|
|
|


SERZENİŞ

Adamların kendi dillerinde bile bulsalar sevinecekleri bu
güzelim kaynağı yayınlamağa burada son veriyorum. Neden acaba takdir
göreceği bir dilde (yani İngilizce) yazmayıp da, yurdum insanına
(yani, çoğunluk sağır kulaklara) dönük çalışmalar yaptığımı kendim
de hep sorgulamak zorunda kalmışımdır...
Bu diziyi
takip eden az sayıda okuyucumuza, bağışlamaları dileğiyle, bu
noktadan sonra kapsam içine almayı başlangıç planlamasında düşünmüş
olduğum sözcüklerin bir listesini sunuyorum. Belki benden daha az
alıngan birileri çıkıp diziyi sürdürmek ister...
Sözcükleri seven,
önemini bilen, onların üstüne titreyen okuyucucularıma herzamanki
selam, saygı ve sevgilerimle... 22 Temmuz 2007, Yalçın İzbul.

floccinaucinihilipilification:
"değersiz" nitelemesiyle kategorize etme
formication: derinizin üstünde karıncalar yürüyormuş duygusu.
[Kanaatimce, komik olmasının asıl nedeni, cinsel birleşme anlamınna
gelen "fornication" sözcüğü ile uyaklı olmasıdır]
fuddy-duddy: eski moda, halim selim ve etliye sütlüye dokunmaz kişi
funambulist: ip cambazı
gargantuan: devasa
gastromancy: mide-barsak gurultularını dinleyerek fal bakmak.
geck: ahmak, kolay aldatılır
gobbledygook: 1. saçmasapan, boş konuşma; 2. başkalarının "fransız"
kaldığı mesleki dil ifadeleri
gorbellied: irikıyım ense göbek yerinde.
grumpy: homur homur homurdanan durmadan şikayet eden ve asık
suratlı.
G-spot
hallux: ayak başparmağı
hebdomedal: haftalık (çıkan, görülen) weekly.
hippopotamus - hippopotami: su aygırı - su aygırları.
hircine: keçimsi, ayrıca şehvetperez
hirple: topal topal, zıplaya zıplaya yürümek
hobbledehoy: usul adab bilmeyen veya kaba saba davranışları olan
delikanlı.
hullabaloo: coşkulu bir gürültü patırtı, bağırtı çağırtı veya
skandal.
jejune: sıkıcı veya çocukça
jugulate: boğazını kesmek.
logorrhea: sözcük ishali, çenebazlık.
macrotous: koca kulaklı.
meldrop: burnun ucunda oluşan küçük mukus damlacığı [Hani şu
elinizin tersiyle çaktırmadan silersiniz silersiniz de yeniden
oluşur ya!]
monomania: tek bir şeye kafayı takmışlık.
moron: gerzek.
morose: aksi huylu aksi sıratlı. sürekli şikayet eden?
nidify, nidificate: yuva yapmak
nincompoop: budala, ahmak.
noctambulist: uykuda yürüyen (ayrıca, somnambulist, sleepwalker)
nosocomephrenia: uzun süre hastanede yatma sonucu oluşan depresyon
nothosonomia: bir kimseye "piç" sözcüğü ile hakaret etme
omphalopsychite: kendi göbek deliği ile aşırı ilgili olan, örneğin
oturup uzun uzun bakan veya inceleyen kimse. (Nevroza verilen ad
ise, omphaloskepsis.)
ovoviviparous: anne vücudu içinde çatlamasına karşın anneden
beslenmeyen-gillere ilişkin
pandiculation: esnemeye eşlik eden gerinme hareketleri.
pickle: turşu.
pinguid: şişko, yağ tulumu gibi
puckeroo: kırık dökük, bir işe yaramaz
pusillanimous; ürkek, tavşan yürekli
quidnunc: dedikoducu ve herkesin işine burnunu sokan
quisquilious: çöp kabilinden, değersiz
rhabdomantist: elinde tuttuğu değnekle yeraltı su kaynağı
arama-bulma faaliyetini meslek edinmiş kişi; başka cisimler arayan
kişiler için de kullanılabiliyor.
rhinorrhea: burun akması (nezle vb durumunda)
smithereens: kırılıp darmadağın olmuş "in parça". He flung and
smashed that expensive vase into smithereens. The storm smashed the
cabin into smithereens.
snollygoster: üçkağıtçı kurnaz kişi
steatopygian: tombul kalçalı ve özellikle de kadeh masası olarak
kullanılabilecek ölçüde çıkıntılı baseni olan. [callipygian: güzel
ve biçimli kalçaları olan]
sycophant: yalayıcı yalaka kişi
tantalolagnia: alay ile kışkırtılmak ve taciz edilmekten zevk duyma
ve uyarılma
tauromachy: boğa güreşi sanatı
tintinnabulous: zil ve çanlara ilişkin
tohubohu: kaotik düzensizlik ve kargaşa durumu
troglodyte: mağara adamı, mağarada yaşayan.
trollop: hafif kadın
ultra-crepidarian: bilgi ve deneyimi olmayan alanlarda görüş ve
eleştiri belirten (nüfusumuzun büyük yüzdesi)
ululate: yüksek perdeden çığlık ve inlemelerle yasını ifade etmek
umbrage: haksızlığa uğradığı duygusu
vermiculate: solucanvari kıvrımlı hatlara sahip olan veya bu şekilde
hareket eden
vexillologist: bayrakbilimci, bayraklara ilgi duyan ve inceleyen
kişi
vicarious: kendisini hayalinde başkalarının yerine koyarak onların
duygu ve zevklerini paylaşmağa çalışan kişi; kendini Ahmet'in yerine
koyup, Ahmet'in Ayşe'den aldığı zevkleri hissetmeğe çalışmak gibi
birşey... Gazetelerdeki "Güzin Abla" köşelerinin bu derece popüler
olmasının asıl nedenidir...
| |