| |
|

Test Your
Idiomatic English - 03
Gerektiği Şekliyle
Nasıl Söylenir??

ALL LEVELS
Choose the Turkish Equivalent
Türkçe tam veya
yaklaşık
karşılığını seçiniz...

| |
41 -- Laugh
and the world laughs with you.
A
Güldüğün
ölçüde sevilir, çevrene mutluluk yayarsın.
B
Gül ki, bütün
dünya da senin haline gülsün. |
|
|
| |
42 -- Four
eyes are better than two.
A
Bir elin nesi
var; iki elin sesi var.
B
Gözlük takman
gerekiyorsa, takmalısın.
|
|
|
| |
43 -- Out of
the frying pan into the fire.
A
Yağmurdan
kaçarken doluya yakalandık
B
Dikkatli
pişir; tavadakileri yakma.
|
|
|
| |
44 -- It's
no use closing the stable door after the horse has bolted.
A
Çifte savuran ata ahır
kapısı açılmaz..
B
Ohoo; atı alan
çoktaan Üsküdar'ı geçti.
|
|
|
| |
45 -- Give
them an inch and they'll take a mile.
A
Elini veren
kolunu kaptırır.
B
Az veren
maldan, çok veren candan. |
|
|
| |
46 --
Honesty is the best policy.
A
Tutulacak en
akıllı yol dürüst olmaktır.
B
Dürüst rolü
yapmak en başarılı politikadır. |
|
|
| |
47 -- Cheap
is dear in the long run.
A
Sakla ucuz
olanı, koşar gelir zamanı.
B
Ucuzdur vardır illeti; pahalıdır vardır hikmeti.
|
|
|
| |
48 --
Clothes make the man.
A
Ye kürküm ye.
B
Terzi kendi
söküğünü dikemez. |
|
|
| |
49 --
Actions speak louder than words.
A
Derdini
söylemeyen derman bulamaz.
B
Ainesi iştir
kişinin, lafa bakılmaz |
|
|
| |
50 -- Tell
me with whom thou goest and I'll tell thee what thou doest.
A
Bana
arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.
B
Bana yol
arkadaşını söyle; sana ne yapman gerektiğini söyleyeceğim.
|
|
|
| |
51 -- A good
beginning is half the battle.
A
İyi başlamak
bitirmenin yarısıdır.
B
Savaşta ilk
darbeyi vuran kazanır.
|
|
|
| |
52 -- A
friend in need is a friend indeed.
A
İyi dost kara
günde belli olur.
B
Muhtaç
durumdaki bir dost en iyi dosttur.
|
|
|
| |
53 --
Nothing venture, nothing have.
A
Korkak
bezirgan ne kâr eder ne ziyan.
B
Maceraya
atılan, sahip olduklarını da yitirir. |
|
|
| |
54 -- In the
kingdom of the blind, the one-eyed man is the king.
A
Körle yatan şaşı
kalkar.
B
Koyun olmayan köyde
keçiye Abdurrahman Çelebi derler.
|
|
|
| |
55 -- Who
pays the piper calls the tune.
A
Minareyi çalan
kılıfını hazırlar.
B
Parayı veren
düdüğü çalar. |
|
|
| |
56 --
Everything comes to him who waits.
A
Sabreden
derviş muradına ermiş.
B
Sen elinden
geleni yap, gerisini Allah'a bırak.
|
|
|
| |
57 -- The
early bird gets the worm.
A
Acele giden
ecele gider.
B
Sona kalan
dona kalır.
|
|
|
| |
58 -- Beauty
is but skin deep.
A
Yüz güzelliği
hamamdan eve, öz güzelliği Urum'dan Şam'a.
B
Kendisi güzel
ama derisi çok kalın. |
|
|
| |
59 -- Better
lose the saddle than the horse.
A
Eşkin ata semer
vurulmaz.
B
Zararın
neresinden dönülse kârdır. |
|
|
| |
60 --
Diamond cut diamond.
A
Dinsizin
hakkından imansız gelir.
B
Ağaca balta
vurmuşlar; neyleyim sapı bendendir, demiş. |
|
|

Konuşma Dili:
Anasayfa
Önceki Test
Sonraki Test

ANASAYFA
TESTLER
OKUMA
EĞLENCE
|
|
|