İNGİLİZCE KONUŞMAK  !!

 

 

 

Ö N S Ö Z

 

Okuduklarımı anlıyorum... Ama, konuşamıyorum... İşte en yaygın işittiğimiz yakınma...

Kanımca, yabancı dilde konuşma -- karşılıklı sözel iletişim  -- dört önkoşulun karşılanmasına bağlı:

Fonetik ve İngilizce'nin Fonolojisi: Elementer düzeyde de olsa, bu konularda bir ölçüde bilgi sahibi olmanız, sesleri doğru üretmek sürecinizi inanılmaz derecede hızlandıracaktır. Bilinçli yaklaşım telaffuz, vurgu ve tonlama becerilerini kazanma sürecine büyük katkı sağlar; ayrıca bu süreci önemli derecede kısaltır.

Bilinçle öğrenen, deneme-yanılma yoluyla el-yordamı giden sıradan kişiye büyük fark atar. Telaffuz, vurgu ve tonlama konularını önce teorik düzeyde incelemek, pratik çalışmalar için sağlam bir zemin oluşturur.

Konuyu bilen bir yabancı, veya konunun uzmanı ve telaffuzu düzgün bir yerli hoca bu işi size birkaç derste anlatabilecektir. Aşağıdaki üç konuyu örnekleriyle açıklayacak bir hoca ile kısa süre çalıştıktan sonra, olayı (az sonra ifade edeceğim) sürekli kulak eğitimi ve gerçekçi iletişim ortamlarında kendiniz yürütmenizi öneririm.

1. Seslerin yazıda temsili = fonetik alfabesi...

a) IPA (International phonetics alphabet) sistemi,
b) veya sizin devamlı kullandığınız sözlükteki sistem,
C) veya benim geliştirmiş olduğum  özel sistem.

2. Hece vurgusu

3. Sözcük vurgusu ve entonasyon

Sitemizde, Türk öğrenciler için özel hazırladığım bir fonetik simgeler dizgesi kullanıyorum. Lütfen aşağıdaki sayfaları irdeleyiniz:

 

Kulak Eğitimi ve Taklit: Piyasada satılan SES kasetleri, veya Radyo - TV yayınlarından kendiniz oluşturacağınız SES kasetlerini, üstüste defalarca ve defalarca dinleyerek konuşma akışını çözgülemeli, ve ezber derecesinde, taklit edebileceğiniz düzeyde belleğinize yerleştirmelisiniz.

Sitemizin giriş sayfasında tanıtımı yapılan Eğitim Setimizin CD versiyonunda, kulak eğitimi ve taklit gereksiniminizi yıllarca karşılayacak ölçüde çok ses dosyası bulunduğuna da dikkatinizi çekmek isterim. Ancak, Eğitim Seti'mizin yeni başlayanlar için uygun olmadığını, ileri İngilizce becerileri hedeflediğini burada belirtmem gerekiyor. Ayrıntılar için: http://www.ingilizce-ders.com/gunes-dil/cd-tanit.htm

Konuşma akışının çözgülenmesi demek, sürekli ses akışı içinde yer alan anlam birimlerini ayırdına varılabilmesi demektir.

Bu çalışma telaffuz, vurgulama, entonasyon ve müzikalite becerileri için olmazsa olmaz bir çalışmadır.

SES kasetlerini tercih ediniz; kulağa sımsıkı yapışan kulaklıklarla dinleyiniz...

SES kasetleri üzerine yoğunlaşmakta büyük yarar var... Görüntü dikkati dağıtan, veya vücut diline yönlendiren bir faktördür. Oysa konuşmak, temelde işitim oluğunda gerçekleşen bir iletişim davranışıdır... Ancak, diyelim ki bir filmi bir kez izledikten (ve olup biteni daha kolay anladıktan sonra) filmin ses kaydına geçmek yararlı olabilir.

Bir sonraki aşama, tekrar tekrar dinlediğiniz ve artık rahatlıkla ayrıştırabildiğiniz (yani, bir gramer veya sözcük bilgisi sorunu yoksa, işitince anlayabildiğiniz) ses ve konuşma örüntülerini kendiniz de ÜRETEBİLMEK'tir. Bu, teorik bilgi ve kulak belleğimizdeki becerilerin bol egzersizle uygulamalı beceriye dönüştürülmesi aşamasıdır.

Denetim için, anadil konuşan veya çok iyi yabancı dil bilen birisinin hakemliğine başvurmanız yerinde olur. Anadil konuşanların, yalnızca kibar davranmakla yetinmemelerini, dobracı davranmalarını sağlayınız. Uzun zamandır bizlerle temas halinde olup, "Törkiş İngilizce"ye alışmış yabancıların yargılarına kanmayınız.

Kendi sesinizi kaydederek değerlendirmeye çalışmak yanılgılara sürükleyebilir. Fakat esasen herşey "er meydanında" belli olacaktır!!

Kulak eğitiminde ileri düzey çalışmalar için, aşağıdaki internet sitelerini hararetle öneririm. Gerektiğinde metinden takip etmek olanağınız da olacaktır.

http://www.bbc.co.uk/worldservice/learningenglish/
http://www.voanews.com/specialenglish/index.cfm
http://literalsystems.com/abooks/index.php

 

Gerçekçi Sözel İletişim Ortamı: Bunun önemini vurgulamama bilmem gerek var mı? Ailecek evde birbirimizle, yada arkadaşlarla aramızda İngilizce konuşma gibi yapay ortam denemelerinin ne derece çabuk iflas ettiğine sanırım tanık olmuşsunuzdur. Yabancılarla (tercihan standart aksan anadil konuşanlar ile) doğal ortamlarda iletişim koşullarını karşılayacak fırsatlar, özellikle de kendinize güven gelmesi açısından, büyük yarar sağlar...

Ayrıca, insan konuştukça "açılır". Bu anadilimizde bile böyledir. Daha önce üzerinde konuşma olanağını bulduğumuz konularda daha akıcı ve rahatızdır.

Fakat tekrar edeyim: Yerel bir aksanla konuşan veya aşırı sokak ağzı ve argo kullanan yabancıları örnek almak sağlıksız bir gelişme çizgisine yol açacaktır. Standart dil konuşan, eğitimli kimselerle tanışıp dostluk geliştirmekte mutlak fayda var. Londra'da veya Şikago'da bar fedailiğine soyunmak gibi bir niyetiniz yoksa...

 

Konuşacak Sözü Olmak:

Geldik konunun canalıcı noktasına... İnsanın söyleyecek sözü yoksa, değil yabancı dil, anadilinde bile suspus oturmak, yada -- tabii -- ağzını açınca saçmalamak durumunda kalır.

Bilirsiniz, her sosyal konumun, her iletişim ortamının, her mesleğin, hatta her konunun kendine özgü ifade kalıpları, deyim ve deyişleri vardır... Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır sözü burada geçmez. Burada sözü geçen iletişim ortamıdır. Her iletişim ortamının kendine özgü bir yoğurt yenilme tarzı vardır.

İçerik ve tarz... Yani, o konuda anadil konuşanların kullandığı karakteristik deyim, deyiş ve kalıplar... O konuya özgü anlatım tarzı... Kısacası, "idiomatic" konuşma...

Yani konu, "İngilizce konuşmak" değil, "günlük İngilizce konuşmak", "iş İngilizcesi konuşmak", "tıp İngilizcesi konuşmak"tır.

Serbestçe itiraf edeyim: Elli yıldır İngilizce ile yatıp İngilizce ile kalkıyorum: Ama eminim ki, karnıyarık nasıl yapılır şunu bir İngilizce anlat, yada gel şu mahkeme dosyasını İngilizce'ye çevir deseler, kafa göz yararım... En akıllı yolu tutar, izin isteyip birkaç gün terminoloji çalışması yapardım.

İşte bu nedenle, konuşacağınız konuya hakim olmanız, onun kendine özgü ifade kalıpları, deyim ve deyiş tarzlarının dağarcığınızda hazır bulunması temel gerekirliktir.

Genel önerim şudur: Çok ileri düzeylerde kendinizden emin olmadıkça, cümleyi Türkçe kurup İngilizce'ye çevirme yolundan uzak durunuz. Onun yerine, bol bol İngilizce metin okuyunuz / dinleyiniz. İlginç bulduğunuz, işinize yarayabilecek ifade ve cümleleri kaydederek ezberleme, kendinize mal etme yoluna gidiniz.

Türkçe'den çeviri yoluyla, meram azçok anlatılabilir (büyük yanlışlar da yapılabilir). Fakat esas olan, idiomatik ifadelerle (onların kullandığı ifadelerle) iletişim kurabilmektir.

Sitemizin konuşma becerileri ile ilgili bu bölümünde bazı liste ve testler bulacaksınız. Fırsat buldukça da bunlara ilaveler yapmağa çalışıyorum. (Hernekadar reklama girecekse de) Eğitim Seti'mizde yer alan Dialogues in Context başlıklı kitap Türk öğrenciler için özellikle bu alandaki açığı kapatmağa yöneliktir.

Fakat ayrıca, sizin özel olarak ilgilendiğiniz dalda, buna benzer bir çalışmayı kendiniz yapmanız ve işinize yarayabilecek ifade ve cümleleri bir deftere kaydetmenizde büyük fayda vardır. Bunları belleğinize ezber düzeyinde yerleştirip, zamanı geldiğinde konuşma sırasında hazır cephane olarak başvurmanız, doğru anlam aktarımı ve konuşma akıcılığı açısından son derece yararlı olacaktır.

Tıpkı, bir iş görüşmesi öncesi, size sorabilecekleri soruları önceden tahmin ederek, cevaplarınızı tekrar tekrar prova yoluyla kendinizi hazırlamanız gibi...

Akıcı ve anlaşılabilir konuşma, yabancı dilde zor kazanılan bir beceridir. Ama çekinmeden üzerine gidiniz. Yukarda saydığım hususlarda yeterli hazırlığınız varsa, konuştukça açıldığınızı biraz şaşkınlık ve epeyce hayranlıkla kendiniz de farkedeceksiniz.

Uzun uzun sözlerin kısası, işin sırrı bilinçli ve çalışkan bir öğrenici olmakta yatıyor...

Kolaylıklar diliyorum,

Yalçın İzbul

 

 KONUŞMA BÖLÜMÜNE DÖNÜŞ

 

 ANASAYFA        TESTLER        KARİKATÜR        EĞLENCE