Doç. Dr. Yalçın İzbul

Free Bilingual E-Zine

PRACTICAL ENGLISH FOR TURKS

YAHOO Uluslararası İngilizce Öğretim Grupları

2003 - 2006 DÜNYA BİRİNCİSİ !!

Ders Serisi # 006

April 24, 2006

 

 MESAJ

 E-KİTAP



 Back-To-School Series

 Lower Intermediate English -- 006

 

Kulağınıza Küpe Olsun: Bir egzersizi "takır takır" yapabiliyorsanız, en büyük düşmanınız sevinmek duygusudur. "Kendinden pek bir memnun olma" duygusu (smugness) sizi yanıltır ve zamanınızı boşa harcatır. Hemen birşeyler öğrenebileceğiniz bir sonraki teste geçiniz.  Gerçek dostunuz, başarısız olduğunuz testlerdir.

 
 

PAST PERFECT TENSE

(SIMPLE / CONTINUOUS)

 
 
 

 

Reminders & Examples

Notlar & Örnekler

 01  Past Perfect Tense için "altın anahtar" kullanım parametreniz: "Geçmişteki bir noktadan yada dönemden daha öncesi" dir...

Nasıl ki, günümüz açısından maziyi simple past ile değerlendiriyorsak, bu da "geçmişin mazisi... geçmişin geçmişi"...

 02  Geçmişteki belli bir nokta yada dönemden daha önce olmuş bitmiş durum ve eylemler... Zaman aralığı ile oluşmuş bu durum ve eylemler arasında nedensellik bağı bulunabilir veya bulunmayabilir.

Unutmayınız: Her ikisi de geçmişte kalmış iki eylemden önceki için past perfect, sonraki için simple past...

He had had a few drinks before he came to talk to us that evening. It was obvious that he had been drinking. [Nezaman içmişti? = "Bize gelmeden önce"]

Buradaki tek şartımız, olayın gerçekleştiği zaman koordinat-larının belirtil-e-memesidir. (Bilmiyor, hatırlamıyor, veya önemsemiyor, hatta söylemek istemiyor, gizli tutmak istiyor olabiliriz.) Çünkü, zaman belirtilmesi durumunda, past tense (simple veya continuous) kullanmak durumunda kalırız.

That evening, he came home early and had a few drinks before he went out to see some friends. [Nezaman eve erken geldi, önce bir-iki kadeh içti ve sonra arkadaşlarını görmeğe gitti? = "O akşam".]

 03  Zamanı belli olan bir olay için -- nekadar uzak bir geçmişte yer almış olursa olsun -- "past perfect" kullanamazsınız -- "past tense" kullanmak zorundasınız. Bırakınız öyle kırk yılı, yüz yılı filan, 15 milyar yıl öncesinden söz edelim:

TÜRKÇESİ : Evren günümüzden 15 milyar yıl önce oluşmuştur.

YANLIŞ ÇEVİRİ : The universe had come into being 15 billion years ago.

DOĞRU ÇEVİRİ : The universe came into being 15 billion years ago.

İleri Öğrenciler için Açıklama

"By" ilgeci, zaman bildiren ifadelerde, "önce" anlamına gelir. Yukarda, "Günümüzden onbeş milyar yıl öncesine gelindiğinde evren artık oluşmuştu..." diyoruz, ki bu da past perfect için belirlediğimiz "geçmişteki bir noktanın daha öncesi" tanımına uygundur.

By 15 billion years ago, the universe had been created / had come into existence / had already been in existence.

By two billion years ago, atmospheric oxygen had already reached substantial levels.

Ancak, "by" ilgeci ile "past tense" kullanılan cümlelere de rastlayacaksınız; çünkü bu kez farklı bir anlam veriyor olacaktır: "xxx yılına gelindiğinde" şeklinde farklı bir anlam da verebilir:

No trace of Neanderthals could be found in Anatolia by 30000 years ago. = günümüzden 30 bin yıl öncesine gelindiğinde, yani günümüz-den 30 bin yıl önce...

People in the Near East were already planting their own crops by 9000 years ago.= günümüzden 9 bin yıl öncesine gelindiğinde, yani günümüzden 9 bin yıl önce...

UYARI: "Bu kadar ayrıntıya ne gerek var; ben bu kadar sıkıntıya giremem," diyerek isyanları oynuyorsanız, tercih sizin. NATO'nun kapısında ayakkabı boyacıları da bu ayrıntılara hiç girmeden "çatır çutur İngilizce" konuşabiliyorlar...

 04  Asla ve asla unutmamanız gereken ana kuralı tekrarlayalım:

"Perfect tense" kullanımı için (past-present-future, bütün hepsi için) ayırıcı önkoşul şudur:

Sözü edilen eylemin (yada bir oluşum veya durumun) zaman boyutundaki yeri, konumu, koordinatları belli ise, veya önemliyse, veya belirtmek istiyorsak, veya açıkça veya "zımnen" belirtiyorsak, "perfect" bir zaman KULLANAMAYIZ.

Zaman belirtilmesi (yada durumunda, past tense (simple veya continuous) kullanmak zorundayız.

 05  BÜYÜK UYARI: "İngilizce'deki past perfect tense eşittir Türkçe'deki miş'li geçmiş zaman" gibi yanılgılarınız varsa, bir an önce kurtulmağa bakınız. Dillerin grameri evrensel bir modele göre şekillenmemiştir. Perfect tense'lerin Türkçe'de karşılığı YOKTUR. Cümlenin gelişinden nasıl denk düşürürseniz öyle çevireceksiniz.

İngilizce'de doğru "tense" kullanımı için tek rehberiniz "hangi durumlarda hangi tense kullanılır" bilgisidir. Her miş'li geçmiş'i İngilizce'ye past perfect  ile çevirirseniz başınız dertten kurtulmayacak demektir...

 06  Tekrarlıyorum: Past Perfect için kullanılma kuralı çok açıktır: Geçmişteki bir noktanın daha öncesi. (Unutmayınız: önceki ve sonraki olaylar arasında nedensellik bağı bulunabilir veya bulunmayabilir de)

I had finished all the preparations by the time he arrived. Örneğin, "Bütün işleri bitirmiştim, yapılması gereken başka birşey kalmamıştı... Artık hemen çıkabilirdik," şeklinde yorumlanabilir.

His life flashed before his eyes like a film strip: He had always been the easy-going type. He had had numerous love affairs, and had managed to remain single and protect his precious freedom. But now he was ready to ...etc. Çoğu öykü, bu tarzda, yani anlatacağımız olayların öncesine ilişkin bir özetleme ile açılır.

 07   Past Perfect Continuous Tense: Geçmişteki belli bir nokta yada dönem öncesinde, belli yada belirsiz bir zamanda başlamış, süreklilik taşımış, sözkonusu geçmişteki belli noktaya değin devam edegelmiş durum ve eylemler... (Ancak bir süre önce geçici veya kalıcı şekilde sona ermiş durumlar miçin de, daha önceki sürekliliği vurgulamak için kullanılabilir.)

When I saw him, he had been waiting for his friend for over an hour.

He arrived late (that evening). It was obvious that he had been drinking. it was obvious that = besbelliydi ki...

It was now six in the evening and he was tired.  He had been working since the dawn of the day. = Gün söktüğünden beri çalışmıştı. (Şu anda artık çalışmayı bırakmış durumda olabilir veya olmayabilir; fakat biz, "bütün gün sürekli çalışmış olduğunu vurguluyoruz.)

 08   "Simple tense" seçeneği de, durumun/eylemin/olayın niteliğine göre, ve çoğunlukla da "always, all the time" gibi zaman belirteçleriyle birlikte, "o ana değin süreklilik" kavramını ifade edebilir. Hele, "continuous tense" lerde kullanılamayan fiiller, kardeş tense'in görevini tümüyle üstlenirler.

I had been there all the time. = Bunca zamandır ben hep oradaydım. ("Bunca zamandır" belirlemesi nereden çıktı diye soruyorsanız: Unutmayınız, "perfect tense" lerin Türkçe'de birebir karşılığı yoktur; İngilizce cümle neyi ifade ediyorsa Türkçe'de birşeyler denk düşürüp bunu yansıtmak zorundasınız.)

When finally someone put in an offer, the house had been empty for ages. = Sonunda birisi bir teklif verdiğinde, ev çok uzun zamandır boş kalmıştı.

I had always walked to work before I bought my first car in 1995. 1995'te ilk arabamı satın almadan önce, işime herzaman yürüyerek gitmiştim / yürüyegelmiştim / yürümekteydim.

I could never leave her. I had loved her ever since we had first met. = Onu asla terkedemezdim. İlk tanışmamızdan beri onu hep sevegelmiştim ve halâ da seviyordum.  [Dikkat ederseniz, sözünü edilen her iki durum da geçmişteki referans noktamız öncesinde yer almıştır. "To love" fiili, "continuous tense" lerde şekil olarak kullanılmamakla birlikte, buradaki "süreklilik - hep sevegelmişlik" kavramını karşılıyor.]

 

 
 
 
 

 

EXERCISE 01

Choose the correct tense for the verbs in parentheses:

The Simple Past Tense -- or,

The Past Perfect Simple Tense

Konuşmanın yazıda temsilini önplana alınmış ve uygun yerlerde kısaltılmış formları tercih ediniz.

Anlam için ipuçları veriyorum. Fakat, cümleyi oluşturan

cümlecikler arasında "zaman boyutunda öncelik /

sonralık durumunu" siz seçeceksiniz.

 01  I [never be] to Erzurum before 1998. (Ben Erzurum'a hiç gitmemek / 1998'den önce)

 02  When I [go] to Erzurum to to take part in that panel discussion, it [be] the first time I [ever fly] in my life. (Nezaman ki ben Erzurum'a o panel tartışmasına katılmak üzere gitmek / ilk kez olmak / ben hayatımda uçağa binmek)

 03  We [get back] at 4 in the morning. We all [agree] that we [have] a fantastic time. (Biz sabahın dördünde dönmek / Biz hepimiz aynı fikirde olmak ki / biz harika zaman geçirmek)

 04  I [tell] you I [leave] the keys on the kitchen table, [not] I? ["didn't" / "hadn't"?] (Ben sana söylemek / ben anahtarları mutfak masasının üzerine bırakmak / öyle değil mi?)

 05  By the time the game [end], most of the spectators [already leave]. (Oyun sona ermek / seyircilerin çoğu çıkmak)

 06  I [know] Melahat for over two years when she [confide] me that she was a plain-clothes policewoman. (Ben Melahat'i iki yılı aşkın bir süre tanımak / o bana güvenip sivil polis memuru olmak sırrını söylemek)

 07  They [know] each other for years before they [finally decide] to get married.  (onlar yıllardır birbirini tanımak / sonunda evlenmeğe karar vermek)

 08  The museum administration [cancel] the exibition that they [announce] only the week before. (Müze yönetimi sergiyi iptal etmek / ki onlar daha bir hafta önce ilan etmek)

 09  The children only [pick up] the apples that [fall] from the tree. (Çocuklar yalnızca elmaları toplamak / ki ağaçtan düşmek)

 10  Though he [be repeatedly warned = edilgen çatı] by his friends not to drink and drive, he [continue] to do so -- (İçkili araba kullanmaması için arkadaşları tarafından uyarılmak / öyle yapmaya devam etmek) [devamı var... DİKKAT: ilk fiil için cevap seçenekleriniz şunlardır: "was repeatedly warned" veya "had ('d) been repeatedly warned"]

till he eventually [get] a heavy fine and [lose] his licence for six months. (ta ki o ağır bir para cezası almak / ve ehliyetini altı aylık bir süre için kaybetmek)

Bir sonraki sayımızda, Past Perfect Simple & Continuous kardeş zamanları karşılaştıran bir test çözeceğiz.

 

 
 

 

 CD

 TANITIM

 
 

 

Onsuz boşa geçmiş yıllarınıza üzüleceksiniz !!

İleri İngilizce için:

"ESSENTIAL  ENGLISH  FOR  TURKS"

 
 

Doğru Kaynak !!

 

 

Kampanyaları İnceleyiniz

 

   BİLGİ 

 

(Yeni başlayanlar için Uygun Değildir)

 

 

         

 

 

 

Dergimizi beğeniyorsanız, lütfen dostlarınıza da öneriniz,

iletiniz, gönderiniz... Teşekkürler, Sayın Üyeler...

WEB SİTEMİZ:

ANASAYFA        TESTLER        OKUMA        EĞLENCE        ALMANAK

KAYNAKLAR     FIKRA     KARİKATÜR     KONUŞMA      İSTER İNAN

*  *  *  *  *

Listemize Katılmak için: http://groups.yahoo.com/group/pratik-ingilizce

Veya Doğrudan Bana e-Posta Atınız: --> İzbul

Listemizden Ayrılmak İçin:  pratik-ingilizce-unsubscribe@yahoogroups.com