Doç. Dr. Yalçın İzbul

Hacettepe Üniversitesi eski öğr. üyesi

PRACTICAL ENGLISH FOR TURKS

Intermediate Level Exercises

A Weekly Supplement Issued On Wednesdays

02/20/02 - 0002

 

GRAMMAR & VOCABULARY

(Intermediate Level Sorularınızı Çarşamba Ekimizde Türkçe, Advanced Level Sorularınızı Perşembe Ekimizde İngilizce Olarak Yanıtlıyorum)

   
 

THE CONDITIONAL MOOD / KOŞUL KİPİ

If'li Tümceler -- Birinci Bölüm
BİR HAYAT DERSİ

    Çok gençtim... Dil ve edebiyat öğrenimi için gelmiştim... Bu kuzey ülkesinin insanları -- ilk zamanlar bunun ayırdında değildim -- olaylara çoğulcu bir görelik ile bakıyor, ne gibi durumlarda nelerin olabileceğini irdeliyor -- ve "if'li" tümcelerle konuşuyorlardı...

    Çoğu zaman, "çok kesin ifadeler kullandığım" eleştirisini göğüslemek zorunda kalıyordum. Bir iletişim kopukluğu olduğu belliydi. Ama nedenine parmak basamıyor, çözüm bulamıyordum. Nasıl ayırdına varabilirdim ki?...

    İçinde yetişmiş olduğum dil-kültür sisteminde, iyi eğitilmiş her Türk yurttaşı gibi: "A, A'dır. A, A'dan farklı birşey olamaz. A ile B arasında üçüncü bir durum söz konusu değildir. Mantık bu apaçık gerçeğe tanıktır. Farklı bir tez ileri süren kimseler ya akılsız, ya yanılgı içinde, yada kötü niyetlidirler. Çünkü, akıl mantık ve anlatımın yolu tek olsa gerek", diye düşünüyordum... = ARİSTO MANTIĞI !!!

    Aslına bakılacak olursa, Türkçede kullandığımız "eğer..." tümcelerinin çoğunlukla koşul ve olasılık değil, bir tehdit içerdikleri bile söylenebilir: "Şimdi yanına gelirsem... Ben de seni babana, öğretmene, herkese söylemezsem..."

 

VE BİR SORU

"She lives there... But, I never go there, never visit or see her. If I did, I would see her and could talk to her...I mean, if I ever went and visited her... But I never do!.."

"If I went there, I would/could/might see her."

Birinci çeviri : Gitseydim, görürdüm. (Yani: Gitmedim, görmedim.)

İkinci çeviri : Gitsem, görürüm. (Yani: Gitmiyorum, görmüyorum.)

Birincisi gibi çeviriyorsanız, okumağa devam edin... İkincisi gibi çeviriyorsanız, olayı zaten kavramış durumdasınız: Ama, yine de okumağa devam edin...

 
TANIM VE SINIFLAMA

     Koşul kipinde bir tümce, bir temel-tümcelik +  bir koşul-tümcelik'ten (if'li tümcelik, conditional clause) oluşur. Koşullu tümceler aslında zarf-tümcelikler sınıflamasına girer. Ancak yaygın kullanım alanı, taşıdıkları önem, ve biz Türkçe konuşanlar açısından gösterdikleri kavram güçlüğü nedeniyle ayrıcalık tanımamız gerekiyor...

    Koşul kipini üç ana başlık altında gözden geçireceğiz:

I. TİP: GELECEK ZAMAN = FUTURE CONDITIONAL

          If I go there, I will see her.

          Eğer (gelecekte) gidersem / gidecek olursam, (gelecekte) görürüm / göreceğim.

          Gelecekte, belli bir koşula bağlı olarak, gerçekleşebilir veya gerçekleşmeyebilir... demek istiyoruz.

II. TİP: ŞİMDİKİ ZAMAN, GENİŞ ZAMAN  = PRESENT CONDITIONAL

          If I went there, I would see her.

          Eğer (genelde/şimdi) gitsem, (genelde/şimdi) görürüm.

          = Gitmezsem de görmem... Gitmediğim için görmüyorum... Varsayılan, farazi bir durumda neler olur, neler olmaz üstüne fikir yürütüyoruz. "Ninemin sakalı olsa, dedem olur..."

III. TİP: GEÇMİŞ ZAMANLAR = PAST CONDITIONAL

          If I had gone there, I would have seen her.

          Eğer (geçmişte) gitseydim / gitmiş olsaydım, (geçmişte) görürdüm / görecektim / görmüş olurdum.

          = Ama gitmedim, dolayısıyla da görmedim... Olay olmuş bitmiş. Koşul gerçekleşmemiş. Buna bağlı olarak da, sözünü ettiğimiz olasılık da gerçekleşmemiş. Kısacası, olayın ardından fikir yürütüyoruz: "Ninemin sakalı olmuş olsaydı..."

[Devam Edecek]

 
   
  Vocabulary Study: Verb + Customary Particle Combinations 

Five Such Items Are Presented Each Week

No Need To Get Involved In Any Linguistic Discussion of Whether These Are "Phrasal" or Not; or, Whether the Accompanying Particle Is an Adverb or a Preposition: Just Concentrate on the Constructions Presented and, Profitably, Memorize the Sample Sentence(s) Offered

Açıklayıcı Not: Dikkatinizi Verilen "Deyim" ve "Deyiş" lerin Anlamı ve Kullanım Özellikleri Üstüne Yoğunlaştırınız ve Lütfen Örnek Tümceleri Ezberleyiniz. Çok Yararını Göreceksiniz. Benim Değerlendirme Ölçeğimde "Orta-Boy Sözcük Bilgisi" Sınıfına Giren Bu Tür Yapılara Tam Hakim Olmak, ÜDS veya KPDS gibi Sınavlarda Başarı İçin Bir Başka Gerekirlik

accustom oneself to (ı-kas-tım) = make oneself used to... kendini alıştırmak, uyarlamak... You'll have to accustom yourself to their strange ways and customs... [be accustomed to = be used to = alışkın olmak... to get/become accustomed to = to get/become used to = alışmak... Önemli Not : Bu deyimler, kendilerinden sonra ad/gerund alırlar: I am accustomed/used to getting up early... I'll never get used to getting up early...]

acquit smb of a charge/crime (ık-wit) = declare that he is not guilty... beraat ettirmek... (He was acquitted = edilgen olmakla birlikte, Türkçe'ye "beraat etti" şeklinde çeviri anlam bakımından daha doğru olur... He was acquitted of the charges of bribery and corruption, but he was convicted of the charge of gross negligence of duty... [charge =suçlama, suç duyurusu ("yükleme" kavramından)... bribery (bray-bıri) = rüşvet... corruption = suistimal... be convicted of = ...dan hüküm giymek... gross negligence of duty = ağır vazife ihlali...]

act on = öneri, emir vb üzerine davranmak... He says he's acted on his friend's advice. [Eğer burada "he's" kısaltmasını "he has" değil de, "he is" olarak okuduysanız, ciddi bir sınava girmenizi önermem: Dost acı söyler...]

adapt oneself to (ı-dapt) = kendini uyarlamak... He had to adapt himself to their strange ways and customs.... [to adopt ise tümüyle farklı bir fiil: 1. Benimsemek... The Parliament has adopted the bill = Meclis yasayı kabul etti, benimsedi... 2. Evlat edinmek... They decided to adopt the boy since they had no children of their own...]

admit to (ıd-mit) = 1. Kabul etmek, içeri almak... Only ten new students are admitted to this course each year... Admission (to the concert) is free... 

   
 
 Here Is An Intermediate Level Vocabulary Test I have Prepared For You 

Fill In The Blanks, Choosing Your Word From Among the Supposed Alternatives

1. Due to unforeseen circumstances, his energetic efforts met with only ............. success.

          a. entire     b. proportionate     c. impartial     d. conclusive     e. partial

2. I must thank her for being so ..............  when I told her that my pet dog had died.

          a. sympathetic     b. envious     c. emphatic     d. inconsiderate     e. ill

3. It has always been the .............. of our company to encourage our employers to take part in social activities.

          a. campaign      b. procedure      c. politics       d. scheme       e. policy

4. What ............ of car do you run?

          a. mark     b. factory     c. make     d. production     e. name

5. Colour-blind people often find it difficult to .............. between red and green.

          a. compare    b. separate     c. contrast     d. suggest     e. distinguish

* * * * *

Answers A Little Down The Page

You can always mail me, should you have any doubts lingering on your mind.

 
   

[ All Ads Deleted ]

   
 

Key To The Vocabulary Test:  1. e    2. a    3. e    4. c    5. e

AÇIKLAMALAR

1. Due to unforeseen circumstances = Önceden kestirilemeyecek nedenlerden dolayı... Ayrıca "only" sözcüğünden dolayı, "enerjik çabaları yalnızca kısmi başarı ile sonuçlandı" kavramına kolaylıkla ulaşıyoruz.

2. Köpeğimin öldüğünü söylediğimde, çok "sympathetic" = acıma hisleri dolu, halimden anlıyor, duygularımı paylaşıyordu. [envious = gıpta ve kıskançlık dolu... emphatic = vurgulu (emphasis'ten)... inconsiderate = "düşüncesiz ve bencil olduğu için teşekkür etmeyiz...]

3. politics = "siyaset bilimi" veya "siyaset", yani ülke ve yönetim konuları ile ilgili... Şirketimizin güttüğü "siyaset" kavramı için "policy"... Diğer sözcüklerin gramer bakımından bir sakıncaları yok, ama anlam gereğı dışlıyoruz...

4. Burdan de öğrenip not edeceğimiz bilgi, Türkçedeki "Ne marka araba?" sorusunun İngilizce karşılığı böyle. Yani, "What make of car?..." Ancak, diyelim ki "Ne marka çay?" sorusu için "What brand of tea?" şeklinde sormamız gerekecektir... Nedeninin açıklanabileceğini ise sanmıyorum. Dillerde bazı şeyler için "çünkü böyle söylemek adet olmuş" demekten başka çaremiz yok...

5. Tümcemizdeki "between" edatından dolayı ve ayrıca da anlam gereği: "to distinguish" = ayırt etmek, tefrik etmek... Diğerleri için: to compare sth with sth... to separate sth from sth (ayrıca bu, fiziki olarak ayırmak, ayrı yerlere koymak demektir)... to contrast sth with sth... to suggest sth and/or sth...

[Bütün bu malzemeyi, yayın haklarıma saygı göstererek ve kaynak göstererek eğitimde kullanabilirsiniz]

 

* * * * *

 

         

ANASAYFA  --  TESTLER  --  OKUMA  --  EĞLENCE

 

BU YAYINDA KULLANILAN FONETİK SİMGELERİ

æ = /a/ ve /e/ arası: cat /kæt/, black /blæk/, bad /bæd/, man /mæn/ ------  : /a/ ile /o/ arası... UK İngilizcesinde /o/ ya daha yakın; USA ingilizcesinde /a/ ya daha yakın: hot /ht/, fog /fg/, dock /dk/  -----  I : (Schwa) : İnternet ortamında /@/ veya başaşağı "e" ile temsil edenler var. İngilizce'de aşağı yukarı bütün ünlülerin vurgusuz hecelerde yuvarlandığı, orta damağın çeşitli yerlerinde oluşturulan seslik. Türkçe'de /ı/ ile /a/ arası bir ses. Hatta, "ğ" harfinin gırtlaksı olmadığı çoğu zaman bu sesi verdiğini söyleyebiliriz: ağlamak /a-ğı-lamak/  ------  Ø = thin /Øin/, thimble /Øim-bl/, thunder /Øan-dır/... "pelthek pelthek" konuşma...  ------ ð = this /ðis/, then /ðen/, those /ðouz/...  ses "telleri" titreşimsiz "Pelthek" kardeşin "badzi badzi" yürüyen titreşimli kardeşi...  -------- w "Dabılyu", /u/ nun katmerlisi. Hakkını veriyoruz. Dudaklar yuvarlak ve ileri uzatılmış. /v/ ile uzaktan yakından bir akrabalığı yok... /v/ sesi için konuşma organ ve boşlukları aynen /f/ sesi için olduğu gibidir ve /f/ sesinin titreşimli kardeşidir...  --------  N = "-ing"...  ---------  : İki nokta üstüste: önceki sesi uzat...  --------- /r/ BBC İngilizcesinde telaffuz edilmiyorsa, göstermiyoruz...

___________________________________________________________________________

Bu E-Posta Gönderisinin İçeriği Ticari Amaçla Çoğaltılamaz. Tamamen Özgün, Bir Bölümü Yayınlanmış, Bir Bölümü Yayına Hazırlanmakta Olup, Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Göstermek Koşuluyla Eğitimde Kullanabilirsiniz: Emeğe Saygı Lütfen.

___________________________________________________________________________