Doç. Dr. Yalçın İzbul

Hacettepe Üniversitesi eski öğr. üyesi

PRACTICAL ENGLISH FOR TURKS

Intermediate Level Exercises

A Weekly Supplement Issued On Wednesdays

03/20/02 - 0006

 

Edifying Quotation Of The Week:  "If a man empties his purse into his head, no man can take it away from him. An investment in knowledge always pays the best interest." -- Benjamin Franklin... Eğitiminiz için harcayacağınız para tümüyle sizindir ve sizin kalacaktır. Herzaman için en yüksek getiriyi, bilgiye yapacağınız yatırımınız getirir...

Humorous Quotation Of The Week:  "Conscience is a mother-in-law whose visit never ends." - H.L. Mencken... Vicdan, kalmaya gelip de bir daha hiç gitmeyen kaynana gibidir...

(Intermediate Level Sorularınızı Çarşamba Ekimizde Türkçe, Advanced Level Sorularınızı Perşembe Ekimizde İngilizce Olarak Yanıtlıyorum)

   
 

GRAMMAR & VOCABULARY

THE CONDITIONAL MOOD / KOŞUL KİPİ

If'li Tümceler -- Beşinci Bölüm
IF-TÜMCELİKTE YARDIMCI FİİL

    Bu dizinin başında temel formüllerimizi oluştururken, if-tümcelikte yardımcı fiillerin yer almayacağını, bunların temel-tümcelik içinde değerlendirileceğini söylemiştik. [Ayrıntılarda boğulmadan pratik ve kestirme yoldan hızlı öğretim amaçlayan bir kurs çerçevesinde, saptamalarımızın biraz fazla atak olması doğal karşılanmalıdır.]

    Orada değindiğimiz bu "kaba" kuralın hayli kabarık olan istisnaları nasıl açıklanabilir? Örneğin,

If you will/would wait a moment, I'll go and see if Mr. Hepçalışır is free to see you...

    Bu bir nezaket ifadesidir. Tümceye, "If you wait..." şeklinde de başlayabilirdik. Yani burada "will/would" birer nezaket sözcüğü olmaktan öte gitmiyor. Anlam incelendiğinde, aslında bir koşul koşulmadığı görülür: "Eğer beklerseniz gidip bakarım, beklemezseniz gidip bakmam" şeklinde bir koşul tümcesi olarak algılanması yanlış olur.

    Aşağıdaki örnekleri de aynı irdeleme ile çözgüleyebiliriz. Bunlardan birincisinde nezaket, son ikisinde ise serzeniş/öfke iletimleri sözkonusu:

I would be very grateful if you would send me the necessary documents as soon as possible.

If you would sit down, gentlemen, we can begin our discussion.

If you would stop talking for a second, I could finish off my sentence.

 

"TİP- 0" VE "TİP- 4" VAR MIDIR ?

    Şu örnekleri inceleyiniz:

    Present Tense : If you heat ice, it turns to water...  If there is a shortage of any product, its price is bound to go up... (Özellikle bilimsel saptamalarda bu tümce yapısı ile çok sık karşılaşırız.)

    Past Tense : We used to stay at home if there was the slightest chance of rain...  If ever anybody interrupted his lecture, he got (used to get / would get) terribly angry...

    Kimi yazarlar, "if" sözcüğüyle kuruldukları gerekçesiyle, bu tür tümceleri sözde "Tip-0" ve "Tip-4" başlıkları ile Koşul Kipi içinde sınıflamak ister. Oysa bu "mantık" geçerli olsaydı, "He didn't tell me if he would come with us or not" türünden ad-tümcelikleri de kapsam içine almamız gerekmeyecek midir?

    Bu tür tümcelerin genel özelliği, gerçek durumlardan söz edilmekte oluşudur: Buz ısıtılırsa suya dönüşür... Birisi her nezaman dersini kesecek olsa çok sinirlenirdi...

    Dikkat ederseniz bu tümcelerde "if - if ever" yerine "when - whenever" tercihinizi rahatlıkla kullanabilirsiniz ve anlam bozulmaz. Gerçek durumlardan söz ettiğinize göre, bunların Haber Kipi kapsamında görülmeleri gerekir. Koşul Kipinin temel özelliği varsayımsal, farazi durumlardan söz ediliyor olmasıdır.

 

IF-TÜMCELİKTE "ANY" VE "SOME"

    Bilindiği gibi, some ve any ikilisine ilişkin genel kural, birincisinin olumlu, ikincisinin ise olumsuz tümceler ve sorularda kullanılmasıdır.

    If-tümceliklerde ise, bunun tersine bir uygulama geçerli olabilir ve bu tercih çoğu zaman vurgulanmış anlatım niteliği kazanır:

Wouldn't I help you out if I had any means to do so? = Bunu yapabilecek imkanlarım olsa seni bu durumdan kurtarmaz mıyım sanıyorsun!

I would never have allowed you to enter if you hadn't had some kind of reasonable excuse! = Akla yatkın bir mazeretin olmasaydı...

[Devam Edecek]

 

 
   
 
  Vocabulary Study: Verb + Customary Particle Combinations 

Five Such Items Are Presented Each Week

No Need To Get Involved In Any Linguistic Discussion of Whether These Are "Phrasal" or Not; or, Whether the Accompanying Particle Is an Adverb or a Preposition: Just Concentrate on the Constructions Presented and, Profitably, Memorize the Sample Sentence(s) Offered

Açıklayıcı Not: Dikkatinizi Verilen "Deyim" ve "Deyiş" lerin Anlamı ve Kullanım Özellikleri Üstüne Yoğunlaştırınız ve Lütfen Örnek Tümceleri Ezberleyiniz. Çok Yararını Göreceksiniz. Benim Değerlendirme Ölçeğimde "Orta-Boy Sözcük Bilgisi" Sınıfına Giren Bu Tür Yapılara Tam Hakim Olmak, ÜDS veya KPDS gibi Sınavlarda Başarı İçin Bir Başka Gerekirlik

arm smb/oneself with (be armed with) = silahlandırmak... (edilgeni: silahlanmış olmak He armed himself with a stick... The villagers armed themselves with whatever they could lay their hands on... [ = ellerine ne geçirdilerse... Kök anlamı: ellerini neyin üstüne koydularsa]... He armed his men with rifles and bayonets... (The men were armed with rifles = Biliyorsunuz bu tür bir tümceyi, paragrafın gelişine göre iki türlü çevirebilirsiniz: 1. ile silahlandırılmışlardı (edilgen tümce); 2. ile silahlıydılar: Burada ise "to be" = idiler; "armed" = past participle, yani bir sıfat: adamlar silahlıydı + ne ile? = tüfekler ile...

arrive at = 1. (küçük yerlere) varmak, ulaşmak... We arrived at a small village in the afternoon... 1. (genel anlamda) varmak, ulaşmak... Haven't you arrived at a decision yet?  arrive in = 1. (büyük yerlere) varmak, ulaşmak... We arrived at Isparta on the following day...

ask for = istemek... Why don't you ask your family for the money... Ask for my deputy, if I'm not here... [DİKKAT -- Bölüm Sonuna Bknz]

attach to = iliştirmek, eklemek... A brief note was attached to the box, saying that it was to be opened the next day...

back up = (olası çeşitli amlamlarından yalnızca birisi): arka çıkmak, destek vermek... They backed him up in this matter in every possible way...

 

HAFTANIN SORUSU:

Şu iki tümceyi Türkçe'ye çeviriniz: 1. Why don't you ask your family for the money?...  2. Why don't you ask your family for money?...

   
 
 Here Is A Pre-Intermediate Level Grammar Test I have Prepared For You 

555 KPDS/ÜDS KURALI GEÇERLİ !!

Yani, 5 Dakika içinde 5 Soruda 5 Doğru Yanıt Veremiyorsanız, Zahmet Edip Bu Sınavlara Girmeyin. (Dost Acı Söyler)

1. The traffic was bad because the highway ............. repaired.

          a. would be     b. had been     c. was being     d. should be     e. must be

2. The phone has been ringing for two minutes. ............. answer it?

          a. Shall you     b. Will I     c. Who     d. Shall I     e. When do you

3. Güneş has gone to the market ............ some eggs.

          a. for to buying     b. to buy     c. for buying     d. to be bought     e. and bought

4. He can climb trees ............. a monkey.

          a. as     b. alike     c. as if     d. similar to     e. like

5. It was easy ............. .

          a. for me to do    b. for my doing     c. of me doing     d. of me to do     e. to be done by me

* * * * *

Answers A Little Down The Page

You can always mail me, should you have any doubts lingering on your mind.

 
   

[ All Ads Deleted ]

   
 

Key To The Grammar Test:  1. c    2. d    3. b    4. e    5. a

AÇIKLAMALAR

Bu kez buradan açıklama vermiyorum. Grup İngilizce seviyesi hakkında bazı istatistiksel bilgilere gereksinim duyuyorum. Lütfen takıldığınız yerleri e-mail atarak sorunuz

 

* * * * *

 

         

ANASAYFA  --  TESTLER  --  OKUMA  --  EĞLENCE

 

BU YAYINDA KULLANILAN FONETİK SİMGELERİ

æ = /a/ ve /e/ arası: cat /kæt/, black /blæk/, bad /bæd/, man /mæn/ ------  : /a/ ile /o/ arası... UK İngilizcesinde /o/ ya daha yakın; USA ingilizcesinde /a/ ya daha yakın: hot /ht/, fog /fg/, dock /dk/  -----  I : (Schwa) : İnternet ortamında /@/ veya başaşağı "e" ile temsil edenler var. İngilizce'de aşağı yukarı bütün ünlülerin vurgusuz hecelerde yuvarlandığı, orta damağın çeşitli yerlerinde oluşturulan seslik. Türkçe'de /ı/ ile /a/ arası bir ses. Hatta, "ğ" harfinin gırtlaksı olmadığı çoğu zaman bu sesi verdiğini söyleyebiliriz: ağlamak /a-ğı-lamak/  ------  Ø = thin /Øin/, thimble /Øim-bl/, thunder /Øan-dır/... "pelthek pelthek" konuşma...  ------ ð = this /ðis/, then /ðen/, those /ðouz/...  ses "telleri" titreşimsiz "Pelthek" kardeşin "badzi badzi" yürüyen titreşimli kardeşi...  -------- w "Dabılyu", /u/ nun katmerlisi. Hakkını veriyoruz. Dudaklar yuvarlak ve ileri uzatılmış. /v/ ile uzaktan yakından bir akrabalığı yok... /v/ sesi için konuşma organ ve boşlukları aynen /f/ sesi için olduğu gibidir ve /f/ sesinin titreşimli kardeşidir...  --------  N = "-ing"...  ---------  : İki nokta üstüste: önceki sesi uzat...  --------- /r/ BBC İngilizcesinde telaffuz edilmiyorsa, göstermiyoruz...

___________________________________________________________________________

Bu E-Posta Gönderisinin İçeriği Ticari Amaçla Çoğaltılamaz. Tamamen Özgün, Bir Bölümü Yayınlanmış, Bir Bölümü Yayına Hazırlanmakta Olup, Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Göstermek Koşuluyla Eğitimde Kullanabilirsiniz: Emeğe Saygı Lütfen.

___________________________________________________________________________