Lütfen papatya
falı bakar gibi kutuları açıp açıp geçmeyiniz. Özellikle, yanlış
cevapladıysanız, nedenini araştırınız, irdeleyiniz... Ezber
rüzgarlarının önünde amaçsız savrulmayınız; anlamağa, mantığını
çözmeğe çalışınız.
Ezber cümleler
yüzyüze konuşmada hazır cephaneniz olarak gerçekten işe yarar... Fakat yazarken kendi kendinizi denetleyebilmeniz, yada yepyeni
şeyler söyleyeceğiniz zaman anlaşılabilir cümleler kurabilmeniz için, dilin mantığına ve temel yapılarına hakim
olmanız temel gerekirliktir.
Zihniniz,
olumlu - olumsuz - soru - olumsuz soru ifade
bahçelerinde tereeddütsüz
gezinebilmeli...
EXERCISE -
01
Translation
into English
Use contractions wherever
applicable
Uygulanabilir heryerde
kısaltma kullanınız
Follow the examples:
Q. Acelem vardı.
[be / in a hurry]
A. I was in a
hurry.
Q. Zamanında
yetişebildin mi? [be / on time]
A. Were you on
time?
01
Sıcak bir
gündü.
[it / be / a hot day]
02
Çok
meşguldüm.
[I / be / very busy]
03
O zamanlar
onsekiz yaşındaydı.
[she / be / eighteen /
then]
04
Pek mutlu
değildi.
[he / not be / very happy]
05
Geç mi
kalmıştı / kaldı? Geç kalmış mıydı / kaldı mı?
[be / he / on time]
06
Geç kalmamış
mıydı / kalmadı mı?
[not be / he / on time]
07
Zamanında
yetiş(e)medin mi?
[not be / you / on time]
08
Yeterince
ılık bir gün değil miydi?
[not be / it / warm
enough]
09
Yeterince
ılık bir gün değildi, öyle değil mi?
[it / not be / warm enough
/ be / it]
10
Sorular
yeterince kolaydı, öyle değil mi?
[the above questions / be
/ easy enough / not be / they]
11
Balonu
patlatmadı mı?
[not burst / he / the
balloon]
12
Balonu
patlatmadın, değil mi?
[not burst / you / the
balloon / burst / you]
13
"Bugün işte
miydin?
[be / you / at work /
today]
14
Bugün onu
görmeğe gittin yine, öyle değil mi?
[you / go / to see / her /
again / today / not go / you]
15
Ama, otobüse
yetiş(ebil)mek için koşmadın, öyle değil mi?
[but / you / run / to
catch the bus / run / you]
EXERCISE -
02
Change the
following negative questions (olumsuz sorular) into affirmative statements
(olumlu cümleler).
Follow the examples:
N.Q. Didn't
you take the bus?
A.S. You took
the bus.
N.Q. Didn't
she reply at once?
(=derhal, hemen)
A.S. She
replied at once.
01
Didn't he
receive her letter?
02
Didn't you
watch the game yesterday?
03
Didn't it
cost you a hundred liras?
Dikkat: Fiil formunu bilmiyor idiyseniz, hemen oturup "irregular verbs"
listenizi yeniden ezberlemeğe başlayınız... Dalgaya düşüp yapamadıysanız,
kendinizi "çimdirin" ve çalışırken başka şeyler düşünmeyi bırakın...
04
Didn't we
scan the photograph?
05
Didn't I
tell you not to do it?
[Bunu yapmamanı sana
söylememiş miydim / söylemedim mi?]
[Bunu yapmamanı sana
söylemiştim / söyledim.]
06
Didn't they
enjoy themselves?
07
Didn't they
have a great time at the picnic?
08
Didn't
you shut the windows first?
(= ilk iş olarak, önce)
Dikkat: Bunda da hataya düştüyseniz, Soru 03 için yaptığım tavsiyeyi hiç
vakit kaybetmeksizin yerine getiriniz...
09
Didn't they
empty the rooms?
10
Didn't he
fly to Paris on a three-day tour?
"Irregular
verbs" Varan Üüüüüüççç!!
EXERCISE -
03
Rewrite the
following sentences, changing the underlined verbs from the Simple Past to the
"Used + Infinitive" form.
Follow the examples:
A.
I went there by bus.
(Otobüsle gittim.)
B.
I used to go there by bus.
(Eskiden otobüsle
giderdim.)
A.
I saw her yesterday.
B.
I used to see her often.
(Sık sık görürdüm.)
01
We were
friends.
(= Eski camlar bardak
oldu.)
02
He hit the ball really hard.
Gördüğünüz gibi, "irregular verbs" den kurtuluş yok!!
03
I didn't
like that song.
Dikkat: "Ama artık beğeniyorum," nüansı taşıdığına dikkat ediniz.
04
We watched
the ships coming in.
05
Did you
watch the ships coming in?
(= seyrettin mi?)
(=seyreder
miydin?)
06
Grandma told
us a lot of fairy tales.
(= peri masalları)
07
Did your
parents fight a lot?
Dikkat: Bu iki cümlenin aşağı yukarı aynı anlamı verdiğine dikkat ediniz.
Ancak, "artık kavga etmiyorlar" nüansı, ikincide daha belirgin.
08
Did
you do it differently?
09
Didn't
you do it differently?
=
"Hey, sen eskiden bunu farklı şekilde yapmıyor muydun?"