THE WEEK

 GOOD ADVICE !!

"Her nazaman zor bir durumda kalırsanız, kabuğunuza çekilmenizi öneriyorum !!"

 Grammar and Vocabulary:  to arise - arose - arisen  = meydana gelmek, ortaya çıkmak...  simply  = Bu sözcüğü ender olarak "basitçe" kavramı ile karşılamak gerekir. O şekilde yorumlamak çoğu zaman yanlış olur...Genelde verdiği çeviri: "sadece, yalnızca"...  to withdraw -withdrew - withdrawn  = geri çekme veya çekilme... Dolayısıyla:  I withdraw from the race.  = Yarıştan çekiliyorum...  withdrawal method  = bir doğum kontrol yöntemi...  withdrawal symptoms  = alkol, uyuşturucu vb bırakma semptom ve sıkıntıları...

 
 
   

 

 CLEAN JOKES OF THE WEEK

 

 

HOW TO GET INTO THE OLYMPICS FOR FREE

An English man, a Scots man and an Irish man were trying to get in to see the Olympics without tickets. So they got to the stadium during one of the main events and discussed how they would be able to attend without paying.

The English man walked around the stadium and saw a pole lying on the ground and picked it up. He walked to the entrance and said, "Peter. England. Pole throwing." The guards let him in without hesitation.

pole /poul/= sırık, direk... pole throwing = cirit atma...

The other two see this and are amazed. The Scots man sees a manhole. He picks up the cover, carries it under his arm to the entrance and says, "McGregor. Scotland. Discus throwing. The guards let him in also.

manhole = yol üsründe veya kaldırımda açılmış iş veya şebeke çukuru...

The Irish man is very frantic, since both his friends are now inside. He walks around the stadium and finds a roll of barbed wire. He picks it up, walks to the entrance and says, "Murphy. Ireland. Fencing."

frantic = öfke, korku, heyecan vb gibi duygu yoğunluğundan çılgına dönmüş... barbed wire = dikenli tel... fencing = 1. çitle çevirme... 2. eskrim...

 

 

 

 NAUGHTY JOKES OF THE WEEK

 

 

3 COUPLES, 2 COMPLIMENTS !!

Three couples went to a resturant. The women wanted to compliment the men with something that was on the table.

"Could you pass me the sugar, sugar?" said the first wife.
"Could you pass me the honey, honey?" said the second.
"Could you pass me the bacon, pig?" said the third.

 

THE "POSSIBLE"

Mary went to the doctor complaining of body odour.
"Do you wash?" the doctor asked the smelly young girl.

body odour = vücut kokusu, kötü koku (A.B.D. spelling "odor")... smelly = pis kokan, pis kokulu...

"Oh, yes," Mary answered. "Each morning, I start at my head and wash down as far as possible. Then I start at my feet and I wash up as far as possible."

down as far as possible... up as far as possible = olabildiğince aşağı, olabildiğince yukarı... Yada şöyle okuyabilirsiniz: Aşağı doğru "possible" a kadar, yukarı doğru "possible" a kadar...

"Well," the doctor concluded, "Go home and wash your 'possible'!!!"

 
 
 
 

 READING FOR FUN 

 CONTRADICTORY PROVERBS

 ÇELİŞEN ATASÖZLERİ

 PART - 2

*  *  *  *  *

* Nothing ventured, nothing gained.
* Better safe than sorry.

1. Birşeyleri göze almaz, hiçbir girişimde bulunmazsanız, hiçbir şey kazanamazsınız; iş yaşamında bazı riskleri göze almak gerekir... 2. Sonradan üzüleceğine, hiçbir riske girme...

* If at first you don't succeed, try, try again.
* Don't beat your head against a stone wall.

1. Başlangıçta başaramasanız bile, tekrar tekrar deneyiniz... 2. Çarpma başını taş duvarlara... Aşamayacağın engellere karşı çaba gösterme...

* Seek and ye shall find.
* Curiosity killed the cat.

1. Arayan bulur; ara ki bulasın... 2. Kedi merakından ölür = fazla merak iyi değildir...

ye = you (eski dil)... curious = 1. garip, tuhaf; 2. merak ediyor, meraklı; 3. merak uyandıran... curiosity = 1. merak; 2. meraklılık..

* Look before you leap.
* He who hesitates is lost.

1. Harekete geçmeden iyice araştır, düşün taşın... 2. Duraksayan kaybeder...

* Haste makes waste.
* Time and tide waits for no one.

1. Acele işe Şeytan karışır... 2. Bekleyen kaybeder...

haste /heyst/ = acele... waste = israf, çöp, atık... tide = gelgit, med cezir..

* A rolling stone gathers no moss.
* A sitting hen never lays.

1. Yuvarlanan taş yosun tutmaz: İşleyen demir ışıldar... 2. Oturan tavuk yumurtlamaz; Nerde hareket, orda bereket...  Hay Allah! Karşıt anlamlı derken, yine eşanlamlı oldu!..

* The squeaky wheel gets the grease.
* Silence is golden.

1. Gıcırdayan tekerlek yağlanır: Ağlamayan çocuğa meme vermezler... 2. Sükut altındır...

 * Don't judge a book by its cover. Görünüşe bakma...

 vs

 * Clothes make the man. Ye kürküm ye...

 

         

  ANASAYFA   --   TESTLER   --   OKUMA   --   EĞLENCE