Doç. Dr. Yalçın İzbul

komik

Free Bilingual E-Zine

FUNNY WORDS / CURIOUS WORDS

İzbul'un İngilizce'de En Komik / En İlginç Sözcükler Listesi

En Komik Kelimeler

komik kelimeler

Page 06

 

 

 

türkçe ingilizce en komik



SERZENİŞ


Adamların kendi dillerinde bile bulsalar sevinecekleri bu güzelim kaynağı yayınlamağa burada son veriyorum. Neden acaba takdir göreceği bir dilde (yani İngilizce) yazmayıp da, yurdum insanına (yani, çoğunluk sağır kulaklara) dönük çalışmalar yaptığımı kendim de hep sorgulamak zorunda kalmışımdır...

Bu diziyi takip eden az sayıda okuyucumuza, bağışlamaları dileğiyle, bu noktadan sonra kapsam içine almayı başlangıç planlamasında düşünmüş olduğum sözcüklerin bir listesini sunuyorum. Belki benden daha az alıngan birileri çıkıp diziyi sürdürmek ister...

Sözcükleri seven, önemini bilen, onların üstüne titreyen okuyucucularıma herzamanki selam, saygı ve sevgilerimle... 22 Temmuz 2007, Yalçın İzbul.

türkçe ingilizce en komik

 floccinaucinihilipilification: "değersiz" nitelemesiyle kategorize etme

formication: derinizin üstünde karıncalar yürüyormuş duygusu. [Kanaatimce, komik olmasının asıl nedeni, cinsel birleşme anlamınna gelen "fornication" sözcüğü ile uyaklı olmasıdır]

fuddy-duddy: eski moda, halim selim ve etliye sütlüye dokunmaz kişi

funambulist: ip cambazı

gargantuan: devasa

gastromancy: mide-barsak gurultularını dinleyerek fal bakmak.

geck: ahmak, kolay aldatılır

gobbledygook: 1. saçmasapan, boş konuşma; 2. başkalarının "fransız" kaldığı mesleki dil ifadeleri

gorbellied: irikıyım ense göbek yerinde.

grumpy: homur homur homurdanan durmadan şikayet eden ve asık suratlı.

G-spot

hallux: ayak başparmağı

hebdomedal: haftalık (çıkan, görülen) weekly.

hippopotamus - hippopotami: su aygırı - su aygırları.

hircine: keçimsi, ayrıca şehvetperez

hirple: topal topal, zıplaya zıplaya yürümek

hobbledehoy: usul adab bilmeyen veya kaba saba davranışları olan delikanlı.

hullabaloo: coşkulu bir gürültü patırtı, bağırtı çağırtı veya skandal.

jejune: sıkıcı veya çocukça

jugulate: boğazını kesmek.

logorrhea: sözcük ishali, çenebazlık.

macrotous: koca kulaklı.

meldrop: burnun ucunda oluşan küçük mukus damlacığı [Hani şu elinizin tersiyle çaktırmadan silersiniz silersiniz de yeniden oluşur ya!]

monomania: tek bir şeye kafayı takmışlık.

moron: gerzek.

morose: aksi huylu aksi sıratlı. sürekli şikayet eden?

nidify, nidificate: yuva yapmak

nincompoop: budala, ahmak.

noctambulist: uykuda yürüyen (ayrıca, somnambulist, sleepwalker)

nosocomephrenia: uzun süre hastanede yatma sonucu oluşan depresyon

nothosonomia: bir kimseye "piç" sözcüğü ile hakaret etme

omphalopsychite: kendi göbek deliği ile aşırı ilgili olan, örneğin oturup uzun uzun bakan veya inceleyen kimse. (Nevroza verilen ad ise, omphaloskepsis.)

ovoviviparous: anne vücudu içinde çatlamasına karşın anneden beslenmeyen-gillere ilişkin

pandiculation: esnemeye eşlik eden gerinme hareketleri.

pickle: turşu.

pinguid: şişko, yağ tulumu gibi

puckeroo: kırık dökük, bir işe yaramaz

pusillanimous; ürkek, tavşan yürekli

quidnunc: dedikoducu ve herkesin işine burnunu sokan

quisquilious: çöp kabilinden, değersiz

rhabdomantist: elinde tuttuğu değnekle yeraltı su kaynağı arama-bulma faaliyetini meslek edinmiş kişi; başka cisimler arayan kişiler için de kullanılabiliyor.

rhinorrhea: burun akması (nezle vb durumunda)

smithereens: kırılıp darmadağın olmuş "in parça". He flung and smashed that expensive vase into smithereens. The storm smashed the cabin into smithereens.

snollygoster: üçkağıtçı kurnaz kişi

steatopygian: tombul kalçalı ve özellikle de kadeh masası olarak kullanılabilecek ölçüde çıkıntılı baseni olan. [callipygian: güzel ve biçimli kalçaları olan]

sycophant: yalayıcı yalaka kişi

tantalolagnia: alay ile kışkırtılmak ve taciz edilmekten zevk duyma ve uyarılma

tauromachy: boğa güreşi sanatı

tintinnabulous: zil ve çanlara ilişkin

tohubohu: kaotik düzensizlik ve kargaşa durumu

troglodyte: mağara adamı, mağarada yaşayan.

trollop: hafif kadın

ultra-crepidarian: bilgi ve deneyimi olmayan alanlarda görüş ve eleştiri belirten (nüfusumuzun büyük yüzdesi)

ululate: yüksek perdeden çığlık ve inlemelerle yasını ifade etmek

umbrage: haksızlığa uğradığı duygusu

vermiculate: solucanvari kıvrımlı hatlara sahip olan veya bu şekilde hareket eden

vexillologist: bayrakbilimci, bayraklara ilgi duyan ve inceleyen kişi

vicarious: kendisini hayalinde başkalarının yerine koyarak onların duygu ve zevklerini paylaşmağa çalışan kişi; kendini Ahmet'in yerine koyup, Ahmet'in Ayşe'den aldığı zevkleri hissetmeğe çalışmak gibi birşey... Gazetelerdeki "Güzin Abla" köşelerinin bu derece popüler olmasının asıl nedenidir...

türkçe ingilizce en komik

 

 

komik      çok komik

 

 

ANASAYFA        TESTLER        OKUMA        EĞLENCE        ALMANAK

KAYNAKLAR     FIKRA     KARİKATÜR     KONUŞMA      İSTER İNAN