037
We keep the ............... copies of all our reports in a special
master file.
file
/FAYL/
= dosya.
a.
primitive
b.
aborigin
c.
eccentric
d.
original
e.
characteristic
NOT:
Burada kullandığım sözcüklerden bazıları, yabancı yapımı testlerde "pre-intermediate" düzey için fazla
"zor" sayılacaktır. Oysa bunlar,
Türkçe'mize girmiş sözcükler ve kavramlardır. Öte yandan,
testlerimizi hazırlanırken, belli bir yaş ve kültür seviyesi üstünü
düşündüğümü tekrarlamak isterim. İzbul.
038
We
do not have adequate information to make a decision.
Adequate /Æ-dikuit/ means ............... .
a.
healthy
b.
enough c.
easy
d.
wealty
e.
correct
NOT:
Adequate
sözcüğü bu seviye için zor bir sözcüktür. Fakat cümlenin gelişinden
cevabı kolaylıkla seçebilirsiniz. Bu arada yeni bir sözcük de
öğrenmiş olursunuz. Fena mı? Karşıtanlamlısını da söyleyiverelim:
inadequate
/i-NÆ-dikuit/
= yetersiz, not enough.
039
Everywhere they ............... for water, they struck oil.
oil
= 1. sıvı yağ; 2. petrol.
a.
lost
b.
bent
c.
grew
d.
dug e.
rang
Açıklama için
aşağıya bknz.
040
My memories of you are so warm and ............... that I am sure I
can never
forget you.
a.
busy
b.
deep
c.
kind
d.
helpful
e.
famous
AÇIKLAMA: 036
"Kalifiye
bir eleman olmadığı için eline pek fazla para geçmiyor; o nedenle
parası yetmez." gibi bir anlam düşünerek "afford" fiilini
seçtiyseniz,
biliniz ki deyim "don't/doesn't afford" değil "can't afford"
şeklindedir. Öte yandan, "win -- gain -- earn" farklılıkları için, internetten
çok sayıda örnek cümle avlayarak, sezginizi geliştirmeğe çalışınız.
AÇIKLAMA: 039 dig
-- dug -- dug = kazmak, kazı yapmak. -- "Petrol buldular,"
kavramı için, "They found oil," yerine "They struck oil,"
(strike - struck - struck) daha idiomatik bir ifadedir.
İyi bir
başlangıç yapmış olduğunuz için kutlarım. Fakat unutmayınız ki şimdi
önünüzde yepyeni hedefler var. -- Lütfen devam ediniz...
Intermediate Level
Vocabulary Test -
008
036
I do not wish to ............... these results at this stage.
You must give me a little bit more information about the research
techniques you used in the project.
at this stage
= bu aşamada... a
little bit more
= bir parça daha...
a.
regulate b.
interpret
c.
tolerate
d.
prove
e.
disapprove
Açıklama için
aşağıya bknz.
037
We do not approve of research projects that ............... vivisection
of animals. vivisection
= araştırma amacıyla canlı denek üzerinde kesip biçme işlemleri.
a.
suspect
b.
emerge
c.
involve
d.
disallow
e.
unite
Açıklama için
aşağıya bknz.
038
Your latest report, I'm ..............., is not up to your usual
standard.
a.
afraid
b.
happy
c.
jealous
d.
frightened e.
frightening
Açıklama için
aşağıya bknz.
039
He is a greedy, dishonest person. Watch out for his ...............
tricks.
a.
faithful
b.
charming
c.
incorrect
d.
delightful
e.
dirty
040
It is the ............... that counts, not the thought.
= Ainesi --------- kişinin, "düşünceye" (=niyetine) bakılmaz...
AÇIKLAMA: 037
Seçeceğiniz
sözcüğün kullanım özellikleri ile cümledeki yapıya uyup uymayacağını kontrol etmelisiniz. Örneğin,
sırf kavramdan yola çıkarak "a" şıkkını seçemezsiniz, çünkü "suspect" fiili buradaki yapıya
oturmaz. "Disallow"
sözcüğünün durumu ise farklıdır: Gramer olarak doğrudur. Fakat
kavram olarak bir sakatlığı var: Normal
insanların dünyasını içeren bir test sorusu soruyoruz; korku filmi
senaryosu yazmıyoruz.
AÇIKLAMA: 038
Bu
bir "set phrase" yani alışılmış / beklenen kalıptır. Uçuk bir
romanın bir sayfasında diğer şıklardan bazılarının kullanılabileceği
olasılığı, bu gerçeği değiştirmez. Sınavlarda şıklar üstüne felsefe
antremanlarından uzak durunuz.
"To be up to
----------- " = "layık olmak" veya "o düzeye ulaşabilmek" demektir.
AÇIKLAMA: 040
"Deed"
sözcüğü "do" fiilinin isim durumudur. Yani, "yapma/eylem" demektir.
Başarınız kutlamaya değer.
Fakat unutmayınız ki gideceğimiz daha çok yol var. -- Lütfen devam ediniz...
Upper-Intermediate Level
NOT: Bu düzeyden başlayarak,
çok "gizemli" deyimler olmadıkça, sözcükler için açıklama
vermeyeceğim. Ancak, sözcükler belli bir sistematiğe göre özen ve dikkatle seçilmiştir --
bilmediklerinizi sözlük ve "thesaurus" lara danışarak kaydetmenizi,
araştırma motorlarından örnek cümle avlamanızı kuvvetle öneririm.
Vocabulary Test -
008
036
Turkland was ............... a republic on October 29th, 1923.
a.
professed b.
prosecuted c.
prohibited
d.
prophecied e.
proclaimed
037
The voter fills out the ............... at a nearby table and then
places it in the box on the observer's table.
a.
ballot
b.
candidate
c.
electoral
d.
suffrage e.
petition
038
The Queen of Sheba wore a robe
...............
with diamonds and emeralds.
emerald
= zümrüt... The
Queen of Sheba
/Şİ:-bı/ = Saba Melikesi Belkıs.
a.
disfigured
b.
spoiled
c.
maladjusted
d.
adorned
e.
loathed
039
...............
were asked to choose between cavalry and infantry.
cavalry
= süvari birlikleri...
infantry
= piyade birlikleri...
NOT: Aşağıdaki "c" şıkkı için "vendor" ve "vender" alternatif
formlardır.
a.
Infants
b.
Recruits
c.
Vendors
d.
Veterans
e.
Blacksmiths
040
The report seems to ...............
that a stiff resistance by the insurgents is to be expected.
a.
present
b.
provoke c.
predict
d.
preserve
e.
proscribe
"İdare eder," diyebileceğimiz
seviyeye geldiniz. Sınavlarda da başarılı olma şansınız var...
Fakat durmayınız, SÜPER olmak için devam ediniz...
Truly
Advanced Level
Ön-Teselli...
Bu bölümün üstesinden
gelemiyorsanız -- eğer amacınız mükemmelliğe erişmek değilse -- çok
fazla ümitsizliğe kapılmayınız. Burada kullandığım sözcükler ve
kavramların bir bölümü, sıkı bir yüksek tahsil görmemişse, anadil
konuşanların da çoğunluk içinden çıkamayacağı düzeydedir.
Vocabulary Test -
008
036
The ............... of electronic mail made it possible to share
information quickly and more effectively.
a.
impromptu
b.
advent
c.
prelude
d.
bluntness e.
felicity
037
The visitors pretended that they had not noticed the insult, but it
was a(n) ............... that was not likely ever to be forgotten or
forgiven.
a.
affront b.
adultery c.
feat
d.
geek
e.
appeasement
038 ............... : Action undertaken to increase one's own power and
influence or to draw attention to one's own importance.
a.
Self-aggrandisement
b.
Self-diminishing
c.
Self-dwindling
d.
Self-aggravation
e.
Self-impression
039
Please, please don't aggravate the situation!
'Tis already bad enough!
Aggravate here means ............... .
a.
appease b.
tranquilize
c.
palliate
d.
worsen
e.
extenuate
Açıklama için
aşağıya bknz.
040
The security forces were instructed to step in and disperse any aggregation
which they deemed ill-intentioned.
Aggregation means ............... .
a.
disintegration b.
impoverishment
c.
gathering
d.
improvisation
e.
enchantment
AÇIKLAMA: 039 to
aggravate
= olumsuz bir durumu daha da kötüleştirmek,
azdırmak = to make worse. [Asla "bir kimseyi kızdırmak"
anlamında kullanmayınız. Zaman zaman anadil konuşanların bile yanlış kullandığı bu
sözcüğü "daha kötüleştirmek" dışında hiçbir anlamda kullanmayınız.]
Alkışlıyorum: En iyilerin arasına
hoşgeldiniz!!
Dergimizi beğeniyorsanız,
lütfen dostlarınıza da öneriniz,