FROM THE PRESS

Gazetelerden - 09

Intermediate - Upper Intermediate

[All passages are modified to some extent in keeping with this Website's TESL -- teaching of English as a second language -- policies.]

 

 

 News Headlines

 

Many Women Say Airport Pat-Downs Are a Humiliation: Many women are furious about changes in airport security that have increased the number and the intensity of body patdown searches... A few weeks ago, Jenepher Field, 71, who walks with the aid of a cane, was subjected to a breast pat-down at the airport outside Kansas City, Mo... In dozens of interviews, women across the country say they were humiliated by the searches, often done in view of other passengers, and many said they had sharply reduced their air travel as a result. The New York Times (www.nytimes.com)

 

pat-down  /pæt-daun/ = yukardan aşağı elle yapılan vücut arama taraması... to humiliate  /hyu-mi-lieyt/ = küçük düşürmek, aşağılamak...  furious  /fyu-riyıs/ = son derece öfkeli... who walks with the aid of a cane  = bir baston yardımıyla yürüyen... to be subjected to  = maruz bırakılmak, tabi tutulmak...  "a breast pat-down"  = teyzemin göğüslerini filan yoklamışlar!!... women across the country  = ülkenin her köşesinden / yöresinden kadınlar... in view of other passengers  = diğer yolcuların görüş alanı içinde, diğer yolcular görebiliyor iken... sharply reduced their air travel  = uçakla yolculuk etmeyi büyük ölçüde azalttılar... ["sharply" = keskin bir şekilde = "büyük ölçüde"...]

 

DİKKAT: "Passenger" sözcüğünün yazılışına dikkat ediniz; kimileri (ben dahil!) dalgaya düşüp, ***"passanger" şeklinde yanlış yazabiliyor...

 

 

Do as I Did and Adopt a Child, Says Schröder: Gerhard Schröder, the German chancellor, yesterday urged all Germans to follow his example and adopt a child if they could. Mr Schröder and his wife, Doris Schröder-Kopf, adopted Victoria, a three-year old Russian girl, from an orphanage in St Petersburg this year.

"I guess for those Germans that have a place in their hearts and homes, they should think about if they want to also adopt a child," Mr Schröder said in an interview on national television, extracts of which were published in the Bild Zeitung daily.

"There are loads of children, who can be offered a better future than the one they have." 
The Manchester Guardian (www.guardian.co.uk)

 

Do as I did and adopt a child = Bernim yaptığımı yapın ve bir çocuğu evlat edinin... chancellor /çan-sılı/ = şansölye... [Telaffuz örnekleri için "British" received pronunciation'ı esas aldığımı ve /r/ seslerini göstermediğimi bir kez daha hatırlatırım]... to urge = "acildir, önemlidir" çağrısında bulunmak... to follow one's example = birini kendine örnek seçmek, yaptığını yapmak, örneğini izlemek... orphanage /o'-fınic/ = yetimhane... NOT: İngilizce'de "öksüz" ve "yetim" ayrımı yapılmıyor... "Hala" ile "teyze"; "amca" ile "dayı" ayrımı bile yapamayan bir dil-kültür sisteminden başka ne beklenir ki:)))...

 

to also adopt = "Don't split your infinitives"ci eski gramercilerin kulağını çınlatalım: Gerçekten de, çeşitli dizilişleri deneyecek olursanız, "also" tam yerini bulmuş...

 

extract = özet... loads of children = bir sürü çocuk, çok sayıda çocuk... the one = "the future" yerine... ["future" sözcüğünü tekrarlamamak için -- Bu konuyu, aşağıda "phrasal verbs" testinde yer verdiğim "ARA AÇIKLAMA" konusu çerçevesinde değerlendirebilirsiniz]...

 

 

 Top National News

 

No withdrawal from Cyprus without sustainable peace: General Büyükanıt,  the commander of Turkland’s Land Forces, said Tuesday that no Turkish troops would be withdrawn from the Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC) until such time as a sustainable peace settlement had been reached on the island.

http://www.ntvmsnbc.com/news/default.asp

 

to withdraw  = geri çekmek veya çekilmek... withdrawal  = geri çekme veya çekilme...  sustainable peace  = sürdürülebilir barış... Land Forces  = Kara Kuvvetleri... [DİKKAT: Hava Kuvvetleri = the Air Force (forces, değil)... Deniz Kuvvetleri = the Navy...] peace settlement  = barış andlaşması... to reach a settlement  = bir andlaşmaya (çözüme) ulaşmak...

 

 

 Top National News

 

Iran halts key nuclear work to avoid UN sanctions: Honouring an agreement with European countries, Iran suspended its uranium enrichment on Monday, but only after it had already converted a few tons of raw uranium into a gas that can be used to make nuclear fuel or weapons. "To build confidence and in line with implementing the Paris Agreement, Iran suspended uranium enrichment (and related activities) as of today," state radio said of the move, designed to head off possible United Nations sanctions.
 

The Turkish Daily News (http://www.turkishdailynews.com)

 

to halt = to stop = durmak, durdurmak... sanctions = yaptırımlar, müeyyideler... to honour an agreement = bir andlaşmanın gereklerini yerine getirmek... to suspend = askıya almak, durdurmak... enrichment = zenginleştirme... to convert = dönüştürmek... to build confidence = güven arttırmak... in line with = uyarınca, uyarak, uyum içinde "aynı hizada / çizgide" kavramından)...  to implement = yürürlüğe koymak, uygulamak... as of today = bugünden başlayarak, bugünden itibaren... Nitekim: as of Monday = Pazartesiden itibaren; as of yesterday, as of next year, vb. vb... to head off possible sanctions = olabilecek yaptırımları savuşturmak için...

 

NOT: "to head off" gibi yepyeni bir "phrasal verb" ile karşılaştığınızda, "Yav, bunca şeyi nasıl öğreneceğim" umutsuzluğuna kapılmanıza hiç gerek yok... Birincisi, sözün gelişinden anlamı zaten apaçık... İkincisi, şöyle düşününüz: "Head-on" olsaydı, ne anlam verecekti? = Kafa-kafaya (çarpışma, kafalar birbiri üstüne...) Peki "off" ne demektir? = "dışa doğru, yani yön değiştirme... O halde, "head-off" yaptığınızda, kafanızı çarpışma rotasından başka yöne çeviriyorsunuz = savuşturuyorsunuz...

 

 Top Breaking News Headlines  German survivors provide clue to deadly theatre gas: Doctors who are  treating two German survivors of the Moscow theatre siege believe that they may have identified the gas used  by Russian special forces. (www.timesonline.co.uk) (survivor = kurtulan, sağ kalan...)

 

Putin Vows Hunt for Terror Cells Around the World: President Vladimir V. Putin said Russia was prepared  to strike at international terrorist groups in whatever country harbours them. (www.nytimes.com) (to vow = yemin etmek... to harbour = barındırmak, sinesinde beslemek... "liman, deniz barınağı" kavramlarından)

 Top National News  Religious leaders call for interfaith peace: Religious leaders of Turkland called for  interfaith peace at a meeting organized jointly by the Turkish Religious Affairs Directorate and Turkish Travel  Agencies Union on the occasion of "Faith Tourism Days." (www.turkishdailynews.com) (interfaith peace = dinler arası barış... organized jointly = ortaklaşa düzenlenen... Religious Affairs Directorate = Diyanet İşleri Başkanlığı... faith tourism = inanç turizmi...)

 Top National News  Washington Says Anti-Iraq Force Ready: The United States said it has massed enough troops in the Gulf to attack Iraq, as Washington pressed on with its drive towards war by working on a U.N. Security Council resolution that it hoped would secure support from an international community not convinced of the need to use force against Baghdad. (The Turkish Daily News)

 

to mass = biraraya getirmek, kitle halinde toplamak, biriktirip çoğaltmak... troops = askeri birlikler... to press on = ara vermeksizin aciliyet ve kararlılıkla sürdürmek; belli bir konuda "bastırmak"... drive = sürdürme, gerçekleştirme uğraşı, çabası ve hırsı... resolution = "karar sureti", ayrıca "kararlılık" anlamı da vardır... to secure = elde etmek, olmasını sağlamak, olmasını garanti altına almak... convinced = ikna olmuş, kanaat getirmiş...

 

DİKKAT... DİKKAT... Gazete BAŞLIKLARINDA kullanılan dili sınav İngilizcesi için örnek almaktan uzak durun. Bunların kendine özgü bir grameri vardır!!

 

ÖNERİ...  Sözcük haznenizi genişletmek için, tek sözcük ve karşılığından oluşan listeler yerine, sözcüğü içinde geçtiği metinden "müştemilatı ile birlikte" kaldırıp kaydedin: "a looming showdown between Iraq and the U.N"... "secure support from the international community" gibi...

 

ÖNEMLİ...  Yukardaki öneriyi, özellikle de kendi konunuz ve bilim dalınız için önemle uygulayın. Dikkatinizi çeken, hoşunuza giden, ilerde bir biçimde sizin de kullanacağınızı düşündüğünüz sözcük bölüklerini (= deyim, deyiş ve ibareleri) grup halinde özel bir dosya (file) veya defterde not edin. Diyelim ki, "alcoholic liver diseases" başlığı altında toplayacağınız bu ifade bölükleri, ilerde sizin de aynı konuda yazacağınız bir makalede dilsel cepaneniz olacaktır...

 

 News Headlines

 

They're too young to vote today, but 16-year-olds could be MPs tomorrow: Teenagers would be given the right to become MPs under changes to be recommended next week to revive the interest of the young in voting. The London Times (www.timesonline.co.uk) MP = Member of Parliament, Milletvekili, Meclis-i Mebusan Üyesi... to revive /ri-vayv/ = yeniden canlandırmak, hayata döndürmek... too young to vote = oy kullanamayacak kadar küçük yaşta... to be given the right to become MPs = milletvekili olma hakkı verilmek...

 

Troops in Iraq Strain to Hold Lines of Supply: Attacks on supply lines pose new hazards to civilian contractors and siphon combat forces away from the fight against militants. The New York Times (www.nytimes.com) (the) troops in Iraq = Irak'taki askeri birlikler... to strain = zorlanmak, güçlük çekmek, güçlerinin sınırına gelmiş olmak... lines of supply = ikmal hatları... to pose a hazard to (on) /-zıd/ = tehdit oluşturmak, tehlike oluşturmak... combat forces = muharebe güçleri, savaş birlikleri... to siphon /say-fın/ = "sifonlamak, hortum gibi çekmek"; DİKKAT: "Punduna getirdiğiniz" her adı bir fiil olarak da kullanabilmek İngilizce'nin en güçlü yönlerinden biri... Tabii, Türkçe'nin de...

 

ÖRNEK:

 

"The thing the thing of which I thinged !!"

"Şeyini Şey Ettiğimin Şeyi !!"

 

         

ANASAYFA      TESTLER      OKUMA      EĞLENCE