FROM THE PRESS

Gazetelerden - 07

Intermediate - Upper Intermediate

[All passages are modified to some extent in keeping with this Website's TESL -- teaching of English as a second language -- policies.]

 

 

 News Headlines

 

Tibetan Film Brings Participants Risk Of Jail And Torture: Human rights groups are warning that a controversial documentary on Tibet could lead to the imprisonment and torture of people who were secretly filmed watching an illegal recording of their exiled spiritual leader, the Dalai Lama. ...The film, entitled "What Remains Of Us", reports on the political and religious persecution faced by Tibetans living under Chinese rule. The Manchester Guardian (www.guardian.co.uk)

 

jail /ceyl/ = hapishane... jailer (veya, jailor) /cey-lı/ = gardiyan... DİKKAT: Varyantı olan "gaol" ve "gaoler" sözcükleri de aynı şekilde okunur... ANCAK: "prison" = "hapishane" sözcüğünden türetilen "prisoner" sözcüğünün ise "mahkum, hükümlü" anlamına geldiğine dikkat ediniz... torture /to:-çı/ = (fiziki) işkence ["manevi" işkence = torment /to:-mınt/]... human rights = insan hakları... controversial (okunuşu, te-ke-DÜM-tek düzeninde /kn-tro-VÖ:-şıl/ = tartışmalı, tartışmalara yol açan... to lead to = yol açmak, neden olmak... imprisonment = hapsedilme... to exile = sürgün etme, sürgüne gönderme... exiled = sürgün edilmiş, sürgündeki... entitled = "başlıklı", "başlığını taşıyan"... What Remains Of Us = "Bizden (Geride) Kalanlar"... persecution = zulüm, baskı ve işkence rejimi... Tibetans living under Chinese rule = Çin idaresi altında yaşamakta olan Tibetliler...

 

 Top National News

 

"Secularism Rift" In Iraq Debate: A parliamentary declaration condemning developments in Iraq and Israel was rejected by the ruling Justice and Development Party (AK Party) due to its deputies' uneasiness over reference to a "secular Iraq," the opposition Republican People's Party (CHP) said on Wednesday. The Turkish Daily News (www.turkishdailynews.com)

 

rift = anlaşmazlık, uzlaşamama, ayrılık... debate = (parlamentoda) "görüşme, müzakere"... to condemn = kınamak, tel'in etmek, vicdanen mahkum etmek... ruling = iktidardaki (yalnızca "attributive" olarak, yani sıfat + ad yapısında kullanılabilir)... deputy /DEP-yuti/ = (parlamentoda) milletvekili... Başka yerde: "baştaki kişinin yardımcısı, vekili, ikinci adam" anlamı taşır... uneasiness = rahatsızlık, sıkıntı... secular /SEK-yulı/ = laik... (Tabii, parlemento üyelerimizin çoğu öteden beri bu sözcüğü "lâa-yık" diye telaffuz eder!! Yani, sadece şimdikiler değil; şimdikileri sonunda başımıza getiren öncekiler de...) The tree, being axed down, says dejectedly / resignedly, "The handle is of my own kind." = Ağaca balta vurmuşlar; "Neyleyim, sapı bendendir," demiş... TURKISH PROVERB.

 

 Top Breaking News Headlines  EU not a Christian club, says Turkland victor: The winner of Turkland’s general election says Valéry Giscard d’Estaing should “think before speaking” — particularly in the post September 11 world. (The London Times) (victor = kazanan, galip... general election = genel seçim... the post September 11 world = 11 Eylül sonrası dünya...) (ANYONE WHO HAS A MOUTH TALKS... Turkish proverb...)

 

Iraq Said to Try to Buy Antidote Against Nerve Gas: The United States fears that Baghdad aims to shield its soldiers during an Iraqi chemical attack. Large orders were placed with Turkish suppliers.(The New York Times) (to shield = kalkan olmak, korumak... order = sipariş (orders are placed)... supplier = satıcı, tedarikçi firma...) (If the baldie had the cure, he'd use it on his own scalp!!... Turkish proverb...)

 Top National News  Akgündüz arrives in Turkland, pledges to lift immunities: Newly elected independent lawmaker Fadıl Akgündüz who was sought by Interpol on a red bulletin, arrived in Turkland after he gained political immunity.  (The Turkish Daily News) (to pledge = söz vermek, yemin etmek... to lift immunities = dokunulmazlıkları kaldırmak... independent lawmaker = bağımsız milletvekili...) (Evet, Sn. Akgündüz şimdi bir "lawmaker", yani "kanun yapıcı, kanun koyucu... Tell me who your friend is; I'll tell you who you are... Turkish proverb...)

 Top Breaking News Headlines  United Rediscover Form: Despite a severely depleted first team, an exceptional show from Ruud Van Nistelrooy eased Manchester United to a 3-1 victory over FC Basle of Switzerland last night. (The London Times) (United = Manchester United... severely depleted... etc = önemli oyuncularından yoksun ilk onbir... an exceptional show = muhteşem bir oyun çıkardı...)

Bush Plan Ties Foreign Aid to Free Market and Civic Rule: The White House outlined a detailed proposal today to set up a competition among the world's poorest nations for portions of a new $5 billion foreign aid fund. To win, countries must demonstrate that they are curbing corruption, spending more on education and following free market economic principles.(The New York Times) (civic rule = "yasayla, yasalara uyan bir yönetim" anlamında çok özel bir deyim... to outline = anahatlarını belirtmek... set up a competition = yarışma açmak... to win = kazanmak için... to curb corruption = yolsuzlukları önlemek... (Yav, istermisin bize de koklatmasınlar !!)

Top National News  Postponing BTC risks the project: Azerbaijani president Haydar Aliev has asked the U.S. to solve problems over the Baku-Tblisi-Ceyhan (BTC) Pipeline, while experts state that the project is at the risk of ending. (The Turkish Daily News) (to postpone = ertelemek... pipeline /payp-layn/ = boru hattı...)

 Top Breaking News Headlines  Global warming picks up speed: The World Meteorological Organisation said that the average temperature is expected to be 0.5C higher than normal, making it second only to 1998 as the warmest year since 1860. (The London Times) (global warming = küresel ısınma... picks up speed = hızlanıyor... 1860'tan bu yana en sıcak yıl 1998'miş. Önümüzdeki yıl ikinci sıraya yerleşecekmiş...)

At U.N. Family-Planning Talks, U.S. Raises Abortion Issue: Taking its fight against abortion overseas, the Bush administration has opened a sharp debate over a landmark family-planning agreement... (The New York Times) (family-planning talks = aile planlaması görüşmeleri... overseas = yurtdışı, yurtdışında... the Bush administration = Bush yönetimi... opened a sharp debate = sert bir tartışma başlattı... a landmark agreement = çığır açan bir anlaşma... (No doubt an attempt to raise pauperized masses in greater numbers = Hiç kuşkusuz, muhtaç kitleler yetiştirmek için yeni bir girişim... izbul)

 Top National News  Cyprus talks to resume this week: The two sides are returning to the negotiation table with the United Nations and the European Union pressing for a deal by Feb. 28 and the Turkish foreign minister saying "That's possible." (The Turkish Daily News) (to resume = yeniden başlamak... negotiation table = müzakere masası... pressing for a deal = bir anlaşma için bastırıyor... by Feb. 28 = 28 Şubat'tan önce...) (As we were on our way to Dimyad for rice, we've lost the corn we had at home... TURKISH PROVERB)

 News Headlines

 

Poll Shows Tie; Concerns Cited on Both Rivals: Voters hold a critical view of President Bush's record, but they have reservations about Senator John Kerry, according to the latest New York Times/CBS News Poll. The New York Times (www.nytimes.com)

 

poll  = kamu oyu araştırması... tie = başabaş, berabere olma durumu, yenişememe... concerns = endişeler, kaygılar... to cite = adını anmak, gönderimde bulunmak (burada "dile getiriliyor" şeklinde çevirebilirsiniz)... rival /ray-vıl/ = rakip... hold a critical view of = eleştirel gözle bakıyorlar... record = Burada, "bugüne kadar yaptıkları" anlamında... to have reservations about = hakkında çekinceleri olmak...

 

 

Death of a "Demon": [Bir "Şeytan" ın Ölümü] Indian security forces have killed Veerappan, a Robin Hood figure to some, to others just a brutal killer, and the country's most wanted bandit. He was the leader of an ivory smuggling gang who is thought to have killed as many as 150 people. The Manchester Guardian (www.guardian.co.uk)

 

to some = bazıları için, bazıları açısından... just a brutal killer = sadece acımasız bir cani, acımasız bir caniden başka birşey değil... the country's most wanted bandit = ülkenin ençok aranılan haydutu... ivory /ay-vıri/ = fildişi... smuggling = kaçakçılık... is thought to have killed = öldürmüş olduğu sanılıyor...

 

Böylece dünya bir mikroptan kurtulmuş oldu... Bu alçak adam ve çetesinin, bugüne değin 1500'ün üstünde güzelim fili, dişleri için öldürmüş oldukları hesaplanıyor...

 

 Top Breaking News Headlines  Blix report swings the balance in favour of US-led invasion: International opinion shifted noticeably against Baghdad yesterday, after world leaders digested Hans Blix’s report... (The London Times)

 

swings the balance = dengeyi döndürdü (burada "to swing" fiilinin kullanılması, hareketin bir sarkaç hareketi şeklinde algılanmasından dolayı)... in favour of = lehinde... against = aleyhinde... shifted = kaydı, yön değiştirdi... noticeably /nou-tisibli/ = farkedilebilir şekilde, belirgin ölçüde... to digest = özümlemek, hazmetmek...

 

Bush Tells Nation He Will Deal With Iraq and Economic Woes: President Bush pledged to protect the United States from "outlaw regimes" such as Iraq, North Korea and Iran while promising on the other hand to revive the economy... (The New York Times)

 

deal with = ... ile ilgilenmek, uğraşmak; gerekeni yapıp üstesinden gelmek... economic woes = sıkıntılar (woe /wo:/ "ah-ü vah" kavramından)... to pledge = yemin etmek, söz vermek... outlaw regimes = yasadışı rejimler (ne kadar garip bir kavram!!) /ri-ci:m/ okuyunuz, ancak alternatif okunuşları da var... Bu sözcüğü siyasi anlamla sınırlı kullanırız; diğer "rejimler" için = regimen /re-cimın/ "the daily regimen of a football star"... "a regimen for patients with duodenal ulcer"... "Kilo vermek için perhiz" kavramında "diet" daha uygundur... to revive = canlandırmak, yeniden hayata döndürmek... (re- öneki "yeniden, tekrar, repete" anlamı verir... Fiil kökünü ise Fransızlar açıklıyor: Vive la France!!

 

 Top National News  Iraq's Deputy PM Aziz Accuses Turkland of Not Having Clear Stance on Iraq: Iraqi Deputy Prime Minister Tariq Aziz states that Justice and Development Party's (AK Party) stance on a war in Iraq is not clear Monday... (The Turkish Daily News)

 

deputy = yardımcısı, vekili... (Irak'taki sıfatı, biliyorsunuz, Başyardımcısı...) PM = prime minister... clear stance = açık tavır (belli, belirgin anlamında)... to state = demek, belirtmek, beyan etmek...

 

One Dead, Several Injured in Pülümür Quake: One person died and several were reported injured early on Monday when an earthquake measuring 6.5 on the Richter scale struck Pülümür, a sparsely populated area in Eastern Turkland, the state-run Anatolian news agency said... (The Turkish Daily News)

 

quake = earthquake... were reported injured = yaralandıkları bildirildi... to strike - struck - struck = vurmak, çarpmak (ancak bu fiilin V3 = past participle hali sıfat olar kullanıldığında "stricken" şeklindedir: panic-stricken crowds... paniğe kapılmış ("panik vurmuş") kalabalıklar... sparsely populated = seyrek nüfuslu... state-run = Bu deyimi not ediniz. "to run" geçişli fiil olarak, biliyorsunuz, "çalıştırmak, işletmek, sahibi veya yöneticisi olmak" demektir: to run a shop, to run a sports car: My wife runs a kids' clothing shop... I can't afford running a sports car on my present income...

 

         

ANASAYFA      TESTLER      OKUMA      EĞLENCE