Ana Bölüm: Konuşma Dili İngilizcesi; Alt Bölüm: Filim - Senaryo - Diyaloglar Anahtar Sözcükler: Filim, Konuşma Dili, Konusma, Diyalog, Diyaloglar

 

 

 

 Excerpts From Great Film Scripts - 04

  A M A D E U S  

                             

 

INT. MUSIC ROOM IN SALIERI'S APARTMENT - DAY - 1780'S

KATHERINA CAVALIERI, a young, high-spirited soprano of twenty is waiting for Salieri, dressed in a fashionable dress and wearing  on her head an exotic turban of satin, with a feather.

high-spirited = coşku dolu; neş'e ve iyimserlik içinde... exotic = Burada "oriental" anlamında... ["oryantal" desem, herkes göbek dansı" sanacak]... with a feather = Osmanlı kadınefendileri türbanı Hint usulü sararak takar, bir de sorguç kondurarak şık bir baş giysisi şeklinde kullanırlardı...

CAVALIERI
(curtseying to him)
Maestro.

to curtsey /kö:t-si/= reverans yapmak (dizlerini kırarak selamlamak)... Sözcük "courtesy" den geliyor... Alternatif çekimler: curtseyed - curtsied; curtseying - curtsying...

SALIERI
Good morning.

CAVALIERI
(posing, in her turban)
Well? How do you like it? It's
Turkish. My hairdresser tells me
everything's going to be Turkish
this year!

posing = "poz vererek"... How do you like it? = Beğendiniz mi?...

SALIERI
Really? What else did he tell you
today? Give me some gossip.

gossip = dedikodu...

CAVALIERI
Well, I heard you met Herr Mozart.

SALIERI
Oh? News travels fast in Vienna.

CAVALIERI
And he's been commissioned to write
an opera. Is it true?

Kendisine bir opera ısmarlanmış (siparişi verilmiş). Doğru mu bu?

SALIERI
Yes.

CAVALIERI
Is there a part for me?

Benim rolüm olacak mı?

SALIERI
No.

CAVALIERI
How do you know?

Nerden biliyorsunuz?

SALIERI
Well even if there is, I don't think
you want to get involved with this
one.

Walla, sizin için bir rol olsa bile, eminim ki bu işe bulaşmak istemezsiniz.

CAVALIERI
Why not?

SALIERI
Well, do you know where it's set, my
dear?

Azizem, (oyundaki) olayın nerede geçtiğini biliyor musunuz?

CAVALIERI
Where?

SALIERI
In a harem.

CAVALIERI
What's that?

O da neyin nesi?

SALIERI
A brothel.

Bir genelev.  [Çüşşşş!!]

CAVALIERI
Oh!

SALIERI
A Turkish brothel.

CAVALIERI
Turkish? Oh, if it's Turkish, that's
different. I want to be in it.

SALIERI
My dear, it will hardly enhance your
reputation to be celebrated throughout
Vienna as a singing prostitute for a
Turk.

will hardly enhance your reputation = şöhretininize şöhret katacağı pek söylenemez. UNUTMAYINIZ: "hardly" ve "scarcely" tümcenin anlamını %98-99 oranında tersine çeviren işlev sözcükleridir... prostitute = fahişe, para karşılığı aşk yapan... NOT 1: Dolayısıyla, bizdeki "orospu" kavramı karşılığı kullanılamaz... NOT 2: Bizde pek bir beğenilen "jigolo" kavramının İngilizce karşılığı "male prostitute" dur...

He seats himself at the forte-piano.
[Bu tümceyi tabiatıyla, "Kendisini piyanoya oturtur" şeklinde değil, "piyanoya oturur" şeklinde çevireceksiniz.]

CAVALIERI
Oh. Well perhaps you could introduce
us anyway.

Amaan, herneyse... Herhalükârda bizi tanıştırırsınız belki, değil mi?

SALIERI
Perhaps.

He plays a chord. She sings a scale, expertly. He strikes
another chord. She starts another scale, then breaks off.

CAVALIERI
What does he look like?

SALIERI
You might be disappointed.

Hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.

CAVALIERI
Why?

SALIERI
Looks and talent don't always go
together, Katherina.

Yakışıklılık ve yetenek herzaman birlikte olmaz...

CAVALIERI
(airily)
Looks don't concern me, Maestro.
Only talent interests a woman of
taste.

(Kibirle) Yakışıklılık beni ilgilendirmez, Maestro. Zevk sahibi bir kadını ancak yetenek ilgilendirebilir.

--------------------------------------------------------

INT. THE OPERA HOUSE - VIENNA - NIGHT - 1780'S

The brilliant Turkish finale of Seraglio bursts over us.
"The Abduction from the Seraglio" = "Saraydan Kız Kaçırma" operası kastediliyor.)

--------------------------------------------------------

INT. OPERA HOUSE STAGE - VIENNA - NIGHT - 1780'S

All are applauding Cavalieri. The Emperor turns to Mozart.

JOSEPH
(İMPARATOR)
Well, Herr Mozart! A good effort.
Decidedly that. An excellent effort!
You've shown us something quite new
today.

decidedly that. = Kesinlikle öyle...

Mozart bows: he is over-excited.

to bow /bau/= eğilmek, reverans yapmak... over-excited = aşırı heyecanlı...

MOZART
It is new, it is, isn't it, Sire?

JOSEPH
Yes, indeed.

MOZART
And German?

JOSEPH
Oh, yes. Absolutely. German.
Unquestionably!

MOZART
So then you like it? You really like
it, Your Majesty?

JOSEPH
Of course I do. It's very good. Of
course now and then - just now and
then - it gets a touch elaborate.

elaborate /i-læ-bırit/ = titiz, ayrıntılı, süslü püslü... a touch = bir nebze...

MOZART
What do you mean, Sire?

JOSEPH
Well, I mean occasionally it seems
to have, how shall one say?

(he stops in difficulty; to Orsini-Rosenberg)

How shall one say, Director?

ORSINI-ROSENBERG
Too many notes, Your Majesty?

JOSEPH
Exactly. Very well put. Too many
notes.

very well put = çok güzel ifade ettiniz...

MOZART
I don't understand. There are just
as many notes, Majesty, as are
required. Neither more nor less.

JOSEPH
My dear fellow, there are in fact
only so many notes the ear can hear
in the course of an evening. I think
I'm right in saying that, aren't I,
Court Composer?

in the course of an evening = bir akşam boyunca...

SALIERI
Yes! yes! er, on the whole, yes,
Majesty.

MOZART
(to Salieri)
But this is absurd!

JOSEPH
My dear, young man, don't take it
too hard. Your work is ingenious.
It's quality work. And there are
simply too many notes, that's all.
Cut a few and it will be perfect.

don't take it too hard = çok fazla üzülme; gereksiz ölçüde alınma... ingenious = dahiyane...

MOZART
Which few did you have in mind,
Majesty?

Pause. General embarrassment.

Sessizlik... Ortalığı genel bir mahçubiyet ve ne yapacağını bilememe rahatsızlığı duygusu sarmıştır...

 

         

 ANASAYFA        TESTLER        KARİKATÜR        EĞLENCE

 

 

 

Ana Bölüm: Konuşma Dili İngilizcesi; Alt Bölüm: Filim - Senaryo - Diyaloglar Anahtar Sözcükler: Filim, Konuşma Dili, Konusma, Diyalog, Diyaloglar