Doç. Dr. Yalçın İzbul

Free Bilingual E-Zine

PRACTICAL ENGLISH FOR TURKS

YAHOO Uluslararası İngilizce Öğretim Grupları

2003 - 2006 DÜNYA BİRİNCİSİ !!

Ders Serisi # 005

April 5, 2006

 

 MESAJ

 E-KİTAP



 Back-To-School Series

 Lower Intermediate English -- 005

 
 

PRESENT PERFECT SIMPLE

&

PRESENT PERFECT CONTINUOUS

 
 
 

 

Reminders & Examples

Notlar & Örnekler

 01  Olay ister geçmişte bir noktada/dönemde gerçekleşmiş, ister günümüze değin süregelmiş olsun, bu her iki kardeş tense için de dikkat odağımız, adı üstünde, "present" / "şimdiki" zamandır. Olayı, şimdi içinde bulunduğumuz duruma ilişkin etki ve sonuçları açısından algılıyor ve değerlendiriyoruz. Düşün-cemizde şekillenen zaman dilimi, geçmiş bir dönem değil, içinde yaşadığımız an ve döneme, içinde bulunduğumuz duruma uzanagelen zaman dilimidir.

 02  "Continuous tense" seçeneği, durumun/eylemin/olayın süregelmiş ve halen de sürmekte olduğunu ifade eder.

"Simple tense" seçeneği de, durumun/eylemin/olayın niteliğine göre, "şu ana değin süreklilik" kavramını ifade edebilir. [Hatta, "continuous tense" lerde kullanılamayan fiiller için, kardeş tense'inin bu görevini tümüyle üstlenir.] Ne var ki, olayın geçmişte bir noktada/dönemde gerçekleşmiş/bitmiş olduğu durumlarda da, dikkat odağımız yine içinde yaşadığımız an ve dönem, yine içinde bulunduğumuz durum üzerinedir.

Buradaki tek şartımız, olayın gerçekleştiği zaman koordinat-larının belirtil-e-memesidir. (Bilmiyor, hatırlamıyor, veya önemsemiyor, hatta söylemek istemiyor, gizli tutmak istiyor olabiliriz.) Çünkü, zaman belirtilmesi durumunda, dikkat odağımız geçmişteki o zaman dilimine kayar ve bir "past tense" kullanmak durumunda kalırız.

 03  "Simple" ve "continuous" kardeşler arasındaki farkı, "bir filmi görmüş olmak" kavramı ile örnekleyebiliriz. Bu gibi durum ve kavramlar "simple tense" kullanımı gerektirecektir: I have seen that film. = "Görmüş bulunuyorum, görmüş durum-dayım." (Pek güzeldi, hadi bir daha izleyelim, veya, Bir daha çekemem walla, nüanslarıyla.)

Besbellidir ki, burada "geçmişten bugüne göregeliyorum" kavramı mantıksız olur. Eğer bir haftadır sinemada yatıp kalkmıyorsak!... "Pekçok kereler gördüm" kavramı için de durum değişmez. I have seen it many times. (Aşağıda Madde 05'de göreceğimiz, "beş bardak çay içtim" örneğinde nedenini açıklayacağımız üzere.)

 04  Öte yandan, dildeki pekçok fiil, her iki tense çerçevesinde (ufak tefek nüanslarla) temelde eşdeğer anlam verecektir:

I have been watching that program regularly.

I have watched it regularly ever since it got started.

gibi cümleler sonuçta aynı şeyi söylüyor = I watch it regularly.

 05  Ne var ki, aşağıdaki örneklerde "sayı" belirtilen durumlarda "continuous tense" kullanımının olanaksız olduğuna dikkat ediniz:

I have written ten letters today. (*"I have been writing ten letters," diyemeyiz. Aynı anda ve birlikte on mektup "yazagelmiş" olamam...)

Fakat, "I have been writing letters all day long," = "Bütün gündür mektup ["mektup üstüne mektup"] yazıyorum," geçerli bir cümle olur. Şu örnekleri de inceleyiniz: He has done it many times in the past. / He has been doing it repeatedly all this time. all this time = bunca zamandır.

İki örnek daha:

He has had five cups of tea since six o'clock. = Saat altıdan bu yana beş bardak çay içti... "Continuous" kullanamayız, çünkü aynı anda ve birlikte beş bardak çay "içegelmiş" olamaz.

He has been having cups and cups of tea since six o'clock. = Saat altıdan bu yana bardak bardak çay içegeldi...

 06  Continuous tense'lerde kullanılmayan fiiller sözkonusu olduğunda (have, own, be, see, hear, notice, know, understand, love, vb.) olayda süreklilik sözkonusu da olsa, görevi yine kardeş "simple tense" üstlenecektir: (Bu fiillerden ders dizimizin 1. bölümünde kısaca söz etmiştik. Aşağıda yapacağımız egzersizde de örneklerine rastlayacaksınız.)

I have been here all the time. [to be] = Bunca zamandır buradayım; bütün bu süre boyunca buradaydım (halâ da buradayım.)

This house has been empty for ages. [to be] 
= çok uzun zamandır boş. ("Age" burada "yaş" değil, "dönem" anlamında.)

I have loved you ever since we first met.  [to love] (=hep sevegeldim ve halâ da seviyorum)...
Normalde "Present Perfect Continuous" ile anlatılması gereken bu durum, tıpkı yukardaki diğer örneklerde de olduğu gibi, fiilin özelliğinden dolayı "Simple tense" ile ifade ediliyor.)

 07  "Simple" seçeneği, aynı şekilde, "always... ever since..." gibi süreklilik bildiren zaman belirteçleriyle de "continuous" anlam verir:

I have always walked to work. = İşime hep yürümüşümdür, halâ da yürüyerek geliyorum / gidiyorum.

Oysa,

I have walked to work today. = Bugün işe yürüyerek geldim / gittim.

 08  Bu iki tense'in birbirleriyle (ve ayrıca "past simple / continuous" ile) karşılaştırılarak öğretilmesi ve öğrenilmesi çok fayda sağlar. Aşağıya birkaç çift örnek yazıyor ve küçük ipuçları vererek irdelemeyi sizlere bırakıyorum:

She had tried her hand at writing long novels before she switched to shorter forms. She has been writing only short stories for the past two or three years. She has published five stories this year. = Daha kısa formlara dönmeden önce, uzun romanlar yazmayı denemişti. İki üç yıldır yalnızca kısa hikayeler yazıyor. İçinde bulunduğumuz yılda, bugüne değin beş öykü yayınlamış bulunuyor.

I’ve read two more chapters of your book this afternoon.
(Kitabı bitirdim mi? Hayır, yalnızca iki bölümünü daha okudum.)

I’ve been reading your book all day today.
(Kitabı bitirdim mi? Hayır.)

I’ve read your latest book today. (Kitabı bitirdim mi? Evet. Nezaman söylüyorum bunu muhatabıma? Aynı gün içinde... "Bugün" halâ "bugün". Yani "present time".)

Who’s eaten my biscuits? There are none left.
= Kim yemiş yahu? Hiç kalmamış!

Who’s been eating my biscuits? There are only a few left.
= Kim gelip gidip yiyor yahu? Birkaç tanecik kalmış!

 09  Aşağıda yapacağımız egzersizde, parantez içinde verdiğim fiiller için, "simple" veya "continuous" kardeş tense'lerden birini seçeceksiniz.

Çıkış noktanız eylemin süreklilik niteliği olup olmadığını irdelemek olacaktır. Ancak, cümleleri Türkçe tasarlayıp İngilizce'ye çeviri yoluna giderseniz, yanılma payınız artacaktır. Unutmayınız: İki farklı dil-kültür dizgesinde "anlık eylem / süregen eylem" kavramlarının birebir çakışmasını beklemek hayalcilik olur.

 10  Korkarım, kantarın topuzu biraz ağır kaçtı bu egzersizde, ama notlarla yardımcı olmağa çalışacağım. Sizden ricam, her soruda, eldeki durumu ve neden hangi tense'i tercih ettiğimizi -- daha doğrusu kullanmak zorunda olduğumuzu -- mutlaka irdelemenizdir.

 

 
 
 
 

 

EXERCISE

Choose the correct tense for the verbs in parentheses:

The Present Perfect Simple Tense -- or,

The Present Perfect Continuous Tense

NOT: Genelde konuşma diline yatkın örnekler verdiğim için, kısaltılmış formları tercih ediniz.

 01  Huriye: How long [be you] in Turkland, Judith?

Judith: Just over three years -- and I [teach] at the same private high school ever since I came to your beautiful country. [İltifat için teşekkürler, Judith'ciğim.]

 02  I [have] this same car for more than ten years. I [think of] changing it for some time now.

 03  Patient: I [have] this same nightmare for months now.

Doctor:  [take you] the pills I prescribed (for) you the last time we met?

 04  He  [lately become] very dissatisfied with the conditions at the company. He  [consider] changing his job.Çevirisi: Kendisi son zamanlarda şirketteki koşullardan çok hoşnutsuz. İşini değiştirmeyi düşünüyor bir süredir. [Evet: Present Perfect Continuous Tense Türkçe'ye "bir süredir" gibi bir çeviriyi mübah kılar.]

 05  How  [get on you] with your work? And, how's Sezen nowadays, anyway? I  [not see] her for ages, you know. Çevirisi: Nasıl gidiyor çalışmaların? Her neyse, bugünlerde Sezen'den n'aber? Biliyor musun, uzun zamandır görmedim kendisini. for ages = çok uzun zamandır: "Age" burada "yaş" değil, "dönem" anlamında.

 06  Psychiatrist: [see] this patient for more than two years and during that time I  [see] many changes in her personality.

 07  I think Özgür and Hürriyet are dating. They [see] a lot of each other recently. Çevirisi: Sanıyorum Özgür'le Hürriyet çıkıyorlar. Şu son zamanlarda sık sık görüşüyorlar.

 08  I have to write a 500-word essay for tomorrow's class and I [write] only about half of it so far.

 09  [Hear you] the big news? Erdoğan is paying a visit to the GATA hospital today. He [feel] too well lately.

 10  The historic Said Halim Pasha Residence along the Bosphorus now looks fantastic. It [recently be completely restored].

 11  A number of his students [repeatedly be] unsuccessful in the KPDS exams, although some of them [study] with him for over two years. a number of = bazı, birkaç, bir dizi.

 12  The boys [tour] in Turkland for the past three weeks. They [visit] İstanbul after Antalya and İzmir and have [be to] the top of the Galata Tower overlooking the Bosphorus.

 13  Mother: "Where did you get all that blood on your face? [Fight you] again?"

Son: "No. I slipped and fell on the wet pavement. [Not notice you] how it [rain] all the afternoon?"

 14  I [fill out] no less than 22 application forms this morning and I already feel like I [fill out] forms all my life! Çevirisi: Bu sabah tam 22 başvuru formu doldurdum ve (öf yahu) daha şimdiden sanki bütün hayatım boyunca form doldurmuşum gibi hissediyorum kendimi! [no less than = ---den az olmamak üzere, en az]

 15  My wife and I [recently discover] this great picnic restaurant and we [go] there a lot.

 

 
 
 
 

NOTLAR:  02  "To have" = "malik olmak" fiili "continuous tense"lerde kullanılmadığı için. "To think of" = "kafasında evirip çevirmek" fiili kendi-sinden sonra Ving gerektirir.

 03  Burada kullandığmız "to have a nightmare" deyimi "kâbusa malik olmak" anlamında değildir, tabiatıyla... Anlamı: "kâbus görmek".

 04  Become - became - become... "To consider" fiili kendi-sinden sonra Ving gerektirir.

 06  İlk kullanımda "to see" fiili "görüşmek" anlamında. Dolayısıyla, "continuous tense" alabilir. (Nitekim. bir alttaki soruda da [07] aynı anlamda.) İkinci kullanımında ise "görmek = farketmek" anlamında ve yine "continuous tense" alabilirdi. Fakat, "süreklilik" kavramından sarfı nazar ederek "simple tense"i tercih ettim.

 

 

 CD

 TANITIM

 
 

 

Onsuz boşa geçmiş yıllarınıza üzüleceksiniz !!

İleri İngilizce için:

"ESSENTIAL  ENGLISH  FOR  TURKS"

 
 

Doğru Kaynak !!

 

 

Kampanyaları İnceleyiniz

 

   BİLGİ 

 

(Yeni başlayanlar için Uygun Değildir)

 

 

         

 

 

 

Dergimizi beğeniyorsanız, lütfen dostlarınıza da öneriniz,

iletiniz, gönderiniz... Teşekkürler, Sayın Üyeler...

WEB SİTEMİZ:

ANASAYFA        TESTLER        OKUMA        EĞLENCE        ALMANAK

KAYNAKLAR     FIKRA     KARİKATÜR     KONUŞMA      İSTER İNAN

*  *  *  *  *

Listemize Katılmak için: http://groups.yahoo.com/group/pratik-ingilizce

Veya Doğrudan Bana e-Posta Atınız: --> İzbul

Listemizden Ayrılmak İçin:  pratik-ingilizce-unsubscribe@yahoogroups.com