Açıklama: Çoğu yayıncı, yukardaki başlıkta "ana sözcükler"
dışındaki sözcükleri küçük harfle başlatarak yazacaktır: in, for... Bu tür şeyler, "house rules" adı
altında, yayıncıdan yayıncıya farklı tercihlerin önplana çıktığı, değişiklik gösterebilen uygulamalardır.
A homeless New York student says he slept for seven months in a university
library without
being caught.
without being caught
=
yakalanmaksızın... preposition + present gerund passive
yapısına dikkat... Neden gerund? Çünkü ilgeçler (preposition) ad alır ve
gerund'lar da biliyorsunuz fiilin ad işlevli bir türevidir... Şimdi, buna
benzeterek, "görülmeksizin" ve "yakalanması üzerine" sözlerinin İngilizce
karşılığını verelim: "without being seen", "on/upon being caught"...
Steve Stanzak, 20, says he set up home in New York University's main
library because he
couldn't afford housing costs on top of his tuition.
set up home
=
mesken edindi, "evini kurdu"...
on top of
=
üstüne üstlük, ilaveten...
tuition (fees)
/tu-i-şın/ = okul
harçları, paralı eğitim okul ücreti...
He was finally discovered by shocked administrators last week, reports the
New York Post.
Açıklama:
Gazetecilik dilinde, olabildiğince kısa ve kestirmeden anlatım için,
örneğin bir sıfat tümcelik yerine tek sıfat kullanımının tercih
edileceğine dikkat ediniz: "administrators who were shocked" değil,
"shocked administrators"...
He was running his
own website, www.homelessatnyu.com, in which he chronicled his
undercover life
in the Bobst Library on New York's Washington Square.
to chronicle
= olayların
güncesini tutmak, "vakainame" tutmak...
undercover
=
gizli, kimlik değiştirerek,
tebdil kıyafet. "undercover agent" gibi...
NOT:
Adresi verdim, ama ben bu satırları yazarken, aşırı tahaccümden dolayı,
sayfaya girmek mümkün olmuyordu... Bir de siz deneyin. Verdiğim linkleri
tıklamaktan korkmayın; bu sayfayı kaybetmeyeceksiniz; ayrı pencere
açılacaktır;
Stanzak said he washed himself in the library's toilets, had an occasional
shower at friends'
dorms and kept his clothes and books in lockers.
occasional
=
arada bir...
dorm
=
dormitory
/do-mitıri/ = yurt,
yatakhane (Latince "dormire" uyumak, fiilinden)...
locker
= kilitli çekmece
veya dolap...
"It was kind of interesting at first and then it became part of the norm,
part of the routine. It
was getting quite comfortable," he said.
to become part of the norm
=
alışılmışın, normalin bir parçası haline gelmek...
The creative-writing student said he gets no financial help from his
parents and works about
30 hours a week to make spending money.
creative-writing student
= "yazarlık
eğitimi" öğrencisi... Yani en az antropoloji ve felsefe öğrencileri kadar
"çatlak" olmaya müsait...
NYU spokesman John Beckman said Stanzac had now been provided with free
housing for
the rest of the semester.
Asked whether the school believed the student had lived in the library for
seven months,
Beckman said, "I don't know; we've taken what he said at face value."
to take at face value
=
söylenenleri gerçek kabul etmek; gerçekliğini
araştırabilecek durumda olmamak...
"The library is open 24 hours for a reason; there's a demand for students
to study around the
clock," he said. "And it's not unusual to see someone who's fallen
asleep."
around the clock
=
yirmidört saat...
Bu son paragrafı, vizeden
vizeye iki saat çalışan öğrencilerimize; ve ÜDS'den ÜDS'ye iki hafta
hazırlıkla yetinen hocalarımıza adıyorum...