|
Hacettepe Üniversitesi eski öğr. üyesi |
PRACTICAL
ENGLISH FOR TURKS
Intermediate Level Exercises |
A
Weekly Supplement Issued On Wednesdays 02/20/02 - 0002 |
|
GRAMMAR & VOCABULARY
|
THE CONDITIONAL MOOD / KOŞUL KİPİIf'li Tümceler -- Birinci BölümBİR HAYAT DERSİ
|
Vocabulary Study: Verb + Customary Particle Combinations
accustom oneself to (ı-kas-tım) = make oneself used to... kendini alıştırmak, uyarlamak... You'll have to accustom yourself to their strange ways and customs... [be accustomed to = be used to = alışkın olmak... to get/become accustomed to = to get/become used to = alışmak... Önemli Not : Bu deyimler, kendilerinden sonra ad/gerund alırlar: I am accustomed/used to getting up early... I'll never get used to getting up early...] acquit smb of a charge/crime (ık-wit) = declare that he is not guilty... beraat ettirmek... (He was acquitted = edilgen olmakla birlikte, Türkçe'ye "beraat etti" şeklinde çeviri anlam bakımından daha doğru olur... He was acquitted of the charges of bribery and corruption, but he was convicted of the charge of gross negligence of duty... [charge =suçlama, suç duyurusu ("yükleme" kavramından)... bribery (bray-bıri) = rüşvet... corruption = suistimal... be convicted of = ...dan hüküm giymek... gross negligence of duty = ağır vazife ihlali...] act on = öneri, emir vb üzerine davranmak... He says he's acted on his friend's advice. [Eğer burada "he's" kısaltmasını "he has" değil de, "he is" olarak okuduysanız, ciddi bir sınava girmenizi önermem: Dost acı söyler...] adapt oneself to (ı-dapt) = kendini uyarlamak... He had to adapt himself to their strange ways and customs.... [to adopt ise tümüyle farklı bir fiil: 1. Benimsemek... The Parliament has adopted the bill = Meclis yasayı kabul etti, benimsedi... 2. Evlat edinmek... They decided to adopt the boy since they had no children of their own...] admit to (ıd-mit) = 1. Kabul etmek, içeri almak... Only ten new students are admitted to this course each year... Admission (to the concert) is free... |
Here Is An Intermediate Level Vocabulary Test I have Prepared For You
1. Due to unforeseen circumstances, his energetic efforts met with only ............. success. a. entire b. proportionate c. impartial d. conclusive e. partial 2. I must thank her for being so .............. when I told her that my pet dog had died. a. sympathetic b. envious c. emphatic d. inconsiderate e. ill 3. It has always been the .............. of our company to encourage our employers to take part in social activities. a. campaign b. procedure c. politics d. scheme e. policy 4. What ............ of car do you run? a. mark b. factory c. make d. production e. name 5. Colour-blind people often find it difficult to .............. between red and green. a. compare b. separate c. contrast d. suggest e. distinguish * * * * * Answers A Little Down The Page
|
|
[ All Ads Deleted ] |
|
Key To The Vocabulary Test: 1. e 2. a 3. e 4. c 5. e AÇIKLAMALAR 1. Due to unforeseen circumstances = Önceden kestirilemeyecek nedenlerden dolayı... Ayrıca "only" sözcüğünden dolayı, "enerjik çabaları yalnızca kısmi başarı ile sonuçlandı" kavramına kolaylıkla ulaşıyoruz. 2. Köpeğimin öldüğünü söylediğimde, çok "sympathetic" = acıma hisleri dolu, halimden anlıyor, duygularımı paylaşıyordu. [envious = gıpta ve kıskançlık dolu... emphatic = vurgulu (emphasis'ten)... inconsiderate = "düşüncesiz ve bencil olduğu için teşekkür etmeyiz...] 3. politics = "siyaset bilimi" veya "siyaset", yani ülke ve yönetim konuları ile ilgili... Şirketimizin güttüğü "siyaset" kavramı için "policy"... Diğer sözcüklerin gramer bakımından bir sakıncaları yok, ama anlam gereğı dışlıyoruz... 4. Burdan de öğrenip not edeceğimiz bilgi, Türkçedeki "Ne marka araba?" sorusunun İngilizce karşılığı böyle. Yani, "What make of car?..." Ancak, diyelim ki "Ne marka çay?" sorusu için "What brand of tea?" şeklinde sormamız gerekecektir... Nedeninin açıklanabileceğini ise sanmıyorum. Dillerde bazı şeyler için "çünkü böyle söylemek adet olmuş" demekten başka çaremiz yok... 5. Tümcemizdeki "between" edatından dolayı ve ayrıca da anlam gereği: "to distinguish" = ayırt etmek, tefrik etmek... Diğerleri için: to compare sth with sth... to separate sth from sth (ayrıca bu, fiziki olarak ayırmak, ayrı yerlere koymak demektir)... to contrast sth with sth... to suggest sth and/or sth... [Bütün bu malzemeyi, yayın haklarıma saygı göstererek ve kaynak göstererek eğitimde kullanabilirsiniz] |
* * * * *
BU YAYINDA KULLANILAN FONETİK SİMGELERİ
æ = /a/ ve /e/ arası: cat /kæt/, black /blæk/, bad /bæd/, man /mæn/ ------ : /a/ ile /o/ arası... UK İngilizcesinde /o/ ya daha yakın; USA ingilizcesinde /a/ ya daha yakın: hot /ht/, fog /fg/, dock /dk/ ----- I : (Schwa) : İnternet ortamında /@/ veya başaşağı "e" ile temsil edenler var. İngilizce'de aşağı yukarı bütün ünlülerin vurgusuz hecelerde yuvarlandığı, orta damağın çeşitli yerlerinde oluşturulan seslik. Türkçe'de /ı/ ile /a/ arası bir ses. Hatta, "ğ" harfinin gırtlaksı olmadığı çoğu zaman bu sesi verdiğini söyleyebiliriz: ağlamak /a-ğı-lamak/ ------ Ø = thin /Øin/, thimble /Øim-bl/, thunder /Øan-dır/... "pelthek pelthek" konuşma... ------ ð = this /ðis/, then /ðen/, those /ðouz/... ses "telleri" titreşimsiz "Pelthek" kardeşin "badzi badzi" yürüyen titreşimli kardeşi... -------- w "Dabılyu", /u/ nun katmerlisi. Hakkını veriyoruz. Dudaklar yuvarlak ve ileri uzatılmış. /v/ ile uzaktan yakından bir akrabalığı yok... /v/ sesi için konuşma organ ve boşlukları aynen /f/ sesi için olduğu gibidir ve /f/ sesinin titreşimli kardeşidir... -------- N = "-ing"... --------- : İki nokta üstüste: önceki sesi uzat... --------- /r/ BBC İngilizcesinde telaffuz edilmiyorsa, göstermiyoruz...
___________________________________________________________________________
Bu E-Posta Gönderisinin İçeriği Ticari Amaçla Çoğaltılamaz. Tamamen Özgün, Bir Bölümü Yayınlanmış, Bir Bölümü Yayına Hazırlanmakta Olup, Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Göstermek Koşuluyla Eğitimde Kullanabilirsiniz: Emeğe Saygı Lütfen.
___________________________________________________________________________