Doç. Dr. Yalçın İzbul

Free Bilingual E-Zine

PRACTICAL ENGLISH

FOR TURKS

İNGİLİZCE GRAMER, YAPI

INTERMEDIATE & ADVANCED GRADES

Test Series # 008

October 26, 2006

 

 TANITIM

 CD

 SATINALMA

 

Onsuz boşa geçmiş yıllarınıza üzüleceksiniz !!

"ESSENTIAL  ENGLISH  FOR  TURKS"

 
 

Doğru Kaynak !!

 

 

Kampanyaları İnceleyiniz

 

   BİLGİ 

 

 MESAJ

 E-KİTAP

 ANASAYFA

 
 

 

Pre-Intermediate Level

Vocabulary Test - 008

 036  He is not a skilled worker. He doesn't ............... much.

skilled = kalifiye...  unskilled = kalifiye olmayan...

a. win                       b. gain                  c. earn

d. pay                      e. afford

  

Açıklama için aşağıya bknz.

 037  We keep the ............... copies of all our reports in a special master file. file /FAYL/ = dosya.

a. primitive                b. aborigin              c. eccentric

d. original                 e. characteristic

  

NOT: Burada kullandığım sözcüklerden bazıları, yabancı yapımı testlerde "pre-intermediate" düzey için fazla "zor" sayılacaktır. Oysa bunlar, Türkçe'mize girmiş sözcükler ve kavramlardır. Öte yandan, testlerimizi hazırlanırken, belli bir yaş ve kültür seviyesi üstünü düşündüğümü tekrarlamak isterim. İzbul.

 038  We do not have adequate information to make a decision.

Adequate /Æ-dikuit/ means ............... .

a. healthy                  b. enough                c. easy

d. wealty                   e. correct

  

NOT: Adequate sözcüğü bu seviye için zor bir sözcüktür. Fakat cümlenin gelişinden cevabı kolaylıkla seçebilirsiniz. Bu arada yeni bir sözcük de öğrenmiş olursunuz. Fena mı? Karşıtanlamlısını da söyleyiverelim: inadequate  /i--dikuit/ = yetersiz, not enough.

 039  Everywhere they ............... for water, they struck oil. oil = 1. sıvı yağ; 2. petrol.

a. lost                        b. bent              c. grew

d. dug                        e. rang

  

Açıklama için aşağıya bknz.

 040  My memories of you are so warm and ............... that I am sure I can never forget you.

a. busy                        b. deep                  c. kind

d. helpful                      e. famous

  

AÇIKLAMA:  036  "Kalifiye bir eleman olmadığı için eline pek fazla para geçmiyor; o nedenle parası yetmez." gibi bir anlam düşünerek "afford" fiilini seçtiyseniz, biliniz ki deyim "don't/doesn't afford" değil "can't afford" şeklindedir. Öte yandan, "win -- gain -- earn" farklılıkları için, internetten çok sayıda örnek cümle avlayarak, sezginizi geliştirmeğe çalışınız.

AÇIKLAMA:  039  dig -- dug -- dug = kazmak, kazı yapmak. -- "Petrol buldular," kavramı için, "They found oil," yerine "They struck oil," (strike - struck - struck) daha idiomatik bir ifadedir.

İyi bir başlangıç yapmış olduğunuz için kutlarım. Fakat unutmayınız ki şimdi önünüzde yepyeni hedefler var. -- Lütfen devam ediniz...

 

 

Intermediate Level

Vocabulary Test - 008

 036  I do not wish to ............... these results at this stage. You must give me a little bit more information about the research techniques you used in the project. at this stage = bu aşamada...  a little bit more = bir parça daha...

a. regulate                   b. interpret                 c. tolerate

d. prove                       e. disapprove

  

Açıklama için aşağıya bknz.

 037  We do not approve of research projects that ............... vivisection of animals. vivisection = araştırma amacıyla canlı denek üzerinde kesip biçme işlemleri.

a. suspect                   b. emerge                  c. involve

d. disallow                   e. unite

  

Açıklama için aşağıya bknz.

 038  Your latest report, I'm ..............., is not up to your usual standard.

a. afraid                       b. happy                    c. jealous

d. frightened                 e. frightening

  

Açıklama için aşağıya bknz.

 039  He is a greedy, dishonest person. Watch out for his ............... tricks.

a. faithful                      b. charming                c. incorrect

d. delightful                  e. dirty

  

 040  It is the ............... that counts, not the thought. = Ainesi --------- kişinin, "düşünceye" (=niyetine) bakılmaz...

a. feed                         b. seed                       c. deed

d. weed                        e. need

  

Açıklama için aşağıya bknz.

 

AÇIKLAMA:  036  prove -- disprove = kanıtlamak -- çürütmek... approve (of) -- disapprove (of) = onaylamak (=beğenmek, uygun görmek) -- onaylamamak (=beğenmemek, uygunsuz bulmak).

 

AÇIKLAMA:  037  Seçeceğiniz sözcüğün kullanım özellikleri ile cümledeki yapıya uyup uymayacağını kontrol etmelisiniz. Örneğin, sırf kavramdan yola çıkarak "a" şıkkını seçemezsiniz, çünkü "suspect" fiili buradaki yapıya oturmaz. "Disallow" sözcüğünün durumu ise farklıdır: Gramer olarak doğrudur. Fakat kavram olarak bir sakatlığı var: Normal insanların dünyasını içeren bir test sorusu soruyoruz; korku filmi senaryosu yazmıyoruz.

 

AÇIKLAMA:  038  Bu bir "set phrase" yani alışılmış / beklenen kalıptır. Uçuk bir romanın bir sayfasında diğer şıklardan bazılarının kullanılabileceği olasılığı, bu gerçeği değiştirmez. Sınavlarda şıklar üstüne felsefe antremanlarından uzak durunuz.

 

"To be up to ----------- " = "layık olmak" veya "o düzeye ulaşabilmek" demektir.

 

AÇIKLAMA:  040  "Deed" sözcüğü "do" fiilinin isim durumudur. Yani, "yapma/eylem" demektir.

Başarınız kutlamaya değer. Fakat unutmayınız ki gideceğimiz daha çok yol var. -- Lütfen devam ediniz...

 

 

Upper-Intermediate Level

NOT: Bu düzeyden başlayarak, çok "gizemli" deyimler olmadıkça, sözcükler için açıklama vermeyeceğim. Ancak, sözcükler belli bir sistematiğe göre özen ve dikkatle seçilmiştir -- bilmediklerinizi sözlük ve "thesaurus" lara danışarak kaydetmenizi, araştırma motorlarından örnek cümle avlamanızı kuvvetle öneririm.

Vocabulary Test - 008

 036  Turkland was ............... a republic on October 29th, 1923.

a. professed                 b. prosecuted             c. prohibited

d. prophecied               e. proclaimed

  

 037  The voter fills out the ............... at a nearby table and then places it in the box on the observer's table.

a. ballot                       b. candidate                c. electoral

d. suffrage                   e. petition

  

 038  The Queen of Sheba wore a robe ............... with diamonds and emeralds. emerald = zümrüt...  The Queen of Sheba /Şİ:-bı/ = Saba Melikesi Belkıs.

a. disfigured                  b. spoiled                  c. maladjusted

d. adorned                    e. loathed

  

 039  ............... were asked to choose between cavalry and infantry. cavalry = süvari birlikleri...  infantry = piyade birlikleri... NOT: Aşağıdaki "c" şıkkı için "vendor" ve "vender" alternatif  formlardır.

a. Infants                       b. Recruits                 c. Vendors

d. Veterans                    e. Blacksmiths

  

 040  The report seems to ............... that a stiff resistance by the insurgents is to be expected.

a. present                       b. provoke                 c. predict

d. preserve                      e. proscribe

  

"İdare eder," diyebileceğimiz seviyeye geldiniz. Sınavlarda da başarılı olma şansınız var... Fakat durmayınız, SÜPER olmak için devam ediniz...

 

 

Truly Advanced Level

Ön-Teselli... Bu bölümün üstesinden gelemiyorsanız -- eğer amacınız mükemmelliğe erişmek değilse -- çok fazla ümitsizliğe kapılmayınız. Burada kullandığım sözcükler ve kavramların bir bölümü, sıkı bir yüksek tahsil görmemişse, anadil konuşanların da çoğunluk içinden çıkamayacağı düzeydedir.

Vocabulary Test - 008

 036  The ............... of electronic mail made it possible to share information quickly and more effectively.

a. impromptu                b. advent               c. prelude

d. bluntness                 e. felicity

  

 037  The visitors pretended that they had not noticed the insult, but it was a(n) ............... that was not likely ever to be forgotten or forgiven.

a. affront                      b. adultery               c. feat

d. geek                        e. appeasement

  

 038  ............... : Action undertaken to increase one's own power and influence or to draw attention to one's own importance.   

a. Self-aggrandisement                b. Self-diminishing

c. Self-dwindling                          d. Self-aggravation

e. Self-impression

  

 039  Please, please don't aggravate the situation! 'Tis already bad enough!

Aggravate here means ............... .

a. appease                    b. tranquilize              c. palliate

d. worsen                      e. extenuate

  

Açıklama için aşağıya bknz.

 040  The security forces were instructed to step in and disperse any aggregation which they deemed ill-intentioned.

Aggregation means ............... .

a. disintegration              b. impoverishment         c. gathering

d. improvisation               e. enchantment

  

AÇIKLAMA:  039  to aggravate = olumsuz bir durumu daha da kötüleştirmek, azdırmak = to make worse. [Asla "bir kimseyi kızdırmak" anlamında kullanmayınız. Zaman zaman anadil konuşanların bile yanlış kullandığı bu sözcüğü "daha kötüleştirmek" dışında hiçbir anlamda kullanmayınız.]

Alkışlıyorum: En iyilerin arasına hoşgeldiniz!!

 

         

 

 

Dergimizi beğeniyorsanız, lütfen dostlarınıza da öneriniz,

iletiniz, gönderiniz... Teşekkürler, Sayın Üyeler...

WEB SİTEMİZ:

ANASAYFA        TESTLER        OKUMA        EĞLENCE        ALMANAK

KAYNAKLAR     FIKRA     KARİKATÜR     KONUŞMA      İSTER İNAN

*  *  *  *  *

Listemize Katılmak için: http://groups.yahoo.com/group/pratik-ingilizce

Veya Doğrudan Bana e-Posta Atınız: --> İzbul

Listemizden Ayrılmak İçin:  pratik-ingilizce-unsubscribe@yahoogroups.com