FROM THE PRESS

Gazetelerden - 10

Intermediate - Upper Intermediate

[All passages are modified to some extent in keeping with this Website's TESL -- teaching of English as a second language -- policies.]

 

 

 News Headlines

 

Diet and Lose Weight? Scientists Say "Prove It!": Advertisements for weight loss centers often make it seem that success is guaranteed for anyone who really wants it. They feature smiling, thin, healthy people -- results, the advertisements imply, of simply following the program.

 

Başlığın çevirisi: Diet yapmak kilo kaybı sağlıyor mu? Bilim adamları "Kanıtlayın" diyorlar...  weight loss = ağırlık kaybı, "kilo verme"... weight loss center = zayıflama merkezi... make it seem (causative = ettirgen kalıp) = ----- gibi görünüyor kılmak, ----- gibi görünmesini sağlamak... Çevirisi: Zayıflama merkezleri çoğu zaman başarının garantili görünmesini sağlarlar (=başarı garantiymiş gibi gösterirler)... for anyone who really wants it  = bunu gerçekten arzu eden herkes için (çok ince eleyip dokuyorsanız: "herhangi bir kimse için" diyebilirsiniz: aynı kapıya çıkar... to feature  = göstermek, önplana çıkarmak, önplanda sunmak... Çevirisi: Reklamlar gülümseyen, ince, sağlıklı insanlar gösterir -- ve bunun sadece ve sadece programı izleme sonucu oluştuğunu ima ederler.

 

DİKKAT... DİKKAT... simply  = "basitçe" şeklinde yanlış çeviriden kaçınınız. Çoğu zaman, burada da olduğu gibi "sadece"... "sadece ve sadece" şeklinde çeviri verir. (Bir de bu sözcüğü /simp-lay/ şeklinde okuyan ve okutanları pataklayın; sevaba girersiniz. Doğrusu: /SİMP-li/...

Scientists, however, want something more. They would like to see carefully controlled studies that follow program participants over a couple of years and compare their success with that of nonparticipants.
The New York Times (www.nytimes.com)

 

program participants = araştırmaya katılanlar, denekler... controlled studies that follow program participants over a couple of years = denekleri birkaç yıl süreyle izleyen kontrollü (bir kontrol grubu içeren) çalışmalar/araştırmalar...   with that of nonparticipants  ("with the success of" yerine) = katılımcı olmayanların ile ... Bu yapının açıklaması için "News Headlines" bölümünün sonuna bknz.

 


Survivors Face Years of Recurring Nightmares: Psychologists are warning that mental health problems caused by last week's tsunami could prove harder to resolve than the physical damage caused... Some survivors say they are plagued by recurring nightmares about walls of water, many locals are afraid to return to beachside homes, and officials warn that suicide rates could rise dramatically as parents struggle with feelings of guilt at losing children.

 

survivors  = "kurtulanlar": "kazazedeler" şeklinde çevirebilirsiniz. "To survive" fiili, ölmemek, hayatta kalmak, ---dan daha uzun yaşamak, gibi anlamlar verir. ÖRNEK: "He survived the plane crash." = Uçak kazasından kurtuldu. Şimdi şu tümceye bknz: "He survived his wife by 15 years." Kim daha önce ölmüş? Karısı tabii. Kendisi 15 yıl daha yaşamış... Nitekim, ölüm ilanlarında (obituary, obituaries) şu tür ifadelere sık rastlanır: "Survived by her husband and their two-year-old daughter" = geride kocasını ve iki yaşındaki kızlarını bırakarak... Yav, İngilizce bir kelime izah edelim derken, dokunaklı örnekler yazmaktan, şimdi hüngür sümük gözyaşlarına boğulmak üzereyim...

 

to occur  /ı-KÖ:/ = vuku bulmak... to recur  /ri-KÖ:/ = yeniden vuku bulmak, nüksetmek... occurrence, recurrence  DİKKAT... DİKKAT... Okunuşları /ı-KA-rıns/ ve /ri-KA-rıns/... (Dikkat: Amerikan ağızlarında /a/ sesi /ö/ sesine yakındır; ama hece vurgusu aynıdır)... Bunun dışında, "OK-yurıns, reküRENS, rekiyurrent" gibi acaip şeyler söyleyenlerin ağzına biber sürünüz; sevaba girersiniz...  recurring nightmares /ri-KA-riN-NAYT-meerz/ = tekrarlayan kabuslar...

 

to prove  = Çoğu zaman olduğu gibi, burada da "kanıtlamak" kavramını düşünmeyiniz. "To be" ile eşanlamlı düşününüz... to resolve  = ruhsal bozuklukların "çözülmesi, giderilmesi" kastediliyor... plague  = veba... to be plagued by  = sürekli hışmına uğramak, başına bela kesilmiş olmak, veba gibi yakasına yapışılmış durumda olmak... rise dramatically  = büyük artış göstermek... feelings of guilt  = kendini suçlu hissetme duygusu... DİKKAT... "guilt, guilty"... Okunuşu: /GİLT/, /GİL-ti/... Ama, /l/ sesi, "kil" gibi ince değil, "kıl" gibi kalın. Bu arada, bunları "guilt, guilti" gibi okuyanların da ağzına biber sürün: Bir daha yapmasınlar...

 

Top Breaking News Headlines   Rocket That Could Strike At The Heart Of Israel: The missile at the centre of the looming showdown between Iraq and the United Nations may be part of an ambitious secret project to develop a much longer-range missile that could hit Tehran or Tel Aviv, UN and independent missile experts believe... The specifications of the al-Samoud 2 missile appear to have been designed so that it could be fitted with a second engine, making it a much more potent threat than previously realised, the experts have told The Times... (The London Times)

 

looming = "ufukta kara kara görünen"... showdown = hesaplaşma... may be part of = bir parçası olabilir... ambitious /em-bi-şıs/ = hırslı, iddialı, büyük hedefleri olan... Ad hali "ambition" biraz daha olumlu bir niteliğe işaret ederken, sıfat hali genelde olumsuz bir değerlendirmeye işaret edebilir... independent missile experts = füzeler üzerine bağımsız uzmanlar... could be fitted with a second engine = ikinci bir motor takılabilir...  potent /pou-tınt/ = 1. güçlü; 2. "potansiyeli" olan... ("impotent" /im-pıtınt/ sözcüğü nereden geliyordu sanıyordunuz!!!) to realise = 1. anlamak, kafasına dank etmek; 2. gerçekleştirmek... (DİKKAT: Metinlerde genellikle karşınıza birinci anlamıyla çıkar; dolayısıyla, Türkçe'ye yerleşmiş olan ikinci anlamında saplanıp kalmayın)...

 

U.S. Lists Iraqis to Punish, or to Work With: WASHINGTON, Feb. 25 — United States intelligence officials have specifically identified more than 2,000 members of the Iraqi elite, including some to be captured as possible war criminals and many more the American military will try to turn against Saddam Hussein during any invasion, senior government officials said today... (The New York Times)

 

lists Iraqis = ...Iraklı'ları listeliyor (cezalandıracağı veya birlikte çalışacağı... intelligence officials /in-te-licıns/ = istihbarat yetkilileri... elite = Okunuşu: /e-li:t/... DİKKAT: Son tümceyi kolayca anlayabilmek için, "many more (= many more Iraqis)" 'den sonra aslında bir  whom = ki onları  olduğunu görebilmeniz gerekiyor. Yani ne yaparsanız yapın, biraz gramer bilgisi şart!..

 

 Top National News

 

Inter and AC Milan want Tuncay. Whether coach Christoph Daum would like to dispose of his star forward is another matter: A number of foreign clubs have expressed interest in Fenerbahçe striker Tuncay Şanlı, the Yellow Canaries’ president said late Monday.

 

dispose of  = elinden çıkarmak, atmak, ıskartaya çıkarmak... star forward  = yıldız forvet...  is another matter  = Daum Tuncay'ı bırakır mı bırakmaz mı, bu başka bir mesele... striker  = hücum oyuncusu... canary  /kı-nei-ri/ = kanarya...
 

“There are many foreign clubs that have approached us about Tuncay. Above all there is AC Milan and Inter Milan,” Yıldırım said.

 

However, with ace striker Pierre Van Hooijdonk still under an injury cloud and while still in European competition, albeit the less prestigious UEFA Cup, Fener coach Christoph Daum may be loath to let him go.

http://www.ntvmsnbc.com/news/default.asp

 

with  = burada "iken" ile çevireceksiniz: "Hoydong hala sakatlık esrar perdesi altında iken"... ace striker  = as hücum oyuncusu... albeit  /ol-beyt/ = hernekadar, rağmen, olsa da... (even though, although, notwithstanding)... to be loath + mastar  = istememek, nefret etmek...

 

 News Headlines

 

Syria Blames Al-Qaida-Linked Group For Attacks: The Syrian government blames a terrorist group that could be related to al-Qaida for the violence in Damascus that left four dead. The Manchester Guardian (www.guardian.co.uk) to blame = suçlamak, kabahati ondan bilmek... -linked = ---bağlantılı... could be related = 1) ilişkili olabilecek; 2) ilişkilendirilebilecek... Damascus /dı-mas-kıs/ = Şam... left four dead = geride dört ölü bıraktı...

 

Support For War Is Down Sharply, Poll Concludes: Support for the war in Iraq has eroded substantially over the past several months, and Americans are increasingly critical of the way President Bush is handling the conflict, according to the latest New York Times/CBS News Poll. The New York Times (www.nytimes.com) to be down = azalmış olmak... is down sharply = hızla ve büyük ölçüde azaldı... (opinion) poll = kamuoyu araştırması (bizim TV dilinde "anket" de diyorlar)... to conclude = sonucuna varmak, kanıtlara dayanarak bir sonuç çıkarsamak (ayrıca "bitirmek" anlamı da vardır: He concluded his speech... I concluded from his speech that he was going to resign... to erode /i-roud/ = aşınmak, aşınıma uğramak... substantially = büyük ölçüde, önemli ölçüde... to handle = ele alış, yürütüş, ilgilenme, muamele etme...

 

DİKKAT: "over the past several months" ("last" değil)...

DİKKAT: "the latest poll" ("last" değil) "Last" = en sonuncusu, bundan sonra başka "poll" yapılmayacak... "Latest" = şimdiye kadar yapılanlardan sonuncusu, en yeni olanı; ama bundan böyle de muhtemelen başkaları da yapılacak...

 

DİKKAT: "the late Mr. Brown" dediğimizde, "müteveffa Bay Brown" demiş oluruz ve genellikle yakın zamanlarda terk-i dünya eylemiş kişiler için kullanılır. (Bu arada, Müslümanlar için "merhum" sözcüğünü kullanmanız gerektiğini sanırım bilirsiniz. Durup dururken hassas kişilerin damarına basmayınız lütfen...)

 

 Top National News  2.37 Million Unemployed Persons In Turkland: ANKARA - In Turkland, there are 2.37 million unemployed persons and the unemployment rate is 9.9 percent according to 2002 data. The number of unemployed persons increased by 1.07 million in the last two years... Child labour decreased by 17.2 percent in 2002 when compared to 2001. The number of working children between the ages of 12-17 is 1.24 millions. (The Turkish Daily News)

 

(employment = istihdam... unemployment = işsizlik... unemployment rate = işsizlik oranı... child labour = çocuk çalışanlar...)

 

 Top Breaking News Headlines  Britain to Send In Quarter of Its Army: With 4,000 Royal Marines already committed to a Gulf deployment, the total size of the British contribution, including Royal Navy and RAF personnel, is more than 32,000... (The London Times)

 

(Royal Marines = Kraliyet deniz piyadeleri... already committed to ... deployment = şimdiden konuşlandırılmış... commitment = Genel anlam çerçevesi olarak "taahhüt, kendini bağlama" anlamı taşıyorsa da, bu geleceğe dönük olduğu kadar, başlatılmış, girişilmiş de olabilir... Gulf = Körfez... RAF = Royal Air Force... (DİKKAT: "Britain" sözcüğünün doğru okunuşu: /bri-tın/ hatta /bri-tn/ -- yani düm-tek düzeninde... "bıri" veya "teyn" gibi garip heceler önerenleri dövün... Internet'te telaffuzları sesli olarak gösteren sözlükler var. Bunlardan yararlanınız.)

 

         

ANASAYFA      TESTLER      OKUMA      EĞLENCE