Anahtar Sözcükler: Küresel, küreselleşme, iki kutuplu dünya, medeniyetler çatışması, iletişim devrimi, küçülen dünya, global değerler, yerel yönetimler, uluslararası sermaye küreselleşme karşıtları, milli kültür, ulusal değerler, uluslararası sermayenin oyunları, yeni bir çağın eşiğinde, küreselleşme ve hümanizma, zenginler ve fakirler, sömürü boyutları küreselleşme bir aldatmaca mı? küresel ısınma ve öteki ekolojik sorunlar, zenginler kulubü vicdanını rahatlatıyor, azgelişmişlik kader mi? Sermaye - siyaset - medya bütünleşmesi...

K Ü R E S E L L E Ş M E

&  U L U S A L   D E V L E T

 

"GLOBALIZATION AND THE NATION STATE"

başlıklı okuma parçamızın Türkçe açıklamalı versiyonudur.

Orjinal makale 2001 yılında İnternet'ten indirilmiş,

fakat yazarı ve kaynağı saptanamamıştır.

 
 
 
Bir Rüyanın Evrak-ı Metrukiyesi...
Bölüm 06...

WHAT SHOULD NATION STATES DO ?

Primary things that a nation state should do are:

 01  Making the private sector the engine of economic growth.

"Özel sektörü ekonomik büyümenin lokomotifi ("motoru" değil) yapmak."

 02  Keeping inflation rate low.

rate = anlamın gelişine göre, 1. oran; 2. hız, şeklinde çevriliyor...

 03  Attaining price stability.

to attain = elde etmek, ulaşmak... Burada, "Fiat istikrarının sağlanması"...

 04  Reducing state bureaucracy.

Bizde "bürokrasi" denilince akla zaten devlet geldiği için, "state bureaucracy" deyimi tuhaf geliyor...

 05  Running a budget that is in equilibrium, even if a surplus is not generated.

in equilibrium = dengede... surplus = artı ürün, fazlalık...

"Fazlalık üretilmese dahi, dengeli bir bütçe yürütmek..." to run a machine = makineyi işletmek... to run a shop = dükkancılık yapmak... to run a country = ülkeyi çekip çevirmek, yönetmek...

 06  Getting rid of quotas and local monopolies.

quota = kota... monopoly = tekel...

 07  Increasing exports.

 08  Privatization of public owned industries and public economic institutions.

privatization = özelleştirme... public economic institutions = kamu iktisadi teşekkülleri...

 09  Liberalization of capital markets.

capital markets = sermaye piyasaları...

 10  Making the currency convertible.

currency = para... national currency = milli para, ülkenin parası... foreign currency = döviz...

 11  Eliminating state enterprises in the economy in order to increase domestic competition as much as possible.

state enterprises = devlet teşebbüsleri... domestic = yurtiçi... competition = rekabet...

 12  Reducing public malpractice, subsidies and bribery as much as we can.

public malpractice = kamu görevini kötüye kullanma... subsidies = sübvansiyonlar... bribery = rüşvet (alıp verme eylemi)... bribe = rüşvet (alınan verilen şey)... briber = rüşvetçi...

 13  Opening up banking and telecommunication systems for competition and private ownership.

Bankacılık ve iletişim sistemlerinin rekabete ve özel mülkiyete açılması...

 

Bir Rüyanın Evrak-ı Metrukiyesi...
Bölüm 07...

A GLOBAL VILLAGE

The World Is Really Turning Into A "Global Village."

What kind of a century will this new century be? What will be the characteristics of the Global World?

It is possible to make virtual journeys via infinite information highways to the most remote places of the world; accordingly, a massive change has taken place in all the fields from economics to politics, from culture to science.

infinite = sonsuz... information highway = "bilgi otoyolu"... remote /ri-MOUT/ = çok uzak, kuş uçmaz kervan geçmez, ücra...

virtual = işte Türkçe'de "sanal" sözcüğü ile karşılanan sözcük!... Asıl anlamı, "gerçeğe yakın, hemen hemen gerçek"... Nitekim, "virtually" türevi "almost" ile eşanlamlıdır ve çok sık kullanılan bu sözcük Türkçe'ye "neredeyse, hemen hemen, %99.9 oranında" şeklinde çevrilir... Uzun sözün kısası, "virtual" ve "sanal" kavramları arasında farklılık var. Nitekim, sözlüklerimizde "virtual" karşılığında taban tabana zıt iki tanım veriliyor: "gerçek kuvvetinde olan"; "gerçek olmayan"... Yeni elektronik dünyamıza kimin yanılgılı tanı koyduğu takdiri sizlerin... [İnsanımız gerçekleri sanallardan gerçekten ayırt edebiliyor olsaydı, herşeyin bu derece sanal olduğu bir ülkede yaşıyor olmazdık.]

The whole world has turned into a big market thanks to the Internet. The dimensions that the global market will take in the 21st century will be extremely striking.

thanks to = sayesinde; iyi ki var... dimension = boyut... striking = çarpıcı, dikkate değer...

At the turn of the 20th century, the Head of the U.S. Patent Department told the then U.S. President: "everything that can be invented has already been invented. Close down the Patents department." 4.5 million inventions have been made since then.

the turn of the century = yüzyılın başı... "Close down the Patents department" = "Patentler Gn. Md.lüğünü kapatınız"... since then = o günden bu güne...

Robert Millikan, the Nobel Prize Winner in Physics in 1923, cut it short by saying: "Man has no possibility of making use of the power of the atom." We all know what has happened since then. Taking into consideration these examples, one could easily conjecture that the enormous developments in science and technology will continue.

cut it short = "uzun sözü kısa etti", lafı uzatmadan söyledi, kestirmeden söyledi... to conjecture = to guess = tahmin etmek...

The invention of new vaccines in the field of medicine and transplantations, the profound improvements in genetics, the increase in the average life span, new inventions concerning the human brain will continue and humanity will come across many good news.

vaccine /vık-Sİ:N/ = aşı (medikal)... profound = derinlerde, kökü derinlere giden, deruni -- çoğu zaman burada olduğu gibi, "çok büyük, çok etkileyici, büyük çapta" gibi anlamlarla bir pekiştirici olarak karşımıza çıkabilir... life span = ömür... average life span = ortalama ömür... (Açıklaması: to span, fiili "X noktasından Y noktasına kadar kapsamak" gibi bir anlam taşır)... concerning = konusunda, ilişkin olarak...

Democracy will continue to spread and to strengthen on a global level.

to strengthen = kuvvetlendirmek, güçlendirmek ("strong" dan çağrıştırınız)... Buradaki gibi geçişsiz fiil niteliğiyle kullanılması seyrektir.

New codes of conduct and values will appear in every area from economics to politics, from culture to education.

code of conduct = davranış kuralları, adab-ı muaşeret... code of values = değerler "manzumesi"...

The state will be rebuilt according to the needs of the century, thereby gaining a structure that allows it to enact at a level closest to its citizens.

to rebuild - rebuilt - rebuilt = yeniden inşa etmek... thereby = bu yoldan, bu şekilde... to enact = (burada) davranmak [devletin işlevlerini yerine getirişi kastediliyor]... Genelde "harekete geçmek veya geçirmek, yapmak, ifa etmek" gibi bir anlam verebilir. En iyisi, her Karşılaştığınızda, bağlamdan gelen kavrama göre değerlendiriniz.

The power and the activity of the civil society will also increase giving a new dimensions to participation. There will be a transition from representative to participatory democracy.

representative = temsili, temsilci... participatory = katılımcı...

Electronic working environment will turn the world into a single market that operates for 24 hours, the concepts of time and place will lose their meaning, and firms of all sizes will be able to do business on a global level.

What matters will no longer be the origin of the firms, but rather where they produce thereby providing employment and welfare.

"Önemli olan artık şirketlerin hangi ülke menşeli (kaynaklı, çıkışlı) oldukları değil, nerede üretim yaptıkları ve bu şekilde (nereye) istihdam ve refah sağladıkları olacaktır..."

 

Bir Rüyanın Evrak-ı Metrukiyesi...
Bölüm 08...

A GLOBAL MARKET

The development of the global market will make the international finance system an integrated whole; the transparency in public administration and the struggle against malpractice will attain a cross-border characteristic and great importance.

transparency in public administration = kamu yönetiminde saydamlık... malpractice = kötüye kullanma, süistimal... cross-border characteristic = sınırlar ötesi nitelik...

The wealth of the nations will be judged by the qualities of their human resources. Therefore, the democratization of the processes of gaining access to information and of using information will become very important.

wealth of nations = ülkelerin refahı, zenginliği... Dikkat ederseniz, "nation" Türkçe'ye kimi zaman "ulus", kimi zaman da "ülke" şeklinde çeviri verir... human resources = insan kaynakları... to gain access to = erişmek, erişim sağlamak... Bu cümleye dikkat: "of gaining access to information" ve "of using information" ibareleri "democratization" sözcüğüne bağlanan iki paralel yapıdır... "Democratization" ise "will become very important" fiil grubunun öznesidir... Yani, "İki şey çok önem kazanacak, önemli hale gelecek: 1. bilgiye ulaşımın özgürleştirilmesi; 2. bilgi kullanımının özgürleştirilmesi...

Health care and education will become public services which should be provided to the whole of humanity.

public services = kamu hizmetleri...

Space- and planet-consciousness will develop and the collective efforts against the pollution of the environment will strengthen.

consciousness = farkındalık, bilinç...

Communication and transportation will become cheaper thanks to the developments in technology; circulation of goods, services and capital on a global level will become faster.

circulation of goods, services and capital = mal, hizmetler ve sermayenin dolaşımı...

The international economic and political relations will mainly consist of the additions of regional groupings to each other. The countries left outside these groupings will be marginalized.

the countries left outside = "the countries which are / have been left outside" sıfat-cümlecikten kısaltma...

The most significant result of all these developments will be that no country or state will have the standards of its own in politics, economy or human rights. No state will be able to claim "I do what I like, I solve my problems in my own way. And that interests no one." We are at a point where national security is attained by collective security arrangement.

significant = önemli, anlamlı; "mana ve ehemmiyeti olan"... to attain = elde etmeki ona ulaşmak... security arrangement = güvenlik düzenlemesi...

 

Bir Rüyanın Evrak-ı Metrukiyesi...
Bölüm 09...

WHERE DO WE GO NOW?

Buradan Nereye Gideceğiz? Bundan Böyle Neler Olacak?

In the globalized world, it is of great importance to take the necessary timely precautions in order to ease an economic crisis before it causes great harm to the world economy. The world talks about the idea of forming a new finance architecture for the 21st century.

timely precautions = zamanında önlemler... is of great importance = is very important... ("of + (sıfat) + ad" yapısı -- of (great) importance = important; of (little) value = valuable; of necessity = necessary; of wonderful beauty = wonderfully beautiful...) to ease = hafifletmek, rahatlatmak, kolaylaştırmak...

The 20th century witnessed periods when the belief in democracy weakened or faded by the apprehensions for food or security.

to witness = tanık olmak... to weaken = zayıf düşmek veya düşürmek (güçten düşme / düşürme, anlamında -- kilo kaybı değil -- yani zaafa uğratmak veya uğramak)... to fade = solmak... apprehension = korku, kaygı... DİKKAT, to apprehend = 1. tutuklamak; 2. anlamak, kavramak; 3. korkmak, endişe etmek...

sıfat + -en = fiil: Başka örnekler: to deepen = derinleşmek veya derinleştirmek... to broaden = to widen = genişlemek veya genişletmek... to thicken = kalınlaşmak veya kalınlaştırmak... vb. vb.

The greatest danger facing the globalizing world is also the same. This world should not be a world of "the most wealthy" and the "most deprived." The fear of unemployment and the profound income inequalities brought about by globalization can only be eliminated by policies and precautions which take the human factor as its focus. In that respect, a new and important role should be played by the nation states. Only those states who perform this duty and take the necessary precautions can take the benefit of the opportunities created by globalization.

deprived = yoksul, yoksul bırakılmış... unemployment = işsizlik... profound = kökleri derinlere giden, derin, büyük... precautions = önlemler... income inequalities = gelir eşitsizlikleri... to take the human factor as its focus = odak noktası olarak insan faktörünü almak... in that respect = o açıdan... only ----------- can take the benefit of the opportunities created by globalization = yalnızca ----------- küreselleşmenin yarattığı fırsatlardan yararlanabilirler...

Globalization is not an ideology, but a concrete and dynamic phenomenon gaining new dimensions every day.

concrete = 1. somut; 2. beton... [Tersi: abstract = soyut...] phenomenon = olgu (pl. phenomena)... gaining new dimensions every day = hergün yeni boyutlar kazanıyor...

Being against such a dynamic concrete phenomenon does not stop the process from developing. The process will go on. Besides the new opportunities and better living conditions provided by the globalization, those who lose their jobs because of this process, those who fear the weakening of local traditions and national conscience, those who see the environment under threat and the possibility of social and political turmoil in some countries constitute the painful points about globalization.

To be against = karşı olmak, aleyhinde olmak... The process will go on. = "Süreç devam edeceltir." ... weakening = zayıflama (güçsüz düşme, anlamında; kilo verme değil)... conscience = vicdan... turmoil = çalkantı, kargaşa... to constitute = bu sözcük Türkçe'ye en iyi "oluşturmak, teşkil etmek" şeklinde çeviri verir...

For overcoming these difficulties, the duty of the states and of the people is to be well aware of the circumstances of the globalizing world, to adapt to these circumstances and to find a good place in this new order. I believe that qualified human resources equipped with a good education can overcome the above-mentioned difficulties.

to overcome = yenmek, üstesinden gelmek... to be well aware of = çok iyi farkında olmak... globalizing world = küreselleşmekte olan dünya... to adapt to = --------e uyarlanmak... in this new order = bu yeni düzende... equipped with a good education = iyi bir eğitim ile donanmış...

A world is sought which is more beautiful, greener, more peaceful, healthier, more secure and one in which the people get a fairer share of the world's wealth.

to seek - sought - sought = özlemle aramak, çok istemek  (burada edilgen yapıda)... fairer = daha adil, daha hakça...

Working enthusiastically to achieve such a goal, which is for the benefit of all, is the prerequisite for the humanity for realizing this goal. The world of today is better than that of yesterday. The world of tomorrow should be better that of today. It should be a world in which the whole humanity lives happily. But this necessitates cooperation and collaboration.

enthusiastically /entsusi-ÆS-tikli/ = heyecan dolu ve şevkle... to achieve such a goal = böyle bir hedefe ulaşmak / elde etmek / başarmak için... prerequisite /pri-RE-kuizit/ = önkoşul... to realize = burada Türkçe'ye de girmiş olan anlamında = "realize" etmek, gerçekleştirmek...than that of today = bugünkünden, bugünkü dünyadan (= than the world of today" -- sözcüğü yinelememek için "that" kullanılıyor)... to necessitate = gerektirmek, gerekli kılmak... cooperation and collaboration = işbirliği ve birlikte çalışma...

 

Bir Rüyanın Evrak-ı Metrukiyesi...

Önceki Sayfa için "Back"

Diğer Okuma Parçaları için "Home"

    

ANASAYFA      TESTLER      KONUŞMA       EĞLENCE       ALMANAK

BİLMECE       E-KİTAP        YARDIMCI KAYNAKLAR       FIKRALAR

GÖZLEMLER      KARİKATÜR       ÖZDEYİŞLER       SEVİYE-TESBİT