|
Hacettepe Üniversitesi eski öğr. üyesi |
PRACTICAL
ENGLISH FOR TURKS
A Free Bilingual Electronic Ezine |
Special Edition 04 August 14 - 2002 |
Dearest Members, With today's Issue # 4, we complete our "Midsummer Special Issues" series and we'll be back with our usual format starting with # 39 next Wednesday. In this special issue, you'll find another "boring" excerpt from my forthcoming book, but closely follow some hilarious jokes and jibes -- directed at men this time, as I promised before... I shall tell you more about the book within a few days... Remember? Patience is the mother of all productivity. Hey, did I hear myself say that?...
|
|
Değerli Üyelerimiz, Bugünkü Özel Sayımızla, Yaz-Ortası için hazırladığım dört özel sayılık dizi bitiyor. Önümüzdeki Çarşamba, önceki düzenimize dönüyoruz. Bu arada iki yıldır üzerinde yoğun çalıştığım kitabı da bitirdim. "Yardımcı Fiiller" Bölümünden bir alıntıyı aşağıda bulacaksınız. Birkaç gün içinde kitaba ilişkin ayrıntılı bilgi sunacağım... Şimdilik, selam, saygı ve sevgilerimle... izbul
|
DİKKAT... DİKKAT... MUST: MANTIKSAL ÇIKARSAMA"Must" yardımcı fiiline ilişkin iki farklı anlam kategorisi aşağıda şematik olarak sergileniyor. Bu ikilik, sınav sorusu hazırlayanların pek sevdikleri bir konudur:
ÖRNEKLER:
Didn't Need To Do / Needn't Have Doneİşte popüler bir sınav soru tipi daha... Lütfen bu iki kalıp arasındaki anlam farkını dikkatle not ediniz:
Used To / Be Used ToHer nedense sıklıkla düşülen bir yanılma kaynağı daha. Bu da sınavları hazırlayanların pek sevdikleri konulardan birisi... Used to = Yardımcı fiil: Türkçeye en iyi "...erdim, ...ardım" ile çeviri verir: Geçmişte sürekli yinelenmiş eylem ve durumlar. Bu yardımcı fiilin past tense dışında çekimi yoktur ve mastar alır. Be used to = Bu bir deyim. Anlamı: "alışmış olmak, alışkın olmak. Bütün tense'lerde çekilebilir ve ardından ad-fiil (gerund) alır. Süreç bildiren hali: "get used to, become used to = alışmak... Bu deyimler, "be accustomed to, get accustomed to, become accustomed to" ile eşanlamlıdırlar.
DİKKAT... DİKKAT... "Would" yardımcı fiilinin çok önemli bir kullanım boyutuna burada işaret edebiliriz: Yukardaki birinci anlamda kullanılması:
Bu kullanımın olumsuz kalıbı da çok ilginç bir anlam iletir:
|
|
HENPECKEDA husband is advised by a psychiatrist to assert himself. henpecked = kılıbık... to assert oneself = ağırlığını koymak, dediğini yaptırtmak... The husband takes the doctor's advice. He rushes home, slams the door,
shakes his fist in his wife's face, and growls, "From now on, you're
taking orders from me. I want my supper right now, and when you get it on
the His wife says calmly, "The undertaker." slams the door = kapıyı çarparak kapattı... fist = yumruk... growl = kükreme sesleri çıkartmak... where you belong = ait olduğun yerde... undertaker = cenaze levazımatçısı ve düzenleyicisi... (Aşağı Götüren?? -- Değil tabii: to undertake = bir işi yapmayı üstlenmek... kavramından bir "euphemism", yani yumuşak söyleme olsa gerek...) A PRICE WAS PAIDWhen the store manager returned from lunch, he noticed his clerk's hand was bandaged. Before he could ask about the bandage, the clerk said he had some very good news for him."Guess what, sir?" the clerk said. "I finally sold that terrible, ugly suit we've had so long!" "Do you mean that repulsive pink and blue double-breasted thing?" the manager asked. repulsive =
iğrenç (to repel = itmek, itici olmak, kavramından, karşıtı: to attract =
çekmek, cezbetmek)... double-breasted = kruvaze... DİKKAT...
suit = takım elbise, sözcüğünün doğru okunuşu: su:t (yani uzun /u/ ile)... "Oh," the clerk replied, "after I sold the guy that suit, his guide dog bit me." monstrosity = "monster" sözcüğünden; artık nasıl bir çeviri yakıştırırsanız... |
|
READING FOR FUN
IT'S NOW WOMEN'S TURN
|